Yazar: admin

ANA

Fakir Baykurt’un ‘Kaplumbağalar’ı’, Hicaz Makamı’ındaki Kanaryam Güzel Kuşum, Ali Çavuş’un Madenci Kanaryaları Ve Duvar Yazarı Bir Çocuk… Editör: Gülçin Sahilli Kim söyleyebilir ki çocukluğun son gününü ya da ne zaman başladığını. Yazılmayan her şeydir aslında çocukluk, bir öğle vaktidir bir saatin her çeyreğinde. Düşsel bir dünyayı simgeler, çökekalır yüzümüzdeki kırışıklıklarımıza, iyice yerleşir, yaşlı çocuklar yapar bizden ve genç âşıklar oluveririz bir kez daha çocukluğumuzu hatırladığımızda. Bir özlemi çoğaltır, bir özlemi anlatır bende çocukluk; saldırır gibiyimdir sanki yel değirmenlerine, kendi yeldeğirmenlerime, düşlerini gerçekleştirememenin burukluğu içinde… Uzun bir şiire yolculuğa çıkmak gibidir. Ve aynı anda uzun bir yolculuğun şiiridir çocukluk……

Read More
ANA

Gaz Lambasının Işığında Editör: Gülçin Sahilli Bodrum şimdilerde turizmin gözbebeği, fakat benim çocukluğumda (1960-1970) bugünkü görünümünden çok uzaktı. Hele köyleri… Müthiş bir yalnızlık… İlk ve ortaokul yıllarımı Turgutreis’te geçirdim. Elektriği bilmez, suyu kuyulardan taşırdık. Annem okul yüzü görmemişti, babam da üç yıl kadar gidip bir daha uğramamıştı. Buna karşın ikisinin de müthiş bir sağduyusu vardı. Özellikle babamın okumaya ve yazmaya verdiği önem, dönemin koşullarına göre benzersizdi. Bu nedenle, köyümüze günlük gazete gelmeye başladığında ilk abonelerden biri biz olduk. Böylece okuma serüvenimiz gazetelerle başladı. Aradan bir süre geçti. Babam yeni bir öneri getirdi: “Şu gazeteden bize de bir şeyler…

Read More
ANA

Editör: Gülçin Sahilli Paylaşacağım ilk anım eşimin baba olduğu ilk güne ait. Oğlumuz sezaryenle 21.08 1996 da akşam saat 21.30 de dünyaya geldi. İlk gece eşim kimsenin bizim yanımızda kalmasında istemedi. Başımızda tek başına kaldı. Benim gözlerimi açmam ve kendime gelmem gecenin ilerleyen saatlerinde oldu. Kendime geldiğimde elektronik yüksek mühendisi olan eşimin oğlumuzla teknik bazı terimlerle konuştuğuna tanık oldum. Ne anlatıyorsun dediğimde aldığım cevabı hiç unutamayacağım: “ Uyumuyor . Anne karnında neredeyse dokuz ay boyunca babasının sesi ile sakinleştiğinden olsa gerek dünyaya gözlerini açtığında da sesimi duyunca sakinleşiyor ve uykuya dalıyor. Onu nasıl istediğimizi, beklediğimizi, anlattım. Ben konuşunca o susuyor.…

Read More
ANA

Editör: Göksu N. ÇAKIR 1-KÖRLEŞME- ELIAS CANETTI Yaşamın tüm anlamını kitaplarda arayan ProfKein’in dış dünyadan kopuşunu muhteşem bir dille anlatır. Kurnaz hizmetçi Therese ile evlenen Kein sahip olduğu birçok şeyi yitirecektir. CanettiKörleşme’de gündelik pratikten uzak, dönüşemeyen kuru bilginin insanı nasıl da ahmaklaştırıp yabancılaştırdığını ustalıkla anlatır. 2-SES VE ÖFKE- WILLIAM FAULKNER Çoğul anlatımın ustalıkla kullanıldığı roman bir ailenin yaşamına odaklanır. Kahramanları, kahramanlar arasındaki bağı, hangi olayın kiminle ilişkili olduğunu anlayabilmek için yazarın benzersiz üslubunu çözerek yol almak gerekir. Romanda engelli çocuk Benjy’nin gözünden aktarılan bölüm oldukça etkileyicidir. 3- KÖR BAYKUŞ- SADIK HİDAYET Kalemdânlar yaparak yaşayan kahramanın hezeyana varandüşüncelerine ortak ediliriz. Doğu…

