Yazar: admin

ANA

Selda AKTAŞ 1950’li yıllar Türkiye’de siyasal ve toplumsal değişimin yoğun olarak yaşandığı, buna koşut olarak edebiyatta da geçmişle hesaplaşmanın, Batı etkisinin desteği ile yenilenme çabalarının ve yeni kümelenmelerin görüldüğü yıllardır. 1950’lerin başlarında Türk edebiyatında öykü alanına Sait Faik, Orhan Kemal ve Sabahattin Ali’nin öykü anlayışları egemendir.* Sabahattin Ali’nin 1930’lu yılların sonlarına doğru kaleme aldığı on üç öyküsünden oluşan kitabı Yeni Dünya, Anadolu’yu ve insanının yaşadığı fakirliği, çaresizliği, çözümsüzlüğü konu alır. Anlattığı her öyküde bunları görür ve derinden hissederiz. Görmeden gelinen hayatları gün yüzüne çıkarır Sabahattin Ali. Taşra kasabasındaki erkek figürler, zorluklar içinde yine de direnmeye çalışan güçlü kadınlar. Kendini toplumdan…

Read More
ANA

Derya AKAR BALCI SABAHATTİN ALİ SIRÇA KÖŞK “Ben de, bu zavallıları dinledikçe, hallerine baktıkça, uğrunda savaştığım hakikatlere daha çok inanıyor, ahmaklığın, geriliğin ve namussuzluğun bir gün nasıl olsa yenileceğine daha çok güveniyordum. Yalnız, zayıf olmamak ve dövüşmekten yılmamak lazım.” (Kurtla Kuzu – Sabahattin Ali)   Türk edebiyatının büyük öykücüsü Sabahattin Ali’nin zamana karşı koyan “Sırça Köşk” öyküleri 1944 – 1947 yılları arasında gerçekçi bakış açısıyla kaleme aldığı öykülerden oluşmaktadır. Kendisinden sonraki yazarları ve edebi eğilimleri etkileyen yazar, daha çok öykü türünde eserler vermiş olsa da romanlarıyla ön plana çıkmıştır. Toplumcu gerçekçi düzlemde öyküler kaleme alan Sabahattin Ali’nin öykülerinde; Aziz Nesin,…

Read More
ANA

 Burçin LAÇİN ALTAY Sabahattin Ali, Cumhuriyetimizin kuruluşuna tanıklık eden, o zamanın korkusuz aydınlarının başında gelen, zamanının doğrularını bulan ve yol gösteren, dilinin inceliği, ruhunun cesurluğuyla edebiyatı en güzel haliyle yaşatmış, toplumcu gerçekçi bir yazarımızdır. Her kesimden insanın, en azından bestelenen bir şiiriyle tanışmamış olması imkânsızdır ve mutlaka sözcükleri yüreklerde az ya da çok bir yer sahibi olmuştur. Sabahattin Ali’nin eserleri, roman, öykü, mektup, şiir gibi birçok türde ülkemizde kazanılmış bir zenginliktir. Yaşamını da eserlerinde hissetmemek mümkün değildir. Sabahattin Ali, genellikle kendinden izleri yazılarının içine serpiştirmiştir. Bu yüzden de yazılarını okuduğumuzda onu tanımış hatta anlamış oluruz. Haksız konuma düşürülen halkın daima…

Read More
ANA

Esra ERK ÖZYİĞİT Sabahattin Ali’nin Sembollerle Kurduğu Köprü Sabahattin Ali, 20. yüzyılın ilk yarısında, Türkiye’nin sosyal ve siyasal dönüşüm sancılarına tanıklık eden edebiyatımızın en özel seslerinden biridir. Öyküleri, erken Cumhuriyet dönemi Türkiye’sinin toplum yapısını yansıtarak bir kağnının yavaş gıcırtısında köylünün sessiz direnişini, bir pencerenin ardında sınıfsal uçurumları ve bir kamyon kasasında modernleşmenin bireyler üzerindeki boğucu etkisini yankılar. Öykülerindeki her ayrıntı, okuyucunun zihninde canlı imgeler oluşturacak şekilde özenle işlenmiştir; metne semboller üzerinden kattığı derin anlam katmanlarını etkili bir şekilde ortaya çıkarır. Ali, “Kağnı” kitabındaki öykülerde nesneleri, dönemin toplumsal adaletsizliklerini ve bireysel trajedileri derinlemesine yansıtan güçlü metaforlar olarak kullanır. Yazar, sade ama çarpıcı…

