Yazar: admin

ANA

Zerrin Saral, Aksisanat Portal için yazarlara Öykü Zamanlığı‘nda Bir araya geliyor. Öykü Zamanlığı‘nda Zerrin Saral bu defa Ayşegül Bayar Kaya’ya soruyor:  Dünya hızla değişirken, sanatın izdüşümü, sanatçının sanatını ortaya koyma şekli de aynı hızla, değişime/dönüşüme uğruyor. Böylesi bir çağda, veri tabanını koruyan, yaratım sürecinize katkı sağlamış, tüm zamanların öyküsü/öykücüsü dediğiniz öykü ve öykücü(-ler) kimler? Bu tercihi, yazınınızda neye/nereye dayandırıyorsunuz? Ayşegül Bayar Kaya: “Hızlı” sözcüğü, içinden geçmekte olduğumuz çağı en iyi niteleyen sözcüklerden biri. Çağın hızına ayak uydurmaya çalışırken kendimizi amansız bir yarışın içinde buluyor, bazen ne denli yorulduğumuzu dahi fark edemiyoruz. Gelişen teknoloji bize pek çok şeyi sadece bir düğmeye basarak yapma olanağı sunarken…

Read More
ANA

Poesis Kitap’ın Phoenix Edebiyat serisine bir kitap daha eklendi: Burası Henüz Hiçbir Yer. Ferit Sürmeli’nin Burası Henüz Hiçbir Yer adlı öykü kitabı Poesis Kitap’tan yayımlandı. Burası Henüz Hiçbir Yer dili zorlayan öykülerden oluşuyor. Kısa, etkili, nakavtı gözüne kestirmiş “hiçbir” yeri kollayan ama sesini de güçlendiren sarsıcı öyküler okuru düşünmeye, anlamaya ve dili sorgulamaya yöneltiyor. Tanıtım Bülteni: Burası Henüz Hiçbir Yer, bir başlangıç noktasının ‘hiçbir’ yeri. Aranılan ama hızını, süresini kaybetmeyen bir atmosfer. Ferit Sürmeli, öykü şablonlarını altüst eden bir dille yazıyor. Hiçbir yerin dili her şeyin başlangıcı. Phoenix Edebiyat serisinde yer alan diğer kitaplar: 29 (Ferit Sürmeli, Dolunay Aker, Aydın…

Read More
ANA

Amaç Edebiyat dünyamıza soluk katabilecek yeni yazarlar ortaya çıkarmak ve Seyhan Livaneli’nin değerli anısını yaşatmak. Konu Utanmak Katılım Koşulları • Ödül, öykü türünde kitabı yayımlanmamış 18 yaş üzeri yazar ve yazar adaylarına açıktır. (Diğer türlerde kitabı yayımlanmış olmak, başvurmaya engel değildir.) • Ödüle, iki öyküyle başvurulur. Öyküler elektronik ortamda veya kağıt baskı olarak yayımlanmamış, başka bir yarışmadan ödül almamış olmalıdır. Ve yarışmanın sonucu açıklanana kadar yayımlanmamalıdır. • Her biri en fazla 1500 sözcük uzunluğunda iki öykü tek Word dosyası içinde gönderilmelidir. • Başvuru, adayın kendisi tarafından, seyhanlivanelioykuyarismasi@edebiyatist.com e-posta adresine, 25 Ekim 2020 günü, saat 24:00’a kadar gönderilmelidir. • Başvuru için…

Read More
ANA

Koray Feyiz okurlarını üç kitapla selamlıyor. Artshop Yayıncılık tarafından yayımlanan kitaplar raflardaki yerini alırken Engin Turgut, Koray Feyiz’in yeni kitaplarını değerlendirdi: “Beni son yıllarda Onat Kutlar’dan sonra darmadağın eden şiirler. Şiir budur arkadaşlar. Kalben ve ruhla yazılır. Bu şiirler benim gönlümde 4.2 şiddetinde deprem yarattı. Adam sapına kadar şair! Böyle bir şey yok! Sabaha kadar bana uyumak yoktur. Kaleminden öpülür ve bu şiirlerden asla kurtulamıyorum. Bu adam iyi şair, iyi şiir yazıyor. Ben bu şairin yazdığı her şiire bir tek kelime kullanabilirim: Ürpertinin derin kalbi. Bu şair şiire karşı antişiir yazarak modern şiirin sınırlarına iyilik metaforları sunuyor. Bu şairi gözden…

