Yazar: admin

ANA

Artshop Yayıncılık ve Hacıoğlu Ailesi tarafından, bu yıl dördüncüsü düzenlenen, ‘2019 Muammer Hacıoğlu Şiir Ödülü’ başvuruları başlamıştır. ÖDÜL BAŞVURU KOŞULLARI: 1) Ödül Seçici Kurulu; Tekin Gönenç, Ayten Mutlu, Dilruba Nuray Erenler, Volkan Hacıoğlu ve Vedat Akdamar’dan oluşmaktadır. 2) Ödüle 1 Ocak 2019 ve 31 Aralık 2019 tarihleri arasında yayımlanmış bir kitap ya da yayına hazır bir dosya ile aday olunabilir. Kitap kategorisindeki başvuru- larda yaş sınırlaması yoktur. Dosya kategorisinde ise 35 ve 35 yaş altı şairler katılabilir. 3) Ödüle kişiler kendileri doğrudan katılabilir; kitap kategori-sinde ise, yayınevleri şairin onayını almak koşuluyla katıla-bilir. Jüri üyeleri yarışmaya katılmayan bir şairi aday göstere-…

Read More
ANA

“Fakat kim öldürebilir ki şiiri! Şiir kedi gibi yedi canlıdır. İşkence ederler, sokaklarda sürüklerler, üstüne tükürürler, alay ederler, etrafını dört duvarla çevirirler, sürgüne yollarlar fakat o bütün bunları yaşar, sonunda tertemiz bir yüzle ve gülümseyerek yeniden ortaya çıkar.” diyor Neruda. Günümüzün şartlarını sosyal medya, şiir atölyeleri ya da postmodern eğilim gibi güncel yönelimleri göz önünde tutarak cevaplarsanız yaşadığımız çağda şiirin ölümüne sebep olabilecek gerekçeler hakkında neler söyleyebilirsiniz? Levent Karataş: Latin-İspanya faşistleriyle Türkiyeli faşistler birbirine benziyor. Lorca’nın “Sokakta bırakılmış bir ölü işte” dizesiyle, Behçet Aysan’ın “Yaralı, dili lal, vurulmuş yokuşun başında” dizelerinin sosyolojisinden ve Neruda filminden de yola çıkarsak Neruda Evrensel…

Read More
ANA

Zerrin Saral, Aksisanat Portal için yazlarlara Öykü Zamanlığı‘nda Bir araya geliyor. Öykü Zamanlığı‘nda Zerrin Saral bu defa Fuat Sevimay ve Remzi Karabulut’a soruyor:  Dünya hızla değişirken, sanatın izdüşümü, sanatçının sanatını ortaya koyma şekli de aynı hızla, değişime/dönüşüme uğruyor. Böylesi bir çağda, veri tabanını koruyan, yaratım sürecinize katkı sağlamış, tüm zamanların öyküsü/öykücüsü dediğiniz öykü ve öykücü(-ler) kimler? Bu tercihi, yazınınızda neye/nereye dayandırıyorsunuz?  Fuat Sevimay: Sürekli beslendiğim öykücüleri sırasıyla Sait Faik, Oğuz Atay, Onat Kutlar ve Cemil Kavukçu şeklinde anabilirim. Sait Faik çünkü sadelikle ne denli derine inebileceğimi öğreten ustadır kendisi. Kurabiye öyküsünün giriş cümlesi benim için yazılmış en güzel aşk şiirdir. Oğuz Atay çünkü…

Read More
ANA

Selami Karabulut: Bütün alışkanlıkların ve yaşam biçiminin altüst olduğu bir süreçten geçiyoruz. Tarihte bu kadar hızlı bir değişim olduğunu sanmıyorum. Ortaçağ’da derebeyleri, büyük şatolarında lüks içinde yaşıyorlardı, ama karanlık gecelerini aydınlatacak küçük bir ampulün ışığından yoksunlardı. Saraylarda her türlü olanağa sahip olan padişahların, ısınmak için bir mangalın önünde avuçlarını ovuşturduğunu düşünürsek odalarına hapsolduğumuz evlerimizin ne kadar da değerli olduğunu fark ederiz. Gündelik yaşamımızda sıradan ve basit gördüğümüz bu nesnelerin bize sağladıkları olanak, geçmişte “ütopya” denecek kadar uzaktı. Baş döndürücü hızla gerçekleşen bunca değişim, bir insanın ömründen bile kısa denecek zaman içinde oldu. Özellikle son elli yıla damgasını vuran bilişim sektöründeki…

