MUSTAFA SEZER Yanılmıyorsam 1997’de ve Samsun’da o dönem kaset almak için girdiğim bir müzik marketin tezgâhtarı; benimle olan samimiyetine de güvenerek, yakamdaki Trabzonspor rozetiyle (dahası Trabzonsporlu oluşumla…) dalga geçmeye başlamıştı. Onun o sözlerini, onunla olan samimiyetim doğrultusunda hoş görebilir ve bu konunun üzerinde hiç durmazdım ya; vatandaş beni ama bilhassa takımımı gericilikle itham etmeye başlamıştı. Üstelik sanatı da katmıştı işin içine. Ona göre Trabzonsporlu bir yobaz; Zülfü Livaneli’den ne anlardı, nasıl dinleyebilirdi onu? Açtım ağzımı yumdum gözümü (Gözümü gerçekten yumdum bak!). Bu coğrafyanın yetiştirdiği önemli sanatçıları hatırlatırken öfkemi gizleme ihtiyacı hissetmedim. Sakin olmamı, bana sadece takıldığını ve neyin ne olduğunun…
Yazar: admin
Zerrin Saral, Aksisanat Portal için yazlarlara Öykü Zamanlığı‘nda Bir araya geliyor. Öykü Zamanlığı‘nda Zerrin Saral bu defa Süreyya Köle’ye soruyor: Dünya hızla değişirken, sanatın izdüşümü, sanatçının sanatını ortaya koyma şekli de aynı hızla, değişime/dönüşüme uğruyor. Böylesi bir çağda, veri tabanını koruyan, yaratım sürecinize katkı sağlamış, tüm zamanların öyküsü/öykücüsü dediğiniz öykü ve öykücü(-ler) kimler? Bu tercihi, yazınınızda neye/nereye dayandırıyorsunuz? Süreyya Köle: Dünya Bizden “Öç” Alırken “Usta Beni Öldürsen e!” İnanması ne kadar da zor, topu topu çeyrek yüzyıl mı internetle tanışmamız? Yaşamımızın ayrılmaz parçası haline gelişi? Ki çoğu için bu kadar bile değil o süre. Ya akıllı telefonlar? Akıllanıp durdukça bizi hepten akılsız olmanın kucağına…
Editör: Göksu N. Çakır Son Adım, Ayhan Geçgin Son Adım’da Alisan’ın hikâyesi eşliğinde, yabancılaşmayı ama bir yandan da Türkiye gibi bir toplumda yabancılaşmanın imkânsızlığını okudum ben. Yaşadığı yerde tam yerli olamamış; ailesinin kökenine ve terk ettiği coğrafyaya bağlanamamış, uyumsuz erkeği anlatır Son Adım. Romanın en önemli özelliği ise dili ve anlatının sahiciliği elbette. Saygı Duruşu, Siegfried Lenz Siegfried Lenz bana göre tadına vara vara yazan ve bunu okuruna da hissettiren bir yazar – ki ben de onun sakin ama derinlikli metinlerini seviyorum. Bu metinlerden biri de Saygı Duruşu adlı novellası. Bir öğrenciyle öğretmeninin arasındaki yasak aşk ilişkisinin anlatıldığı bu…
Ayşe Özgür Aydoğan sordu / Özgür Sinema Edebiyat ve şiir dünyanın en eski sanat dallarından, sinema daha yeni ama 7.sanat olarak hak ettiği yeri çoktan almış durumda. Bütün sanat disiplinleri birbirini etkiler, besler. Sinema sesini şiirden, edebiyattan alır. Daha önce Salih Bolat, Suzan Samancı, Hüseyin Alemdar ve Mehmet Sarsmaz’a sormuştum. Aynı soruları değerli edebiyatçılarımıza sormaya devam ediyorum. Yanıtladıkları için her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sinema size ne ifade ediyor? Şiirinizde /yazılarınızda nasıl bir karşılığı var ? Ahmet Çakmak : Şiirlerime, özellikle ilk kitaptaki (iki dilde kederlenmek, öteki yayınları, 1998) sinemanın yansımasını ilerde ayrıntılı bir şekilde ele alırım eğer…