Read More
ANA

Şair Mehmet Ali Tan, ‘Çın Çınn’ başlıklı sıra dışı bir kitapla okurlarının karşısında… 96 şiirden oluşan kitap, Klaros Yayınları tarafından yayıma hazırlandı. Tan, gerek ‘Çın Çınn’ gerekse şiire bakışı hakkında, “Gençlik yıllarımda resim sanatıyla da uğraştım. Resim ve şiiri, ahenk açısından birbirine benzetirim. Biri renklerden, diğeri sözcüklerden oluşur. Keyfiliği, gelişigüzelliği ve hayâlleri severim. Çılgın bir akşam yemeği, bulutlar, bir yüz ve bir çerez çok şey anlatır. Ritim, bazen insanın ayağını yerden keser, şenliklere götürür. Şiirlerimde bolca işret ve muhabbet var. ‘Çın Çınn’, işte öyle bir kitap…” şeklinde konuştu. Kitabın çıkmasıyla yaşadığı heyecanı dile getiren Tan, kitaba alamadığı şiirlerini ileride kitaplaştıracağını…

Read More
ANA

Göksu N. ÇAKIR: Yirmi yedi yaşında BirGün gazetesinde yazı işleri müdürü oldunuz. Edebiyat dünyasında sıcak, kibar bir yazar olarak tanınıyorsunuz. 2017’de Can Yayınları etiketiyle çıkan ilk romanınız olan Çelişki’nin çok sevilmesini neye bağlıyorsunuz? Barış İNCE: Samimi bulunduğunu düşünüyorum. Aslında bir ilk romanda olabilecek eksikler mutlaka vardır fakat okur bu kitabın arkasında durdu. Okur bir şekilde kendinden bir şeyler buldu isimsiz kahramanımızda… 10 baskı yapan bir ilk roman başka türlü açıklanamaz sanırım. Üstelik popüler kültür ürünü bir kitap değil, ben de bir popüler kültür ikonu değilim. Yani beklediğim bir şey değildi. Kitapseverler birbirine önerdi, bu şekilde yayıldı. G.N.Ç: 2019’daMelih Cevdet Anday…

Read More
ANA

Tugay Yazıcı Edebiyatımızın çok erken kaybettiği yazarlarından biri olan Tezer Özlü, dünyaya bakış açısını, Cesare Pavese’nin metinlerinden alıntı yaparak ilişkilendirip açıklamaya çalıştığı bir eser; “Yaşamın Ucuna Yolculuk”. Okurken derinlerinize doğru bir yolculuğa çıkacağınız için kendinizi hazır tutun. Özlü, 1983’te “Bir İntiharın İzinde” adıyla eseri Almanca yazmış 1984’te “Yaşamın Ucuna Yolculuk” adıyla Türkçeye çevirmiştir. Eser 1983 Marburg Yazın Ödülü’nü kazanmış. Özlü, insanın kendisiyle olan mücadelesinde bazen soluk aldırıyor bazen soluk tıkıyor. Bazen yaşamın ağırlığına taşlar yüklüyor, olmuyor yaşamı ve ölümü aynı anda denemeye kalkışıyor. Kitabı okudukça kitabın başlığı gibi uçlarda gezindiğinizi hissediyorsunuz. Var oluşsal sancıyı iç dünyasına yaptığı yolculukta…

