Yazar: admin

ANA

Röportaj ve fotoğraflar: Neslihan Perşembe Kulakoğlu Kitapları okurlarla buluşan uzun yılların basın emekçisi Gazeteci-Yazar-Şair Tuğçe Yerdelen, yazı yazmanın kendisi için nefes almakla eşdeğer olduğunu söylüyor “Bir akşam vakti,/Ay henüz kızıllaşmamışken,/Gençliğim, huysuz bir yıldız peşinden,/ Koşarcasına gitti.” Tuğçe Yerdelen’in ‘Huysuz Yıldız’ adlı şiirini okuduğunuzda kendisini yaşlı bir insan zannedebilirsiniz. Oysaki Tuğçe, 30’lu yaşların sonuna yaklaşan genç bir kadın. Hayatın sürekli sınava çeken duruşunda iyi notlar almayı başarmış bir insan. Basında uzun yıllardır bir emekçi. Birçok basın emekçisi gibi o da bir dönem işsiz kaldı. İzmir’de baktı ki iş olanakları sınırlı, Reşat Nuri Güntekin’in ‘Çalıkuşu’ romanından Feride karakteri gibi Anadolu’nun bağrında bir…

Devamını Oku
ANA

Tahir Abacı, editörlüğünü Rabia Çelik Çadırcı’nın üstlendiği “Yüzyıllık Şiirimiz Üzerine Görüşler” soruşturması kapsamında soruları yanıtladı. Sorulara ilişkin düşüncesini ortak bir metinle ifade eden Abacı’nın yanıtı şöyle: Hece dergisinin Karl Marx özel sayısında yer alan, sonradan “Kültür, Sanat ve Toplumsal Dönüşümler” kitabıma da aktardığım “Türkiye’de Sosyalist Siyaset ve Sanatın Oluşumu Üzerine Notlar” başlıklı yazımda şöyle demiştim: “Sözgelimi bir şiir antolojisi düzenleyicisinin şairleri illa da dünya görüşlerinden de pay alan tematik kümeler içinde – ve orantısı değişen paydaları kollayarak – ele alma çabası içinde olduğunu görebiliriz. Böyle bir antolojide ya da bir analizde şairleri “modernist” “toplumcu” “mistik” biçiminde kümeleştirseniz kimse yadırgamaz. Şiir:…

Devamını Oku
ANA

Baki Ayhan, “Yüzyıllık Şiirimiz Üzerine Görüşler” soruşturması kapsamında Rabia Çelik Çadırcı’nın sorularını yanıtladı. Gelecekte şiir için geçmişe dönük çalışmalar yapıldığında, şiirlerin yanı sıra şiire dair konuşulanlar, değerlendirmeler de önemli bir yer tutacaktır. Bu sebeple gelenekten ister doğrudan, ister eleştirel biçimde olsun bir şekilde yararlanılacaktır. Geçmişin veya bugünün şiirine övgü ya da yergi de bulunmak için gelecekte başvurulacağını düşündüğüm, bugünün şairleriyle yüzyıllık şiirimiz üzerine görüşlerini sordum. Geleceğe katkısı bulunması temennisiyle… “Gelenek, bir bütündür; bütün ‘bütün’ler gibi, parçaları olan bir bütün!” (Hilmi Yavuz- Yakın Dönem Türk Şiiri) Cumhuriyet dönemi boyunca şiir topluluklarına baktığımızda, Beş Hececiler, Milli Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir, Yedi…

Devamını Oku

1974 ‘te Üsküdar’da doğdu. Üsküdar Burhan Felek Lisesi’nde ortaöğretimini tamamladı, İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olduktan sonra Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Yönetim Organizasyon yüksek lisansı yaptı. Sosyoloji alanında eğitimini sürdürmektedir. İlk öyküsü “Portakallar ve Üzümler”, Deliler Teknesi dergisinde yayımlandı. Yazdığı öyküler ve masallar Türk Dili, Edebiyat Nöbeti, Kurşun Kalem, Güncel Sanat, Acemi, Son Gemi, Caz Kedisi, Tmolos gibi çeşitli dergilerde kendine yer buldu. Masal anlatıcılığı ve Çocuk Edebiyatı alanlarında çalışmalarına devam etmektedir. Güncel Sanat Dergisi’nin 11. Öykü ve Kaygusuz Abdal Şiir Yarışması’nda “Leylakların Altında” adlı öyküsüyle Güncel Sanat Öykü Ödülü’ne layık görüldü. Kitapları: Rüzgâr Fısıldarken    Kanguru…