Ö.E – Gümüş Kaşıkların Ucunda, Kemik Ağacını Kar Sesiyle Süsleme Sanatı ve Ben Salome’nin ardından Asıllar ve Replikalar dördüncü şiir kitabınız olarak yayımlandı. Şiirinizi yayımladığınız ilk günden bu yana belirli bir poetikası olan bir şiir yazıyorsunuz. Şiir dilinizde de oturmuş ve vakur bir duruş belirgin. İlk kitabınızdan bu yana farklı oluşuyla göze çarpıyor şiirleriniz. Yoğun bir işçilik içerirken kendi olmayı başarıyorlar. Bu yoğunluğa ulaşmak için hayatta ve şiirde nasıl bir yol izlediniz? Sizce günümüz şiirinde böyle kendi kalabilen ve şiirinden ödün vermeyen kaç kişi vardır? E.A – Şiirim duyusal sınırları zorladığım, şiirsel yaşam durumlarını bir tür enerji yumağı olarak parçaladığım…
Erkut Tokman’ın hazırlayıp sunduğu Turkish Sofa-Turkish Series Trafika Europe Radio’da başlıyor. Konuyla ilgili açıklama şöyle: Amerika Birleşik Devletleri New York’da Avrupa Edebiyatını tanıtma misyonunu üstlenen Trafika Europe dergisinin radyo yayınları 10 Mayıs’daki gala programı İskoç ve Fransız edebiyatı üzerine yapılan iki programla başladı. 17 Mayıs Pazar akşamı, “İsviçre Edebiyatı”, “Tercümede Kadın” ve “Açık Şiir” İstanbul’dan edebi manzaralar gibi beş yeni programla yayına devam ediyor. Radyo’da Türk Edebiyatı üzerine programları Erkut Tokman yönetiyor. Erkan Karakiraz, Ayşen Şafak ve Alper Ağdaşan’ın editör olarak görev aldığı Türk Takımı’nda ayrıca akademisyen Jonathan Ross ve Haydar Ergülen danışman olarak destek veriyorlar. “Turkish Sofa” adı altında yayınlanan Turkish Series’in 17 Mayıs gece saat 10’daki birinci bölüm konukları “Açık Şiir” hareketinden Erkan Karakiraz, Neslihan Yalman ve Altay…
Dergiyi buradan indirebilirsiniz…
Editör: Göksu N. Çakır Kitap kurtları, vakit buldukça okuyanlar ya da şöyle güzel bir kitap olsa da okusak diyen insanların ortak bir özelliği vardır, ellerine aldıkları kitapla ilgili yanılgıya düşmek istemezler. Kitabı ellerinde evirip çevirir, son sayfayı okuyup kapattıklarında geçen zamana, harcanan paraya yazık olacak mı diye kitabın gözünden anlamaya çalışırlar. Tüm bunlara sebep yer yer zaman darlığı kimindeyse kıt kaynaklardır, kuşkusuz. İş gelir gider iktisadi ilişkileri, kahrolasıca kapitalizme kadar varır. En bu kadar kelam ettikten sonra okuyucuya iyi ki bu kitabı okumuşum dedirtecek birkaç kitap önerisinde bulunayım. 1. Berna Durmaz – Metal Hayatlar: Betona, metale ve kaporta sellerine boğulan…
