SABAHATTİN KUDRET AKSAL YAZIN ÖDÜLÜ 2020 Yazınımıza kazandırdığı yapıtlar ve yetiştirdiği öğrenciler ile kültür dünyamızda seçkin bir yer tutan Sabahattin Kudret Aksal adına, ailesi tarafından oluşturulan “Sabahattin Kudret Aksal Yazın Ödülü”nün ikincisi, Aksal’ın doğumunun 100. yılı olan 2020’de Tiyatro Oyunu dalında verilecektir. Ödüle, sahnelenmemiş olmak koşuluyla, Türkçe yazılmış, kitap olarak basılı ya da dosya halindeki en çok iki özgün oyun ile (uyarlama metinler kabul edilmeyecektir) başvurulabilir. Birden çok oyunun yer aldığı bir kitap ile katılma durumunda hangi oyunların ödüle aday olduğu belirtilecektir. Ödüle katılabilmek için 18 Yaşını bitirmiş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak gerekir. Ödül tutarı 6.000 TL.dır. Prof. Dr. Suat…
Yazar: admin
Yiğit Ergün – Gece Gelen – Anima Yayınları Genç şair Yiğit Ergün’ün ilk yapıtı olma özelliğini taşıyan “Gece Gelen” bir süre önce Anima Yayınları tarafından çıktı. Ergün şiirini insan üzerinden çok da kapalı üslup ile kurmayan bir şair, kaldı ki bunu yaparken gayet insancıl tutumuyla yalnızlıklar içinde umutlu dizelerin peşinde olmaktan geri kalmıyor. Şiirin sadık okuru tarafından keşfedilmeyi bekleyen yapıt raflardaki yerini aldı. Keyifli okumalar… Yusuf Araf – Muhtelif Delikanlı – Herdem Kitap Yusuf Araf’ın yeni romanı “Muhtelif Delikanlı” ötekileştirilmiş insanları odağına alan bir mahalle anlatısı olarak okurunu selamlıyor. Araf yaratmış olduğu karakterler üzerinden coğrafyamız insanının tüm beşeri sorunlarına odaklanmayı…
Öykü, anı, anlatı yazılarından oluşan “Yürekler Dile Geldi” isimli kitap, yılın son ayında Kültürkent Kuledibi Yayınları’ndan yayımlandı. “BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ” diyen Hatay’lı 37 yazar çizer tarafından dayanışma, paylaşım, dostluk ve güvenin eseri olarak ortaya çıkan “Yürekler Dile Geldi”, her koşula rağmen birlikte üretimin mümkün olduğunun kanıtı niteliğinde. Koordinatörlüğünü yazar, muzisyen sanat emekçisi ve Kültür Kentleri Birliği Hatay İl Başkanı Nebih NAFILE’nin üstlendiği kitap, ustalar ile yazıya gönül vermiş yeni isimleri bir araya getiriyor. Hatay’ın kadim topraklarından beslenen yazılar, yaşama dair izleri yarınlara taşımakla kalmıyor yeni kalemlere cesaret kazandırma işlevini üstleniyor. Gelmiş gelecek, düşle gerçek arasında kıtalararası yolculuğa çıkaran yazılar, yazarların resmi…
Zerrin Saral, Aksisanat Portal için yazarlarla Öykü Zamanlığı‘nda Bir araya geliyor. Öykü Zamanlığı‘nda Zerrin Saral bu defa Mehmet Fırat Pürselim’e soruyor: Dünya hızla değişirken, sanatın izdüşümü, sanatçının sanatını ortaya koyma şekli de aynı hızla, değişime/dönüşüme uğruyor. Böylesi bir çağda, veri tabanını koruyan, yaratım sürecinize katkı sağlamış, tüm zamanların öyküsü/öykücüsü dediğiniz öykü ve öykücü(-ler) kimler? Bu tercihi, yazınınızda neye/nereye dayandırıyorsunuz? Mehmet Fırat Pürselim: Büyülü gerçekçiliğin ve kafkaesk anlatının büyük ustası olduğu için ve benim en çok da dünya üzerinde yazılmış en güzel öykü olan Demiryolu Hikâyecileri’ni yazarı olduğu için Oğuz Atay, diyorum. Atay’ın öykülerinin tamamında ince bir alay ironi göze çarpar, öykü kişisiyle dalga…
2019 yılında bünyesine kattığı önemli şair ve yazarların yanı sıra kurduğu yeni markasıyla (FOBOS) yayıncılık alanında önemli bir çıkış yakalayan Mühür Yayınları, yıl bitmeden en önemli çalışmasını duyurdu. Mühür Yayınları’nın resmi internet sitesini dijital satış platformuna dönüşürken Mühür Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Berna Olgaç yeniliklerin ve gelişmelerin bunlarla sınırlı olmadığını, yeni yılda da önemli çalışmalarla okurun karşısına çıkacaklarını belirtti. Genel Yayın Danışmanı Mustafa Fırat ise sosyal medya hesabından yayınladığı açıklamasında okurların Mühür şair ve yazarlarının kitaplarına imzalı olarak ulaşabilecekleri bilgisini iletti. Mühür Yayınları’nın www.muhurkitapligi.com adresinden dijital satış sayfasına ulaşılabiliyor.