Devamını Oku
ANA

Zahide Koçyiğit Sevgili Bir Hazin Hürriyet, Nazım Hikmet seni yazdığında yıl 1951 idi. Yetmiş yılı aşkın bir süredir demini almaktasın. Hüzünlü bir sitemden doğmuşsun belli. Ölmezlenmişsin bir ustanın kaleminden çıkmakla. Asıl efsunun bu değil yine de. Yarım asrı geçkin zamandır değişmemiş büyük insanlığın maruziyeti. İşte bu acıklı güldürüde, senin anda içimize salmaya devam ettiğin hınç sürüyor. Değişmedi ki o büyük insanlık, değişsin toprağının yazgısı. Yazgısını göklerde aradıkça ellerindeki ışığı çaldılar oysa. Çabasızdı inanmak bilmekten. Hürdü nasılsa büyük insanlık inanmakta.“işler ömrün boyunca durup dinlenmeden yalan değirmenleri/büyük hürriyetinle parmağın şakağında düşünürsün vicdan hürriyetiyle hürsün!” diyerek neye inandığımızı hatırlatman gibi. Sendeki kadar özgürüz…

Devamını Oku
ANA

İsmail Cem Doğru’nun yeni şiir kitabı Çiçek Kokusu İllegal raflardaki yerini aldı. 2016 yılında yayımlanan ilk şiir kitabı Ara’nın ardından toplumsal ve bireysel duyarlılığın tonunu yükseltmeyi sürdürdüğü yeni kitabı Çiçek Kokusu İllegal, şairin 2013 ile 2020 yılları arasında yazılmış şiirlerinden oluşuyor. Toplumsal hafızanın sınırlarını gözlemleme arzusunu ortaya koyan Çiçek Kokusu İllegal otuz şiirden oluşuyor. Kitabın arka kapağında ise şu dizeler paylaşılmış: öyle de duruyorum her odaya üç şerit sanat eseridiye bazı günahların sözünü kesmek istemiyordinleniyor, sonra diyorum karanfil uzat halka aitbir alan burası hadi boşalt, sonra boşal ülkeninlobisinde saklı faiz sen canımın iç sayfasıher bir yapraklı yonca gelin bu ülkeyiavm…

Devamını Oku
ANA

Koray Feyiz’in yeni kitabı raflardaki yerini aldı. Feyiz’in şiire dair birikimlerini inceleme ve araştırmalarıyla birleştirdiği “Dante’nin Cehenneminde Yanan Bahtsız Mühür Kitaplığı etiketiyle yayımlandı. Bu tür çalışmaların giderek azaldığı bir dönemde ıslarla şiirin düşünsel boyutları hakkında çalışmaya devam eden Feyiz’in cümlelerinden oluşan arka kapak metni ise şöyle: “Bizde güçlü bir şiir geleneği yok elbette. 1920’li yıllardan 2000’li yıllara uzanan süreç, çağdaş şiirin oluşum çizgisinde farklı eğilimleri, farklı yönelimleri ortaya çıkardı. Ama bu süreçte, yeni bir şiirin oluşumundan söz etmek pek mümkün değildir. Batı’dan teknik olarak, tema olarak, düşünce olarak çok şey alındığından ortaya çıkan da tam anlamıyla bir aktarım olmuştur. Şiir,…

Devamını Oku
ANA

Burçin Laçin Altay ve Gülşah Demirci’nin beraber hazırladıkları ve “Şiir Yolculuğu” adını verdikleri şiirlerle şairler serüveninin bu seferki durağı Didem Madak. Yoğun ilgi çeken etkinliğin bu bölümünde de hayatı, edebi kişiliği, şiirleri ile Didem Madak anılacak. Eskişehir’de Mahfil Sahne’de yer alacak bu etkinlik 22 Nisan Pazartesi günü saat 20.30’da şiirseverlerle buluşacak.

Devamını Oku
ANA

Gelecekte şiir için geçmişe dönük çalışmalar yapıldığında, şiirlerin yanı sıra şiire dair konuşulanlar, değerlendirmeler de önemli bir yer tutacaktır. Bu sebeple gelenekten ister doğrudan, ister eleştirel biçimde olsun bir şekilde yararlanılacaktır. Geçmişin veya bugünün şiirine övgü ya da yergi de bulunmak için gelecekte başvurulacağını düşündüğüm, bugünün şairleriyle yüzyıllık şiirimiz üzerine görüşlerini sordum. Geleceğe katkısı bulunması temennisiyle… “Gelenek, bir bütündür; bütün ‘bütün’ler gibi, parçaları olan bir bütün!” (Hilmi Yavuz- Yakın Dönem Türk Şiiri) Cumhuriyet dönemi boyunca şiir topluluklarına baktığımızda, Beş Hececiler, Milli Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir, Yedi Meşaleciler, Saf Şiir Anlayışını Sürdüren Şiir, Toplumcu Gerçekçiler, Garip Şiiri, Hisarcılar, İkinci Yeniciler…

