Yazar: admin

ANA

Neslihan Yalman Kimi karmaşık süreçlerin değerlendirildiği; içinde psikoloji, sosyoloji, biyoloji, tarih, evrim, sanat vd. gibi önemli konuların bulunduğu meselelere giriş yaparken insan zorlanıyor. Tek bir temelden ilerlendiği düşünülse de; artık birçok verinin, birçok bakış açısının bağlamlara göre kesiştiği yerdeyiz. Kaos hem renkli hem sıkıntılı… Bu yazıyı, herhangi bir gazetede yahut dergide görünebilmek adına şablonik bir giriş, gelişme, sonuçla yazabilirdik. Kimse okumaz; biraz sığlaştıralım veya kısaltalım diye ayar çekebilirdik. Lakin, o vakit ortalarda dönen kızıştırıcı yazılardan, iç içe düğümlenen sosyal medya yorumlarından bir farkı olmazdı diye düşünüyoruz. Bir farkı olması da değil mesele; acı çekiyoruz, zihnimiz bin parçaya bölünmüş vaziyette. Bunu…

Read More
ANA

HİLAL VAROL “İnsan ölümlü ve hayatın bizi bir yerlerde beklediği yok. Zamanın umuru bile değildik.” diyen Sepin Sinanlıoğlu’ nun adını görünce büyük bir yasla sıkışıyor kalbim. Kaleminden, yastan başka bir şey dökülmez gibi geliyor bana hep…Saçının telinden ayak uçlarına kadar yasla doluymuş gibi, hiç geçmeyecekmiş ama bir yandan da o yazdıkça ve biz okudukça sağalacakmış gibi… Sepin Sinanlıoğlu’ nun ilk romanı “Hoyrat”, kendisini hoyrat kullanana tahammülü olmayan hayatın romanı olmuş tam da. Miran’ın annesinin rahmini paylaştığı ağabeyi Kevork’un yasından teyzesinin yasına, babasının yasından sokakta bulduğu bir güvercinin yasına, dedesinin yasından kaldığı pansiyonun sahibinin yasına, en sonunda da Leylasının yasına kadar…

Read More
ANA

“Önce Ekmekler Bozuldu” Çıngıraklı Sokak Aylık Şiir Gazetesi Eylül sayısı çıktı! 21 sayıyı geride bırakan gazete, Eylül sayısını barışa adadı. Barış adına devam eden mücadeleyi şiirlerle selamladı. Gazete bu ay da pek çok şairden şiir, şiir üzerine yazı, haber, etkinlik ve bildiri metinleriyle okuyucuları şiir ateşi etrafına davet ediyor. Her ay yapılan “Soruşturma” bölümünde bu ay şair Nur Saka yeni dünyada “Şiir ve insan nereye gidiyor?” sorusuna cevap ararken; Mustafa Köz şiirlerle savaşın ve barışın yoğun duygularını, Osman Çakmakcı 2000’ler şiirini, Çavlan Gencer şiir-müzik ilişkisini ele alıyor. Gazete, şiirle, vicdanla kurulacak daha iyi bir dünyanın özlemiyle okurunu bekliyor. “Önce ekmekler…

Read More
ANA

ZERRİN SARAL’LA “KÜÇÜK KIRIK ÇİZGİLER” ADLI ÖYKÜ KİTABI ÜZERİNE SÖYLEŞİ:  Söyleşen: Burçin LAÇİN ALTAY  Zerrin Saral: Ankara’da doğdu. A.Ü İşletme Fakültesi mezunu. Akköy, Öykü Gazetesi, Patika, Varlık, yeni e, KE Dergi, Virüs, BirGün Kitap, Evrensel, Edebiyat Burada, Roman Kahramanları olmak üzere pek çok dergi, gazete ve dijital platformlarda öykü, makale, kitap tanıtım yazıları ve söyleşileri yayımlandı. Eskişehir Sanat Derneği 2020 Öykü Ödülü’ne değer görüldü. 1. Oğuz Atay Öykü Yarışması’nda (2021) Demirci Minço’nun Çırağı adlı öyküsü, ilk on öykü arasına girerek anı kitabında yer aldı. İlk öykü kitabı Küçük Kırık Çizgiler Vacilando etiketiyle Aralık 2022’te yayımlandı. 13. Türkan Saylan Sanat Ödülü, finale kalan eserler arasında yer aldı. Patika ve Çağdaş Türk…

