Zeytin Akademi Edebiyat Çalışma Grubu yeni çalışmasını tamamladı. Modern Türk edebiyatında eserleriyle bir döneme damgasını vurmuş en önemli yazarlarından biri olan Leyla Erbil için hazırlanan çalışma, Derya Akar Balcı editörlüğünde hazırlandı ve aksisanat portal tarafından yayımlandı. Dosyada şu çalışmalar yer alıyor: https://www.aksisanat.com/2025/05/19/ezberbozan-edebiyat-direniscisi-leyla-erbil/ https://www.aksisanat.com/2025/05/19/metnin-direnisi-leyla-erbilin-edebiyatinda-mucadele/ https://www.aksisanat.com/2025/05/19/leyla-erbilin-eski-sevgilisinde-kendilik-sorunsali/ https://www.aksisanat.com/2025/05/19/kusaginin-ozgun-dili-leyla-erbil/ https://www.aksisanat.com/2025/05/19/bu-labirentten-cikmak-mumkun-mu/
Yazar: admin
Burçin LAÇİN ALTAY Leylâ Erbil, zamanın ötesinde, derinlerden yeryüzüne çıkan mutlak bir mücadele anlayışını benimseyerek duruşundan taviz vermeden direnişini yaşamın her alanında sürdüren ve edebiyatımızda yepyeni anlayışların peşinde koşan usta bir kalemimizdir. “gerçi insanın hakikatinin bulunabileceğini sanmasam da pek” Sözlerini sarf etse de kalemiyle, anlamsızlıklar içinde anlamları yüzdüren belirsizliklerden belirgin bir his, bir yapı arayan yazarımız Leyla Bilgin ismiyle 1931 yılında İstanbul, Fatih’te dünyaya gelir ve sonra da yazılarında bambaşka bir dünya yaratır ve şöyle bir sözle seslenir; “insan kendi hayatını sorgulamadan yaşamayı sürdürürse insan sayılmaz denildiği günler” Babası Hasan Tahsin Bey; Trabzon’a yerleşmiş Rumeli kökenli bir ailenin oğlu olan vapur…
Burçin Maya Çankaya Leyla Erbil, edebiyatımızda “mücadele” sözcüğünde kendini bulan, bu kelimenin anlamını anlatılarında tüm gücüyle hissettiren bir yazardır bana göre. O öykülerini modernizm ve postmodernizmin anlatım tekniklerinden yararlanarak ancak her iki sınıflandırmanın içine girmeyecek bir benzersizlikle yazmıştır. Leyla Erbil’in özgün bir edebiyat oluşturma arzusu Erbil’i geleneksel anlatının karakteristik özelliklerinden sapmaya; oluşturduğu sorgulayıcı, eleştirici ve özgürlükçü içeriğe uygun bir dil ile yazmaya yönlendirmiştir. Onun dili, üslubuna uygun olarak değiştirdiği kurallarla ve cümle yapısıyla mücadele ruhunu ortaya koyacak şekilde biçimlenmiştir. “Gecede” adlı öykü kitabında yedi öykü yer alır. Öykülerde geleneksel anlatım kırılır ve karakterlerin duygu ve düşüncelerinin sunulması, olay anlatımının…
