Burçin MAYA ÇANKAYA Zeytin Edebiyat ailesi olarak bu ayki incelememiz için Sevgili Pınar Kür’e karar verince Rüzgâr Fısıldarken adlı ilk kitabımın ana kahramanı olan bilge çınarı bana çağrıştıran Bir Deli Ağaç kitabını almak istedim. Öyküleri okudukça kimi öykülerimde onunkine benzer yollar denemiş olduğumu görmek beni ne kadar mutlu etti, kelimelere sığdırmam mümkün değil doğrusu. Hem Doğu hem Batı kültürünün etkisi altında yetişmiş sanat hayatında hep kendini aşmaya çabalamış, yazmanın varoluşun ispatı olduğunu ifade etmiş bir yazardır Pınar Kür. Kendileri de sanat dünyasının birer ferdi olan aile bireylerinin cesaretlendirmeleriyle okuma yazma merakı beslenen Kür, sanatın çeşitli dallarında eserler vermiştir. Bu eserler…
Yazar: admin
Derya AKAR BALCI “Gece gezen ölüler midir hayaletler, Yoksa ancak geceye sığınarak yaşamayı sürdürebilen canlılar mı?” Kurmaca metinlerin temelini oluşturan “hikâye etme, anlatma” unsuru bireylerin kendini anlatması, aktarması bakımından da yadsınamayacak bir öneme sahiptir. Hikâye sözcüğü deyince insanın aklına ilk olarak “anlatma” gelir. Bir insanı tanımak istiyorsak öncelikle onun hikâyesini sorar, ondan kendi hikâyesini anlatmasını isteriz. İnsanların olduğu kadar toplumların da hikâyeleri vardır. İnsanı, insan yapan geçmişi ve hikâyesidir. Bazen bu geçmişle hesaplaşmak gerekir ki birey kendi var oluşunu tamalayabilsin. Geçmişle hesaplaşma toplumların ya da bireylerin geçmişte yaşadıkları travmatik olaylar ve durumlarla yüzleşmesidir. Bireyin belleğinde yer edinen durumlar…
Faruk Bal: Sevgili Mehmet M. Salmanoğlu, Zinneni [1] kitabı Zeytin Günlerinden Geliyorum şiiriyle başlamış. Kitabın özeti gibi olmuş bu şiir de. Kitabın adını da çağrıştırıyor. Altınözü’nün zeytinleri ünlüdür Antakya’da. Dini mitoljide de geçer zeytin. Hz. Nuh’un suların çekilip çekilmediğini anlamak için geminin penceresinden bir güvercin salar. Güvercin gemiye döner. Anlar ki sular henüz çekilmemiş. Yedi gün sonra tekrar salar güvercini geminin penceresinden. Güvercin bu sefer gagasında yeni koparılmış bir zeytin yaprağıyla döner. Gagasında zeytin yaprağıyla dönen güvercin o günden bugüne ümidin, barışın simgesi olur. Tufana karşı direnip yaşayan zeytin de ölümsüzlüğün simgesi… Uzun bir giriş oldu ama zeytinle bütünleşen Altınözü,…
Aksisanat yazarlarıçağdaş edebiyatımızın önemli isimlerinden Erendiz Atasü’yü odağına alan özel bir çalışmaya imza attı. Platformun yazarları, Atasü’nün edebiyatı, düşünsel dünyası ve eserlerini irdeleyen bir çalışma hazırladı. Demet Tuğrul Yüceil ve Derya Akar Balcı, farklı bakış açılarıyla kaleme aldıkları yazılar Erendiz Atasü’nün eserlerinin dil ve üslup özelliklerini ele alıyor. Çalışma Atasü’nün eserlerini yakından tanıyan okurlar kadar onu yeni keşfedecek olanlara zengin bir okuma alanı sunuyor. Aksisanat Kültür Sanat Platformu’nun bu çalışması, edebiyatın farklı seslerini bir araya getirerek nitelikli eleştiri ve değerlendirmelere alan açma misyonunu sürdürürken, Erendiz Atasü’nün düşünsel ve edebi mirasına da güçlü bir vurgu yapıyor. Hazırlanan çalışma, Aksisanat’ta okurlarla buluştu.…