Read More

Zeytin Akademi Edebiyat Çalışma Grubu yeni çalışmasını tamamladı. Modern Türk edebiyatında eserleriyle bir döneme damgasını vurmuş en önemli yazarlarından biri olan Sait Faik Abasıyanık için hazırlanan çalışma, Derya Akar Balcı editörlüğünde hazırlandı ve aksisanat portal tarafından yayımlandı. Dosyada şu çalışmalar yer alıyor: https://www.aksisanat.com/2024/10/18/ana-karakter-istanbul/ https://www.aksisanat.com/2024/10/18/sait-faik-abasiyanik-alemdagda-var-bir-yilan/ https://www.aksisanat.com/2024/10/18/mahalle-kahvesinde-sait-faik/ https://www.aksisanat.com/2024/10/18/hayallerin-ozgurlugu-gerceklerin-kafesi-sait-faik-abasiyanik-luzumsuz-adam/ https://www.aksisanat.com/2024/10/19/bugunden-yarina-oykuler-son-kuslar/ https://www.aksisanat.com/2024/10/19/havuz-basi-hikayesinde-yalnizlik-ve-yabancilasma/

Read More

SELDA AKTAŞ Sait Faik, biçim ve öz açısından Türk öykücülüğüne farklı bir bakış açısı getirmiştir. Anlatımındaki yalınlığın yanı sıra yapıtları güçlü bir gözlemciliğe dayanır. Kendini, içinden çıktığı halktan hiçbir zaman soyutlamamıştır. Onların acıları, özlemleri, sıradan yaşamları hikâyelerinin geneline yayılır. Sait Faik hikâyeleri biçimsel açıdan farklı dönemlere ayrılır. İlk hikâyelerinde gözlenen geleneksel anlayış zamanla değişir, yerini psikolojik ve toplumsal eleştirilerin yapıldığı öykülere bırakır. Varoluşa ait sorunları, bunalımları, çelişkileri ele alır. Havuz Başı, Sait Faik’in 1952’de yayımlanan hikâye kitabıdır. Yirmi üç hikâyenin bulunduğu kitabında, okuyucuyla dertleşir, kendini anlatır, içini döker gibidir. İç dünyasını açık yüreklilikle yansıtmaktan çekinmez. Kitaba da adını veren ilk…

Read More
ANA

DERYA AKAR BALCI “…Her şeyimizi bağladığımız, durmadan yanıldığımız, istediğimiz kadar bol hasletler, adilikler, iyilikler, kötülükler, delilikler, akıllılıklar, sevdalar yüklediğimiz insan yüzleri!” (Bulamayan) Sait Faik Abasıyanık’ın sonbahar hüznü taşıyan “Son Kuşlar” adlı hikâye kitabı 1952 yılında yayınlanmıştır. Eserde; geleceğe geçmişten, bugünden yarına yazılmış sıcacık, içten, samimi 19 öykü yer almaktadır. Ada’nın, İstanbul’un, denizin sevdalısı olan yazar öykülerinde denizi, balığı, balıkçıları, ekmeğini denizden çıkaran insanı anlatır. Öykülerin ve yaşamın temelinde insan vardır. Özellikle “Son Kuşlar” adlı öyküsünde yer alan “İnsansız hiçbir şeyin güzelliği yok. Her şey onun sayesinde, onunla güzel. Bu dakikada, bugünün güzelliği, gökte ay, uzakta güneşin bir billur bahçe…

Read More
ANA

BURÇİN LAÇİN ALTAY  Sait Faik Abasıyanık, insanlar içinde bir insan… Halktan sıradan yaşamdan kopmayan, kopmak istemeyen hatta sanatın gerçekçilik kazanmasında büyük önemi olduğunu savunan Sait Faik, öykülerinin ikna ediciliğini de böyle başarmıştır. Sanatçı olarak kibirden uzak, sanatı sadece yazılarında gösteren, gözlemleriyle sokağın nabzını tutan, kalbini duyan içtenlikten ödün vermeyen yazarımızdır.  Sait Faik Abasıyanık öykücülüğü bu yüzden inandırıcı, samimi, okuyucuyu her zaman zihninin, kalbinin bir yerinden yakalar. Ilıman iklimleri sezdiren fikirlerinden doğan betimleme ve benzetmeleriyle hafızalarda sevecen bir iz bırakır. İnsana özgü, insanın doğasından yola çıkarak toplumsal yozlaşmaları da nahiflikle aktarır. Elbette ki bütün öykülerde bir derdi vardır ancak bu ilk…