Selda AKTAŞ 1950 kuşağının dili en etkin ve farklı kullanan yazarlarından biridir Leyla Erbil. Varoluşçuluğun “özgür seçim” ve bu seçimin gerektirdiği “eylem” ilkelerini öykülerinde daha başarılı bir şekilde yansıttığı, karakterlerinin kendilerini öteki insanlara bağımlı hissetmekten kurtarmaya çalıştıkları ve yabancılaşmanın neden olduğu “saçmalık” durumunda bile “isyan” fikrinden kopmadıkları görülür. Leyla Erbil karakterleri, ellerini kollarını bağlayan geleneksel inanışlarla mücadele eder. Erbil’in öykülerinde, kadın-erkek ilişkilerine, toplumsal baskılara ve önyargılara yönelik öfke ve isyan fikri, diğer öykücülere göre daha sert ifade edilmiştir.* Karakterlerinin dini, ideolojiyi, dayatılan kadınlık biçimini, aileyi, babayı, kocayı reddetmesi, onlarla çatışma halinde olması gerekir. Leyla Erbil eserlerinde bu figürlerle mutlaka karşılaşırız.…
Derya AKAR BALCI – önemli olan kendi bahçenizi yeşertmektir – Sait Faik’e göre usta hikâyeci, düzyazı ustası; Ahmet Arif’e göre şair, söz büyücüsü, olan Leyla Erbil; öykülerinde kısa cümlelerden ziyade uzun cümleleri tercih eder. Her ne kadar öykünün dili hangisine yatkınsa cümlelerin uzunluğunu öykü kahramanlarının karar verdiğini söyler bir söyleşisinde. “ …doğrusu ben onları uzun tutayım diye bir ön niyetim olmuyor, ancak ele aldığım insanlar, o deliler öyle yazdırıyorlar bana, başkası elimden gelmiyor…” Yazınsal yaratıcılığın gücüne inanan Leyla Erbil, her yazarın “kendisi” olmadan hiçbir şey olamayacağını dile getirir. Yazarın insana olan bakış açısının, dilini belirlediği düşüncesindedir. Herkesin sakatlanmış olduğu…
Esra ERK ÖZYİĞİT Bir cümle, kendi kendini yıkabilir mi? Bir sözcük söylenmeden unutulabilir mi? Anlatı henüz doğmadan sessizlikle boğulabilir mi? Bu soruların yanıtı bulunabilir mi, yoksa anlatının doğası gereği hep yanıtsız mı kalır? Hallaç, bu yanıtsızlıklar içinde varlığını bulur ve okuru belirsizliğin kıvrımlı yollarına sürükler. Bu kitaptaki öykülerde her cümle bir yıkımı yeniden inşa eder; her sözcük söylenmemişlerin yankısını taşır. Leyla Erbil’in dünyasında anlatı, geleneksel bir öykü anlatma biçimine hizmet etmez; aksine dağılıp çoğalırken biçim değiştirir. Sözcükler yankılanarak çoğalır fakat bir gölge gibi süzülür. Harfler yan yana dizilir ama cümleler anlamın sisleri içinde silinir. Okur belirsizlik içinde yönünü yitirir; metin…
Ayşe Özgür Aydoğan / Özgür Sinema Hayat İnsanlar kendi üzerlerinde etkili olan dış nedenleri bilmezler. Cahildirler bu konuda. Onun için eylemlerinde tümü ile özgür oldukları illüzyonuna kapılırlar. Galiba biraz da bu nedenle kadere kader denecektir. Spinoza Yedi yıl aradan sonra Zeki Demirkubuz, yine bir kadın ve bir erkeğin ilişkisini odağına alarak “Hayat” filmi ile karşımıza çıkıyor. Film bir yandan bize, Masumiyet ve Kader ikilemesini anımsatırken; bir taraftan da ilk defa toplumla uyum sağlamaya ve yazgısını kabullenmeye meyilli karakterleriyle Masumiyet ve Kader’den farklılaşıyor. Kadın karakter Hicran (Miray Daner), Sinop’un Boyabat ilçesinde anne ve babasıyla yaşamaktadır. Babası genç kızı Rıza (Burak…
