Yazar: admin

ANA

Aksisanat portalda Rabia Çelik Çadırcı’nın sorularını yanıtlayan Neslihan Yalman, cumhuriyet tarihinde şiir adına yaşanmış önemli yenilikler üzerine konuştu. Şiirimizin erkek-egemen bir sesi olduğunu, hatta kimi kadın şairlerin de bu dil ve ideolojiyle şiir yazdığını belirten Yalman, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bence, şu dönem kadın şairlerin sayılarındaki artış; şiirde erotizm, cinsellik, beden, psikolojik sıkıntılar, yüzleşmeye cesaret edilemeyen çelişkiler üstüne şiir yazılmaya başlaması önemli bir şeydir. Tabii bunlar hakkında da daha henüz kendini aşabilmiş çok fazla şair ve şiir yoktur.” Neslihan Yalman’ın yanıtlarının devamını ve soruşturmanın tamamını okumak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz:

Read More
ANA

Aksisanat portalda Rabia Çelik Çadırcı’nın sorularını yanıtlayan Gülümser Çankaya, kuşak tartışmalarına bir yenisini ekledi: “Bence bizim kuşağın şiir deviniminin adı Bütünsel Modern olmalı.”dedi. Öneride bulunduğu şiiri açımlayan Çankaya sözlerini şöyle sürdürdü: “Şiir geleneğinin ya da diğer sanat disiplinlerinin her bir olanağını kullanıyoruz çünkü. Kuralsızlık kuralın kendisi. Mülkiyetsiz bir ışık olma durumu belki de. Önerdiğim şiir bu. En azından kendim için.” Gülümser Çankaya’nın yanıtlarının devamını ve soruşturmanın tamamını okumak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz:

Read More
ANA

Edebiyatçı Nilüfer Altunkaya yeni bir atölye çalışması için kolları sıvadı. Altunkaya’nın yeni çalışması sanatseverler tarafından ilgiyle karşılandı. Nilüfer Altunkaya konuyla ilgili düşüncelerini paylaşırken “Nitelikli bir okur ve yazar olabilmenin yollarından biri de okuduğumuz kitapların alt metinlerini çözümleyebilmekten geçiyor. “şeklinde konuştu. Atölye programının tanıtım metninde ise şu ifadelere yer verildi: Eleştirel okuma alanında deneyimli bir yazar olan Nilüfer Altunkaya bize bu yolculukta bambaşka pencereler ve yeni bakış açıları kazandırıyor. Nilüfer Altunkaya ile yapacağımız bu Eleştirel Okuma Atölyesi’nde, edebiyat tarihine iz bırakmış olan kitapları ve yazarları belki ilk kez, belki yeniden okuyacak, yazarın biyografisinden ve yapıtlarının genelinden yola çıkarak edebi kişiliklerine ışık…

Read More
ANA

Almanya/Wuppertal ’de yaşayan şair-yazar Haydar Doğan’ın yeni kitabı “İklimsiz Başaklar” çıktı. Klaros Yayınları tarafından basıma hazırlanan kitap 89 sayfa olup, 48 şiirden oluşuyor. Kapak tasarımı, Hakan Kaya’ya ait. “İklimsiz Başaklar”ın arka kapak yazısı ise şöyle:bir ölünün cebinden çıkan not:”herkes beni şair sanıyorduoysa ben sadece aşıktım” Haydar Doğan yeni kitabıyla ilgili olarak, “Şairlik bir sevda işidir. Yüküm şair olsun, şiir olsun. Geldiğim toprakların acısını taşıyorum sırtımda. Bunu, bu kitabımda yer alan şiirlerime yansıtabildiysem ne mutlu bana. Çünkü aslolan dünyayı yorumlamak değil, onu değiştirmektir” şeklinde konuştu. Haydar Doğan, 1968 yılında Malatya’da dünyaya geldi. 1995 yılında, Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği…

