Ödüllü yazar Mehmet Fırat Pürselim’in yeni öykü kitabı “Sakarmeke” okuruyla buluştu. İthaki Yayınları tarafından basımı gerçekleştirilen Sakarmeke beklenen öykü kitaplarından biri olarak edebiyat ortamında heyecanla karşılandı… Basın Bülteninden: Kuşlar boşuna değil, göğe kanat çırpmak için doğmuşlar. Gök de elbet kuşlar için var. Dalın da suyun da emeği üstlerinde. Hızı ve yükselişi okşaya okşaya büyüten kuşlar, narin ama tılsımlılar. Yeri de yedi kat üstünü de en iyi bilenler, kafese hür kanatlarla giren, dünyayla konuşmayı ilk öğrenenler… 2011 yılında yayımlanan Hayat Apartımanı adlı öykü kitabıyla 2012 Naim Tirali Öykü Ödülü’nü, 2016 yılında yayımlanan Akılsız Sokrates adlı öykü kitabıyla da 2017 Türkan Saylan…
Yazar: admin
Zerrin Saral, Aksisanat Portal için yazarlarla Öykü Zamanlığı‘nda bir araya geliyor. Öykü Zamanlığı‘nda Zerrin Saral bu defa Sevtap Ayyıldız‘a soruyor: Dünya hızla değişirken, sanatın izdüşümü, sanatçının sanatını ortaya koyma şekli de aynı hızla, değişime/dönüşüme uğruyor. Böylesi bir çağda, veri tabanını koruyan, yaratım sürecinize katkı sağlamış, tüm zamanların öyküsü/öykücüsü dediğiniz öykü ve öykücü(-ler) kimler? Bu tercihi, yazınınızda neye/nereye dayandırıyorsunuz? Herakleitos’un dediği gibi “Aynı nehirde iki kere yıkanılmaz.” İkinci kere o nehre girdiğinde üzerinden başka sular akar. Değişim kaçınılmaz. Sanata bakışımız, algılayışımız ve yorumlayışımız da bu değişimden payını alıyor. Mona Lisa bir başyapıt ancak günümüzdeki güzel kadın algısına hiç uymuyor. Da Vinci 2000’lerde yaşasaydı Mona Lisa’yı nasıl…
Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi’nin yeni sayısı okuruyla buluştu. Dergi editörünün sunu metni şöyle: Merhaba, İçinden geçtiğimiz zor günlerde, zaten var olan yaşamsal sorunlarımıza eklenen pandemi ve onunla birlikte artan ekonomik, sosyal, psikolojik güçlüklerle uğraşmaya devam etmekteyiz. Ama biliyoruz ki, insanlık bu salgının da üstesinden gelecek. Yüzyıllar boyunca acı çektiği veba, çiçek, verem, kolera gibi hastalıklarla sonunda baş edebildiği gibi, Covit-19’u da bir şekilde yenmeyi başaracak. Başaracak, ama gerekli dersleri çıkarabilecek mi? “Yaşam insan için değil, insan yaşam için” demeyi öğrenebilecek mi? Bu konuda umutlu olmayı arzu ediyoruz. İçinde olduğumuz ve “post-truth çağı” olarak isimlendirilen zaman diliminde, dünyanın hemen her…
Kapak tasarımı Kürşat Coşgun’a, arka kapaktaki “Karga Kafası” Kemal Gökhan’a ait altıncı sayının diğer çizerleri Cemil Cahit Yavuz, Ozan Akar, Betül Sinanoğlu, Hüseyin Esen, Hüsna Çakır. Dosya konusu “yalnız-lık”a katkı sağlayan yazarlar: Betül Dünder, Bora Ercan, Gaye Ebcim, Meral Saklıyan, Prof. Dr. Cemal Sakallı, Prof. Dr. H. Haluk Erdem, Prof. Dr. Hüseyin Köse. Bu sayının öykücüleri Ayça Şebnem, Barış Akkurt, Kader Menteş Bolat, Merve Tarhan, Nilüfer Benal, S. İpek Ortaer Montarani, Şafak Yüca, Utku Şahin ve Üzeyir Karahasanoğlu. Şiirleriyle Çağın Özbilgi, Eylem Bahar, Duran Aydın, Fatma Hatun Esen, İbrahim Karaca, Hasan Ünal, Hüseyin Sönmez, M. Utku Yeşilöz, Nevruz Uğur, Rıdvan Yıldız, Sait Özden dosya dışı yazılarıyla Ahmet Özer,…
