Burçin LAÇİN ALTAY MASALLARDAN GERÇEKLİĞE UZANAN GECEGEZEN KIZLAR TOMRİS UYAR Gecegezen Kızlar, Tomris Uyar’ın 1983’te yazdığı ve Halk Edebiyatının önemli bir türü olan masallardan gerçekliğe uzanırken metinlerarası bir ilişki de kuran öykü kitabıdır. Yapı Kredi Yayınları’ndan yayımlanan yeniden basımında arka kapakta, kitabı tanıtan şu cümle bütün anlatılmak istenenin özetidir adeta; “Yersiz ve adsız eski masal kahramanlarının birer öykü bireyi olarak çağımıza dönüşüdür Gecegezen Kızlar.” Tomris Uyar da, kitabın “Öyküye Girerken” kısmında öykülerde yapmak istediğini şöyle anlatıyor; “Ben bu yersiz ve adsız kişileri, masalın belirlediği serüvenin ormanından, kan, post ve buğu tüten yoldan çekip çağımıza, günümüze getirmek istedim.” Yine bu…
Yazar: admin
Burçin MAYA ÇANKAYA Tomris Uyar, öykülerinde bireyin iç dünyası ve toplumsal gerçekleri harmanlayarak anlam katmanlarını iç içe gömdüğü, yalın diliyle bu katmanları anlatan modern edebiyatımızın özgün öykücülerinden biridir. Onun öyküleri modern çağ insanının iç dünyasına tuttuğu büyüteçle ayrıntılanan, karmaşık görünen duygu dünyalarını ve hatta ilişkilerini de aydınlatan çatışmaları ve seçimleri arasına sıkışmış karakterlerini olağan sadeliğiyle akan, etkileyici bir dille anlatan kıymetli bir yazardır. Öykülerin Başı Sonu adıyla kitabın sonuna eklenen metinde Tomris Uyar, “Ölüm” sözcüğüyle adını yan yana bile getirmek istemediği Bilge Karasu’dan bir öğrencisinin ölüm haberini alması üzerine Aramızdaki Şey adlı öyküsünü yazdığından söz eder. Bu esnada Bilge Karasu,…
Selda AKTAŞ Tomris Uyar, 15 Mart 1941 yılında İstanbul’da doğdu. Babası hukukçu ve yazar Ali Fuad Gedik, annesi hukukçu Celi Hanımdır. İlkokulu Taksim Yeni Kolej’de, ortaokulu İngiliz Kız Ortaokulu’nda okuduktan sonra Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi’nde Gazetecilik Enstitüsü’nü bitirdi. 1969 yılında Turgut Uyar’la evlendi, bu evlilikten bir çocuk sahibi oldu. Tomris Uyar, 1950’li yıllarla birlikte Türk hikâyeciliğinde önemli bir yer edindi. Klasik hikâye anlayışından sıyrılarak yeni biçimsel arayışlarda bulundu ve şiirsel bir dil kullandı. Onun hikâyeciliğini iki döneme ayırabiliriz. İlk dönem hikâyelerinde şiirsellik daha baskındır. Çoğunlukla aileyi ve evliliği konu olarak seçen Tomris Uyar, hikâyelerinde kadın karakterlere…
Derya AKAR BALCI -Tomris Uyar’ın Dizboyu Papatyalar Öyküleri Üzerine Bir İnceleme- seni sonsuz biçimde buldum o biçimi almıştın sandviçlerle, kötü şehirle, terle baş başa kalmıştın … denizi ve ormanı, açlığı ve başkaldırmayı ayırmadın bırakılmış bir köşebaşının en güzel tanımıdır adın seversin diye söylerim her şeyi, sana uygun olsun çünkü her şeyin birbirine uygununu sen bulursun gel ellerini ver en güzel ellerini öyle ruhum, ateş yüreğimi kokum, birlikte öyle ( Turgut Uyar – Tomris için şiir çalışması) Çağdaş öykücümüz, çevirmen, değişen koşullara ayak direyen, kendini uyumsuz olarak adlandıran, sevgi dolu, yaşam dolu bir anne Tomris Uyar… Gerçek ya da gerçeğe…