Devamını Oku
ANA

Türkiye’de edebiyat öğretmeniyken evlenip 1990 yılında Almanya’ya yerleşen Trabzonlu iş insanı Sait Çelik, başarısının sırlarını aile, disiplin ve çalışmak olarak açıkladı. Aynı zamanda Avrupa Trabzon Dernekler Federasyonu 2.Başkanı olan Sait Çelik, “Başarının kaynağında önce eğitim, daha sonra ise disiplin ve çalışmak var. Bu başarıda ailenin yeri kuşkusuz çok önemli” dedi. Sait Çelik’in, Almanya’da inşaatlarda çalışarak başlayan iş hayatı, kendi alanında önde gelen firmalardan biri olan “S&H Çelik İnşaat” şirketinin patronluğuna kadar uzanıyor. Bu örnek başarı hikayesinde, sözünü ettiği faktörlerin etkisi büyük. Son dönemde, telekominikasyon alanında önemli yatırımlar yapan Unitymedia Firması olarak, Kuzey Ren–Vestfalya Eyaletinde 65 çalışanıyla hizmet verdiklerini belirten Sait Çelik, “Bilimin…

Devamını Oku
ANA

Aksisanat portalda Rabia Çelik Çadırcı’nın sorularını yanıtlayan Neslihan Yalman, cumhuriyet tarihinde şiir adına yaşanmış önemli yenilikler üzerine konuştu. Şiirimizin erkek-egemen bir sesi olduğunu, hatta kimi kadın şairlerin de bu dil ve ideolojiyle şiir yazdığını belirten Yalman, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bence, şu dönem kadın şairlerin sayılarındaki artış; şiirde erotizm, cinsellik, beden, psikolojik sıkıntılar, yüzleşmeye cesaret edilemeyen çelişkiler üstüne şiir yazılmaya başlaması önemli bir şeydir. Tabii bunlar hakkında da daha henüz kendini aşabilmiş çok fazla şair ve şiir yoktur.” Neslihan Yalman’ın yanıtlarının devamını ve soruşturmanın tamamını okumak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz: https://www.aksisanat.com/2023/04/22/17783/

Devamını Oku
ANA

Aksisanat portalda Rabia Çelik Çadırcı’nın sorularını yanıtlayan Gülümser Çankaya, kuşak tartışmalarına bir yenisini ekledi: “Bence bizim kuşağın şiir deviniminin adı Bütünsel Modern olmalı.”dedi. Öneride bulunduğu şiiri açımlayan Çankaya sözlerini şöyle sürdürdü: “Şiir geleneğinin ya da diğer sanat disiplinlerinin her bir olanağını kullanıyoruz çünkü. Kuralsızlık kuralın kendisi. Mülkiyetsiz bir ışık olma durumu belki de. Önerdiğim şiir bu. En azından kendim için.” Gülümser Çankaya’nın yanıtlarının devamını ve soruşturmanın tamamını okumak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz: https://www.aksisanat.com/2023/04/22/17783/

Devamını Oku
ANA

Edebiyatçı Nilüfer Altunkaya yeni bir atölye çalışması için kolları sıvadı. Altunkaya’nın yeni çalışması sanatseverler tarafından ilgiyle karşılandı. Nilüfer Altunkaya konuyla ilgili düşüncelerini paylaşırken “Nitelikli bir okur ve yazar olabilmenin yollarından biri de okuduğumuz kitapların alt metinlerini çözümleyebilmekten geçiyor. “şeklinde konuştu. Atölye programının tanıtım metninde ise şu ifadelere yer verildi: Eleştirel okuma alanında deneyimli bir yazar olan Nilüfer Altunkaya bize bu yolculukta bambaşka pencereler ve yeni bakış açıları kazandırıyor. Nilüfer Altunkaya ile yapacağımız bu Eleştirel Okuma Atölyesi’nde, edebiyat tarihine iz bırakmış olan kitapları ve yazarları belki ilk kez, belki yeniden okuyacak, yazarın biyografisinden ve yapıtlarının genelinden yola çıkarak edebi kişiliklerine ışık…