Zerrin Saral, Aksisanat Portal için yazlarlara Öykü Zamanlığı‘nda Bir araya geliyor. Öykü Zamanlığı‘nda Zerrin Saral bu defa Murat Yurdakul’a soruyor: Dünya hızla değişirken, sanatın izdüşümü, sanatçının sanatını ortaya koyma şekli de aynı hızla, değişime/dönüşüme uğruyor. Böylesi bir çağda, veri tabanını koruyan, yaratım sürecinize katkı sağlamış, tüm zamanların öyküsü/öykücüsü dediğiniz öykü ve öykücü(-ler) kimler? Bu tercihi, yazınınızda neye/nereye dayandırıyorsunuz? Yazı kâğıda değil zamana yazılır. Orhan Kemal’in hikâyeleri bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal yazınsal serüvenimde önemli bir yer edinir. Öykülerimde insanlığın temel sorunlarına, gündelik hayata,…
İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi/ Etkin Kütüphane Projesi kapsamında, Sait Faik Abasıyanık’ın ölümünün 66 yıl dönümü nedeniyle, sanatçının “Bir başka İstanbul” adlı öyküsü Seyirlik Radyo’da Öyküler programında , Gönül Ak tarafından seslendirilecektir. Dinleti Facebook üzerinden www.facebook.com/iokihk adresinden 11 Mayıs pazartesi günü saat 13.00′ de gerçekleştirilecektir. Afiş Tasarım, fotoğraf ve prodüksiyon: Ersin AK
Salih AYDEMİR Çağrılan Özne İnsanın “hayır” diyebilen ifadesine karşılık, hayvanın “evet” davranışları… (hayır’ın evet-evetin hayır olacağı zamanlar yasası) insanın kendini saklamasına karşılık, hayvanın olduğu gibi göstermesi… ( saklananın görülmesi yasası) İnsanın doğaya karşı savaşçı tavrına karşılık, hayvanın doğa yasalarına bırakılmış olması… (karşı-uyum yasası) İnsanın deneyimlerini saklamasına/geliştirmesine/başkalarına aktarmasına karşılık hayvanın bunlarla iç güdü kaslarını geliştirmesi… ( deneyim-güç diyalektiği) İnsanın nesnelerin ve olayların, olup-bitenlerin anlamlarında bir değişme olmasına karşılık, hayvanda değişmez kalması… ( değişimin değişmezliği) İnsanın uyumsuz olmasına karşılık, hayvanın her türlü duruma/ortama uyumlu bir varlık olması… ( uyumsuzluğun sunucu) İnsanın kendisine değişen ve değişmeyen amaçlar…
Hazırlayan: Gülçin Sahilli Aşıyı, ilacı pas geçiniz. “Bizebişeyolmaz” virüsü her zaman devrededir. AHMET GÜNBAŞ İnsanın gerçek evi insanlardır. AYDIN AFACAN Dünyanın tekerinde virüsten çomak! BEKİR YURDAKUL Hepsi geçecek, bir tek şey hiç unutulmayacak: Evlerin sıkıntıdan dünyanın en konforlu mezarlıklarına dönüşmesi. CİHAN OĞUZ Tecrit, kendine katlanarak katlanmaktır. ÇOŞKUN ŞİMŞEKLİ Elma dersem çık, kovit dersem çıkma! ERTAN MISIRLI Senin temiz dediğin yalan ile dikilmiş! FATMA ARAS Konuşmanın suç olduğu sofralarda ürperten gerçekti korona. FÜGEN KIVILCIMER K©oronanın fail, insanın meçhul olduğu küresel bir cinayet bu! GÜLÇİN SAHİLLİ Hiç birikince bir şey kalmaz geride… GÜNEY ÖZKILINÇ Kovid sana teşekkür ederim; sayende keşfettim, içimde kayıp…
