Edebiyat dünyasının yeni soluklarından Osman Erkan, son şiir kitabı “Şeylere Bulaşım” ile okurlarını anlamın ötesinde, hislerinin derinliğine davet ediyor. Emel Seçkin’in “ruhu dinlendiren bir eser” olarak tanımladığı kitap, modern insanın kırılganlığını sarsıcı bir dille ele alıyor.
Turgut Uyar’ın o meşhur “Keşke bir şiir okumuş, bir kedi sevmiş olsaydınız. Belki bu kadar dünyayı kirletmezdiniz…” dizelerini anımsatan bir atmosferle okurunu selamlayan Osman Erkan, “Şeylere Bulaşım” adlı yeni kitabıyla şiirseverlerin radarına girdi.
Alışılmışın Dışında Bir Dil: Hissetmeye Davet
Kitap üzerine bir değerlendirme paylaşan Emel Seçkin, Erkan’ın şiir dilinin alıştığımız kalıpların sona erdiğini vurguluyor. Cümlelerin saklandığı şekilde kırıldığı, yerinden oynatıldığı bu özgün üslup; okuru sadece metni okumuyor, dizelerin arkasında saklı hüzne dokunmaya çağırıyor. Seçkin’e göre bu “karmaşa”, aslında çağın yalnızlığını ve insanın içsel kırılganlığını yansıtmak için seçilmiş estetik bir tercih.
“Anlamak Zorunda Değilsiniz, Hissetmeniz Yeterli”
Osman Erkan, “Şeylere Bulaşım”da okuru doğrudan bir anlam arayışına itmek yerine, duygu dünyasında bir ortaya çıkıyor. Şiirlerdeki sızı, korku, yalnızlık ve adaletsizlik karşısında sessiz çığlıklar, satırların aralarında yankılanıyor. belleğin özetleyen şu dizeleri ise okurun zihninde derin izler bırakılıyor:
“bir yaraya annelik ediyor tenha sızdıran keman sesi”
İnsana Dair Ne Varsa Bu Kitapta
Kıskançlıktan ikiyüzlülüğe, yalnızlıktan toplumsal yaralara kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan eser, “ruhu dinlendiren” ve insanın kendisini yüzleştiren bir yapıya sahiptir. Edebiyat dünyasında yankı uyandırması beklenen “Şeylere Bulaşım”, tüm seçkin platformlarda yer alıyor.
Şiirin iyileştirici gücüne inanan ve dünyadan kaçıp bir mısraya sığınmak isteyen tüm okurlar için “Şeylere Bulaşım” , mutlaka keşfedilmesi gereken bir durak.


