Yazar: admin

ANA

Zerrin Saral, Aksisanat Portal için yazarlarla Öykü Zamanlığı‘nda bir araya geliyor. Öykü Zamanlığı‘nda Zerrin Saral bu defa Fergun Özelli’ye soruyor:  Dünya hızla değişirken, sanatın izdüşümü, sanatçının sanatını ortaya koyma şekli de aynı hızla, değişime/dönüşüme uğruyor. Böylesi bir çağda, veri tabanını koruyan, yaratım sürecinize katkı sağlamış, tüm zamanların öyküsü/öykücüsü dediğiniz öykü ve öykücü(-ler) kimler? Bu tercihi, yazınınızda neye/nereye dayandırıyorsunuz?  Fergun Özelli: Dünya, hızla değişiyor evet; ama bu değişim, sadece teknolojik alanda gerçekleşiyor, toplumsal/insani ilişkilerde ve kamusal/kurumsal yönetim alanlarında ise hemen hemen her şey olduğu yerde pinekliyor; donuyor ya da küflenip çürüyor. Kapitalist sistemse, ulusal ve uluslararası kişi ve kurumlarının “artı değer”ini daha da arttırmak için toplumsal/bireysel…

Read More
ANA

ÇOCUK EDEBİYATINDA MİZAH 1. Çocuklarımız için üretilen her türün özünde onların kendilerini tanımasına, keşfetmesine, özgüven duygusu kazanmasına, iletişim kurmasına, içinde bulunduğu zor bir durum karşısında çözüm üretebilen düşünme biçimleri kazanmasında etkili olan çocuk yazınları içinde gülmece de ayrı bir yer ve önem arz etmektedir. Belki de onları kitaba yaklaştıran en etkili türlerden biri olan gülmece ürünleridir. Rıfat Ilgaz’a göre gülmece yazınsal bir tür değil, bir biçimdir. Roman, şiir, öykü gibi başka bir yazınsal tür ile var olan bir bakış açısıdır. “Yazınsal türler teknik ve beceri isterken gülmece istemez; doğuştan gelir” der. Bundan hareketle Ahmet Zeki Yeşil’in yaşama bakışı olan…

Read More
ANA

Fatma Karagülle Sanatta ilkleri gerçekleştirmek hep güç iştir. Yazınımız için de böyle olmuştur. Roman türü düşünüldüğünde doğallıkla bir roman geleneğimizin olmadığı görülür. Çünkü roman fertlerin özgürlüğünü, insanlık durumlarını, toplumsal-ekonomik üretim ilişkilerini oluşturma çabasıyla doğrudan ilişkili bir tür olarak çok yenidir. Yazınımızda roman yeni olmasına karşın öykü türü çok köklü ve güçlü bir birikime, geleneğe sahiptir. Öykünün, romanımızın doğuşunda etkili olduğu yadsınamaz bir gerçektir. İlk köy romanı ya da öyküsü olduğunda karar verilemeyen bir yapıtımız var ki yazınımızda etkili olmuş, bir sürecin başlamasına neden olmuştur. Bu yapıt aynı zamanda gerçekçi-doğalcı (realist-natüralist) akımın da Türk yazınındaki ilk örneği olarak bilinen, Nâbizâde Nâzım’ın…

Read More
ANA

İstanbul “Dimitrie Cantemir” Romen Kültür Merkezi, 1 Eylül – 4 Kasım 2020 tarihleri arasında, Romen yazarlara ve Türkçeye çevrilmiş çağdaş Romen edebiyatını tanıtmaya adanmış büyük bir çevrimiçi proje başlatmıştı. Proje, çağdaş Romen edebiyatını tanıtmak ve Romenceden Türkçeye yapılan çevirilerin tanıtımına katkıda bulunmak amacıyla hazırlandı. Bu çalışmaya katılmak üzere Doina Ruști, Andreea Răsuceanu, Bogdan Munteanu, Dan Lungu, Vasile Ernu,Filip Florian, Iulian Tănase, Lucian Dan Teodorovici, Matei Vișniec, Adina Rosetti,Victoria Pătrașcu, Sînziana Popescu, Florin Bican, Petre Crăciun, Adi Secară, Ana Maria Sandu, Sorin Gherguț ve Marin Mălaicu-Hondrari İstanbul Romen Kültür Merkezi’nin girişimine olumlu yanıt veren Romen yazarlar oldu. İstanbul Romen Kültür Merkezi’ne…

