Dosya: “Nâzım Hikmet Şiiri” – Haydar Ergülen, Göksel Aymaz, Betül Dünder, Emre Zeytinoğlu, Ege Işık Özatay Yazı: Kavramsal Sanat: Jorinde Voigt ile Söyleşi (Fatma Berber) – Filiz Akın’ın Anısına: Dışavurumcu Bir “Lunaparak” Metaforu (Burak Süme) – Akılcı Faydacılık ve Bir Filozofun Kaygısız Hayat Yolu (Tahir M. Ceylan) – Şiirsel Bilgelik, Tanıklık ve Gizem (Aylin Antmen) – Telafisi Olan ve Olmayan Değerler: Trajedi, İroni ve Halit Ziya’nın Mirası (Faruk Turinay) – Can Alkor’un Ars Poetika’sı: Şiirsel Dili ve Çeviriyi Formalize Etmek (Efe Murad) – Hayatı İdrak Teşebbüsleri: Yaralar ve Yamalar [19] (Murat Batmankaya) – Rüzgâr Odası (Yavuz Özdem) – Türkçe Günlükleri…
Yazar: admin
Romanya’daki Yaş Şiir Festivali’nden İzlenimler (Bir Festivalin Günlüğü) Volkan Hacıoğlu Romanya’nın kültür başkenti Yaş (Rumence: Iaşi) şehrinde 11-18 Mayıs 2025 tarihlerinde düzenlenen dünyaca ünlü şiir festivaline Romanya Hükümeti’nin davetlisi olarak 12 ülkeden tanınmış 70 şair arasında Türkiye’yi temsilen katıldım. Ülkelerin tanıtımı için bu tür kültür etkinlikleri önem taşımaktadır. Yaş şehri kültür başkenti olmasının yanısıra aynı zamanda akademik hayatın yoğun olduğu bir üniversite kenti. Şehrin üniversitelerinde ve liselerinde de şiir okumaları yaptık. Uluslararası Yaş Şiir Festivali, 11 Mayıs 2025’de Yaş Belediyesi “Mihai Ursachi” Kültür Evi’nin “Diotima” Gösteri Salonu’nda başladı. Festivalin açılış konuşmasını, festival direktörü şair Adi Cristi yaptı. 12-17 Mayıs haftasında…
Antakya Film Festivali’nden Depremzedelere Moral: Yaz Sineması Etkinliği Antakya Film Festivali Yaz Sineması Etkinliği Başlıyor Depremzedelere Sinema İyileşme Umudu Taşıyor Antakya Belediyesi ve Ansam Kültür Derneği işbirliğiyle düzenlenen Antakya Film Festivali Yaz Sineması Etkinliği, 30-31 Mayıs 2025 tarihlerinde halkla buluşuyor. Depremde sinema salonları yıkılan kentte, sinemanın birleştirici ve iyileştirici gücüne olan inançla organize edilen bu anlamlı etkinlikte halk, konteyner kentlerde ve açık hava sinemalarında filmlerle buluşacak. 30 Mayıs saat 14.00’te başlayacak gösterimler, aynı gün akşam saat 20.00’de ikinci seansla devam edecek. Program, 31 Mayıs akşamı saat 20.00’deki seansla sona erecek. Gösterim Programı: 30 Mayıs, 14.00 – Arkadaşım Max (Yönetmen: Murat Şeker) 30 Mayıs, 20.00 – Görevimiz Tatil (Yönetmen:…
“Şiirde öfke daha gerçekçidir.” 1. “Çok uzak bir yerde: aklında / Geçici devamsızlıkla / Şifreli bir kanaldım Kapat beni”… Dizelerinin şairi Onur Köybaşı’nın yeni ve son şiir kitabı “Süperstar” okuyucuyla buluştu. Şairin daha önce sırasıyla Şizofren heceler (1.Baskı 2010, 2.Baskı 2012), Vedasız perşembe (2012), Viyadükler (2014), Taşkuşağı (2014), Beni yalnız anla. (2016), Unutma Duvarı (2019), Punk DNA (2020), Kabuğunu Arayan Yara (2023) ve Meltdown (2023) kitapları yayımlanmıştı. Eliot’un dediği gibi “büyük şiir anlaşılmadan önce hissedilir”. Onur Köybaşı, gezi sonrası pop çağımızın küçük İskender’i, radyo, televizyon ve film dili, reklam konuşma dili, yorum bölgesi siyaseti ve sosyal medya ve akıllı telefon uygulamalarından gelen…