Görülmüştür Kolektifi’nin 50 mahpusla birlikte çalışarak hazırladığı “Tutsakların korona günlükleri” adlı kitap yayınlandı. Kitabın arka kapağında yer alan yazı: “Virüs, kara kargalar, tabut gibi bir çatı. Her şeyin ölümü hatırlattığı bir ortam. Korku filminde kullanılabilecek metaforların çoğu mevcut. Lakin film o kadar yavaş ilerliyor ki, seyreden filmden kopuyor ya da her gün aynı filmi seyreden insanın artık ürperecek sahne bulamaması, her sahneyi çözdüğü için korkmaması gibi bir durum yaşanıyor. Hapishanenin şimdiki halinin uyandırdığı da böyle bir his. Bir tabutun içinde yaşadığınızı düşünüyorsunuz, leş kargaları dönenip duruyor tepenizde ve dünyanın en kolay bulaşan ölümcül virüsü sizi bulabilir. Ama korkmuyorsunuz.” Erol Zavar …
İki aylık kültür ve edebiyat dergisi Ecinniler, altıncı sayısını yayımladı. 2020 yılındaki son sayısında 12 Eylül darbesinin edebiyatımıza olan etkilerini mercek altına alan derginin bu dosyası “Tankların Gölgesinde Edebiyat” başlığını taşıyor. 12 Eylül’ün edebiyatımızdaki izlerini şiirler, öyküler, romanlar ve tiyatro oyunları üzerinden inceleyen dosya kapsamında Çimen Günay Erkol ile yapılan kapsamlı söyleşinin yanı sıra Salih Bolat, Pınar Özdemir, Hülya Çelik, Fatma Yeşil, Duygu Kankaytsın ve M. Utku Yeşilöz’ün yazıları okunabilir. Pandemiyle geçen 2020 yılının son sayısının şairleri Bekir Dadır, Beste Naz Karaca, Cemed Loma (Zehra Aktaş), Ceren Biber, Gürsel Bektaş, İrfan Çinar, Kağan Şeker, Nigar Çelebi, Nurgül Sedef, Şahin Altuner,…
Cide Belediyesi tarafından, günümüzde toplumcu gerçekçi edebiyatı yaşatmak ve yazınımıza yeni yazarlar/yapıtlar kazandırmak amacıyla, Türk edebiyatının çınarı Rıfat Ilgaz adına bir roman ödülü yarışması düzenlendi. Yarışmanın son başvuru tarihi 20 Nisan 2021 olup, kazanan yapıt 25 Haziran 2021 tarihinde açıklanacaktır. “2021 Rıfat Ilgaz Roman Ödülü Yarışması” nın ödül seçici kurulu; Feyza Hepçilingirler, Hidayet Karakuş, Öner Yağcı, Mehmet Saydur ve Eren Aysan’dan oluşmaktadır. Birincilik ödülü ise, Beşbin TL (5.000) olarak belirlenmiştir. Başvurular, “Cide Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Rıfat Ilgaz Ödülü, Cide/Kastamonu” adresine yapılacaktır. “2021 Rıfat Ilgaz Roman Yarışması”a katılım koşulları ve biçim şöyledir: *Yazarlar, kitap oylumundaki (A4 kâğıdına 12…
Tanıtım bülteninden: Öykünün tesadüfü olur mu? Hayatın kırılma anları birer tesadüf silsilesi midir? Özgür Soylu, Eğer Tesadüf Değilse’de ikili bir anlam arayışı yaratarak tesadüfleri anlardan kurtarıp güncelliyor. İroninin sarsıcı gücü hicivle tamamlanıyor. Eğer Tesadüf Değilse’de ki öyküler; anlamın sivri ucuyla donatılmış, okuru kurgunun içine çeken, öyküyle birlikte sorular sormamızı sağlayan, bu soruları öykünün içinden aktaran bir güce sahip. Kurgu, tesadüflere ilmek örmektir. Eğer Tesadüf Değilse, siz de öyküde ilmek örmek ister misiniz?