Read More
ANA

Yüzyıllık Şiirimiz Üzerine Görüşler Gelecekte şiir için geçmişe dönük çalışmalar yapıldığında, şiirlerin yanı sıra şiire dair konuşulanlar, değerlendirmeler de önemli bir yer tutacaktır. Bu sebeple gelenekten ister doğrudan, ister eleştirel biçimde olsun bir şekilde yararlanılacaktır. Geçmişin veya bugünün şiirine övgü ya da yergi de bulunmak için gelecekte başvurulacağını düşündüğüm, bugünün şairleriyle yüzyıllık şiirimiz üzerine görüşlerini sordum. Geleceğe katkısı bulunması temennisiyle… “Gelenek, bir bütündür; bütün ‘bütün’ler gibi, parçaları olan bir bütün!” (Hilmi Yavuz- Yakın Dönem Türk Şiiri) Cumhuriyet dönemi boyunca şiir topluluklarına baktığımızda, Beş Hececiler, Milli Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir, Yedi Meşaleciler, Saf Şiir Anlayışını Sürdüren Şiir, Toplumcu Gerçekçiler, Garip…

Read More
ANA

Aksisanat portalda Rabia Çelik Çadırcı’nın sorularını yanıtlayan Hayri K. Yetik, edebiyatın itibarsızlaştığına ve şiirin işlevsizleştiğine dikkat çekti: “Yazınsal değerlerin yerini liyakat değil sadakat, yani yazın dışı ölçütler almaya başlamıştır.” dedi. Edebiyat tarihinde yer kapmak için gruplaşan, ahbap çavuş ilişkileriyle şiir sahnesinde rol alanlar olduğunu öne sürerek: “Bunlar edebiyatın imitasyonudur, demosudur. Zihniyetin zemini de kültür endüstrisidir, piyasa ekonomisidir, reklamasyon, simülasyon, dezenformasyon ve post-truht oyunudur.”dedi. Yetik’in yanıtlarının devamını ve soruşturmanın tamamını okumak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.

Read More
ANA

Arife Kalender, Aksisanat portalda Rabia Çelik Çadırcı’nın sorularını yanıtladı. Şiirimizin çeviri ve dünyadaki yerini yorumlayan Kalender; “Çevirinin kurum ve kuruluşlarla yürütülüp desteklenmediği sürece, bir ulusun şiiri yeterince tanıtılamaz. Çeviri ve tanıtımlar bizde bireysel ve ahbap çavuş ilişkileriyle yürüyor. Denetim, eleştirmen yok.” dedi. Ancak dil bilen şairlerin yurtdışında tanınmasına yönelik avantajlı olduğunun altını çizen Kalender, sözlerine şöyle devam etti; “Dil bilen, yurt dışıyla bağı olanlar en büyük şair!” Arife Kalender’in yanıtlarının devamını ve soruşturmanın tamamını okumak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.: https://www.aksisanat.com/2023/04/13/rabia-celik-cadirci-sairlere-soruyor/

Read More
ANA

Levent Karataş Ece Ayhan’ın 1993 yılında Nokta Dergisi’nde Müslüm Batuk’a verdiği röportajda kullandığı ifadeleri hatırlatarak söyleşiyi yeniden gündeme getirdi. Karataş, söyleşinin edebiyat tarihi açısından önemine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: “Önemli buluyorum. Çünkü Ece Ayhan’ın dürüst, cüretkâr, kendine özge söyleminin yalnızca şiirde ve düzşiirlerinde değil; metinlerinde de tarihi bir dil dönemecinin apaçık öncüsü olduğu görüşündeyim. Şairin özellikle İkinci Yeni ekseninde, dönemin kalemefendilerinin isimlerini bir bir cesaretle anarak söyledikleri şimdi hâlâ güncelliğini koruyor. Dolayısıyla Ece Ayhan ve doksanlı yıllarda şiirde iyi örnekler vermiş, sonraları şiirle belki de yayınlama ilişkisini kesmiş Müslüm Batuk söyleşisinin zihin açıcı ve bir döneme ışık tutacağı görüşüyle…

Read More
ANA

Burçin Laçin Altay ve Gülşah Demirci’nin beraber hazırladıkları ve her ay düzenli olarak yapacakları “Şiir Yolculuğu” adını verdikleri şiirlerle şairler serüveninin ilk durağı Cemal Süreya olacak. Etkinlikte hayatı, edebi kişiliği, şiirleri ile usta şairimiz Cemal Süreya anılacak. Eskişehir’de Mahfil Sahne’de yer alacak bu etkinlik 28 Nisan Cuma günü saat 20’de şiirseverlerle buluşacak.