Fikret Amirov’un zengin motiflerle bezediği, doğunun oryantal ve mistik dünyasının akla gelen ilk örneği “1001 Gece Masalları” bale eseri ve Azerbaycan edebiyatının en değerli şairlerinden İmameddin Nesimi’nin sevgi ve bilgelik dolu yolunun anlatıldığı “Nesimi” bale eseri, Samsun Devlet Opera ve Balesi prodüksiyonuyla hazırlandı. Türkiye ve kardeş ülke Azerbaycan arasında köprü kuran eserin prömiyerine, Azerbaycan Cumhuriyeti Büyükelçisi Hazar İbrahim katıldı. 2019 yılının son prömiyeri “1001 Gece Masalları ve Nesimi” bale eserleri, 14 Aralık 2019 Cumartesi günü sanatseverlerle buluştu. Eser ikinci kez 16 Aralık 2019 Pazartesi günü saat 20.00’da sahnelendi. Dünyaca ünlü edebi eserde “1001 Gece Masalları”nın nasıl ortaya çıktığının anlatıldığı ilk…
Usta tiyatro sanatçısı Oya Başar ve Begüm Birgören, “Plastik Aşklar” isimli komedi oyununda bir araya geldi. Seyircilerine unutamayacağı dakikalar vadeden “Plastik Aşklar”, sezonun en iyi komedi oyunu olmaya aday. Oyun; eğitimli, kültürlü, hayatla eğlenebilen, elit ama bir o kadar da alaturka Alev’le; çekingen, kendini savunmaktan korkan, geleneklerden bihaber, saf Sezen’in yüzleşmelerini, gelgitlerini, hayatla, kendileriyle ve ortak aşklarıyla olan hesaplaşmalarını konu ediniyor. Kendinizle ne kadar barışıksınız ya da küs?… Hiç düştünüz mü içinizdeki terk edilişin tuzağına? Gittiğiniz her ortamda, hayatın en ortasında yüzünüze iliştirdiğiniz bir Mona Lisa gülüşüyle sıyrılabildiniz mi tüm olumsuzluklardan, aşktan, sevdadan? Oyun, kadın psikolojisini anlamak adına da içinde…
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 5. İstanbul Tasarım Bienali, 26 Eylül – 8 Kasım 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Bienalin başlığı “Empatiye Dönüş: birden fazlası için tasarım”. Empatiye Dönüş: birden fazlası için tasarım, tasarımın bizi nasıl bir araya getirdiğiyle ilgileniyor. Bienal, ziyaretçilerini, empatinin tanımı üzerine yeniden düşünmeye davet edecek. Küratör Mariana Pestana, 10 Aralık’ta Salon İKSV’de gerçekleştirilen basın toplantısında bienalin başlığını “Empatiye Dönüş: birden fazlası için tasarım” olarak açıkladı. Empatiye Dönüş: birden fazlası için tasarım, tasarımın birbirimizle ilişki kurmamızı sağlayan araçlara, platformlara ve arayüzlere sahip olduğu fikrinden yola çıkarak tasarımı “bağlantılı olma” hâline aracılık eden bir unsur olarak görmeyi…
Merhaba. Ben Kıvanç Başkan. Öncelikle Aksi Sanat Dergisine kütüphane çalışmalarıma yer ayırdığı için şükranlarımı sunuyorum. Yaklaşık 4 yıldır köy çocuklarına bireysel çabalarımla kütüphaneler oluşturuyorum. Türkiye genelinde 30 kütüphanem bulunmakta ve bunların biri Siirt’te, üçü Ağrı’da, biri Batman’da, geriye kalanları ise Muğla köylerinde bulunmaktadır. Her bir kütüphanemde 1000 civarında kitap bulunmaktadır. Örneğin sadece Ağrı bölgesine 3500 kitap gönderdim. Aynı zamanda son günlerde köy çocuklarını müzik enstrümanlarıyla ve bilimle de tanıştırıyorum ve köy çocuklarına mikroskoplar götürüyorum. Onlara bilimi sevdirmeye çalışıyorum. Kendimi 4 yıldır köy çocuklarına adamış birisiyim. Bu projemde bazen yeri geldi ulaşım, kitap, kitaplık, zaman unsuru gibi bir çok masrafım oldu,…