Ankara, İstanbul ve İzmir dışında yayımlanan sanat ve edebiyat dergilerinin katılımına açık olan ve Payda Yayınları ile Nedret Gürcan ailesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Nedret Gürcan Edebiyat Ödülü, Bafra’da yayımlanan Edebiyat Nöbeti dergisine verildi. Nedret Gürcan Edebiyat Ödülünün Ahmet Özer, Ali Mustafa, Hasibe Ayten, Özgen Seçkin ve Mesut Özcan’dan oluşan seçici kurulu, Bafra’da yayımlanan Edebiyat Nöbeti dergisini ödüle değer gördü. Ödül, Ocak ayı sonunda Ankara’da düzenlenecek bir törenle derginin sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü Celal Karaca’ya verilecek. Ödül gereği, Edebiyat Nöbeti dergisinin Ocak-Şubat 2021 tarihli 32. sayısı Mesut Özcan editörlüğünde Nedret Gürcan sayısı olarak yayımlanacak. Yine ödül…
Varlık Dergisi Aralık 2020 bülteninden: Varlık dergisi olarak 1933’ten günümüze özenle sürdürdüğümüz ‘edebiyatımıza yeni değerler kazandırma’ çabası, 87. yılımızda da edebiyatseverleri yeni imzalarla buluşturuyor. Zeynep Uzunbay, Nilay Özer, Seyyidhan Kömürcü, Ali Özgür Özkarcı ve Mehmet Erte’den oluşan şiir seçici kurulu yaptığı değerlendirme sonucu ödülü Ceren Biber’in “Hış” adlı dosyasına verdi; Kutay Onaylı’nın “Türkolmak” ve Uğur Can Dural’ın“Kara Gömüldü” adlı dosyalarını ise ‘dikkate değer’ buldu. Nursel Duruel, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Hatice Meryem, Pelin Buzluk ve Selçuk Orhan’dan oluşan öykü seçici kurulu, ödülü oy çokluğuyla Esra Ersoy’un “Kalır” adlı dosyasına verirken, Sitem Şanlı’nın “Mezar Delen” adlı dosyasını ‘dikkate değer’ buldu. Ödül alan…
2020 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri sahiplerini buldu. Şiir dalında Ceren Biber, öykü dalında ise Esra Ersoy ödüle değer görülen isimler oldu. Varlık Yayınları’nın ödülle ilgili açıklaması şöyle: Varlık dergisi olarak 1933’ten günümüze özenle sürdürdüğümüz ‘edebiyatımıza yeni değerler kazandırma’ çabası, 87. yılımızda da edebiyatseverleri yeni imzalarla buluşturuyor. Bu yıl şiir dalında Ceren Biber,öykü dalındaise Esra Ersoy ödüle değer görüldü. Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’ne katılım her yıl olduğu gibi yine yoğundu. Şiir dalında ön elemeden geçirilerek seçici kurula sunulan dosyalar İsa Özdemir, Ferhat Öksüz, Batuhan Saç, Kaan Eminoğlu, Turgut Can Özdemir, Alihan Çetiner, Ezel Çağlayan, Doğanay Şaban Tayyar, Metehan Budak,…
Her kitabının kendini fark edilir kılan bir yanı oluyor. Yeni kitabın da adıyla ve tasarımıyla hem dikkat çekiyor hem de okura bir şeyler vaat ediyor. Bu tılsımın yörüngesini bulabildin mi? Teşekkür ederim, farklı olanı yakalamaya çalışıyorum hepsi bu. Gün içinde bir sürü kelime geliyor aklıma “beni şiirine alsana” diyorlar, bense ezberi bozanlara açıyorum koynumu. Çünkü sayfa da sıkıldı aynı şeyi üzerinde taşımaktan. Çizgiden çıkmaya, haddimi aşmaya meyilim var… Underground Şiir hakkındaki görüşlerini dünyadaki ve Türk şiirindeki karşılıkları açısından değerlendirmeni istesek ve kendini bu yelpazede bir yere yerleştirmen gerekirse nasıl bir kurgu seni bulabilir… Underground terimine içerik babında inanmıyorum, yani bu…
AYŞE MELTEM ÇEKİRDEKÇİ “ben bağırarak yazdım senisen içinden oku”b.e “… Artık başını ağrıtma zamanı geldi de geçiyor Attila Abi. Çok uzaklardan, Akdeniz’in sıcak bir köşesinden yazıyorum sana. Büyüklere hitap edecek sözcük çok ama ‘abi’ sözcüğü kadar kaç sıcak sözcüğümüz kaldı? Sana (beni bağışla bu sözcük yakınlığımın ifadesidir) bu mektubu Ege’de çağıldayan bir dergi aracılığıyla gönderiyorum, eline geçmeyeceğini de biliyorum, beni bağışla… Gecikme nedenim çok… Bir çınarın dal budak salarken yaşadığı evrelerin farkına varmaya çalışan bir şiir yaprağının çırpınışları kabul et…” Ben bu kadar geç kalmak istemiyorum; her sözüne hayran kaldığım, alıntılarıyla kitaplığımı donattığım, şiirlerinde ahengi anladığım, denemelerinde ufkumu aydınlattığım…