Read More
ANA

Zerrin Saral, Aksisanat Portal için yazlarlara Öykü Zamanlığı‘nda Bir araya geliyor. Öykü Zamanlığı‘nda Zerrin Saral bu defa Dilek Üstündağ’a soruyor:  Dünya hızla değişirken, sanatın izdüşümü, sanatçının sanatını ortaya koyma şekli de aynı hızla, değişime/dönüşüme uğruyor. Böylesi bir çağda, veri tabanını koruyan, yaratım sürecinize katkı sağlamış, tüm zamanların öyküsü/öykücüsü dediğiniz öykü ve öykücü(-ler) kimler? Bu tercihi, yazınınızda neye/nereye dayandırıyorsunuz?  Dilek Üstündağ: Hız çağı, teknoloji çağı ifadeleri, uzun süredir hepimizin diline dolanmış durumda.  Farklı coğrafyalarda, farklı yaşlarda, farklı kültürlerde olsak da bu ifadelerin yaşama yansımalarını artık net olarak hissediyoruz.  Gerçeğin yerini alan elektronik programlar hayatın her alanına girmiş durumda. Ülkeler sınırlarını sıkı sıkıya koruya dursun elektronik…

Read More
ANA

Ersin Kurt Öncelikle yardımcı yönetmen olduğu dönemlerdeki işlerini saymazsak ilk uzun metraj filmini izleme olanağı bulduğum Mustafa Kotan’ı dram gibi bir tür seçmesi dolayısı ile cesur bulduğumu belirtmek isterim. Aynı zamanda, Annem Filmi sayesinde yıllar önce hayranlıkla izlediğim Durul Bazan – Erkan Köse ikilisinin Gecekondusu’nun da yönetmeniymiş Sayın Kotan. Ve hatta bir dönem ekranlarda fırtınalar estiren Şanslı Masa’nın da yönetmeni olduğunu geç de olsa yine Annem Filmi sayesinde öğrendim. Bazı filmler bazen güzel birer öğretici de olabiliyorlar. Bu minval doğrultusunda filme büyük anlamlar yükleyen bir izleyici olarak ilk başlarda hayal kırıklığına uğradığımı açıkça belirtmekte fayda var. Film başladığında açıkçası bir…

Read More
ANA

Rezan Has Müzesi yeniden kapılarını açıyor. Pandemi günlerinden sonra Rezan Has Müzesi’nin kapıları ziyaretçiler için yeniden açılıyor. Müze, 15 Haziran’dan itibaren ziyaretçilerini karşılayacak. Rezan Has Müzesi, etkinlik ve sergi programıyla önümüzdeki dönemde sanatseverlere kültür ve sanat deneyimini yaşatmayı sürdürecek. Gişe önünde oluşabilecek fiziksel temasın önlenebilmesi amacıyla ziyaretler 15 Ağustos tarihine kadar ücretsiz olarak yapılacak. Rezan Has Müzesi’nden yapılan açıklamaya göre fiziksel olarak kapalı kalınsa da dijital ortamdan hem yetişkinler hem de çocuklara yönelik renkli ve zengin içeriklerli sanat buluşmaları yapıldı. Müze, Cibali Tütün ve Sigara Fabrikası’nın mirasçısı olarak fabrikadan eserleri dijital ortamda paylaşırken, küçük ziyaretçilerine de Antik Yunan mitolojisinden tanrı…

Read More
ANA

Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri her yıl “Şiir” ve “Roman” dallarında ve toplam dört kategoride verilir: Bir şiir kitabına verilen ‘Attilâ İlhan Şiir Ödülü’ ve bir romana verilen ‘Attilâ İlhan Roman Ödülü’nün yanı sıra, ilk romanını ve ilk şiir kitabını yayınlayan 30 yaş altı erkek ve/veya yaş sınırlaması olmaksızın kadın yazarlara yönelik olarak iki “Vakıf Özel Teşvik Ödülü” verilecektir.“Attilâ İlhan Edebiyat Ödülü’ne hak kazanan şiir kitabı ve roman sahibi 7.500 TL; “Vakıf Özel Teşvik Ödülü’ne hak kazanan ilk şiir kitabı ve ilk roman sahibi ise 2.500 TL‘lik para ödülünün sahibi olacaktır.Katılma Koşulları: Yarışmaya katılacak roman ve şiir kitapları 2019 yılında yayımlanmış…