Read More
ANA

Aksisanat portalda Rabia Çelik Çadırcı’nın sorularını yanıtlayan Yavuz Özdem; yüzyıllık şiir tarihimizde yaşanan önemli yeniliklerle ilgili eski ve yeninin deviniminden ve eşitliğinden söz etti: “Sizin cumhuriyet dönemi boyunca şiir ve yenilikler konusundan hareketle oluşturduğunuz soruya cevap olarak, Hegel’in aynı şeydir yaşayanla ölmüş, uyanıkla uyuyan, gençle ihtiyar…sözü aklıma geldi.” Hegel’den yaptığı alıntılarla sözlerini sürdüren Özdem: “Pekiştirmek için soğuk ısınır, sıcak soğur, yaş kurur, kuru nemlenir… diyerek devam ettiğini de biliyoruz Hegel’in. Eskilik-yenilik meselesi de böyle bir  akışın-sürecin  içinde düşünülebilir.” dedi. Yavuz Özdem’in yanıtlarının devamını ve soruşturmanın tamamını okumak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz. 

Read More
ANA

Zahide Koçyiğit Sen, hiç ve kimse olmanın verdiği sınırsızlıkla karşımdasın. Ben, kederli bir gölgeden aşırılmış o saydam rengiyleyim yaşamanın. Birbirimize erişemeyeceğimiz bu yerin iddiasız rüzgarıyla dinginim. Aramızdaki bu boşluk, biliyorum, bizi kopamayacağımız bir yerden ayırıyor. Uzun sürmüş bir hastalıktan uyanırken inanmaz ya insan kolayca geçeceğine. Hızla koşarken, varacağı bir yer olmadığını fark etse bile, duramaz bir anda. “Son kötü günleri yaşıyoruz belki”* umudundan “İlk güzel günleri de yaşarız belki”* umuduna geçerken de aynı eşikte duraklar aklımız. İnanmak zordur. Bir an gelir her şeyden kaldırırız başımızı, kaldırabiliriz, derken aynı duvarda soluk soluğa, uzak anılara ait fotoğraflar gibi ellerimiz. Dilimizi umuda, gözlerimizi…

Read More
ANA

Yüzyıllık Şiirimiz Üzerine Görüşler Gelecekte şiir için geçmişe dönük çalışmalar yapıldığında, şiirlerin yanı sıra şiire dair konuşulanlar, değerlendirmeler de önemli bir yer tutacaktır. Bu sebeple gelenekten ister doğrudan, ister eleştirel biçimde olsun bir şekilde yararlanılacaktır. Geçmişin veya bugünün şiirine övgü ya da yergi de bulunmak için gelecekte başvurulacağını düşündüğüm, bugünün şairleriyle yüzyıllık şiirimiz üzerine görüşlerini sordum. Geleceğe katkısı bulunması temennisiyle… “Gelenek, bir bütündür; bütün ‘bütün’ler gibi, parçaları olan bir bütün!” (Hilmi Yavuz- Yakın Dönem Türk Şiiri) Cumhuriyet dönemi boyunca şiir topluluklarına baktığımızda, Beş Hececiler, Milli Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir, Yedi Meşaleciler, Saf Şiir Anlayışını Sürdüren Şiir, Toplumcu Gerçekçiler, Garip…

Read More
ANA

“Kurmaca bir metin okurken gerçeklik ilkesini askıya alırız. Yani okuduğumuzun kurmaca olduğunu bilmemize rağmen bu bilgiyi görmezden gelerek romanın, öykünün, tiyatro oyununun, filmin gerçekliğine bir süreliğine inanırız. Karşılığında da başkalarının deneyimlerini içeriden görürüz.” İSMET YAZICI: Mevlâna “Bu dünyada yaşamıyorsunuz, bu dünyadan geçiyorsunuz.” der; tabi bu faniliği idrak edip kabullenmek, salt akılla kabul edebilmek çok zor ve dolayısıyla ‘insan’ aklın bağlarında, doğum ve ölüm arası var saydığı çizgide sıkışıp kalmış gibi… Sanat, senin özelinden bakarsak da edebiyat, insanı salt akılın sarhoşluğundan kurtarıp, hiçbir kalıba sığamayan ruhun rehberliğini de devreye sokup düşler, sorgular alanı açıyor. Teşbihte hata olmaz, bir makinanın çarkına takılı…