Esra ERK ÖZYİĞİT BAKIR GİBİ SESSİZ İPEK GİBİ EKSİK “Mektubu bitirdim. Tamamlayamadan. Yine yarım, eksik kaldı. Yine sağlam.” (Tomris Uyar-Temmuz) Bir kitabın daha ilk satırında durup kaldığınız oldu mu hiç? Bazı kitaplar kapısı aralık kalmış ev gibidir. İçerisi karanlık, sessiz. Girmek istersiniz ama bir şey sizi o eşikte tutar. Tomris Uyar’ın İpek ve Bakır’daki öyküleri de işte böyledir. İçeri çağrıldığınızı hissedersiniz ama orada neyle karşılaşacağınızı bilmezsiniz. Tomris Uyar kapıyı aralar, sizi içeriye davet etmez, öylece bekletir. Anlatı başlar ama hep bir yerde duraksar. Tamamlanmadan devam eder. Aklınızda kalan hep o tamamlanmamış parçadır. Bu eşikten içeri adım attığınızda, anlatının dili sessizliğe…
Dosya: “Kitle Kültürü” – Merve Zeynep Sarıbek, Hüseyin Köse, Tuba Pırlant Yılmaz Yazı: Nietzsche’nin Paltosunu Yoklamak (Bülent Ayyıldız) – Müzik Sanatı: Fatma Said ile Söyleşi (Fatma Berber) – Macondo: Márquez’in Kozmosu (M. Sait Taşkıran) – Mesafenin Şiddeti (Cihan Ülsen) – Esin Aykanat Avcı ve “Yaşama İhtimali” (Hıdır Eligüzel) – Sinoloji Nasıl Anlatılır: Gonca Ünal Chiang ile Söyleşi (Mine Bican) – Rüzgâr Odası (Yavuz Özdem) – Hayatı İdrak Teşebbüsleri: Yaralar ve Yamalar [21] (Murat Batmankaya) – Türkçe Günlükleri (Feyza Hepçilingirler) – Yazar, Eleştirmen, Kültür/Sanat, Düşünce İnsanı Feridun Andaç (Lütfi Özgünaydın) – Yeni Şiirler Arasında (Şeref Bilsel) – Yeni Öyküler Arasında (Jale…
“ÜÇ ŞAİR Eğer onları yakmasalardı, gece kayaları yatıştıracaktı, yağmur boşuna yağmış olmayacaktı.” Salih Bolat Çıngıraklı Sokak Aylık Şiir Gazetesi 31. sayısı çıktı. Gazete bu ay Sivas kıyımına tanıklık ediyor. Dinmeyen yangından kulaklarımızda yankılanan Metin Altıok, Behçet Aysan ve Uğur Kaynar’ın dizelerini döşüyor sayfalarına ve pek çok şair ve yazarın bu unutulmayacak zulme yazdığı şiir ve yazıları getiriyor okuru önüne. Zeynep Altıok “Bitmeyen Temmuz” diyor, Tuncer Uçerol yakın zamanda yitirdiğimiz Kemal Özer’in Sivas kıyımı üzerine yazılarını derleyerek yazarımız üzerinden selamlıyor yıldönümü. Faris Kuseyri Metin Altıok’un şiirini düşünürken, Ertan Mısırlı 33 can için bir iç çekiyor; Mustafa Köz ise dünya karmaşası içinde…