Read More
ANA

Dadagünlükleri ilk 2006 yılında doğdu. Dadaizm akımının varoluş süreci içindeki tarihsel akışından (kronolojisinden) tesadüfü seçilen bir olay ve bu olayın olduğu yıldaki dünyadaki çeşitli başka alanlarda vuku bulmuş diğer olayları (sanat, siyaset, spor, sinema vs.) tesadüfi olarak seçerek kolajlayan, rastlantısal kendine özgü bir yeni kronolojik metin kurarak projenin ilk katmanını oluşturan; bu temel kronolojik metine ikinci katman olarak toplumsal bir yarayı(olayı) sosyal olarak dert edinen; bu konuda duyarlılık yaratmayı amaçlayan ve bunlarında yanında da üçüncü bir katman olarak karşılaştırmalı-eklektik kurmaca bir görsel düzlemi (fotoğraf,efemera,vs. gibi.) yapıbozumcu olarak metne sunan projenin, bu çok katmanlı zemininde ilerleyen deneysel bir metin çalışmasının sancıları…

Read More
ANA

Ulus Kaçağı – Niyazi Kızılyürek Kıbrıs politikaları hakkında bir Kıbrıslı olarak konuşan Niyazi Kızılyürek, İletişim Yayınları’ndan çıkan kitabı Ulus Kaçağı’nda kendi hikâyesi ile milliyetçiliğin böldüğü Kıbrıs’ın hikâyesini iç içe anlatıyor. 2019 yılında Avrupa Parlamentosu’na da seçilen Kızılyürek’in anlattıkları, adanın bölünmüşlüğünün insanları da nasıl böldüğünü, onların nasıl hep yarım kalmalarına sebep olduğunu gözler önüne seriyor. Niyazi Kızılyürek, Ulus Kaçağı’nda, ülkesi milliyetçiliğin bölücü çağrısının peşinden sancılar içinde sürüklendiğinde, bu çağrıya uymayan, bu nedenle iki yanda hep öteki, başka, yabancı kalan bir bölünmüş kimliğin hikâyesini anlatıyor. “Hayat beni iki toplumlu, iki dilli, tek bölgeli kıldı. Kıbrıs’ın bütününün insanıyım. ‘Biz’ dediğimde Mehmet ile Yannis,…

Read More
ANA

Edebiyat Nöbeti Dergisinin Yeni Sayısı okurla buluştu… Dosyaya Semrin Şahin, Gamze Haklı Geray, Gönül Ocak, Meryem Gülbudak ve Meltem Dağcı  katkı sağladı. Şiirleriyle; Ahmet Günbaş, Hüseyin Peker, Cenk Kolçak, Bircan Çelik, Nazım Mutlu, Osman Bozkurt, Osman Akyol, Şerif Tezgörenler, Özenç Esen, Volkan Konya, Mehmet Mevlüt Bulanık, Deniz Dağdelen Düzgün, M.Güner Demiray, Ersin Kurt, Onur Belli, Kezban Güçlü, Sertaç Çıralı, Neşet Karaçaltı, Esen Taşkın, Yusuf Çağlar, Ahmet Özdemir, Şenol Gürel, Nuray Dündar Şeyhoğlu, Mustafa Suphi, Umut Kaygusuz, Özlem Gavcar, Mojtaba Nahani, Hakan Çamurcu, Bünyamin Durali, Fatoş Asya Akbay, Canan Tümen, Beste Bekir ve Marin Ilie çeviri şiirleriyle yer aldı. Öyküleriyle; Senem…

Read More
ANA

Üvercinka, bu ay, 15 – 16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin 50. yılında olayı tarihsel anlamının yanı sıra toplumsal ve politik etkileri, sanatsal yaratımda esin kaynağı oluşuyla değerlendiriyor. Seyyit Nezir, bu görkemli olayı Nâzım Hikmet’in öngörmesini, Turgut Uyar ve öbür İkinci Yeni şairleriyle Halkın Dostları’nın Nâzım’dan ve olaydan esinlenişini vurgularken; Osman Çutsay ise Nâzım’la İsmet Özel arasındaki derin ilişkiyi irdeliyor, Nâzım’ın büyüklüğü ile TKP arasındaki diyalektiği arıyor. Olcay Bağır; gerek Nâzım İçin Üç Başlık yazısında, gerek Şanlı Haziran’ın “Sinema ve İşçi Gerçeği” üzerindeki izlerini yapıtlarda çözümlerken, Celal İlhan ise Gün Ola Harman Ola adlı öyküsünde sergilediği işçi yaşamından kesitlerle derginin ana…