Read More
ANA

Mustafa Fırat yeni romanıyla okurunun karşısına çıkmaya hazırlanıyor… Evlilik yıldönümlerinde eşi kaçırılan bir adam… Eşinin hayatının kurtulması için kendisine önerileni yani cinayet işlemeyi göze alabilecek mi? Yavaş yavaş tuhaf bir girdabın içine çekilen çaresiz bir adam. Kendisini bu karanlığın içinden kurtarabilecek mi? Bir otel odasında hafızasını kaybetmiş halde uyanan bir kadın. Yan odada kanlar içinde ölmüş bir adam. Kadın başına gelenleri hatırlayabilecek mi? Hiçliğin ve yalnızlığın ortasında çırpındıkça daha da derinlere mi batacak? Bir çıkar yol arayışı onu kentin karanlık ve tehlikeli sokaklarında hangi maceralara sürükleyecek? Mustafa Fırat psikolojik gerilim tarzındaki bu romanında okuyucularını iki insanın karanlık hikâyesinde dolaştırırken, finalde…

Read More
ANA

Yayın hayatındaki 15’nci yılını dolduran LACİVERT Öykü ve Şiir Dergisi, 2019 yılının Kasım ayında okurlarıyla buluştu. 90’ıncı sayıya ulaşan LACİVERT’in dosya konusu; Cumhuriyet öncesinden bu yana edebiyatımız için taşıdığı anlam ve önem, içinde yaşayan şair ve yazarlar, şehri konu edinen edebi eserler üzerinden incelenen “Ankara’nın Edebiyat Hafızası”. Dosya konusu yazarları; Çiğdem Ülker, Evşen Çereşli, Bayram Sarı, Necati Tonga, Sibel Yılmaz, A.Dilek Şimşek, Nurdane Özdemir Sağkan, Mustafa Şerif Onaran, Remzi İnanç, A. Galip, Metin Altıok, Hasibe Ayten, İlkiz Kucur Taşdelen, Levent Cantek, Ali Cengizkan. Fulya Bayraktar ve A.Dilek Şimşek tarafından gerçekleştirilen söyleşiler ile okuma ziyafeti sunan LACİVERT’in konukları; Gürsel Korat ve…

Read More
ANA

Behçet Çelik’in yayımlandığı tarihten bugüne ilgiyle okunan kitabı Soluk Bir An, İletişim Yayınları tarafından yeniden yayımlanıyor. Her adımında hayatın farklı bir zorluğuyla karşı karşıya kalan Taner’in, içinden aşkın ve tutkunun da geçtiği hikâyesini anlatıyor Çelik ve bunu da bireyin iç dünyasının derinliklerine inmemize imkân tanıyan, sarsıcı bir anlatım ile yapıyor. Çağdaş edebiyatımızın en önemli yazarlarından birinin kaleminden usta işi bir roman…

Read More
ANA

Songül Eski – Tekil-A – Edebiyatist Yayınları Songül Eski’nin lezzetli şiirlerinin bir seçkisi olan TekilA bireyci toplumda yaşamanın zorluklarını pesimist bir açıdan ele alan bir çalışma. Ama Songül Eski öte yandan umudun sürekli yeşeren tohumlarını da göz ardı etmiyor! Edebiyasit Yayınları tarafından yayınlanan TekilA raflardaki yerini aldı. Keyifli okumalar… Fatih Akça – Otağ Ve Yazgı – Ötüken Yayınları Fatih Akça’nın yeni şiir kitabı Ötüken Yayınları tarafından çok kısa bir süre önce yayınlandı! Şair bu kez yazın gücünün yazgısını merak ederek okurunu zamansız dizeleriyle mutlu edeceğe benziyor. Seçmiş olduğu konsept üzerine kurduğu aşk, dostluk, birlikte olmak, zafer kazanımı, millet bilinci gibi…