Genç sanatçı Burak Ertan, yaza girerken “Alabora” ile müzik severlerin karşısında. Bir pop eseri olarak öne çıkan “Alabora”, etkileyici melodi ve temposunun yanı sıra, içten anlatımıyla kalplere dokunacak. Burak Ertan yeni şarkısı için, “Müzikal yolculuğumda, içime sinen bir çalışma oldu. Beğenileceğini umuyorum. Çok heyecanlıyım” şeklinde konuştu. 20 Haziran’da, “Süper Müzik” etiketiyle dijital platformlarda yerini alacak olan “Alabora”nın söz ve müziği Burak Ertan’a; aranjörü Koner Memili’ye ait. Şarkının klibi, Yunus Emre Çakmak tarafından çekildi. Burak Ertan, daha önce “Uzağından”, “Keşke”, “Önümüz Yaz” ve “Arada Bulutlar” gibi sevilen şarkılara imza atmıştı. Burak Ertan kimdir? Müziğe 12 yaşında babasının hediye ettiği gitarla başladı.…
Edebiyat tarihçiliğinin yanı sıra eleştirel yazıları ile de tanınan yazar Kemal Bek’in “Olağanüstü Dünya” başlıklı kitabı, h2o kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı. Özcan Özen tarafından yayına hazırlanan ve 128 sayfadan oluşan kitabın kapak görseli, Sevil Tarla’ya ait. Kemal Bek, “Olağanüstü Dünya” hakkında şunları söyledi: “Anlatımlarındaki ‘çok renklilik’ten de anlaşılacağı üzere, kitaptaki öyküler çok uzun bir süreçte yazıldı. Her öykücü gibi, ben de kendi yaşamımdan ve gözlemlerimden yararlandım; ‘sıradan insan’ı anlatmaya, hafif gülmeceyle dramı bir arada vermeye çalıştım.” Hayatı anlatan öykülerden mizahı dışlamak mümkün mü? “Olağanüstü Dünya”da, sıcak ve samimi, yer yer gülümseten 13 öykü yer alıyor. Kemal Bek’in, öykülerinde kullandığı özenli dil gözden kaçmıyor.…
Sevgili Yaser Bereketoğlu edebiyata şiirle başladınız (“Sığınak[1], Siz Güzeldiniz – Sonrasız Zamanlarda[2]”). Sonra “Ugarit’te Son/Bahar[3]”) romanını çıkardınız. Sanırım bu roman da Ugarit uygarlığı ile ilgili dünya ölçeğinde yazılmış ilk kurgu. Ardın da geçtiğimiz günlerde “Her Kuş Kendi Türüyle Uçar[4]” öykü kitabını yayımladınız. Hâlâ şiir yazıyor musunuz? Yazmıyorsanız; sizi şiirden uzaklaştıran nedenleri öğrenebilir miyiz? Merhaba sevgili Faruk. Yazın serüvenim şiirle başladı. “Sığınak” ilk şiir kitabım. Bir tehlike anında, baş edemediğiniz acılar, yalnızlıklar, keder ve hayatın acımasız bombardımanı sizi bir sığınağa yönlendirir. Korunacağınız yer ulaşacağınız en yakın yerdir. Bu; şiir olabilir, öykü olabilir. Ulaşılabilecekse doğayla iç içe olmak da bir tercihtir. Bana…
CEREN AVŞAR, İNKÂR ŞİİRLERİ ÜZERİNE SÖYLEŞİ Söyleşen: BURÇİN LAÇİN ALTAY Sevgili Ceren Avşar ile Lando Yayınları’ndan çıkan İnkâr kitabı üzerine 18.06.2025’te Eskişehir, Donkişot Sahaf’ta yaptığımız söyleşiden. BURÇİN L.A.: İnkâr; Sahra, Kırmızı Tüy, Cinne şiirlerinden oluşan bir öykünün şiire dökümünde efsanevi hikâyeyi sunuyor kitap. Aslında destan gibi yazılmış da diyebiliriz. Hatta bana İLYADA ve ODYSSEİA destanlarını da düşündürdü. Dinin masalları ya da mitleri, ilk insandan öncesine götürüyor şiirler. Başka bir gerçekliğin ya da hayal dünyasının içine sürüklüyor adeta. Hatta ruhani boyuta da taşıyan gerçeklik algısının değiştiği yeni bir gerçeklik yaratıyor. Bunu yaparken de insanlığın çözülmüş sırlarını da felsefi bir düzlemde duyuruyor.…