Derya AKAR BALCI -Erendiz Atasü’nün Baharat Ülkesi’nin Hazin Tarihi Romanı Üzerine Bir İnceleme – Modern edebiyatın kurmaca metinleri, hayatın gerçeklerini olduğu gibi yakalayıp yansıtmak gibi bir görevi üstlenmeyip, hayatın anlamını metnin kendi iç anlamıyla, içe dönüklüğüyle dile getirir. Erendiz Atasü’nün (1947) Baharat Ülkesi’nin Hazin Tarihi adlı romanı modern edebiyatımızın en güzel örnekleri arasında yer almaktadır. Roman, çağdaşlaşma ve modernizm yolunda kurulan bir ülkenin gerçeklerini, fantezi edebiyatın unsurlarından faydalanarak dile getirir. Fantezi edebiyatın özelliklerinden birisi, gerçek dünya öğeleri kullanılarak anlatılamayacak durum, düşünce ve içerikleri anlatmak için alternatif yöntemler kullanmaktır. Aslında fantastik edebiyat, gerçek anlamda biçimsel hayali bir dünya kurar ve alt…
Demet TUĞRUL YÜCEİL Kadın; tanrıçaları çileden çıkaran saf, duru güzelliği, tanrıların akıllarını başından alan kıvrımlı hatları, nazlı gülüşü, estetiğin vücut bulmuş yürüyüşü ve zarafetiyle nice destanlara, hikâyelere konu olmuş, uğruna savaşlar çıkarılan, peşinden diyar diyar gezilen, çöllere düşülen, ona kavuşabilmek umuduyla denizler aştıran, dağları deldiren bir hülya prensesi olarak dillerden dillere anlatılagelmiştir. Evet, güzeldir kadın, özeldir kadın, güçlüdür kadın… Dünyayı düzenleyen, insanlığı doğuran, donatan, besleyen, yaşamı yaşam hâline getirendir. Ama bir o kadar da çilelidir kadın. Görülmeyen emektir, dile gelmeyen fikirdir… Bitmeyen dertlerin ve acıların pençesinde yaşama tutunandır. Ömrü boyunca yaşamın ondan beklendiklerine yetişmeye çalışırken kendine yetişemeyendir. Kendini tanıyamadan, doğanın…
Mualla Katip “Bir çocuk — doğa aşığı olsa bile — uçurumlar diyarında bir kelebeği kaç gün kovalar?” Bu söz Hasan Abdülhakim’e ait ve Mehmet Sabri Genç’in Karekök Hayat kitabındaki “Gardiyan’ın Cebindeki Anahtar” adlı bir anlatının girişinde yer alıyor. Yazarın size burada bahsedeceğim hikayenin girişine böyle bir sözle başlaması rastgele değil elbette; çünkü yazar bu alıntıyla bizi düşünmeye ve hikâyenin kendisine hazırlıyor. Bu sözde geçen: “Çocuk, uçurum, kelebek”… Kelebek, güzelliğin kâinatta vücut bulmuş hâli. Çocuk, kelebeği kovalayan meraklı ve saf bir acemi. Uçurum ise bu güzellik ve saflığın ortasına gelip yerleşmiş güçlü bir metafor. Biz burada ona yalnızca derinlik yüklemiyoruz; o…
Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar, vefatının 64. yıl dönümünde özel bir programla anılıyor. 24 Ocak Cumartesi günü saat 15.00’te, Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek etkinlikte, Gönül Ak’ın hazırlayıp sunduğu Seyirlik Radyo programı edebiyat ve müzik severlerle buluşacak. Programda gitarı ve sürpriz besteleriyle Emrah Akbalaban, perküsyonda ise Cenk Güçbilmez yer alacak. Tanpınar’ın edebî dünyasından izler taşıyan anlatılar, müzikle harmanlanarak dinleyicilere çok katmanlı ve duyusal bir deneyim sunacak. Sözün, sesin ve ritmin iç içe geçtiği bu özel buluşma, Tanpınar’ın estetik anlayışına ve zaman kavramına da göndermeler taşıyacak. Gülhane Parkı içerisinde yer alan tarihi Alay Köşkü’nde düzenlenecek etkinlik, hem…
SÖYLEŞİ: Hasan ULAŞ ile Son kitabı ‘Ağaçların Gidecek Yeri Yok’u konuştuk. Yeliz ŞENYERLİ Yeliz ŞENYERLİ: Merhaba Hasan Bey nasılsınız? Hasan ULAŞ: Çok teşekkür ederim Yeliz Hanım, dünya telâşı işte malum… Yeliz ŞENYERLİ: ikinci kitabınız ‘Ağaçların Gidecek Yeri Yok’, ilk kitabınız ‘Kirman’dan dokuz yıl sonra yayınlandı. Uzun denilebilecek bir süredir de edebiyatla özellikle de şiirle ilgileniyorsunuz. Bize Çalışmalarınızdan ve kitabınızın hikâyesinden bahsedebilir misiniz? Hasan ULAŞ: Sanıyorum İbn-i Haldun’un ‘Coğrafya Kaderdir’ sözünün, o tam olarak bu anlamda söylemese de bir gerçeklik payı var. Doğup büyüdüğüm yaşadığım yer olan Salihli’nin Sart köyü (Sardes) edebiyat ve sanat açısından oldukça mümbit topraklar. Dionysos buralarda yaşamış,…