1975 yılında Hatay’ın Samandağ ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve orta dereceli öğrenimini Hatay’da tamamladı. 1998 yılında Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesinden, 2012 yılında Sofia Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. Şiirleri ve yazıları 1999 yılından bu yana çeşitli dergilerde ve gazetelerin kitap eklerinde yayımlanmakta… Radyolarda edebiyat içerikli programlar yaptı. 2002-2008 yılları arasında edebiyat atölyesi çalışmaları da dâhil olmak üzere birçok etkinlik organize etti. 2007 yılında Kuşak Edebiyat, 2013yılındaAmanos Edebiyat dergilerini arkadaşlarıyla beraber yayına hazırladı. 2014 yılında Aksisanat Edebiyat Dergisi ve aynı isimi taşıyan edebiyat portalını yayına hazırladı. Şiirin yanı sıra kitap incelemesi, eleştiri yazıları ve poetik metinler üzerine çalışmaya…
Önder Çolakoğlu: Metinlerarasılık… Çok sık duyduğumuz bir kavram. Julia Kristeva “Metinlerarasılık sonsuz bir süreçtir ve her metin bir alıntılar mozaiği gibi oluşur” der. Modern ve hatta postmodern şiirin poetikasında metinlerarasılık; önceden yazılan şiirlerle, yeniden kurulacak olan ilişkiyi, geleneği dönüştürmeyi ve geleneğin yeniden üretilmesini öngörüyor. Tam da burada Harold Bloom ise “Gelenek sadece nesilden nesle bir geçiş ya da yumuşak bir aktarım süreci değildir; aynı zamanda geçmişteki deha ile şimdiki yönelimler arasında bir çatışmadır” diyor. Yeni yazılan şiirin ses, müzik, yapı ve biçimsel açıdan daha önceki herhangi bir şiiri anımsatma – hissettirmesinin son zamanlarda arttığını görüyoruz. Aynı biçim, aynı yapı, aynı…
Bülent Tüsen: Şair mi şiir yazar? Şiir mi şaire yazdırır?Ali Günvar: Şair şiiri dilden derleyecek duyarlıkta olan kişidir. Bülent Tüsen: Şiiri estetik bağlamda nereye oturtursunuz?Ali Günvar: Söz estetiğine… Bülent Tüsen: Şiiri ses bağlamında nereye oturtursunuz?Ali Günvar: Şiir kültürel bir iştir. Ama sanata duyarlılığın fıtri bir yanı vardır. Şiir ya ses olarak müziğe ya da imge olarak resme yakın durur. Bence insanın söyleyebileceği kâmil bir sestir şiir. Bülent Tüsen: Şair, şiirle nasıl bir sürecin birlikteliğini yaşar?Ali Günvar: Lisan zevki ile lisan arasındaki sürecin birlikteliğini yaşar. Bülent Tüsen: Şiirin okura nasıl etkileri olabilir?Ali Günvar: Etki okurun niteliğine göre değişir. Nitelikli okur şiirin…
Feryal Tilmaç Adana’da doğdu. Adana Anadolu Lisesi’ni ve Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümünü bitirdi. Öyküleri, denemeleri, çevirileri çeşitli dergi, gazete ve dijital platformlarda yayınlandı. Trilobis adlı öyküsü 2006 Altkitap Öykü Ödülü’ne değer görüldü. Mevt Tek Hecelik Uyku yazarın 2007’de Okuyan Us Yayınevi tarafından yayınlanan ilk öykü kitabıdır. Öyküleri yurtiçi ve yurtdışında çeşitli antolojilerde yer aldı. İkinci öykü kitabı Aradım Yaz Dediniz 2009 Sait Faik Hikâye Armağanı’na değer görüldü. Esneyen Adam adlı öykü kitabı 2013 yılında YKY tarafından yayınlandı. Sen Yabancı Değilsin yazarın dördüncü öykü kitabıdır. 2008 yılından bu yana çeşitli kurum ve kuruluşlarda yazı ve okuma atölyeleri yürüten yazarın tüm kitapları…