Read More
ANA

Editör: Göksu N. ÇAKIR KİTAPLAR: 1 – Gulliver’in Gezileri Kesinlikle çocuk kitabı değil ama bir çocuğum olsaydı okumasını zorunlu tutacağım tek kitap herhalde bu olurdu. Laputa’nın titreyen, sanrılı ölümsüzlerini ne kadar tanıyorsunuz. Hiç mi? O zaman bu kitabı bilmiyorsunuz: Bildiğini sanan birçokları gibi. Kendinize bir iyilik yapıp bu kitabı okuyabilirsiniz. 2- İkiz (Dostoyevski) Bir zihin yıkıma giden yol(lar)da kimlerle tanışır, gerçek ya da düş, nerelerden geçer? Rus üstadı sevenler herhalde bu kısa romanın onun en iyi eseri olduğunu düşünmezler. Ama çift kişilik temasının bir yüzyılda aldığı yolu anlamak için bile olsa okunmalıdır derim. Bir de Dostoyevski’den pek hazzetmediği herkesin malumu…

Read More
ANA

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Smyrna Edebiyat Yarışması düzenliyor. Öykü ve şiir olmak üzere iki dalda düzenlenen yarışmanın son başvuru tarihi 14 Temmuz 2020. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Dairesi Başkanlığı ve İZELMAN A.Ş. kültür ve sanat alanında kentte üretimin sağlanmasını teşvik etmek için Smyrna Edebiyat Yarışması düzenliyor. Yarışma öykü ve şiir olmak üzere iki dalda, lise ve serbest olmak üzere iki kategoride düzenlenecek. Her iki dalda da yarışmaya katılacak adaylardan lise kategorisinde “Salgın günlerinde umut“, serbest kategoride ise “İzmir`de bir gün“ konularında üretim yapmaları bekleniyor. Adaylar yarışmaya şiir dalında en fazla 3, öykü dalında ise 1 eser ile katılabilecek. Son…

Read More
ANA

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) Onur Kurulu Başkanlığı’nı yapan TGC Basın Özgürlüğü Ödülü Sahibi, TGC’nin en kıdemli üyesi Hıfzı Topuz’a Nazım Hikmet Dostluk Ödülü verilecek İstanbul- Nâzım Hikmet, ölümünün 57. yıldönümünde Moskova’da mezarı başında 3 Haziran 2020 Çarşamba günü anılacak. Moskova’da her yıl geniş katılımla mezarı başında yapılan anma töreni ve konser programı, bu yıl korona virüs önlemleri nedeniyle iptal edildi. Moskova Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı da, karantina yüzünden sanatçıların ve aydınların katılımı ile internetten canlı bir program gerçekleştirecek. 2020 yılı “Nazım Hikmet Dostluk Ödülleri” bu yıl “Hava Kurşun Gibi Ağır: Nazım Hikmet’in Romanı”nın da yazarı olan ünlü aydın…

Read More
ANA

Cahit Kaya Türkiye’nin kültür ve sanat alanı, coğrafyası gibi dağlık ve paramparçadır. Belirli bir sanat akımı yahut kültürel atılımdan haliyle söz edilemez. Türkiye’ye ulaşmayı başaran çeşitli sanat akımları ve fikirleri bu ülkenin iktidar, hatta iktidarsızlık mekanizmaları içinde dönüşüme uğradı – uğrayacaktır; bu ülkeye has otantik diyebileceğimiz bir yaratım, yaratıcılıktan ziyade bu ülkeye has bir imitasyondan yahut öykünmeden öteye geçmez, bayağı bir çirkinlik, şekilsiz bir şey olurlar. 1990’lardan ve belki de 1980 darbesinden bu yana Türk şiirinde bunun etkileri açık saçıktır. Şiirlere bulaşmış “Ben” dili hastalığı şairlerin iktidarsızlıklarının dışa vurumu olarak okunabilir. “Ben” diye bağıran bu personalar aslında bir benlikten yoksundurlar.…

Read More
ANA

Haber: Ayşe Özgür Aydoğan / Özgür Sinema Coronavirüs salgını nedeniyle tüm dünyada sinema salonları kapatılmış, filmlerin ve dizilerin çekimlerine ara verilmişti. Peki yasakların yavaş yavaş kalkmasıyla birlikte salonlar açılacak mı, merakla beklenen filmlerin çekimleri başlayacak mı? Mart ayında sinema salonların kapanmasının ardından sadece evden yapılabilecek post prodüksiyon süreçleri devam ettirilebilirken, sinemaların ve şirketlerin ne zaman açılacağı büyük bir merak konusu. Amerika’daki sinema salonu sahiplerinin öngörülerine göre sinemalar temmuz ayında açılabilir. Ancak coronavirüs için bir aşı bulunmadan salonların eskisi gibi olamayacağı kesin. Sinema salonlarının hangi şartlarda açılacağı ve ne gibi önlemler alacakları henüz tam olarak bilinmiyor. Sinemalarda görülecek ilk filmler ise…

Read More