Read More
ANA

Nazlı Yıldırım, Yazar Özge Doğar’la ‘Aynadaki Sır’ ve yaşama dair diğer konular hakkında konuştu.  Nazlı Yıldırım: Günümüzde toplumun en yaygın kitle iletişim aracı olan televizyon üzerinden bir sosyolojik olguyu anlatıyorsunuz Aynadaki Sır’da. Şu an peki televizyonun bireysel ve toplumsal etkisi ne durumda? Azalma var mı yoksa daha da kitlesel bir bozulmaya doğru hızla ilerliyor mu? Özge Doğar: Çeşitliliği arttı diyebiliriz. Her evde hâlâ televizyon var ama her evde bilgisayar yok. Televizyon evlerin demirbaşı. Çamaşır makinası, buzdolabı ne kadar gerekliyse yıllardır televizyona da bu gereklilik yüklenmiş durumda. Aslında sorun televizyon tek başına kendisi değil, içerikleri işledikleri konular ve gündemler. Her gün…

Read More
ANA

Uluslarası artantakya sergisi bu yıl online olarak gerçekleşecek. sergiyle ilgili yapılan açıklama şöyle: “Sevgili Sanat Severler, “ArtAntAkyA” ekibi olarak yaşamakta olduğumuz bu olağan üstü günleri içinde, ulaşamadığınız sanat eserlerini sizlerin beğenisine sunmak için hazırladığımız proje başarılı bir şekilde yürüyor. Bu nedenle belli aralıklarla farklı sanatçı ve sanat dallarından oluşacak sergileri, danışma kurulu ve küratörümüz Nilgün Şener tarafından seçilerek sizlere sunuluyor.” “Uluslararası Online karma sergimizde, Dünyanın farklı coğrafyalarından katılan 20 Ülkeden 235 sanatçının eserlerini bir araya getirdik.  Teknoloji dünyasının bize sunduğu olanaklarla, birbirlerinden binlerce kilometre mesafeden uzakta olan sanatçıların eserlerini bir tuş kadar yakınımızda olmasının heyecanıyla sizlerle gururla sunuyoruz.Sergiyi ve videolarını…

Read More
ANA

Ayşe Özgür Aydoğan sordu / Özgür Sinema Sinema, kendisinden önce var olan; edebiyat, resim, müzik, heykel, gibi sanat dallarının hepsiyle iletişim içindedir. Ancak sinemanın diğer sanat dalları içerisindeki en güçlü bağı edebiyat iledir. Bugüne kadar pek çok klasik roman ve öykü sinema filmi haline getirilmiştir ki ben en çok onları severim. Elbette sinema diğer sanat dallarından biraz farklıdır. Sinemadaki en önemli fark harekettir. Ayrıca sinemada her şey şimdiki zamanda, filmin izlendiği sırada olur ve nesnelerle insanlar somut görünümleriyle perdede belirir. Bu nitelikleriyle sinema, tüm dikkatini perde üzerinde yoğunlaştırmış olan izleyiciyi kendi içine alan bir gerçekliğe sahiptir. Sinemanın şiirle de sanıldığından…

Read More
ANA

Türk edebiyatının önemli ismi, yazar Adalet Ağaoğlu yaşamını yitirdi. Boğaziçi Üniversitesi’nden yapılan açıklamada, “Edebiyatımızın büyük ismi, Boğaziçi Üniversitesi Fahri Doktora sahibi değerli yazar Adalet Ağaoğlu’nu kaybettik. Eserleriyle her zaman yaşayacak” açıklaması yapıldı. Adalet Ağaoğlu, 13 Ekim 1929 tarihinde Ankara’da doğdu. Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu ve tek kızıdır. İlkokulu Nallıhan’da okuduktan sonra 1938 yılında Ankara’ya yerleştiler. Ortaokul ve liseyi Ankara Kız Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1950 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Edebiyata ilgisi lise yaşamında şiirlerle başladı, kısa bir süre sonra oyun yazarlığına yöneldi. İlk defa 1946’da Ulus gazetesinde tiyatro eleştirileri…