Read More
ANA

Burçin MAYA ÇANKAYA Sabahattin Ali Cumhuriyet dönemi öykücülüğümüzün kendisinden sonra gelen öykücülere ilham olmuş iki büyük isminden biridir. Eleştiri türünün önemli temsilcilerinden biri olan Hülya Soyşekerci, bu iki ismin yani Sait Faik Abasıyanık ile Sabahattin Ali’nin “yazınsal açıdan buluştukları en önemli orta noktanın; eserlerinde insanı merkeze almaları, insan hallerinin çelişkili gerçekliğini öykü estetiğine dönüştürerek metinler halinde işlemeleri, ‘insan’ ve ‘insanlık’ kavramlarını yüceltmeleridir.”[1] der. İnsanı tanımak ve insanlık kavramını yüceltmek üzerine düşünerek, bunu metinlerin özüne yerleştirmek noktasında farklılık göstermiş iki öncünün açtıkları yoldan ilerleyen öykücülerin varlığı, onların etkiliklerinin kanıtı olarak görülebilir. Sabahattin Ali’nin yayımlanan ilk öykü kitabı olan Değirmen, yazarlık yolculuğunun…

Read More
ANA

GÜVEN ve İHANET “Çıtır Çıtır Felsefe” dizisi – 34. kitap Brigitte Labbé Danışman: P.-F. Dupont-Beurier Resimleyen: Jacques Azam Türkçe yayın editörü: Müren Beykan Türkçesi: Azade Aslan   Güvenme ihtiyacı mı ihanet korkusu mu daha güçlü? Küçük büyük herkesin hayatı sorgulama rehberi, tüm dünyanın okuduğu “Çıtır Çıtır Felsefe” dizisinin Türkçe’deki 34. kitabı “güven” ve “ihanet” kavramlarını ele alıyor. Dizinin yaratıcısı Brigitte Labbé, tercihlerimizi belirleyen ve birbirini etkileyen bu iki zor kavramı, yine günlük yaşamdan örneklerle düşündürüyor. Bazen geleceğimizi belirleyecek bir kararda bazen de küçük ama önemli ayrıntılarda beliren güvenme ihtiyacının ve ihanet korkusunun belirleyici anlamını doğru soruları sorarak çokboyutlu irdeliyor. Jacques Azam’ın…

Read More
ANA

Haliç GoldenHorn Uluslararası Film Festivali “Sinema Endüstrisi ve Akademi” başlıklı Çalıştayla başlıyor… Fotofilm Kültür Sanat ve Ansam Kültür Derneği tarafından 2 – 11 Aralık 2024 tarihleri arasında düzenlenecek olan “4. Haliç GoldenHorn Uluslararası Film Festivali Başlıyor. Mehmet Oflazoğlu’nun Başkanlığında yürütülen ve Festival Direktörlüğü’nü Begüm Aylin Önder’in üstlendiği festival dünya sinema temsilcilerini aynı çatı altında buluşturmayı hedeflemektedir. 2 Aralık 2024 Tarihinde İstanbul Aydın Üniversitesi iş birliği ile Florya Halit Aydın Kampüsünde gerçekleşecek olan 4. Haliç Golden Horn Film Festivali kapsamında “Sinema Endüstrisi ve Akademi” başlıklı söyleşilerde Prof. Dr. Ceyhan Kandemir, Doc. Dr. Özlem Arda, Doc. Dr. Nurdan Tümbek Tekeoğlu, Yönetmen Sevinç…