Read More

Göksu N. ÇAKIR: Derinde Bir Yer’de karşımızda geçmişin lâbirentlerinde dolanıp duran, bugünü bir türlü yaşayamayan, kendi kendisiyle konuşan bir kahraman var. Metropolde yaşayan Mahir’in içinden çıkardığı kişilikler de söz konusu. Bir okur olarak kaybeden miyiz, kaybedilen mi? Ahmet İLHAN: Bir önceki sorunun cevabında, kaybın diğer ucunda ”diğerleri” vardır demiştim, hatırlarsanız. Bu durumda hem kaybeden hem kaybedileniz. Fakat kaybetme fiili sadece fiziksel boyutuyla yalnızlaşma, ötekileşme, yabancılaşma olarak yaşanmaz. İçsel düzenimizi, duygusal ve düşünsel harmonimizi, yitirdiğimizde veya bu artık düzenli işlemediğinde de kendimizi, varoluşsal yörüngemizi kaybederiz. Bir diğer boyutuyla da gittikçe mekanikleşen, yüzeyselleşen, yabancılaşan ve değer üretme krizinde bocalayan hayatın tüm taraflarının…

Read More
ANA

Fatma Karagülle Edebiyatımızda roman türünün ilk örnekleri, Tanzimat döneminden önce görülür. Bunlar hem çeviri, hem uyarlama hem de özgün özellikler taşımaktadır. Osmanlıca harflerle Türkçeye yapılan ilk çeviri yapıt Tercüme-i Telemak’tır. Edebiyatımızda ilk çeviri roman özelliği taşıdığı için önemli olan bu yapıt, Yusuf Kâmil Paşa tarafından Fenelon’un yazdığı Les Aventures de Telemaque (Telemak’ın Maceraları) adlı kitaptan çevrilmiştir. Fenelon’un Fransa’nın gelecekteki kralının eğitimi için yazdığı ve 1699’da yayınlandıktan sonra ünü bütün Avrupa’yı saran yapıtı Telemakhos’un Serüvenleri, Yunan mitolojisinden alınma bir öyküye dayanarak ideal devletin ve devlet adamının nasıl olacağını anlatır. Tanzimat’la Batıya yönelen Osmanlı İmparatorluğu’nda siyasal olarak yenileşmeyle bilimsel ve edebi yenileşme…

Read More

Bülent Tüsen: Bu dünya, eskimez bir oyuncak mıdır kitabının gözünden? Ömer Harmankal: Öyle değil mi? Her saniye, her yeni bir ömürde yeniliyor kendini. Eskimeyi bir kenara koyalım; yenilenip, tazelenip bir de değişiyor. Her bir canlının gözünde yaşam başka, her bir canlının düşünde ölüm başka… Hâlbuki bunları bir kılmak için ne kadar çok kitaplar yazılmış, öyle değil mi? İlahi dediğimiz kitaplar için ölüm tek, yaşamda amaç tek; peki bizim için böyle mi? Değil. Her insan kendi inancını, her insan kendi tanrısını, her insan kendi aşkını; her insan kısacası kendi yarattığı dünyayı yaşıyor. Bu dünya eskimez bir oyuncak. B. T.: Yazdıklarına bir…