Zeytin Akademi Edebiyat Çalışma Grubu yeni çalışmasını tamamladı. Modern Türk edebiyatında eserleriyle bir döneme damgasını vurmuş en önemli yazarlarından biri olan Leyla Erbil için hazırlanan çalışma, Derya Akar Balcı editörlüğünde hazırlandı ve aksisanat portal tarafından yayımlandı. Dosyada şu çalışmalar yer alıyor: https://www.aksisanat.com/2025/05/19/ezberbozan-edebiyat-direniscisi-leyla-erbil/ https://www.aksisanat.com/2025/05/19/metnin-direnisi-leyla-erbilin-edebiyatinda-mucadele/ https://www.aksisanat.com/2025/05/19/leyla-erbilin-eski-sevgilisinde-kendilik-sorunsali/ https://www.aksisanat.com/2025/05/19/kusaginin-ozgun-dili-leyla-erbil/ https://www.aksisanat.com/2025/05/19/bu-labirentten-cikmak-mumkun-mu/
Burçin LAÇİN ALTAY Leylâ Erbil, zamanın ötesinde, derinlerden yeryüzüne çıkan mutlak bir mücadele anlayışını benimseyerek duruşundan taviz vermeden direnişini yaşamın her alanında sürdüren ve edebiyatımızda yepyeni anlayışların peşinde koşan usta bir kalemimizdir. “gerçi insanın hakikatinin bulunabileceğini sanmasam da pek” Sözlerini sarf etse de kalemiyle, anlamsızlıklar içinde anlamları yüzdüren belirsizliklerden belirgin bir his, bir yapı arayan yazarımız Leyla Bilgin ismiyle 1931 yılında İstanbul, Fatih’te dünyaya gelir ve sonra da yazılarında bambaşka bir dünya yaratır ve şöyle bir sözle seslenir; “insan kendi hayatını sorgulamadan yaşamayı sürdürürse insan sayılmaz denildiği günler” Babası Hasan Tahsin Bey; Trabzon’a yerleşmiş Rumeli kökenli bir ailenin oğlu olan vapur…
Burçin Maya Çankaya Leyla Erbil, edebiyatımızda “mücadele” sözcüğünde kendini bulan, bu kelimenin anlamını anlatılarında tüm gücüyle hissettiren bir yazardır bana göre. O öykülerini modernizm ve postmodernizmin anlatım tekniklerinden yararlanarak ancak her iki sınıflandırmanın içine girmeyecek bir benzersizlikle yazmıştır. Leyla Erbil’in özgün bir edebiyat oluşturma arzusu Erbil’i geleneksel anlatının karakteristik özelliklerinden sapmaya; oluşturduğu sorgulayıcı, eleştirici ve özgürlükçü içeriğe uygun bir dil ile yazmaya yönlendirmiştir. Onun dili, üslubuna uygun olarak değiştirdiği kurallarla ve cümle yapısıyla mücadele ruhunu ortaya koyacak şekilde biçimlenmiştir. “Gecede” adlı öykü kitabında yedi öykü yer alır. Öykülerde geleneksel anlatım kırılır ve karakterlerin duygu ve düşüncelerinin sunulması, olay anlatımının…