EMRE GÜRKAN KANMAZ İLE TUHAF.İYE ŞİİRLERİ SÖYLEŞİ SÖYLEŞEN: BURÇİN LAÇİN ALTAY “Bir şair her zaman gerçekleri anlatmak zorunda değildir. İki kasap karşılıklı dükkân açmasın. Üç gün sonra unuturlar ölsem. Dört defa sustum adını adına sevmek denenin.” Dizeleriyle seslenen sevgili şair Emre Gürkan Kanmaz’ın yeni şiir kitabı “Tuhaf.İye” şiirleri üzerine söyleşeceğiz. Burçin L. A.: “Tuhaf.İye”; tuhaf ve iye sözcüklerinden oluşan bu ismi düşünürsek; İye sözcüğünün buradaki özelliğini bulmak istiyorum öncelikle… İye okunuş ve yazılışları farklı olsa da eski, özellikle Türk dillerinden beri var olan bir sözcük. Bu dilleri bazıları şöyle; Tatarca, Çuvaşça, Yakutça, Türkmence, Kazakça, Tuvaca, Özbekçe, Kırgızca, Osmanlıca ve Rusça……
Beste NÂSIR (bestenasir@gmail.com) Umut, her yeni günle birlikte içimizde hep yeniden yeniden açacak bir çiçeğin tohumlarına benzer. Her yeni günle birlikte hiç durmadan akan içinde yaşadığımız bu hayata tutunmamızın ya da tutunmak istememizin nedeni, umuttur. Dünyanın daha iyi, daha güzel bir yer olacağının beklentisi ve insanlar arası ilişkilerimizde yaşadığımız zorlukları, düğümleri, kırgınlıkları, acıları aşmak için, daha güzel bir ilişkiye sahip olabilmek için hep yeniden yeniden çabalamak istememiz yine umuda karşılık gelir. Başka bir deyişle, umut, her birimizin hayatımızın her alanı için ayrı ayrı sürekli çırpınıp durmamızı sağlayan şeydir. Ben, umut hakkında yazmak isterken aslında mutlu olma hali dediğimiz halin bir…
ERGUN KOCABIYIK: “…Kurmaca dışı kitaplar ‘doğru’yu ifşa ederek günah işlerken, kurmacanın günahı ise anlattıklarının ‘yalan’ olmasıdır…” İSMET YAZICI: Elimizde bir kitap var; adı, daha sayfalarını çevirmeye başlamadan insanı tuhaf bir şekilde tedirgin etmeye, heyecanlandırmaya yetiyor: “Asla Okuyamayacağınız 101 Kitap”… Bunlar nasıl kitaplar ki diye düşünüp, kafanızda sorular üretmeye başlıyorsunuz. Yasaklanmış kitaplar mı bunlar? Ergun Kocabıyık yazmışsa, çok kadim metinler de biz fanilerin ulaşması asla mümkün olmayan kitaplar mı? Gibi gibi sorular dönüyor zihninizde, kitabın sayfaları çevirmeye başlayınca da hem içeriğiyle hem grafik tasarımıyla çok büyülü bir dünyanın daveti olduğunu anlamaya başlıyorsunuz. ERGUN KOCABIYIK: Kitabın adı bir meydan okuma gibi geliyor, ama…
Şair Mehmet İş’in yeni şiir kitabı “Erguvanî”, Ürün Yayınları etiketiyle yayımlandı. Editörlüğünü Aybüke İş’in yaptığı kitapta 38 şiir yer almakta olup, kapak tasarımı İlkyaz Ariz Yöndem’e ait. Şiirin heves değil, mecburiyet olduğuna inanan ve sözcükleri mühendislik terminolojisiyle damıtan Mehmet İş yeni kitabı hakkında, “Dördüncü şiir kitabımın heyecanını yaşıyorum. Kitabımın isim babası ürün yayınlarının Genel Yayın Müdürü dostum Metin Turan’a teşekkür ederim. Anlatacak bir derdiniz varsa ve şairseniz şiirden başka çareniz yoktur. Şiire hiçbir zaman boş zaman uğraşısı olarak bakmadım. Elimden geldiğince, dilimizi ve kültürümüzü bir şekilde geleceğe aktarmaya çalıştım” şeklinde konuştu. “Erguvanî”nin arka kapak yazısı şöyle: Erguvanî, Mehmet İş’in insanı,…
Can-ı Nefes Tasavvuf Korosu, Anadolu’nun Manevi Sesini Ahmet Mithat Efendi Kültür Merkezi’nde Duyuruyor. Tasavvufi Düşünce ve Yaşam Derneği çatısı altında bir araya gelen Can-ı Nefes Tasavvuf Korosu, Anadolu’nun zengin ilahi ve deyiş geleneğinden beslenen özel bir konserle dinleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor. “Ses ve Sözle İçsel Yolculuk” temalı konser, 3 Aralık 2025 Çarşamba günü Ahmet Mithat Efendi Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek. Konserde, Tasavvuf musikisinin kadim mirası, aslına sadık kalınarak ve gönülden bir icrayla seyirciye aktarılacak. Koro, klasik ilahi, nefes ve deyişlerin yanı sıra, kadim metinler üzerine bestelenmiş özgün eserlerinden de oluşan bir repertuar sunacak. Bu özenle hazırlanmış program, dinleyiciler için ses ve söz…