Read More
ANA

Aksisanat portalda Rabia Çelik Çadırcı’nın sorularını yanıtlayan Tamer Öncül, “Sizce şiirimizi dünyaya yeteri kadar tanıtabildik mi?” sorusu üzerine şiirimizin tanınmadığının ve tanıtılmadığının altını önemle çizerek şunları söyledi:“Türk şiirinin yeterince tanıtılmadığı / tanınmadığı apaçık ortada. Bunu Şiire düşman devletten /hükümetlerden beklemek akıntıya kürek çekmek demek. Geçmişte bu yanılgıyla sırtını devlete dayamaya çalışanların sonu hüsran oldu. Olmaya da devam edecek.” Öncül’ün yanıtlarının devamını ve soruşturmanın tamamını okumak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz: https://www.aksisanat.com/2023/04/13/rabia-celik-cadirci-sairlere-soruyor/

Read More
ANA

Hülya Deniz Ünal, Aksisanat portalda Rabia Çelik Çadırcı’nın sorularını yanıtladı. Şiirin toplumsal düzlemde itibar kazanıp kaybettiği zamanları yorumlayan Ünal, itibar kaybının popülizm tuzağından kaynaklandığını belirterek şiirin tarih boyunca itibar kaybetmediğini ve asla kaybetmeyeceğinin altını çizdi. Hülya Deniz Ünal sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir itibar kaybı söz konusuysa; popülizmin tuzağına düşmüş kimi şair tiplerini işaret etmek gerekir. Şiiri değil, şiirin getirisini düşünerek köşe başlarını tutmaya çalışanları. Behçet Necatigil’in “Az görün, çok görürler” cümlesi bu tip rahatsızlıklara en iyi reçetedir.” Ünal’ın yanıtlarının devamını ve soruşturmanın tamamını okumak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz…

Read More
ANA

Mehmet H. Doğan Ödülü’nün bu yılki sahibi “Modern Türk Şiirinde Hayvan İmgesi” isimli yapıtıyla Fatih Özdemir oldu. Asuman Susam, Gültekin Emre, Haydar Ergülen, Metin Celal, Nilay Özer, Orhan Alkaya ve Orhan Tekelioğlu’ndan oluşan Seçici Kurul, 1 Ocak 2022– 31 Aralık 2022 tarihleri arasında yayınlanmış, Türkçe şiir eleştirisi, inceleme, araştırma kitapları ve aday olan Türkçe makaleleri değerlendirmeye aldı. Bu yıl, jürinin ortak kararı ile Fatih Özdemir’in Kabalcı Yayınları’ndan çıkan çalışması ödüllendirdi. Seçici Kurul, yeterli başvuru olmadığı için makale ödülü vermedi. Mehmet H. Doğan Ödülü önümüzdeki günlerde düzenlenecek törende sahibine verilecek.

Read More
ANA

Türkiye’de feminist hareketin öncülüğünü yapan yazar Duygu Asena’nın anısına verilen ‘Duygu Asena Roman Ödülü’ bu yıl ‘Servi Nine ve Üç Güzeller’ adlı romanıyla Arlin Çiçekçi’ye verildi. Doğan Kitap’ın Duygu Asena’nın anısını yaşatmak için düzenlediği ve Jüri başkanlığını Doğan Hızlan’ın üstlendiği ödülde seçici kurul Asuman Kafaoğlu Büke, Filiz Aygündüz, İhsan Yılmaz, Sibel Oral ve Elif Tanrıyar’dan oluşuyor. Seçici kurul ödül gerekçesini, “Hikaye anlatıcılığında gösterdiği ustalık, Türkçe kullanımındaki yetkinliği, yoğun gerçeklik duygusu, bu topraklarda yüzlerce yıldır kadına ve doğaya uygulanan şiddetin değişmediği gerçeğini İstanbul’daki küçük bir park üzerinden anlatmadaki mahirliği ve kadının adını bulabilmesi, var olabilmesi için sunduğu önermeler gerekçesiyle oy çokluğu ile Arlin Çiçekçi ödüle değer…

Read More
ANA

Aksisanat portalda Rabia Çelik Çadırcı’nın sorularına yanıt veren Rahmi Emeç, edebiyatın ve sanatın üstündeki baskıyı yorumladı. Sözlerine “Baskının olmadığı yıllar yok ki!” şeklinde başlayan Emeç, Sivas katliamının yarattığı yıkımdan ve örselenmeden söz ederken “değişik gerekçelerle, yakın zamanlarda şairlerin hakkında açılan davalar ve bizim ikide bir tepki açıklamalarımız, imza toplamalarımız…” sözleriyle sanatın içinde bulunduğu sıkıntıları yorumladı. Rahmi Emeç’in yanıtlarının devamını ve soruşturmanın tamamını okumak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz:

Read More