Zülal Güney Şair Koray Feyiz ‘den yeni şiir kitabı, “Kalbimde Bir Lunapark Taklası” Estetik ve şiir, tarih boyunca birbirleriyle yakın bir ilişkiye sahiptir ve bu ilişki şiirsel estetiğin bir alt alanı olarak görülmektedir, ayrıca; şiir hakkında zıt düşünme yolları olarak da görülebilir bu ilişki ama aynı zamanda estetik ve şiir, iç içe geçerler ve örtüşürler ve burada estetiğin ağırlıklı olarak görsel şiirin ne olduğu ile ilgilendiği anlaşılırken, diğer yandan da şiir, şiirle ilgileniyor olarak anlaşılmaktadır bu tanımlama… Ancak her ikisi de ne farklı görme ve düşünme biçimleridir ve ne de belirli bir sanatla ilgilenmektedirler. Yukarıda belirtildiği gibi, estetik görselle ilgilidir.…
Derya AKAR BALCI Deryadeniz… Deriş. Derviş. Çalış, çalış. Ben yoruldum hayat şarkısını dinledim. Hak ettim. Ezildim. Performans merformans… Hatturtans… Satturtans. Güle güle, go go… Aldatıldık! Kandırıldık! Let’s go! Adalet istedim durmadan. Yoktu görünürlerde. Sokaklar bomboş. Caddeler kalabalık. Halk ayaklanmış, polis devriye geziyor. Asker kışlada uyuyor. Adalet gökyüzünde bir kutup yıldızı. Nasa uzaya gidiyor. Juno Jüpiter’in yörüngesine oturuyor. Misafirlere çay ikram ediyorum. Amerikalılar ülkemde ev sahibi olmuş. Oruçluyum. Denize girmek istiyorum. Ya orucum bozulursa diye endişe ediyorum. Tv ekranlarında bir ses “Endişe etmeyiniz. Halkımızın güvenliği tehdit altında değildir.” Zihniyet. Sezar’ın hakkı Sezar’ın sevmediği komşusuna. Küstüm. Oynamıyorum. Ben yokum bu oyunda. Gidiyorum.…
Mazlum ÇETİNKAYA Şiir de fırtına gibidir yolları temizler bazen, acının dokunduğu yerleri, yalnızlığın unutulduğu yerleri sarsar. Şiir insanı toparlar, bazen de tersi oluyor. Kelebekler gece ölmesin, diye başlayan bir cümle Şair Kader Eltutan. Gerçi şairlerin elini tutmaz kader çoğu zaman ama kelebeklerin gece öldüğüne inanırlar. Gündüz ölenleri, ulu orta ölenleri kimse görmez de şiir gece ölenleri bile görür. “Cimri Aşık” diye bir şiir, umarım şaire dair değildir, aklıma bir şair geldi, gerçi “cimriden şair olmaz” diyordu sıkı bir eleştirmenimiz. Kırmızı mühürlü dudaklardan kırmızıya mühürlü bir hayata doğru yol alırken şiir, Kader mimozalardan begonvillerin hayatına uğruyor. Şair ve çiçek aynı dünyaya…
Dosya: “Nâzım Hikmet Şiiri” – Haydar Ergülen, Göksel Aymaz, Betül Dünder, Emre Zeytinoğlu, Ege Işık Özatay Yazı: Kavramsal Sanat: Jorinde Voigt ile Söyleşi (Fatma Berber) – Filiz Akın’ın Anısına: Dışavurumcu Bir “Lunaparak” Metaforu (Burak Süme) – Akılcı Faydacılık ve Bir Filozofun Kaygısız Hayat Yolu (Tahir M. Ceylan) – Şiirsel Bilgelik, Tanıklık ve Gizem (Aylin Antmen) – Telafisi Olan ve Olmayan Değerler: Trajedi, İroni ve Halit Ziya’nın Mirası (Faruk Turinay) – Can Alkor’un Ars Poetika’sı: Şiirsel Dili ve Çeviriyi Formalize Etmek (Efe Murad) – Hayatı İdrak Teşebbüsleri: Yaralar ve Yamalar [19] (Murat Batmankaya) – Rüzgâr Odası (Yavuz Özdem) – Türkçe Günlükleri…