Fotofilm Kültür Sanat ve İstanbul Gelişim Üniversitesi işbirliğiyle 6–8 Mayıs 2025 tarihleri arasında düzenlenen “Fotofilm 6. Uluslararası Kısa Film Festivali”, Firnas Salonu’nda gerçekleşen ödül töreniyle sona erdi. Festivalin ödül töreni ve kapanışı, 8 Mayıs Perşembe günü saat 17:30’da Firnas Salonu’nda gerçekleşti. Sinemaseverler, genç yetenekler ve profesyoneller bir araya gelerek festival coşkusunu birlikte paylaştılar. Törene İstanbul Gelişim Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kenan Aydın, Fotofilm Kültür Sanat Kurucu Başkanı Mehmet Oflazoğlu, Paris’teki partnerimiz Youality Uluslararası Kısa Film Festivali’nin Kurucu Başkanı Kamran Rassoolzadeh, Festival Direktörü Dr. Öğr. Üyesi Özlem Tuğçe Keleş, Festival Koordinatörü Arş. Gör. Bilge İpek,…
Edebiyatçı Koray Feyiz dört yeni kitabıyla okurlarını selamladı. Bir inceleme ve bir şiir kitabının yanı sıra Feyiz’in deneme metinlerinden oluşan iki kitapla beraber toplam dört kitap Artshop etiketiyle raflardaki yerini aldı. Koray Feyiz – (kfeyiz@gmail.com) ŞAİR, YAZAR, ELEŞTİRMEN ve ÇEVİRMEN, (doğ. İstanbul – Üsküdar, 09 Mayıs 1961-). İlk şiiri Varlık dergisinde 1987 yılında yayımlandı. Daha sonra aralarında Dergâh, Adam Sanat, Milliyet Sanat, Hürriyet Gösteri, Kitaplık, Mühür, Şiiri Özlüyorum, Yasakmeyve, Özgür Edebiyat, Sözcükler, Evrensel Kültür, Cumhuriyet Kitap, Edebiyat ve Eleştiri, Dize, Kıyı, Yazko Edebiyat, Sincan İstasyonu, Deliler Teknesi, Yedi İklim, Rind Edebiyat, Temrin, Karabatak, Kurgan Edebiyat, Yeni Papirüs, Caz Kedisi, Üvercinka,…
Beste NÂSIR (bestenasir@gmail.com) ‘‘Taze bir tohum hakikatlidir. En büyük boşlukların en derinlerine kök salar.’’ Clarissa Pinkola Estés ‘‘Kurtlarla Koşan Kadınlar’’ın yazarı Clarissa Pinkola Estés, bu defa da bir yüzü ‘‘Kalpten Gelen Armağan’’ diğer yüzü de ‘‘Yeni Tohumlar, Yeni Hayat’’ adlarını taşıyan kitabıyla yine hepimizi büyülüyor. Estés, iki yüzü olan bu kitabının ‘‘Kalpten Gelen Armağan’’ adını verdiği bölümünde matruşka bebekler gibi iç içe geçen ‘‘yeterli olana dair bilgece bir hikâye’’yi bizimle buluştururken ‘‘Yeni Tohumlar, Yeni Hayat’’ adını verdiği bölümündeyse yine iç içe geçen ‘‘asla ölmeyecek olana dair bilgece bir hikâye’’yi bizimle buluşturuyor. Benim içime de yeni tohumların atılmasına yardımcı olan bu…
Serap Karataş Akademi”nin kurucusu Serap Karataş, ilk kitabı “Annemin Hırkası” ile okurlarının karşısında. Anılan kitabın yayın danışmanlığını Mustafa Fırat, editörlüğünü ise Fatih Ergincan yapmış olup, 128 sayfadan oluşuyor. Kitabın tanıtım bülteni şöyle: ‘Hepimizin kendine ait masalları var. Bu masallarda da kendimizce uydurduğumuz, bizi kurtarmasını istediğimiz ya da beklediğimiz kahramanlarımız var. Ya da tam tersi, avuçlarımızın arasına alıp, bir serçe yavrusu gibi kaçmasın diye sımsıkı tuttuğumuz adına da kader dediğimiz kendimizden doğurduğumuz kurbanlarımız var. Cellatlarımızı başkaları sanırken kendi kurbanının katili olan bir ‘’BEN’’ var. Tutunduklarımız, tutunamadıklarımız, sevdiklerimiz, sevemediklerimiz, bazen kurban bazen de cellat olduğumuz hikâyelerimiz var. Kimsin sen? Kurban ya da…