Selda AKTAŞ 1950 kuşağının dili en etkin ve farklı kullanan yazarlarından biridir Leyla Erbil. Varoluşçuluğun “özgür seçim” ve bu seçimin gerektirdiği “eylem” ilkelerini öykülerinde daha başarılı bir şekilde yansıttığı, karakterlerinin kendilerini öteki insanlara bağımlı hissetmekten kurtarmaya çalıştıkları ve yabancılaşmanın neden olduğu “saçmalık” durumunda bile “isyan” fikrinden kopmadıkları görülür. Leyla Erbil karakterleri, ellerini kollarını bağlayan geleneksel inanışlarla mücadele eder. Erbil’in öykülerinde, kadın-erkek ilişkilerine, toplumsal baskılara ve önyargılara yönelik öfke ve isyan fikri, diğer öykücülere göre daha sert ifade edilmiştir.* Karakterlerinin dini, ideolojiyi, dayatılan kadınlık biçimini, aileyi, babayı, kocayı reddetmesi, onlarla çatışma halinde olması gerekir. Leyla Erbil eserlerinde bu figürlerle mutlaka karşılaşırız.…
Derya AKAR BALCI – önemli olan kendi bahçenizi yeşertmektir – Sait Faik’e göre usta hikâyeci, düzyazı ustası; Ahmet Arif’e göre şair, söz büyücüsü, olan Leyla Erbil; öykülerinde kısa cümlelerden ziyade uzun cümleleri tercih eder. Her ne kadar öykünün dili hangisine yatkınsa cümlelerin uzunluğunu öykü kahramanlarının karar verdiğini söyler bir söyleşisinde. “ …doğrusu ben onları uzun tutayım diye bir ön niyetim olmuyor, ancak ele aldığım insanlar, o deliler öyle yazdırıyorlar bana, başkası elimden gelmiyor…” Yazınsal yaratıcılığın gücüne inanan Leyla Erbil, her yazarın “kendisi” olmadan hiçbir şey olamayacağını dile getirir. Yazarın insana olan bakış açısının, dilini belirlediği düşüncesindedir. Herkesin sakatlanmış olduğu…
Esra ERK ÖZYİĞİT Bir cümle, kendi kendini yıkabilir mi? Bir sözcük söylenmeden unutulabilir mi? Anlatı henüz doğmadan sessizlikle boğulabilir mi? Bu soruların yanıtı bulunabilir mi, yoksa anlatının doğası gereği hep yanıtsız mı kalır? Hallaç, bu yanıtsızlıklar içinde varlığını bulur ve okuru belirsizliğin kıvrımlı yollarına sürükler. Bu kitaptaki öykülerde her cümle bir yıkımı yeniden inşa eder; her sözcük söylenmemişlerin yankısını taşır. Leyla Erbil’in dünyasında anlatı, geleneksel bir öykü anlatma biçimine hizmet etmez; aksine dağılıp çoğalırken biçim değiştirir. Sözcükler yankılanarak çoğalır fakat bir gölge gibi süzülür. Harfler yan yana dizilir ama cümleler anlamın sisleri içinde silinir. Okur belirsizlik içinde yönünü yitirir; metin…
Ayşe Özgür Aydoğan / Özgür Sinema Hayat İnsanlar kendi üzerlerinde etkili olan dış nedenleri bilmezler. Cahildirler bu konuda. Onun için eylemlerinde tümü ile özgür oldukları illüzyonuna kapılırlar. Galiba biraz da bu nedenle kadere kader denecektir. Spinoza Yedi yıl aradan sonra Zeki Demirkubuz, yine bir kadın ve bir erkeğin ilişkisini odağına alarak “Hayat” filmi ile karşımıza çıkıyor. Film bir yandan bize, Masumiyet ve Kader ikilemesini anımsatırken; bir taraftan da ilk defa toplumla uyum sağlamaya ve yazgısını kabullenmeye meyilli karakterleriyle Masumiyet ve Kader’den farklılaşıyor. Kadın karakter Hicran (Miray Daner), Sinop’un Boyabat ilçesinde anne ve babasıyla yaşamaktadır. Babası genç kızı Rıza (Burak…