Read More
ANA

Maraşantiya’nın bu sayıdaki söyleşi konuğu Betül Dünder. Betül Dünder ile “Şiirimizin Mor Sesi” alınlıklı bir söyleşi yer alıyor. Ayrıca Hüseyin Peker ve Necdet Arslan’ ın deneme yazıları var. Çeviri şiiriyle, Dilek Erol, şiirleriyle Ahmet Günbaş, Fatih Erdem Kavak, Önder Birol, Bahtiyar Kaymak, Sedat İpek, Nina Şahin, Ahmet Özbek, Fergun Özelli , İsmail Güney Yılmaz, Zeynep Arya, Hasan Ünal Tekağaç , Nusret Gürgöz , Onur Belli, Kemal Bayrakçı, Özlem Kahraman ve Sevgi Erol Öcal yer alıyorlar. Genç şairlerin kendi şiir yolculuklarını ve şiire dair düşüncelerini anlattıkları Şiiraranış köşesine Gönül Demircioğlu yazdı. Son sayfada Derkenar için, Fatma Hatun Esen, Eylem Hatice…

Read More
ANA

Çıngıraklı Sokak Şiir Gazetesi, Ocak 2023’ten bugüne toplumsal bir gündem kapsamında her ay farklı bir yerde okuruyla buluşuyor. Şiire ve toplumsal olaylara dikkat çekmek, şiire ve hayata ilişkin bellek oluşturmak amacıyla yayın yaşamına başlayan gazete bu ay da Heybeliada’daydı. Bilindiği gibi Heybeliada Sanatoryumu 2005 yılında boşaltılmış, Sağlık Bakanlığı’nca kapatılarak önemli bir bölümü Diyanet İşleri Başkanlığı’na verilmişti. Ada halkı, kuruluşunun 100.yılında Sanatoryum’un kamu yararına kullanılması için savaşımını sürdürüyor. Gazetenin okurları da 23.buluşmasında “ada – deniz şiirleri”yle Adalıların dayanışmasının yanındaydı. Gazetenin  Sanatoryum Gönüllüleri ve Doğa İçin Sanat Derneği iş birliğiyle düzenlediği  etkinlikte Adalılar ve gazete okurları, Heybeliada İskelesi’nde buluştu. İskeledeki Adaturka Cafe’de…

Read More
ANA

Sibel Saçık’ın ilk kitabı “Kapıların Ardı”, Edebiyatist Yayınevi etiketiyle okuruyla buluştu. Sade dili ve betimlemeleriyle dikkat çeken kitabın kapak tasarımı Ecem Sabır’a ait olup, 136 sayfadan oluşuyor. Kitabını babasına ithaf eden Sibel Saçık, bunu bir cümleyle de belirtmiş. Bu nedenle, roman kahramanının adı Kemal. Editör Bahar Yaka’nın kaleme aldığı arka kapak yazısı şöyle: “Hayat denen rüzgar, Kemal ve Zühre’yi bambaşka hikayelerin bağrından koparıp bir çınar ağacının dalına bırakır. Kanadı kırık kuşlar gibidir her ikisi de… Zühre ne kadar uzak durmak istese de, ne İstanbul’un ne de Kemal’in hikayesinin bir parçası olmaktan geri kalabilir. Sibel Saçık’ın akıcı bir dille kaleme aldığı…

Read More
ANA

Zeytin Akademi Edebiyat Çalışma Grubu yeni çalışmasını tamamladı. Modern Türk edebiyatında eserleriyle bir döneme damgasını vurmuş en önemli yazarlarından biri olan Ferit Edgü için hazırlanan çalışma, Derya Akar Balcı editörlüğünde hazırlandı ve aksisanat portal tarafından yayımlandı. Dosyada şu çalışmalar yer alıyor: https://www.aksisanat.com/2024/11/25/ferit-edgunun-kackinlar-kitabinda-varolussal-sancilar/ https://www.aksisanat.com/2024/11/25/insanin-yalnizligina-dolanan-dogu-oykuleri-ferit-edgu/ https://www.aksisanat.com/2024/11/25/dus-ile-gercegin-oykucusu-ferit-edgu/ https://www.aksisanat.com/2024/11/25/karanlikta-yankilanan-cigliklar-ferit-edgunun-savas-portreleri/ https://www.aksisanat.com/2024/11/25/do-sesini-duyabilmek/