Şair/yazar Berna Olgaç, yeni çocuk kitabı “Görünmez Kalem” ile okurlarının karşısında. Mühür Kitaplığı Yayınları tarafından basıma hazırlanan kitabın kapak görseli Canan Barış’a ait olup, 108 sayfadan oluşuyor. Berna Olgaç, “Görünmez Kalem” ile ilgili olarak şunları söyledi: “Türkçe dersi hariç diğer derslerde başarısız olan bir çocuğun, sözlüye kaldırıldığında görünmez olmayı dilemesi ve ona o anda görünmez bir kalemin yardım etmesiyle okul hayatının nasıl değiştiğini anlattım. Küçük okurlarım, maceralı ve gizemli olayların yer aldığı bu kitabımda, hikaye içinde hikaye okuyacaklar.” “Görünmez Kalem”in arka kapak yazısı ise şöyle: “Görünmez olmayı hayal ettiniz mi hiç? Örneğin çalışmadığınız bir dersten sözlüye kaldırılacağınızı hissettiğiniz bir an da,…
Mehmet Sait İmret, 1983 yılında Batman’da doğdu. Çukurova Üniversitesi Almanca Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu. Almanca-Türkçe ve İngilizce-Türkçe şiir çevirileri yaptı. Halen İzmir’de Almanca Öğretmenliği yapmaktadır. 2019 yılında “Üç Beş” adlı ilk şiir kitabı yayımlandı. İkinci şiir kitabı “camın ciğere gittiği” ise 2023 yılında Düşünce Yayınları’ndan yayımlanmış ve 2024 M. Sunullah Arısoy Şiir Ödülü’ne layık görülmüştür. *** Burçin L.A.: Düşünce Yayınları, Biz Poetik serisinden çıkan, camın ciğere gittiği şiir kitabı, yaşamı derinden hisseden bir kalemin acıları sakince canımıza batıran dizelerinden oluşuyor. Felsefi bir derinliğin ve acılı bir tarihin izinde ömrün dağılan bütün parçalarını toplayan şiirlerden oluşan bu kitabın öncelikle ismiyle başlamak…
Varlık’ta şiirleri yayımlanmayan bir grup şair dün gece Varlık dergisinin önünde eylem yaptı. Kendilerinin şu ana kadar Varlık harici onlarca dergide yazdığını belirten grup şiirlerinin artık Varlık’ta yayımlanmasını istediklerini dile getirdi. “Varlık’ta yayımlamayanı şairden saymıyorlar. Bir bak Orhan Veli’den Turgut Uyar’a bütün önemli şairler orda yazmış” tepkisiyle seslerini duyurmaya çalıştı. Cenk Orman adlı şair “Biz kendini beğenmiş, kibir budalası şairler değiliz ancak Varlık’ta şiiriniz olmayınca bu camia sizi adamdan pardon cinsiyetçilik olmasın şairden saymıyor. Biz ne yapalım” diyerek haklı tepkisini dile getirdi. Bir başka şair de kendileri kadar iyi olmayan birçok kişinin şair sayıldığını ve ödül aldığını, artık gerçeklerin…