Read More
ANA

Zerrin Saral, Aksisanat Portal için yazarlarla Öykü Zamanlığı‘nda bir araya geliyor. Öykü Zamanlığı‘nda Zerrin Saral bu defa Ethem Baran’a soruyor:  Dünya hızla değişirken, sanatın izdüşümü, sanatçının sanatını ortaya koyma şekli de aynı hızla, değişime/dönüşüme uğruyor. Böylesi bir çağda, veri tabanını koruyan, yaratım sürecinize katkı sağlamış, tüm zamanların öyküsü/öykücüsü dediğiniz öykü ve öykücü(-ler) kimler? Bu tercihi, yazınınızda neye/nereye dayandırıyorsunuz?  Ethem Baran: Dünya hızla değişirken biz de ona yakın bir hızda değişiyoruz. Dünyanın, bilim ve teknolojinin, yeryüzü kültürünün bu denli değişimi sanırım insanlık tarihi boyunca görülmemiş bir şekilde bizim kuşağımıza denk geldi. Elektriği olmayan bir evden, teknolojik tek cihazın radyo olduğu bir ortamdan bugünlere gelen biri olarak…

Read More
ANA

Türk edebiyatında önemli bir anlatı birikimi ve geleneği olmakla birlikte, modern Batı romanının ilk örnekleri Tanzimat döneminde ortaya çıktı. Türk edebiyatına roman Fransızca’dan yapılan çevrilerle girdi. Batılı anlamda modern Türk romanının kurucusu ise Halit Ziya Uşaklıgil sayılır. Uşaklıgil’in Batı tekniğine uygun olarak yazdığı Aşk-ı Memnu (Yasak Aşk) 1899-1900 yıllarında yazmış ama bu yapıtı Servet-i Fünun dergisinde yayınlanamamış, 1908 yılında Sabah gazetesinde bölüm bölüm yayımlanmıştır. Yapıt, ilk yayımlandığında oldukça ağır ağdalı ve süslü bir dille yazılmış fakat Halit Ziya bu yapıtını 1925′ te yalınlaştırarak yeniden yayımlamıştır. Yapıtın bundan sonraki baskıları da Latin harfleri ile yapılmıştır Aşk-ı Memnu, Halid Ziya’nın en önemli…

Read More
ANA

İki aylık Mavi Yeşil dergisi, 126. sayısıyla yirmi birinci yılını tamamladı. Aralıksız, yirmi bir yıllık yayınımızı aksatmadan sürdürmemizi sağlayan okur ve yazar dostlarımıza içtenlikle teşekkür ediyoruz. Kasım-Aralık 2020 tarihli 126. sayımızda, okur karşısına edebiyat zevkini tattıracak yazılarla çıkıyoruz yine. Özlem Tezcan Dertsiz, Dilara Çelik, Kübra Tut ve Şiyar Ayaz, bu sayımızın şairleri. Dört öykücü var 126. sayımızda: Deniz Depe, Züleyha Kandemir, Halil İbrahim Zenginoğlu ve Örsan Gürkan. ‘Eskimemiş Sayfalar’, her zamanki gibi Özkan Satılmış özeniyle hazırlanıyor. Mustafa Işık ‘şiir’ hakkında yazarken Özer Şen de bir şiir kitabını değerlendirdi. Gülcihan Bakır, dünyanın okuduğu Kral Oidipus metnine farklı yaklaşımlarla bakmayı denedi. Özge…

Read More
ANA

Dosyaya Ülkün Tansel, Hulusi Geçgel- Fatih Kana, Prof. Dr Muhtar Kutlu ve Metin Turan katkı sağladı. Ahmet Özer, Gökhan Arslan, Gülsüm Cengiz, Oya Gündüz Aksu, Gazanfer Eryüksel, Osman Bozkurt, İbrahim İspir, Coşkun Ersöz, Ş.A, M. Güner Demiray, Bedriye Korkankorkmaz, Bahar Karakaş, Hamit Oral, Yusuf Aksoy, Şerif Tezgörenler, Kuzey Karahan Saran, Yener Çetin, Nemci Karkın, Ruken Sönmez, Ozan Telli, Eylem Hatice Bayar, Elif Burcu Özkan, Çetin Örgen, Gülcandan Baydar, Nilüfer Uçar, Hatice Tarkan Doğanay, İlkay Coşkun, Binnaz Deniz Yıldız, İbrahim Eroğlu, Deniz Dağdelen Düzgün, Özdemir Karaoğlu şiirleriyle yer aldı. Neli Kolarova ve Tenko Tenev’in şiirlerini Ahmet Emin Atasoy çevirdi. Çağla Çinili,…