Read More
ANA

YONCA YAŞAR Hızlı bir yaşama itirazsa yazı, dönüp duran dünyayı bir kalem ucunda duraklatıp binlerce yıl eklene eklene sözü saklayansa; bir mahzeni olsa gerekti. Yıllandıkça anlamında eksilme olmayan, çoğaltılsa bile yazıldığı andan kopmayan belki de tek üretim alanı; edebiyat. Zamanın eleğinden geçip yılar sonrasına gelebilen yazılar, aynı bir şarap gibi her daim eşsiz bir tat bırakır ulaştığı her dimağda. Ama biliyoruz ki günümüzde herkesin acelesi var. Yaşamımız sözcüklerimiz gibi.. Birbirinden kopuk, sığ ve çabuk. Kendi sesinden başka sesi duymayan, bir telaş içinde. Şu veya bu şekilde “hız”a esir olan bizler, her ne ise yaptığımız bitsin diye yapıyoruz sanki. Doymak için…

Read More
ANA

“Fakat kim öldürebilir ki şiiri! Şiir kedi gibi yedi canlıdır. İşkence ederler, sokaklarda sürüklerler, üstüne tükürürler, alay ederler, etrafını dört duvarla çevirirler, sürgüne yollarlar fakat o bütün bunları yaşar, sonunda tertemiz bir yüzle ve gülümseyerek yeniden ortaya çıkar.” diyor Neruda. Günümüzün şartlarını sosyal medya, şiir atölyeleri ya da postmodern eğilim gibi güncel yönelimleri göz önünde tutarak cevaplarsanız yaşadığımız çağda şiirin ölümüne sebep olabilecek gerekçeler hakkında neler söyleyebilirsiniz? Şiiri bunca şeyden sonra hiçbir şeyin öldürebileceğine inanmıyorum. Öldürmeye teşebbüsler var sadece, bu dediğiniz soru(n)da bu teşebbüsün bir parçası. Bir şeyi öldürmeye kalkmakla öldürmek başka başka şeylerdir. Bir kere öldürmek için, öldüreceğin şeyden…

Read More
ANA

Göksu Nurten ÇAKIR: Edebiyata şiirle giriş yaptınız ama Türk edebiyatında katkılarınızı düşündüğümüzde daha çok öykü kimliğinizle öne çıkıyorsunuz. Bunun yanı sıra yayınlanmış iki romanınızdan biri 2018 Attilâ İlhan roman ödülü aldı. Uyunan Güzel romanınızda Vahide, Adnan ve Deniz’in hikâyelerini okuyoruz. Umut adına, sevgi adına güzel bir kitap. Uyanan Güzel nasıl ortaya çıktı? Jale SANCAK: -Uyanan Güzel her zamanki gibi kafamı kurcalayan, öfke duyuran, bardağı taşıran oluşlar, kimi – şiddet, baskı, siyasi olaylar, kentsel dönüşüm, betonlaşma, ekolojik denge gibi- meselelerve gene epeydir yazmak istediğim bir değişim hikâyesi nedeniyle yazıldı. Bu iki nedeni tek yolculukta bir araya geldi. Kitabın tanıtımlarında umut ve…

Read More
ANA

Birçok dergide rastladığımız yazılarda, yapılan etkinliklerde, verilen yazma önerilerinde “genç edebiyatçı-şair” ifadesine genellikle denk geliyoruz. Bu kavramları ağzına alanlar ne var ki kendilerini genç görmüyorlar. Genç şair ya da genç şiir derken bir kast mı vurgulanıyor? Böyle bir kümelenme ya da tabaka yok elbette. Şiir üzerine yazılarda sıkça dillendirilen ‘genç’ sözcüğü çaylak bir bireyi mi yoksa şiiri gelecekte olgunlaşacak olan gelişime açık bireyi mi ifade ediyor? Belki de sadece yaşından dolayı genç diyoruz. Bu tartışmanın doğal olarak yapılması gerekir. Ancak genellemelerde konu geçiştirilince yazıların muhatabı oluşmuyor. Genç şiirin ve genç şairin yaşla ilgili bir anlamını olduğunu kabul etsek…