Read More
ANA

Zerrin Saral, Aksisanat Portal için yazlarlara Öykü Zamanlığı‘nda Bir araya geliyor. Öykü Zamanlığı‘nda Zerrin Saral bu defa Semrin Şahin’e soruyor: Dünya hızla değişirken, sanatın izdüşümü, sanatçının sanatını ortaya koyma şekli de aynı hızla, değişime/dönüşüme uğruyor. Böylesi bir çağda, veri tabanını koruyan, yaratım sürecinize katkı sağlamış, tüm zamanların öyküsü/öykücüsü dediğiniz öykü ve öykücü(-ler) kimler? Bu tercihi, yazınınızda neye/nereye dayandırıyorsunuz? Semrin Şahin: Sanatın evrenselliği, bahsettiğin değişimin en önemli yansımalarından biri bana göre. Hız çağında yaşayan yazarlar olarak bu dönüşümü eserlerimizle ortaya koymaya çalışıyoruz, diye düşünüyorum. İkinci Dünya Savaşının ardından hümanist varoluşçuluğun yükselmesi, Sartre’ın, Camus’nün sanat anlayışlarını bu yönde dünyaya yaymaya başlamaları gibi salgın sürecinden sonra da…

Read More
ANA

Fatma Karagülle “(…) Herkes kendi yarasından söz eder, başkasının acısını çeker. Herkes yarasını saklar, ama yara izinden kurtulan tek kişi yoktur. Ovulmayan bedenin ağrısından insan nasıl kurtulamazsa merhem görmeyen yaradan da kurtulamaz. Merhem sözdür, dertleşmedir. Bilinmesi gereken şu: İnsan taşıyacağı kadar ağrı taşır. Bir bedene misafir yaranın neştere boyun eğdiği çok görülmüştür de ruhun yarasına cümle tabiplerin merhem olamadığı, yaranın daha büyük uçlar verdiği çok görülmüştür. Sanat mükemmel bir neşterdir. Bir dize içacılarımızı damıtır, bir nota kuruyan bir dalı yeşertir, bir renk bütün kederleri örter. Bir eski şarkının ipinde hüzün kurutur, bir siyahta keder boğarız. Kazancakis’in ‘Ağlamayın, bağırmayın, acı hafiflemesin.’…

Read More
ANA

 Ayşegül Bayar Kaya’nın İlk Öykü Kitabı ‘Gece On İki Sancıları’ Öteki Yayınları’ndan Çıktı Deneme ve öyküleriyle çeşitli dergilerde gördüğümüz Ayşegül Bayar Kaya çağdaş öykücülüğümüzün yeni soluklarından birisi. Öyküleriyle, yakın çağa tanıklık eden öykü kişilerinin iç dünyasında yolculuk ederken, ülkemiz tarihinde karanlık bir dönemin toplum ve birey üzerindeki etkilerini anlatıyor. Kitabında okurunu gerçeklerle yüzleştiriyor ve rahatsız ediyor. “Şimdi uzaklarda bir yerlerde, arada yüzlerce, binlerce duvar bile olsa bir kemiğin kırılışını işitebiliyorum. Elektrik düğmelerine basıldığını, bir kapının kapandığını, bir sandalyenin devrildiğini, bir musluğun açıldığını, bir sabunun kayıp yere düştüğünü. Çığlıkları, küfürleri, her şeyi…” Oda/S.54 Tarkan Toka’nın yayına hazırladığı Gece On İki Sancıları…