Zerrin Saral, Aksisanat Portal için yazarlarla Öykü Zamanlığı‘nda bir araya geliyor. Öykü Zamanlığı‘nda Zerrin Saral bu defa Fergun Özelli’ye soruyor: Dünya hızla değişirken, sanatın izdüşümü, sanatçının sanatını ortaya koyma şekli de aynı hızla, değişime/dönüşüme uğruyor. Böylesi bir çağda, veri tabanını koruyan, yaratım sürecinize katkı sağlamış, tüm zamanların öyküsü/öykücüsü dediğiniz öykü ve öykücü(-ler) kimler? Bu tercihi, yazınınızda neye/nereye dayandırıyorsunuz? Fergun Özelli: Dünya, hızla değişiyor evet; ama bu değişim, sadece teknolojik alanda gerçekleşiyor, toplumsal/insani ilişkilerde ve kamusal/kurumsal yönetim alanlarında ise hemen hemen her şey olduğu yerde pinekliyor; donuyor ya da küflenip çürüyor. Kapitalist sistemse, ulusal ve uluslararası kişi ve kurumlarının “artı değer”ini daha da arttırmak için toplumsal/bireysel…
ÇOCUK EDEBİYATINDA MİZAH 1. Çocuklarımız için üretilen her türün özünde onların kendilerini tanımasına, keşfetmesine, özgüven duygusu kazanmasına, iletişim kurmasına, içinde bulunduğu zor bir durum karşısında çözüm üretebilen düşünme biçimleri kazanmasında etkili olan çocuk yazınları içinde gülmece de ayrı bir yer ve önem arz etmektedir. Belki de onları kitaba yaklaştıran en etkili türlerden biri olan gülmece ürünleridir. Rıfat Ilgaz’a göre gülmece yazınsal bir tür değil, bir biçimdir. Roman, şiir, öykü gibi başka bir yazınsal tür ile var olan bir bakış açısıdır. “Yazınsal türler teknik ve beceri isterken gülmece istemez; doğuştan gelir” der. Bundan hareketle Ahmet Zeki Yeşil’in yaşama bakışı olan…
Fatma Karagülle Sanatta ilkleri gerçekleştirmek hep güç iştir. Yazınımız için de böyle olmuştur. Roman türü düşünüldüğünde doğallıkla bir roman geleneğimizin olmadığı görülür. Çünkü roman fertlerin özgürlüğünü, insanlık durumlarını, toplumsal-ekonomik üretim ilişkilerini oluşturma çabasıyla doğrudan ilişkili bir tür olarak çok yenidir. Yazınımızda roman yeni olmasına karşın öykü türü çok köklü ve güçlü bir birikime, geleneğe sahiptir. Öykünün, romanımızın doğuşunda etkili olduğu yadsınamaz bir gerçektir. İlk köy romanı ya da öyküsü olduğunda karar verilemeyen bir yapıtımız var ki yazınımızda etkili olmuş, bir sürecin başlamasına neden olmuştur. Bu yapıt aynı zamanda gerçekçi-doğalcı (realist-natüralist) akımın da Türk yazınındaki ilk örneği olarak bilinen, Nâbizâde Nâzım’ın…
İstanbul “Dimitrie Cantemir” Romen Kültür Merkezi, 1 Eylül – 4 Kasım 2020 tarihleri arasında, Romen yazarlara ve Türkçeye çevrilmiş çağdaş Romen edebiyatını tanıtmaya adanmış büyük bir çevrimiçi proje başlatmıştı. Proje, çağdaş Romen edebiyatını tanıtmak ve Romenceden Türkçeye yapılan çevirilerin tanıtımına katkıda bulunmak amacıyla hazırlandı. Bu çalışmaya katılmak üzere Doina Ruști, Andreea Răsuceanu, Bogdan Munteanu, Dan Lungu, Vasile Ernu,Filip Florian, Iulian Tănase, Lucian Dan Teodorovici, Matei Vișniec, Adina Rosetti,Victoria Pătrașcu, Sînziana Popescu, Florin Bican, Petre Crăciun, Adi Secară, Ana Maria Sandu, Sorin Gherguț ve Marin Mălaicu-Hondrari İstanbul Romen Kültür Merkezi’nin girişimine olumlu yanıt veren Romen yazarlar oldu. İstanbul Romen Kültür Merkezi’ne…
Göksu N. ÇAKIR: Derinde Bir Yer’de karşımızda geçmişin lâbirentlerinde dolanıp duran, bugünü bir türlü yaşayamayan, kendi kendisiyle konuşan bir kahraman var. Metropolde yaşayan Mahir’in içinden çıkardığı kişilikler de söz konusu. Bir okur olarak kaybeden miyiz, kaybedilen mi? Ahmet İLHAN: Bir önceki sorunun cevabında, kaybın diğer ucunda ”diğerleri” vardır demiştim, hatırlarsanız. Bu durumda hem kaybeden hem kaybedileniz. Fakat kaybetme fiili sadece fiziksel boyutuyla yalnızlaşma, ötekileşme, yabancılaşma olarak yaşanmaz. İçsel düzenimizi, duygusal ve düşünsel harmonimizi, yitirdiğimizde veya bu artık düzenli işlemediğinde de kendimizi, varoluşsal yörüngemizi kaybederiz. Bir diğer boyutuyla da gittikçe mekanikleşen, yüzeyselleşen, yabancılaşan ve değer üretme krizinde bocalayan hayatın tüm taraflarının…