Romanya’daki Yaş Şiir Festivali’nden İzlenimler (Bir Festivalin Günlüğü) Volkan Hacıoğlu Romanya’nın kültür başkenti Yaş (Rumence: Iaşi) şehrinde 11-18 Mayıs 2025 tarihlerinde düzenlenen dünyaca ünlü şiir festivaline Romanya Hükümeti’nin davetlisi olarak 12 ülkeden tanınmış 70 şair arasında Türkiye’yi temsilen katıldım. Ülkelerin tanıtımı için bu tür kültür etkinlikleri önem taşımaktadır. Yaş şehri kültür başkenti olmasının yanısıra aynı zamanda akademik hayatın yoğun olduğu bir üniversite kenti. Şehrin üniversitelerinde ve liselerinde de şiir okumaları yaptık. Uluslararası Yaş Şiir Festivali, 11 Mayıs 2025’de Yaş Belediyesi “Mihai Ursachi” Kültür Evi’nin “Diotima” Gösteri Salonu’nda başladı. Festivalin açılış konuşmasını, festival direktörü şair Adi Cristi yaptı. 12-17 Mayıs haftasında…
Antakya Film Festivali’nden Depremzedelere Moral: Yaz Sineması Etkinliği Antakya Film Festivali Yaz Sineması Etkinliği Başlıyor Depremzedelere Sinema İyileşme Umudu Taşıyor Antakya Belediyesi ve Ansam Kültür Derneği işbirliğiyle düzenlenen Antakya Film Festivali Yaz Sineması Etkinliği, 30-31 Mayıs 2025 tarihlerinde halkla buluşuyor. Depremde sinema salonları yıkılan kentte, sinemanın birleştirici ve iyileştirici gücüne olan inançla organize edilen bu anlamlı etkinlikte halk, konteyner kentlerde ve açık hava sinemalarında filmlerle buluşacak. 30 Mayıs saat 14.00’te başlayacak gösterimler, aynı gün akşam saat 20.00’de ikinci seansla devam edecek. Program, 31 Mayıs akşamı saat 20.00’deki seansla sona erecek. Gösterim Programı: 30 Mayıs, 14.00 – Arkadaşım Max (Yönetmen: Murat Şeker) 30 Mayıs, 20.00 – Görevimiz Tatil (Yönetmen:…
“Şiirde öfke daha gerçekçidir.” 1. “Çok uzak bir yerde: aklında / Geçici devamsızlıkla / Şifreli bir kanaldım Kapat beni”… Dizelerinin şairi Onur Köybaşı’nın yeni ve son şiir kitabı “Süperstar” okuyucuyla buluştu. Şairin daha önce sırasıyla Şizofren heceler (1.Baskı 2010, 2.Baskı 2012), Vedasız perşembe (2012), Viyadükler (2014), Taşkuşağı (2014), Beni yalnız anla. (2016), Unutma Duvarı (2019), Punk DNA (2020), Kabuğunu Arayan Yara (2023) ve Meltdown (2023) kitapları yayımlanmıştı. Eliot’un dediği gibi “büyük şiir anlaşılmadan önce hissedilir”. Onur Köybaşı, gezi sonrası pop çağımızın küçük İskender’i, radyo, televizyon ve film dili, reklam konuşma dili, yorum bölgesi siyaseti ve sosyal medya ve akıllı telefon uygulamalarından gelen…