Read More
ANA

Mavi Yeşil dergisi, 2020’nin yaz sıcağında okurlarıyla buluştu. Derginin, Temmuz-Ağustos 2020 tarihli 124.sayısı yine zengin bir içerikle okurun karşısına çıktı. Bu sayımızın iki öykücüsü Galib Kaan ve Hatice Tarkan Doğanay. 124. sayımızda zengin bir şair kadrosu oluştu. Hüseyin Alemdar, Özlem Tezcan Dertsiz, Serkan Bozdağ, Mustafa Ergin Kılıç, Melih Elhan, Muhammed Korkmaz, Volkan Hacıoğlu, Muhammet Yusuf Alptekin ve Rıdvan Yıldız, bu sayının şairleri. Dino Buzzati’nin 1940’ta yazdığı ve dünyanın okuduğu Tatar Çölü adlı roman sekseninci yılına ulaştı. Dergimizin, Tatar Çölü romanıyla ilgili mütevazı dosyasında Hitay Tuçaltan, Nilay Kanarya ve Ece Ertem, romanı değişik yönleriyle değerlendirdiler. İsmail Özalp, bugünlerin gündemini de sorgulayan…

Read More
ANA

Tulga Tolun Şatır: Şiddet, hunharca saldırı hiçbir düşünceyi, hiçbir milleti, mezhep ya da dini yok edememiştir. Her zaman daha güçlenerek doğar. Yanan insanları içine almış alevlere ” Cehennem ateşi,” diye bağıranlar aslı bu dünyada, hatta içlerinde olan cehennemden kurtulamadan öleceklerdir. Sonrasında nereye gittiklerine dairse hiçbir fikrim yok. Düşünceleri için Sivas’ta canını verenleri hüzünle anıyorum. Mustafa Ergin Kılıç: Ne kadar da sessizsiniz. Halen sessizsiniz. Bugün de çok sessiz kalacaksınız. Çıtınız çıkmayacak. Umursamayacaksınız. Kılınız kıpırdamayacak. Demek insan insanı yakınca kendi sessizliğinde böyle boğuluyor! Onca cana kıydınız, onca aileyi yıktınız, onca insanı çaresiz ve yalnız bıraktınız. Ne kadar da sessizsiniz. Çaylar dere olmuş, dereler…

Read More
ANA

Yaşanan pandemi sürecinin ardından başlayan yeni normal hayatla birlikte bütün sektörler, yeni düzenlemelere hazırlanıyor. Bunlardan biri de etkinlik ve eğlence sektörü. Dream Sales Machine Başkanı Alper Sesli, yeni normaller kapsamında düzenleyecekleri festivaller hakkında bilgiler verdi. Sesli, “Yeni normallerimizle birlikte biz de gerçekleştireceğimiz festivallerde birtakım düzenlemeler yaptık. Gerek kendi tarafımızda gerek dünyadaki örneklerle gerek ESA Event Safety Association yeni regülasyonları ile Sağlık Bakanlığı ve Kültür Bakanlığının yönetmelikleri üzerinde itinayla çalıştık.” dedi. Nakit Para Kaldırılacak Dream Sales Machine Başkanı Alper Sesli’nin yeni dönemle ilgili aktardıkları şöyle: “Nakit para ve alışverişi festivallerimizden kaldırdık. Bu konuda geçen yıl festivallerimizde kullanmaya başladığımız DREAM ON isimli…

Read More
ANA

Şair Haydar Ergülen Sivas’ta, 2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli’nin ateşe verilmesi sonucu meydana gelen ve 37 kişinin öldüğü olayların 27. yıldönümünde Aksisanat Portal’da görüşlerini paylaştı. Haydar Ergülen’in Sivas Katliamı’yla ilgili açıklaması şöyle: Madımak katliamının faillerinin yalnızca o gün o alanda, bağıran, çağıran, gaz tenekesi taşıyan, ateşe veren gerici ve faşist sürüsü olduğunu sanıyorsanız yanılırsınız. Yanılırız. Yandık, Daha çok yanarız. Hep yanarız. 2 Temmuz 1993 Sivas Madımak Oteli’nde 35 canı, Ortaçağ karanlığında değil hayır, 20. yüzyılın ortasında, güneşin alnında cayır cayır yakanlar evet cani, evet ticani, evet irtica yanlıları, ama yalnızlar mı, hayır! Asla yalnız olmadılar! Tarikatları, kolları, dernekleri, vakıfları,…

Read More