Read More
ANA

BURÇİN MAYA ÇANKAYA Sait Faik Abasıyanık insanlara ve doğaya beslediği büyük sevgisinin ona sağladığı büyüteçle İstanbul’u, denizi, üstünde uçan kuşları, denizlerin altını, sokak çocuklarını, işçileri gören, dile döken ve edebiyatımızda başka kimseye benzemeyen bir yazardır. Sabri Esat Siyavuşgil bir yazısında“(O)nda yazmak, hayatında başkalarının yapamadığı, yapmaya bir türlü cesaret edemediği şeyi yapmak, dünya ile kendi arasında sürüp giden uzun bir haşir neşri evvela kendine, sonra da başkalarına açıklamak ihtiyacıdır.”[1] demiştir. Bu ifadelere baktığımızda Sait Faik’in içinden geçerken izlediği hayatın gerçeklerine, ulaşmayı hayal ettiği bambaşka bir dünyayı kendine ve diğer insanlara anlatarak katlandığını düşünebiliriz. Mehmet Kaplan’a göre “Sait Faik, hayatın ve kâinatın…

Read More
ANA

HASRET BALABAN  “Görmüş  geçirmiş” sözü, hem gerçek hem mecaz anlamda Sait Faik’i tam tanımlayan bir ifade. Yoksul ve varsıl olarak iki döneme ayrılan ömrünü dolu dolu yaşayabilmek için çabalayan bir sanatçı o. Edebiyat fakültesini de ekonomi öğrenimini de Türkçe öğretmenliğini de yarıda bırakıp yön değiştirmeleri hep doyurucu bir yaşam için. İnsanlarla olan ilişkileri ona yetmemiş, kendine hayâli arkadaşlar yaratmış. Sokaklarda tek başına dolaşmış; gördüğü insanlarla, hayvanlarla, eşyalarla aklından konuşmuş, sohbet etmiş. Konuştukları da öykülerinde can bulmuş. Türk edebiyatında durum hikâyesinin zirvesine oturmuş. Nurullah ATAÇ, onun için “Türkiye’nin en iyi hikâyecisi.”  demiş. Ruhunu açma, içini dökme isteği duyan bir entimist diyebiliriz…

Read More
ANA

ESRA ERK ÖZYİĞİT “İstanbul bir insan gibidir. Onu anlamak, hissedebilmek için her sokağında yürümek, her köşesini koklamak gerekir. O, yaşayan bir şehirdir ve her köşesi bir hikâye barındırır.” (Mahalle Kahvesi) Türk edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan Sait Faik Abasıyanık’ın öykücülüğünde küçük insanlar diye tanımladığımız şehrin sıradan insanları kadar İstanbul da ön plandadır. O, öykülerinde İstanbul’u sadece bir dekor ya da arka plan olarak ele almakla kalmaz; İstanbul’u adeta başrolde parıldayan bir karaktere dönüştürür. Onun gözünden İstanbul, şehrin kılcallarına kadar işlenmiş bir karakterdir. Bu karakter bazen yorgun bir âşık, bazen de boğazın serin rüzgârında savrulan bir hayalperesttir; mahalleler, kahvehaneler, deniz…

Read More
ANA

Özgür Hüseyin Akış                     Ekim 2023’te vizyona giren Ken Loach’un son filmi The Old Oak, mülteci sorununu işliyor. Yönetmenin birçok filminde toplumsal konuları işlerken hüzün ve umut arasında izleyiciye geçen hissiyat biraz daha fazla hüzün oluyor. Son filminde Suriye’den 2016 yılında İngiltere’nin eskiden maden ocaklarının olduğu köye otobüslerle gelen mültecilere başlangıçta yerel halkın gösterdiği tepkinin yerini nasıl yardımlaşmaya sonrasında vurgulanan dayanışmaya dönüştüğünü görüyoruz. Maden ocaklarının kapatılmasıyla işsiz kalan yerel halkın ekonomik sıkıntılarının yarattığı çıkışsızlığın sorumluları bir anda karşılarına çıkıyor. Mültecilere fiziksel ve sözlü saldırıların karşısında bir elin parmağını geçmeyecek yerel halktan kişilerin gösterdiği çabanın sonucunda durum tersine dönüyor. Filmin bir…

Read More
ANA

Zeytin Akademi Edebiyat Çalışma Grubu yeni çalışmasını tamamladı. Modern Türk edebiyatında eserleriyle bir döneme damgasını vurmuş en önemli yazarlarından biri olan Füruzan için hazırlanan çalışma, Derya Akar Balcı editörlüğünde hazırlandı ve aksisanat portal tarafından yayımlandı. Dosyada şu çalışmalar yer alıyor:

Read More
ANA

Derya BALCI Dünya malı dünyada kalır, insana bu dünyayı layık kılmak için gelişmek gerek inancında olan Füruzan’ın son öykü kitabı Akim Sevgilim destansı, lirik, coşkulu anlatımıyla dikkatleri çeken üç öyküden oluşmaktadır: Akim Sevgilim, Sesi Olmayan Türkü ve Varoşlarda. “Lütfen, söylesenize teyzeciğim. Hayat hep ‘ne derler sonra’ diye mi yaşanır.”(Füruzan: 55) Akim Sevgilim adlı öyküde modernist yaşamdan alaturka yaşama geçişte yaşananlar konu ediliyor. Gönül’ün büyük teyzesinin konağında başlayan ve yaşayan küçük teyzenin bahçıvan ile olan aşkı ile dönemin siyasi ve kültürel hayatı, inançları ve yaşayışları gözler önüne seriliyor. Mihriban teyzenin amcası Nimetullah Amca, bir Osmanlı askeridir. Batı hayranıdır; batının yeniliklerini ve…

Read More
ANA

Fatma ERYILMAZ Sene 1987. İlkokula başladığım yıl. Evimize yeni teşrif eden siyah beyaz ekranda sesiyle büyülendiğim bilge bir erkek ve güzelliğince hüzünlü bir kadın. Dizinin adı “Gecenin Öteki Yüzü”. Arka planda diziyle aynı adı taşıyan şarkı çalıyor, şarkıyı söyleyen ise denize bakan hüzünlü kadın oyuncu: “Gecenin öteki yüzü bizim yüzümüz/ Umutlarımız suçsuz, biçare/ Gecenin öteki yüzü bizim yüzümüz/ Köşelerimiz uçsuz, yapılarımız virane”. Piyano, yerini kemana bırakırken dalgaların yükselişi gibi bir hırçınlık kaplıyor notaları. Dizi başlarken okuyorum merakla, kimmiş oyuncular: Zuhal Olcay, Haluk Bilginer ve Müşfik Kenter. Gece… Deniz kenarı… Çaresizliğini bakışlarıyla denize dökmeye çalışan kadına yaklaştı yaşlı adam ve ateş…

Read More
ANA

Burçin LAÇİN ALTAY FÜRUZAN PARASIZ YATILI Füruzan; yaşadığı dönemde, öyküde kadının sesi oluyor ve o ses git gide çoğalıyor. Öykülerinde dramatik hatta trajik olayların sakince ve duruca anlatımıyla karakterleri oldukça sahici yaratıyor. Evet, Füruzan tanrının unuttuğu, görmediği haksızlıkları göstermek adına Parasız Yatılı öykülerini, edebiyata yeni bir soluk getiren özgünlüğüyle yaratıyor. Füruzan’ın 1971 yılında Bilgi Yayınevinden çıkan ve ilk kitabı olan Parasız Yatılı 1972 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazanıyor. 2011 yılında da Editions Bleu Autour yayınevi tarafından Fransızca basılarak uluslararası tanınma olanağını kazanıyor. Parasız Yatılı öykülerine; kadınlığın kendine özgü ayrıntıcı hali, ince düşünen tarafı öyle ince ince sirayet etmiştir ki çokça yarattığı…

Read More
ANA

Hasret BALABAN                                                 ÇOCUKLUĞUN İLK MEVSİMLERİ Hayatı herkes gibi yaşayıp sıra dışı tabirlerle betimleyen, okuyucusunu bu tasvirleriyle öykülerinin içine çeken, her cümlesinde onun aklını doyuran, başarılı kadın yazarlarımızdan biridir Füruzan. Onun kitaplarını öylesine okuyup geçemez okuyucu. Her kelimenin hatasız yerine oturduğu cümleleriyle, sakin ve usta biçemi, yaşamı anlatırken kullandığı ışıltılı ama gerçek ifadeleri vardır çünkü. Tek bir eseri, tüm eserlerini okumaya çeker sizi. Onun güçlü betimlemelerini okuduğunuzda, her gün gördüğünüz -size göre- sıradan bir nesneyi, “sıradan” olarak nitelendirdiğiniz için kendinizden utanabilirsiniz. Hatta daha önce o eşyanın da dili olduğunu fark etmediğiniz için öfkelenebilirsiniz. “Sevda Dolu Bir Yaz” adlı öykü kitabını…

Read More