Fotofilm Kültür Sanat ve İstanbul Gelişim Üniversitesi işbirliğiyle 6–8 Mayıs 2025 tarihleri arasında düzenlenen “Fotofilm 6. Uluslararası Kısa Film Festivali”, Firnas Salonu’nda gerçekleşen ödül töreniyle sona erdi. Festivalin ödül töreni ve kapanışı, 8 Mayıs Perşembe günü saat 17:30’da Firnas Salonu’nda gerçekleşti. Sinemaseverler, genç yetenekler ve profesyoneller bir araya gelerek festival coşkusunu birlikte paylaştılar. Törene İstanbul Gelişim Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kenan Aydın, Fotofilm Kültür Sanat Kurucu Başkanı Mehmet Oflazoğlu, Paris’teki partnerimiz Youality Uluslararası Kısa Film Festivali’nin Kurucu Başkanı Kamran Rassoolzadeh, Festival Direktörü Dr. Öğr. Üyesi Özlem Tuğçe Keleş, Festival Koordinatörü Arş. Gör. Bilge İpek,…
Edebiyatçı Koray Feyiz dört yeni kitabıyla okurlarını selamladı. Bir inceleme ve bir şiir kitabının yanı sıra Feyiz’in deneme metinlerinden oluşan iki kitapla beraber toplam dört kitap Artshop etiketiyle raflardaki yerini aldı. Koray Feyiz – (kfeyiz@gmail.com) ŞAİR, YAZAR, ELEŞTİRMEN ve ÇEVİRMEN, (doğ. İstanbul – Üsküdar, 09 Mayıs 1961-). İlk şiiri Varlık dergisinde 1987 yılında yayımlandı. Daha sonra aralarında Dergâh, Adam Sanat, Milliyet Sanat, Hürriyet Gösteri, Kitaplık, Mühür, Şiiri Özlüyorum, Yasakmeyve, Özgür Edebiyat, Sözcükler, Evrensel Kültür, Cumhuriyet Kitap, Edebiyat ve Eleştiri, Dize, Kıyı, Yazko Edebiyat, Sincan İstasyonu, Deliler Teknesi, Yedi İklim, Rind Edebiyat, Temrin, Karabatak, Kurgan Edebiyat, Yeni Papirüs, Caz Kedisi, Üvercinka,…
Beste NÂSIR (bestenasir@gmail.com) ‘‘Taze bir tohum hakikatlidir. En büyük boşlukların en derinlerine kök salar.’’ Clarissa Pinkola Estés ‘‘Kurtlarla Koşan Kadınlar’’ın yazarı Clarissa Pinkola Estés, bu defa da bir yüzü ‘‘Kalpten Gelen Armağan’’ diğer yüzü de ‘‘Yeni Tohumlar, Yeni Hayat’’ adlarını taşıyan kitabıyla yine hepimizi büyülüyor. Estés, iki yüzü olan bu kitabının ‘‘Kalpten Gelen Armağan’’ adını verdiği bölümünde matruşka bebekler gibi iç içe geçen ‘‘yeterli olana dair bilgece bir hikâye’’yi bizimle buluştururken ‘‘Yeni Tohumlar, Yeni Hayat’’ adını verdiği bölümündeyse yine iç içe geçen ‘‘asla ölmeyecek olana dair bilgece bir hikâye’’yi bizimle buluşturuyor. Benim içime de yeni tohumların atılmasına yardımcı olan bu…