Read More
ANA

Türkiye’den sanatçılar bağımsız olarak Azerbeycan’da ateşkes sırasında öldürülen sivil halka ve Karabağ’daki duruma yönelik destek amaçlı bir bildiri yayınladılar. Biz, aşağıda imzası bulunan sanatçılar, son günlerde Azerbaycan’a şiddeti artarak devam eden saldırıları kınıyoruz. Gence, Barda ve diğer kentlere ateşkeş sırasında yapılan bu vahşi saldırılar, bire bir anlamda, masum ve sivil halkı hedef almaktadır. Fabrikalara, alışveriş merkezlerine, okullara, evlere atılan bombalar ve açılan ateşler, onlarca sivilin, kadının, çocuğun ve bebeğin canını almıştır. İnsanları uykularındayken bile rahat bırakmayan bu saldırıların sürekliliği insanlık dışı boyutlara ulaşmıştır. Bu saldırılar acilen durdurulmalıdır. Askerlerin büyüttükleri çatışmanın acısı, başka milletlerin sivil halklarından kasti hareketlerle çıkarılamaz. Dünya üstünde…

Read More
ANA

Ansam Kültür Derneği tarafından, 16 – 22 Ekim 2020 tarihleri arasında düzenlenen Antakya 8. Uluslararası Film Festivali’nin ‘Altındefne’ ödülleri açıklandı. 54 ülkeden 430 filmin başvurduğu ve 62 filmin yarıştığı festivalde Dünyanın birçok ülkesinden oluşan Jüri üyeleri, ödülleri belirlemede çok titiz davrandı. Jüri başkanı Cem Saçar, “Jüri üyesi arkadaşlarımızla birlikte, defalarca filmlerin puanlarını değerlendirerek ancak nihai sonuçlara varabildik. Festival direktörü Mehmet Oflazoğlu, “Finale kalmak kendi içinde zaten bir ödüldür. Jüri üyeleri adil ve objektif bir seçim yaparak ödülleri belirledi. Festivalimiz kendini yenileyerek yolculuğuna devam edecektir. Katkısı olan tüm kurum ve kişilere teşekkür ederiz.” Festivalin jüri üyeleri: Ana Jüri Başkanlığı’nı , Hollywood…

Read More
ANA

Hakan Cem Her gün işine gider gibi şiirine giden şair! Çelebi, bir efendi adam. Sevecen aile ortamı kucaklamış çocukluğunu… Ablası Edibe Aykaç’ın anılarındaki deyişiyle, ‘çok hassas’ bir insan. İlkokul beş ya da orta ilk sınıftaymış Bursa’ya giden annesini özleyince yazdığı şiir; ah ki bir çocuk dergisinde yayınlanınca, duyulan sevinçle Edibe ablası: “Oy, kardeşim şair olmuş!” diyerek sarılmış kardeşine. Yıllar sonra, on yedi şiir kitabıyla modern Türkçe şiirin önemli şairlerinden olan kardeş de: “Sen bana söylemiştin abla!” diyerek sarılıp durmuş hep ablacağzına… Deniz tutkusuyla ıslak bir İstanbullu. İstanbul’un daha çok şehir hali, insan hali, kalabalığı ilgisini çekmiş. Dost sofralarına, rakı sohbetlerine…