UNESCO’ya bağlı uluslararası şiir organizasyonları içinde yer alan, “FeminİSTANBUL Kadın Şiiri Festivali” bu yıl 8. kez, 21-23 Kasım 2025’te, Kartal Belediyesi’nin desteğiyle düzenlenecek. “Gazze katliamından sonra medeniyetten ve insanlıktan söz edilebilir mi?” manifestosuyla yola çıkan FeminİSTANBUL, kadınlığın sorunlarına dair evrensel bir fikir, sanat ve diyalog platformu olma hedefini sürdürüyor. Uluslararası FeminİSTANBUL Kadın Şiiri Festivali, 21-23 Kasım tarihleri arasında 8. kez düzenlenecek. Ana temasını kadın, kadın sorunları, kadın kimliği, kadın personası, yani kadına dair her türlü durum ve hal olarak tanımlayan koordinatörler, festivali cinsiyetçi ya da salt feminist bir festival olmamakla birlikte Türkiye’de bir ilk olarak görüyorlar. Kadın temalı şiirleriyle, kadın, erkek,…
Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi, “Kemal Sunal” dosya konusuyla çıktı. Kapak tasarımı Gülnar Kandeyer’e ait olan derginin sunuş yazısında özetle, “Her sayımızda edebiyat ve düşün dünyasına sizinle birlikte küçük de olsa izler bırakmak için çabalıyoruz. Dergimizin 19. sayısında, dosya konumuzu Türk sinemasının unutulmaz ismine, güldürürken düşündüren filmleriyle halkın kalbinde ayrı bir yere sahip olan Kemal Sunal’a ayırdık. Kemal Sunal yalnızca bir oyuncu değil, bir dönemin aynası, toplumun nabzını tutan bir mizah ustasıdır” denildi. Kemal Sunal dosyasına Tuğba İnceoğlu, Dilek İşcen Akışık, Ayşe Can, Ayşe Taluy, Galip Berat Koral, Arzu Candan Sürmen, Serhat Yahyaoğlu, Esra Odman İyier, Erkan İşçimen, Sennur Mutlugil,…
Artshop Yayıncılık ve Hacıoğlu Ailesi tarafından, bu yıl sekizincisi düzenlenen, ‘2025 Muammer Hacıoğlu Şiir Ödülü’ başvuruları başladı… ÖDÜL BAŞVURU KOŞULLARI: 1) Ödül Seçici Kurulu; Ayten Mutlu, Oğuz Özdem, Volkan Hacıoğlu ve Vedat Akdamar’dan oluşmaktadır. 2) Ödüle 1 Ocak 2025 ve 31 Aralık 2025 tarihleri arasında yayımlanmış bir kitap ya da yayına hazır bir dosya ile aday olunabilir. Kitap kategorisindeki başvurularda yaş sınırlaması yoktur. Dosya kategorisinde ise 35 ve 35 yaş altı şairler katılabilir. 3) Ödüle kişiler kendileri doğrudan katılabilir; kitap kategorisinde ise şair dışında, yayınevleri de şairin onayını almak koşuluyla katılabilir. Jüri üyeleri yarışmaya katılmayan bir şairi aday gösterebilir. Jüri…
Etos 3. Geleneksel Şiir Yarışması başlıyor. Bu yılın teması Yanılsama(lar) … Basın Bülteninden: Hayat, bir yanılsamalar zinciridir… Kendimize, zamana, yaşadığımız çağa, ölüme ve aşka dair yanılgılar ve aldanışlar toplamıdır hatta. Gerçeğin arayışında, kimi zaman baktıklarımızla gördüklerimiz arasında kimi zamansa duyduklarımızla işittiklerimiz arasında nasıl da büyür mesafeler! Şu uçsuz bucaksız evrende gerçek dediğimiz, yoksa sanmaktan öteye geçememek midir? Belki de gerçeğin en güzel yalanıdır yanılsama, kim bilir? Eskişehir Toplum ve Sanat Derneği olarak düzenlediğimiz bu yılki şiir yarışmamızda gerçek ile düş arasında salınan o ince çizgide dizelerinizle bizleri “Yanılsama(lar)” ile yüzleştirmenizi bekliyoruz. Bırakın kaleminiz özgür kalsın! Yarışma son başvuru tarihimiz 30…