Serap Karataş Akademi”nin kurucusu Serap Karataş, ilk kitabı “Annemin Hırkası” ile okurlarının karşısında. Anılan kitabın yayın danışmanlığını Mustafa Fırat, editörlüğünü ise Fatih Ergincan yapmış olup, 128 sayfadan oluşuyor. Kitabın tanıtım bülteni şöyle: ‘Hepimizin kendine ait masalları var. Bu masallarda da kendimizce uydurduğumuz, bizi kurtarmasını istediğimiz ya da beklediğimiz kahramanlarımız var. Ya da tam tersi, avuçlarımızın arasına alıp, bir serçe yavrusu gibi kaçmasın diye sımsıkı tuttuğumuz adına da kader dediğimiz kendimizden doğurduğumuz kurbanlarımız var. Cellatlarımızı başkaları sanırken kendi kurbanının katili olan bir ‘’BEN’’ var. Tutunduklarımız, tutunamadıklarımız, sevdiklerimiz, sevemediklerimiz, bazen kurban bazen de cellat olduğumuz hikâyelerimiz var. Kimsin sen? Kurban ya da…
Şair/yazar Berna Olgaç, yeni çocuk kitabı “Görünmez Kalem” ile okurlarının karşısında. Mühür Kitaplığı Yayınları tarafından basıma hazırlanan kitabın kapak görseli Canan Barış’a ait olup, 108 sayfadan oluşuyor. Berna Olgaç, “Görünmez Kalem” ile ilgili olarak şunları söyledi: “Türkçe dersi hariç diğer derslerde başarısız olan bir çocuğun, sözlüye kaldırıldığında görünmez olmayı dilemesi ve ona o anda görünmez bir kalemin yardım etmesiyle okul hayatının nasıl değiştiğini anlattım. Küçük okurlarım, maceralı ve gizemli olayların yer aldığı bu kitabımda, hikaye içinde hikaye okuyacaklar.” “Görünmez Kalem”in arka kapak yazısı ise şöyle: “Görünmez olmayı hayal ettiniz mi hiç? Örneğin çalışmadığınız bir dersten sözlüye kaldırılacağınızı hissettiğiniz bir an da,…
Mehmet Sait İmret, 1983 yılında Batman’da doğdu. Çukurova Üniversitesi Almanca Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu. Almanca-Türkçe ve İngilizce-Türkçe şiir çevirileri yaptı. Halen İzmir’de Almanca Öğretmenliği yapmaktadır. 2019 yılında “Üç Beş” adlı ilk şiir kitabı yayımlandı. İkinci şiir kitabı “camın ciğere gittiği” ise 2023 yılında Düşünce Yayınları’ndan yayımlanmış ve 2024 M. Sunullah Arısoy Şiir Ödülü’ne layık görülmüştür. *** Burçin L.A.: Düşünce Yayınları, Biz Poetik serisinden çıkan, camın ciğere gittiği şiir kitabı, yaşamı derinden hisseden bir kalemin acıları sakince canımıza batıran dizelerinden oluşuyor. Felsefi bir derinliğin ve acılı bir tarihin izinde ömrün dağılan bütün parçalarını toplayan şiirlerden oluşan bu kitabın öncelikle ismiyle başlamak…
Varlık’ta şiirleri yayımlanmayan bir grup şair dün gece Varlık dergisinin önünde eylem yaptı. Kendilerinin şu ana kadar Varlık harici onlarca dergide yazdığını belirten grup şiirlerinin artık Varlık’ta yayımlanmasını istediklerini dile getirdi. “Varlık’ta yayımlamayanı şairden saymıyorlar. Bir bak Orhan Veli’den Turgut Uyar’a bütün önemli şairler orda yazmış” tepkisiyle seslerini duyurmaya çalıştı. Cenk Orman adlı şair “Biz kendini beğenmiş, kibir budalası şairler değiliz ancak Varlık’ta şiiriniz olmayınca bu camia sizi adamdan pardon cinsiyetçilik olmasın şairden saymıyor. Biz ne yapalım” diyerek haklı tepkisini dile getirdi. Bir başka şair de kendileri kadar iyi olmayan birçok kişinin şair sayıldığını ve ödül aldığını, artık gerçeklerin…