Read More
ANA

Burçin MAYA ÇANKAYA  Edebiyatımızda 50 kuşağının temsilcilerinden olan Ferit Edgü ilk edebi çalışmalarına şiirle başlayan ve sanatın başka alanlarında da eserler vermiş, çağdaş edebiyatımızın öncü sanatçılarından biridir. İlk baskısı 2002 yılında yapılan ve 2017 yılında Sel Yayıncılık’tan yeniden basılan Ferit Edgü’nün “Do Sesi”[1] adlı öykü kitabında 60 öykü var. Dört bölümden oluşan kitabın bölüm başlıkları: Ölüm Öyküleri, Yaşam Öyküleri, Saçma Öyküler ve Geçişler adlarını taşıyor. Kitaba adı verilen “Do” sesi, bir başlangıç sesidir. Bu ses ile başlayan bir dizi, yeni bir “Do” sesine kadar bir döngü oluşturur. Yaşam ve ölüm insanın bu dünyadaki iki temel gerçekliğidir. İnsanın yüzleşmek zorunda olduğu…

Read More
ANA

Esra ERK ÖZYİĞİT 1930, 40 ve 50’li yıllar… Dünyanın kaotik bir dönüşüm yaşadığı bu dönemler; büyük savaşlar, ekonomik buhranlar ve sosyal çalkantılarla dolu dönemlerdi. Dönemin yarattığı umutsuzluk atmosferi, insanların kendilerini bir türlü ait hissedemedikleri bir dünyada, derin bir yalnızlık ve yabancılaşma içinde büyümelerine yol açtı. Bu ortam, modernizmin temsilcisi olan, mevcut toplumsal düzenin aksayan yönlerine dikkat çeken, baskıların ve insanı yok sayan düzenin eleştirisini yapan “yabancılaşmış” edebiyatçıların doğmasına yol açtı. 1950 kuşağı, Kafka’nın labirentlerinden çıkamayan karakterleri gibi toplumun görünmez duvarlarına çarpa çarpa varoluşlarını sorguladılar ve boğucu bir yalnızlık içinde “anlam” aradılar. İşte böyle bir dünyaya gözlerini açtı Ferit Edgü; yıl…

Read More
ANA

Derya AKAR BALCI  Resimden şiire, şiirden hikâye ve romana, sanatsal yazılara evrilen, çeşitli yazın türlerinde eser veren Ferit Edgü 1950 dönemi öykücüleri arasında yer almaktadır. Sanat hayatına Mavi dergisinde şiir ile başlayan Edgü, toplumcu çizgide ilerlemek isteyen Maviciler içinde, bireyin sorunlarına eğilerek zamanla onlardan ayrılmaya başlar. Öykü ve romanlarında, sanatın toplum sorunlarıyla ilgilenmesi gerektiğini düşünmesine rağmen eserlerinde özellikle romanlarında bireyin varoluş süreci üzerinde durur. Eserlerinde Kafka’nın ve varoluşçuluğun etkisi görülür. Kendi tarzını ve kendi yazın öyküsünü yaratır. Dili kullanmadaki ustalığıyla kendi çizgisini bulur. Onun öykülerini sadece okumak yetmez; duymak, hissetmek, ansımak gerekir. Edebi yolculuğunda Hakkâri yılları, eserlerinin ve kendi yaşamının…