Dosya: Değişen Popüler Kültür – Mutlu Binark, Hüseyin Köse, Tuba Pırlant Yılmaz Dosya: Orhan Alkaya Şiiri – Şeref Bilsel, Engin Fırat Yazı: Can Alkor’da Şiir ve Çevirinin Ortak Yaşamı (Efe Murad) – Seramik Sanatı: Alev Ebüzziya Siesbye ile Söyleşi (Fatma Berber) – Zülfü Livaneli: “Mutluluk” ve Meleknaz (Lütfi Özgünaydın) – Türkçe Günlükleri (Feyza Hepçilingirler) – Hayatı İdrak Teşebbüsleri: Yaralar ve Yamalar [18] (Murat Batmankaya) – Tarih, Travma ve Mehmet Atilla’nın Paramparça Romanları (Semiramis Yağcıoğlu) – Resim Sanatı: Emel Azal ile Söyleşi (Hıdır Eligüzel) – Yeni Şiirler Arasında (Şeref Bilsel) – Yeni Öyküler Arasında (Jale Sancak) Şiir: Abdülkadir Budak, Hüseyin Ferhad,…
Kültür, Sanat ve Edebiyat Dergisi “Edebiyatist”in 58. sayısı (Mart-Nisan 2025), editörlüğünü Bayram Sarı’nın yaptığı “Leyla Erbil” dosya konusuyla çıktı. Leyla Erbil’in Türk edebiyatındaki özgün konumunu dosya yazarları Halit Boztepe, Bayram Sarı, Galip Çağ, İlay Bilgili ve Sadık Güvenç inceledi. Kapak çalışması M. Raşit Bal tarafından yapılan dergi, 64 sayfadan oluşuyor. Anılan dosya dışında poetik bakış yazarları olarak Gülşah Demirci, Efnan Ezenel ve Burçin Laçin Altay; öyküleriyle Özge Akdeniz, Özge Karaçöl Özgür, Ahmet Zeki Yeşil, Ebru Coşkuner, Yonca Yaşar, Çağrı Öztürk, Mehtap Sezer,Fatma Koşubaşı, Hande Başpınar Karalar, Talin Azar, Sevil Eryaşar, Deniz Yılmaz Akman ve Ülkü Oktay; şiirleriyle Murat Aydın, Meki Ekin,…
Derya AKAR BALCI Esra Sağlık’ın “dünya çıplak sarıl biraz”* Eseri Üzerine İnceleme Kurmaca dünyanın güzellikleri ve estetik algısı içerisinde ayrı bir yeri olan şiirin duygulardan düşüncelere, düşüncelerden duygulara doğru evrildiği günümüzde, yaşamın güzellikleri bizler için sunulmaya devam ediyor. Kendini sevgiden yoksun hisseden insanın sığınacağı bir kucak olan şiir, her gün daha da yalnızlaşan ruh iklimimize bir damla su olup deryalara akıyor. Usta öykücümüz Sait Faik, “Her şey, bir insanı sevmekle başlayacak!” diyerek sevgisiz bir dünyaya sevgi tohumları ekmeyi başarmıştı. Günümüz şairlerinden Esra Ünal Sağlık da “dünya çıplak sarıl biraz” adlı eserindeki şiirleriyle Sait Faik’in öncüsü olduğu “sevgi yolu”nda ilerlemektedir. “…
Özcan Öztürk: Yaşıyor Musun Diye Kontrol Ettim ilk öykü kitabın olmasına rağmen acemilikler ve heyecanlardan uzak bir dil mevcut. Yazarın ‘öykü’sü tutkularının izdüşümüdür. Yaşamın yazdıklarını nasıl etkiliyor? Hakan Kaya: Yaşamım bir kaos. Açıkça belirtilebilir. Bir sonraki günüm nasıl geçecek bilemiyorum. Bunun sebepleri var elbette ama yaşamımı tanımlamam gerekirse ‘kaos’ en uygun kelime olacaktır. O yüzden yazdıklarımda kaostan besleniyorum. Bir yerdeyim ve sürekli bir şeyleri tekrarlayan birini mi gördüm, tamam o artık benimdir. Benim öykümün bir noktasında yer alacaktır. Hastanede psikiyatri bölümünün önündeyim ve bir danışan mı gördüm? Ve hareketleri ilgimi mi çekti, üzgünüm ama artık benim öykümde yerin var. Artık…