Zerrin Saral, Aksisanat Portal için yazarlarla Öykü Zamanlığı‘nda Bir araya geliyor. Öykü Zamanlığı‘nda Zerrin Saral bu defa Feryal Tilmaç’a soruyor: Dünya hızla değişirken, sanatın izdüşümü, sanatçının sanatını ortaya koyma şekli de aynı hızla, değişime/dönüşüme uğruyor. Böylesi bir çağda, veri tabanını koruyan, yaratım sürecinize katkı sağlamış, tüm zamanların öyküsü/öykücüsü dediğiniz öykü ve öykücü(-ler) kimler? Bu tercihi, yazınınızda neye/nereye dayandırıyorsunuz? Feryal Tilmaç: Bizler yaşadığımız yıllarda dünya üzerinde gerçekleşmiş önemli değişikliklere tanık olmuş bir nesildeniz. Keşifler, icatlar, teknolojinin ilerlemesi, dünya dışıyla temas edilmesi, savaşlar, değişen sınırlar, parçalanan ve yeni kurulan devletler, değişen, yok olan ya da yeniden yorumlanan ideolojiler, yükselen ya da gücünü kaybeden olgular, değişen bir…
MİZAH YAZARI AHMET ZEKİ YEŞİL: “Mizahın içinde bulduğu durum iç açıcı değil…” Mizah yazarı Ahmet Zeki Yeşil, velilerin, mizahın içinde bulunduğu durumdan kaygı duyduğunu söyledi. Yeşil, “Kitap fuarlarında bunu görüyorum. Veliler haklı. Mizahın içinde bulduğu durum iç açıcı değil. Mizahın nereden nereye geldiğini anlamak için öncelikle mizahın doğru tanımını yapmak gerekir” dedi. Yeşil’e göre mizahın tanımı şöyle: “Mizah, insanları güldürürken düşündürme sanatıdır. Daima muhaliftir. Burada amaç düşündürmek, araç ise güldürmektir. Amaç güldürmek olsaydı, insanları güldüren her şeyi mizah kapsamında değerlendirmek gerekirdi.” Yeşil, mizahın içinde bulunduğu durumu açıklamak amacıyla, mizah yolculuğunun başladığı 1980 yılına döndüğünü belirtti. Bilindiği gibi, 12…
Kozyatağı Muhtarlığı kültür komitesinin Kadıköy Belediyesi ile ortaklaşa düzenlemiş olduğu sanat söyleşileri nin bu ayki konuğu Feyza Hepçilingirler olacak. Kozyatağı Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek etkinliğin moderatörlüğünü Gönül Ak yapacak. Hepçilingirler’in “Yazarlık Sınıfı” kitabı ve yazarlık konusunun işleceği etkinlik 21 Aralık tarihinde gerçekleşecek. saat 17:00’da başlaması plananan etkinlik ücretsiz olarak izlenebilir.
Yazar Sercan Leylek’in üçüncü kitabı Duvar ve Adam, iki farklı tarihsel dönemle biçimlenen fantastik bir roman. Roman Norveççe’den sonra Türkçe yayınlanarak raflardaki yerini aldı. Neslihan Perşembe, Aksisanat portal için Sercan Leylek’le görüştü… Röportaj: Neslihan Perşembe Norveç’te yaşayan İzmirli yazar Sercan Leylek, Cydonia ile Piri Reis ve Nostradamus adlı kitaplarından sonra bu kez Duvar ve Adam adlı romanıyla okurlarla buluştu. Sercan Leylek’in ilk olarak Sirkel Forlag Yayınevi tarafından Norveççe yayınlanan fantastik, ödüllü romanı Duvar ve Adam (Mannen og muren), Bilgi Yayınevi tarafından da Türkçe yayınlandı. Romanın baş karakterleri göçmen bir Türk genci ile Norveçli Yahudi bir kız. Romanı fantastik kılan en…
Nisan Serap: Siyaset hayatın her alanında varlığını sürdürürken, gazetecilerin bu anlamda yayımladıkları kitapların, edebiyatın önüne geçip çok satıyor olmalarını nasıl yorumluyorsunuz? Serap Erdoğan: MARİANA ÇUKURU BAĞIŞLASINİlk dedikodudan hatta ilk tellaldan başlayarak günümüze dek haber verme ve haber alma insani bir dürtü olagelmiştir. Merakın yanı sıra buna farkındalık edinme, korunma, önlem alma, güvenliğini sağlama gibi ihtiyaçlar da eşlik etmiş olmalı. Şimdilerde teknolojinin baş döndürücü gelişimi, dünyaya paralel olarak bizde de basılı gazetelere ücretsiz bile olsa talebi azaltmış, çevrimiçi internet gazeteciliğini bile sadece yandaşlıkla varlığını sürdürmeye çalışırken yok olma tehlikesi ile yüz yüze getirmiştir. Bunda basın etiği denen kavramla hiç tanışmamış veya siyasi…