Read More
ANA

Burçin LAÇİN ALTAY  Edebiyata ve sanata katkılarının çoğulluğu ile tanınan Ferit Edgü; “Doğu Öyküleri” kitabında anılarından, tanıklık ettiği yaşamlardan faydalanarak okuyucuyu, yalnızlığın doğusuna doğru çeker. Ferit Edgü askerlik hizmetini er öğretmen olarak Hakkâri’nin Pirkanis köyünde yaparken yaşadıklarının etkisini biraz da otobiyografik tarzı hissettirecek edebi metinlerine derinlemesine yansıtır. İlk olarak hafızalarda hep yer tutan ve tutacak, ayrıca beyaz perdeye taşınan ölümsüz romanı “O / Hakkâri’de Bir Mevsim” 1977’de yayımlanır. Aradan geçen yıllara rağmen doğunun o içine işleyen, hiçbir şeye benzetemediği soğuk ve yalnız boşluğunu bu kez öykülerle 1995’de doldurmaya çalışır. Karşılaştığı bambaşka dünyanın gerçekliğini düşünürken kurgusal açıdan da zengin bir düşün kapılarının aralar…

Read More
ANA

Selda AKTAŞ 1950-60 yılları arasında ürün veren yenilikçi öykücüler, daha önce denenmemiş anlatım biçimleriyle öykülerini zenginleştirmişler ve bu içerik- biçim farklılaşmasını kendilerine özgü vurgularla kişiselleştirme çabasına girmişlerdir. * Birey’i ve onun ruhsal durumunu, derin arzu ve düşüncelerini, insan bilincini temsil edecek giriftlikte bir dille ifade etmeyi amaç edinirler. Ferit Edgü’ nün şu düşüncelerini, büyük olasılıkla, 1950 kuşağı öykücülerinin çoğu paylaşır: Bugün ortalarda, üstünde konuşulan romanlara, öykülere bakın: Sonunda hepsinin tortusu, toplum romanlarının tek bir açıdan açıklanmaya girişilmesinden başka bir şey değildir. Pekiinsan, insan nerde kalıyor?* Ferit Edgü 1950 kuşağı öykücüleri gibi varoluşçuluğun etkisiyle öyküler yazmıştır. Şiddet, topluma ve kendine yabancılaşma,…

Read More
ANA

Şiir Yolculuğu Etkinliği – Ümit Yaşar Oğuzcan Durağı Burçin Laçin Altay ve Gülşah Demirci’nin beraber hazırladıkları ve “Şiir Yolculuğu” adını verdikleri şiirlerle şairler serüveninin bu seferki durağı aşkın ve ölümün şairi olarak anılan Ümit Yaşar Oğuzcan. Şairin hayatı ve edebi kişiliği şiirleriyle anılacak. Eskişehir’de Mahfil Sahne’de yer alacak bu etkinlik 8 Kasım Cuma günü saat 20.00’da şiirseverlerle buluşacak. Şiirlerin müzikle buluştuğu şiir yolculuğuna katılım göstermek isteyenler biletlere biletinial linklerinden ulaşabilir. https://biletinial.com/tr-tr/tiyatro/siir-yolculugu-umit-yasar-oguzcan-duragi

Read More
ANA

BÜLENT TÜSEN Aslıhan Tüylüoğlu, 2003 yılında başladığı şiir serüveninde, yedinci durağa Kaçkınpatı adlı şiir kitabıyla ulaştı. Şiir inceleme ve röportaj dallarında da ödül alan dosyalarını kitaplaştıran şair, Şiir üzerine düşünce üretmenin de olanaklarını araştırıyor her fırsatta. Her kitabında, belirli temaları gereksindiği biçim ve biçemle işleyen Tüylüoğlu’nun 2017’de Atila İlhan Ödülü alan kitabı “Gölge Günah ve Kedi” ile 2021 yılında çıkarttığı “Günlerle Bozmak” kitaplarını odağa alarak, şiir ve hayat hakkında söyleştik. Bülent Tüsen: Öncelikle kitap adlarınız dikkat çekiyor. Balkon Yalnızları, Yokuş Çıkan Su, Bir kadın Masalı, Kuşların Akşamı, Gölge Günah ve Kedi, Günlerle Bozmak ve Kaçkınpatı… Nermi Uygur: “Kitaplaşan edebiyat yapıtlarında…

Read More