Read More
ANA

Deniz Poyraz Timaş Yayınları, dünya edebiyatının ve 20. Yüzyıl’ın sayılı ustaları arasında gösterilen, Açlık adlı kült romanın yazarı Knut Hamsun’un külliyatını yayımlamaya devam ediyor. Yazarın Son Bölüm adlı romanı da geçtiğimiz ay Behçet Necatigil çevirisiyle Türkiyeli okurlarla buluştu. Hamsun, dağ başındaki bir sanatoryum atmosferinde yaşanan olayların etrafında ördüğü kurgu ve yarattığı benzersiz karakterlerle insanlığın ölüm, hiçlik, öze dönüş gibi temel meselelerini ele alıyor. Romanın başkarakterlerinden Daniel, yapıların aksayan taraflarını tamir eden, ark yapan, taş duvarlar ören çalışkan ve iyi kalpli bir adamdır. Bütün varı yoğu Torahus’taki minicik çiftliği ve mandırasıdır. Fakat gün gelir, çiftliğine talipler çıkar. Yemyeşil kırsal alandaki…

Read More
ANA

Fatma Karagülle Roman türü ülkemize Tanzimat edebiyatı ile girer. Önce çeviri romanlarla başlayan bu süreç, taklitlerle devam edilerek ve kimliğini kazanarak günümüze gelinmiştir. Türk edebiyatında roman, başlı başına bir tür olarak 1860’tan sonra başlar ve 1895’e kadar sürer. Türk okurunun romanla tanışması, Sultan Abdülaziz döneminde sadrazamlık yapmış olan Yusuf Kamil Paşa’nın Fransız sanatçı Fenelon’un Telemak adlı eserinin çevirisi “Tercüme-i Telemak”ı yayımlamasıyla olmuştur. Daha sonra bu çeviriyi Victor Hugo’nun ünlü romanı “Sefiller” izler. Gazete sayesinde halka ulaştırılan bu çeviri romanlar daha sonra yazılacak olan Türk romanlarına da taban hazırlar. Fransız romanlarından çevrilen örneklerin ardından Ahmet Mithat, Namık Kemal, Şemsettin Sami gibi…

Read More
ANA

          Ankara’nın şirin semti Çayyolu’nda, bir kültür sanat ve edebiyat dergisi doğdu. Adını da, doğduğu yerden aldı. Çayyolu Kültür Sanat Edebiyat Dergisi… Yüksek okur kitlesine ulaşmayı amaçlayan Çayyolu Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi, büyük bir yayın grubuna ait dergi değil. İki ayda bir yayımlanacak olan derginin 3.sayısı, 1 Kasım’da dolu bir içerikle çıkıyor. Ülkemizin en önemli şairlerinden Veysel Çolak da, yeni sayıda olacak. İlk sayıda Ataol Behramoğlu ile yapılmış bir röportaj, ikinci sayıda Feyza Hepçilingirler ile söyleşi yer almıştı. Pandemi günlerinde okurlarına “Merhaba” diyerek, dergiciliğin bittiğine inananları şaşırtan bu derginin imtiyaz sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü Kâmil Akdoğan.…

Read More
ANA

CHP İstanbul İl Başkanlığı, salgın günlerinde artan kaygı ve karamsarlık duygularını edebiyat yoluyla umuda dönüştürmek için düzenlediği “Korona günlerinde umut” konulu öykü yarışmasının sonuçları açıklandı. CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Korona günlerinde umut” konulu öykü yarışması sonuçlandı. CHP yaptığı açıklamada “Birbirinden güzel öyküleriyle yarışmamıza katılan, emek veren herkese teşekkür ediyoruz. Seçici kurulumuzun öykülerini ödüle layık gördüğü yazarlarımızı tebrik ediyoruz” ifadelerini kullandı. CHP İstanbul İl Başkanlığı, salgın günlerinde artan kaygı ve karamsarlık duygularını edebiyat yoluyla umuda dönüştürmek için düzenlediği “Korona günlerinde umut” konulu öykü yarışmasının sonuçları açıklandı. CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın salgın sürecinde büyük bir özveriyle çalışan sağlık emekçilerine ithaf…

Read More