Üvercinka Dergisi; küresel salgın kısıtlarını okur ve yazarlarının imecesiyle aşarak Mayıs sayısında da okurlarla buluşmayı başardı. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Eskişehir. Adana, Mersin gibi kentlerimizde kimi kitabevlerinin salgın yüzünden kepenk kapatması derginin dağıtım sıkıntısı yaşamasına yol açmaktaysa da dost okur ve yazarların çağrılarıyla yükselen imece ülke çapında zincire dönüşerek yankılandı. Kitapsan, Turhan Kitabevi, İlhan İlhan, Yakın Kitabevi, emekkitap.com ve Kırmızı Kedi kitabevlerinin yanı sıra 30’u aşkın yazar ve okurun dergiyi bulundukları kentlerde okura ulaştırmak üzere kargoyla dergi talep etmeleri sonrasında basımevindeki dergilerin tümü 6 Mayıs Çarşamba günü okurla buluşma şansı yakaladı. Mayıs (67.) sayısında kapak yazısı, fiziksel uzaklığa özen göstererek…
Sessizin Payı – Nurdan Gürbilek: “Yasayla adalet aynı şey değildir. Yasa galibin adaletidir.” Kitaplar, yazarlar ve hayat hakkında sadece okumayacağınız aynı zamanda da kendinizi sorgulayacağınız denemeler. Kapalıçarşı – Fuat Sevimay: Fuat Sevimay’ın o keyifli dilinden bambaşka bir Kapalıçarşı hikâyesi dinlemek için. Hapishanenin Doğuşu – Michel Foucault: Toplumu oluşturan kurumlardan hapishanenin daha doğrusu ceza infaz sisteminin zaman içinde geçirdiği değişimleri okumak ilginç olabilir. Belleğin Girdapları – Behçet Çelik: Kahramanla özdeşleşip kendi belleğinizin girdaplarında gezintiye çıkacağınız çok kuvvetli bir roman. Cennet ve Cehennem – Jon Kalman Stefansson: “Belki de cehennem bir kütüphanedir ve sen körsündür.” Okumak için hâlâ düşünüyor musunuz? Matrix Üçlemesi…
Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi, Koronavirüs (COVID-19) salgını dolayısıyla evde kalan çocuklar için çocuk kitaplarını, internetten ücretsiz kullanıma açtı. www.sakipsabancimuzesi.org adresi üzerinden okunabilecek ve indirilebilecek kitapların ses dosyaları da bulunuyor. Çocukların hem okuyup hem de dinleyebileceği kitaplar arasında ‘Ben Venedik Taciri’, ünlü ressam Pablo Picasso’nun hayatını anlatan ‘Ben Picasso’, ünlü heykeltıraş Auguste Rodin’le ilgili ‘Ben Rodin’, Moğol İmparatoru Cengiz Han’dan bahseden ‘Ben Cengiz Han’ gibi eserler yer alıyor. Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi, çocuklara yönelik eğitim etkinliklerinin bir uzantısı olarak, ev sahipliği yaptığı sergi, koleksiyon ve konservasyon gibi faaliyetlerin işlendiği çocuk kitapları hazırlıyor. Farklı yazar ve illüstratörler tarafından gerçekleştirilen bu…
Ramazan Teknikel Kitapların önsözleri severek okuduğum metinlerdir. Yoğun bir edebiyat tadı alırım o metinlerden. Mehmet Karabulut’un Şimdi Haberleri Veriyoruz şiir kitabında yer alan önsöz yerine geçen metin de öyle. Edebiyat dünyasını, yayıncılığı eğip bükmeden dosdoğru anlatıyor. Gerçi bu önsöz şairin yazdığı bir önsöz değil, kitabı yayımlayan May Yayınları’nın sahibi ve ödülün düzenleyicisi Mehmet Ali Yalçın’ın ödüllerle ilgili olarak yazdığı bir metin. Yayınevinin adı MAY, Mehmet Ali Yalçın’ın adının ve soyadının ilk harflerinden oluşuyor. Bu önsözü kitaptaki şiirler kadar çok okudum ve dört dörtlük bir edebiyat tadı aldım. Edebiyat dünyasının panoramasını doğru ve de içtenlikle çiziyor. Önsöz yerine geçen metin şöyle:…