Devamını Oku
ANA

Almanya/Wuppertal ’de yaşayan şair-yazar Haydar Doğan’ın yeni kitabı “İklimsiz Başaklar” çıktı. Klaros Yayınları tarafından basıma hazırlanan kitap 89 sayfa olup, 48 şiirden oluşuyor. Kapak tasarımı, Hakan Kaya’ya ait. “İklimsiz Başaklar”ın arka kapak yazısı ise şöyle:bir ölünün cebinden çıkan not:”herkes beni şair sanıyorduoysa ben sadece aşıktım” Haydar Doğan yeni kitabıyla ilgili olarak, “Şairlik bir sevda işidir. Yüküm şair olsun, şiir olsun. Geldiğim toprakların acısını taşıyorum sırtımda. Bunu, bu kitabımda yer alan şiirlerime yansıtabildiysem ne mutlu bana. Çünkü aslolan dünyayı yorumlamak değil, onu değiştirmektir” şeklinde konuştu. Haydar Doğan, 1968 yılında Malatya’da dünyaya geldi. 1995 yılında, Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği…

Devamını Oku
ANA

Yüzyıllık Şiirimiz Üzerine Görüşler Gelecekte şiir için geçmişe dönük çalışmalar yapıldığında, şiirlerin yanı sıra şiire dair konuşulanlar, değerlendirmeler de önemli bir yer tutacaktır. Bu sebeple gelenekten ister doğrudan, ister eleştirel biçimde olsun bir şekilde yararlanılacaktır. Geçmişin veya bugünün şiirine övgü ya da yergi de bulunmak için gelecekte başvurulacağını düşündüğüm, bugünün şairleriyle yüzyıllık şiirimiz üzerine görüşlerini sordum. Geleceğe katkısı bulunması temennisiyle… “Gelenek, bir bütündür; bütün ‘bütün’ler gibi, parçaları olan bir bütün!” (Hilmi Yavuz- Yakın Dönem Türk Şiiri) Cumhuriyet dönemi boyunca şiir topluluklarına baktığımızda, Beş Hececiler, Milli Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir, Yedi Meşaleciler, Saf Şiir Anlayışını Sürdüren Şiir, Toplumcu Gerçekçiler, Garip…

Devamını Oku
ANA

Aksisanat portalda Rabia Çelik Çadırcı’nın sorularını yanıtlayan Hayri K. Yetik, edebiyatın itibarsızlaştığına ve şiirin işlevsizleştiğine dikkat çekti: “Yazınsal değerlerin yerini liyakat değil sadakat, yani yazın dışı ölçütler almaya başlamıştır.” dedi. Edebiyat tarihinde yer kapmak için gruplaşan, ahbap çavuş ilişkileriyle şiir sahnesinde rol alanlar olduğunu öne sürerek: “Bunlar edebiyatın imitasyonudur, demosudur. Zihniyetin zemini de kültür endüstrisidir, piyasa ekonomisidir, reklamasyon, simülasyon, dezenformasyon ve post-truht oyunudur.”dedi. Yetik’in yanıtlarının devamını ve soruşturmanın tamamını okumak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.

Devamını Oku
ANA

Arife Kalender, Aksisanat portalda Rabia Çelik Çadırcı’nın sorularını yanıtladı. Şiirimizin çeviri ve dünyadaki yerini yorumlayan Kalender; “Çevirinin kurum ve kuruluşlarla yürütülüp desteklenmediği sürece, bir ulusun şiiri yeterince tanıtılamaz. Çeviri ve tanıtımlar bizde bireysel ve ahbap çavuş ilişkileriyle yürüyor. Denetim, eleştirmen yok.” dedi. Ancak dil bilen şairlerin yurtdışında tanınmasına yönelik avantajlı olduğunun altını çizen Kalender, sözlerine şöyle devam etti; “Dil bilen, yurt dışıyla bağı olanlar en büyük şair!” Arife Kalender’in yanıtlarının devamını ve soruşturmanın tamamını okumak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.: https://www.aksisanat.com/2023/04/13/rabia-celik-cadirci-sairlere-soruyor/

Devamını Oku
ANA

Levent Karataş Ece Ayhan’ın 1993 yılında Nokta Dergisi’nde Müslüm Batuk’a verdiği röportajda kullandığı ifadeleri hatırlatarak söyleşiyi yeniden gündeme getirdi. Karataş, söyleşinin edebiyat tarihi açısından önemine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: “Önemli buluyorum. Çünkü Ece Ayhan’ın dürüst, cüretkâr, kendine özge söyleminin yalnızca şiirde ve düzşiirlerinde değil; metinlerinde de tarihi bir dil dönemecinin apaçık öncüsü olduğu görüşündeyim. Şairin özellikle İkinci Yeni ekseninde, dönemin kalemefendilerinin isimlerini bir bir cesaretle anarak söyledikleri şimdi hâlâ güncelliğini koruyor. Dolayısıyla Ece Ayhan ve doksanlı yıllarda şiirde iyi örnekler vermiş, sonraları şiirle belki de yayınlama ilişkisini kesmiş Müslüm Batuk söyleşisinin zihin açıcı ve bir döneme ışık tutacağı görüşüyle…

Devamını Oku