Read More
ANA

Zerrin Saral Aksisanat Portal için yazlarlara Öykü Zamanlığı’nda Bir araya geliyor. Zerrin Saral Öykü Zamanlığı’nda Gamze Güller ile bir araya geliyor… Zerrin Saral: Dünya hızla değişirken, sanatın izdüşümü, sanatçının sanatını ortaya koyma şekli de aynı hızla, değişime/dönüşüme uğruyor. Böylesi bir çağda, veri tabanını koruyan, yaratım sürecinize katkı sağlamış, tüm zamanların öyküsü/öykücüsü dediğiniz öykü ve öykücü(-ler) kimler? Bu tercihi, yazınınızda neye/nereye dayandırıyorsunuz? Gamze Güller: Dünya hızla değişirken sanat da değişiyor elbette. Globalleşme, teknolojinin gelişmesi/yaygınlaşması ve buna bağlı olarak tüketim alışkanlıklarının farklılaşması hiç kuşkusuz sanat ve sanatçının kendini konumlandırdığı yeri ve ifade ediş şeklini de dönüştürüyor. Yaşamsal dinamikler yazınsal dinamikleri derinden etkiliyor. Sanat, dönüşümün…

Read More
ANA

Şair Barış Erdoğan Aksisanat Dergisinin 5. Sayısına konuk oldu. Derginin bu sayıda ele aldığı “Edebiyatın Parayla İlişkisi” konusuna “Divan’da Şair Tafrası, Caize Furyası” yazısıyla katkıda bulunan şairin yazısından kısa bir bölüm paylaşıyoruz: Divan edebiyatı… Hayalle gerçek arasında bir dönem diyorum bu döneme, kendim de emin değilim. Has şair yanında şöhret delisi şuara da vardı. Şöhretle sarhoş olmak haramdı; caize almak helal. “Kim ki şâirlerin yüksek makamlarda bulunan kişilere sundukları medhiyeler karşılığında câize alabilir.” dense de tarafımızca hoş karşılanmazdı. Ama çarkın dişlisiysen düzene uymalısın. Yazının tamamına Aksisanat Dergisinin 5. Sayısından ulaşılabilir. Bu sayıda dosyaya katkıda bulunan diğer edebiyatçılar çalışmanın editörlüğünü de…

Read More
ANA

            Ramazan Teknikel  Gul, gurban olduğum Hökümet Baba! / Baa bir alfabe veremez miydin?” Şemsi Belli’nin bir döneme damgasını vuran ‘Anayasso’ şiirini, bu iki dizesini görünce bile hemen anımsarız değil mi? 70’li yılların ilk yarısında, benim gibi bir kitapçısı dahi olmayan kasabalarda yaşayan ve o yıllarda ortaokul-  lise öğrencisi olanlar daha iyi bilirler; o günlerde Anayasso şiirini ezberden okuyamamak büyük bir eksiklik sayılırdı. Ancak, Anayasso şiirinin yer aldığı kitap kimde vardı, işte onu bildiğimiz yoktu. Arkadaşlarla toplandığımızda bazıları bu şiiri bilir ve ezberden okurdu. Oysa çoğumuz şiiri yazılı olarak bir türlü ele geçirememiştik. Dinlediklerimizden ise belleğimize sadece birkaç dizesini yazabilmiştik,…

Read More
ANA

Nurduran Duman’ın Çin’de basılan kitabı “İstanbul’un Adımları” BoAo Uluslararası Şiir Festivali’nde “Yılın Şiir Kitabı” ödülüne değer görüldü. Çince, Türkçe, İngilizce olarak üç dilli yayınlanan kitabın Çince çevirisini Çinli şair ve sinemacı Cao Shui yaparken, İngilizce çevirisine Amerikan şair Andrew Wessels ve Büyük Britanyalı tiyatro sanatçısı Grace Wessels imza attı. Herald Publisher Proprietary’nin yayınladığı kitap iki bölümden oluşuyor. “Evden Gelen Adımlar” adlı birinci bölümde şairin seçme şiirleri yer alıyor. İkinci bölüm “Çin’e Adımlar” ise şairin daha önce Çin’e yapmış olduğu seyahatten etkilenip, Çin kültüründen esinlenerek yazdığı şiirleri içeriyor. Duman 2017’de Çin Yazarlar Birliği’nin davetiyle Pekin’de Lu Xun Akademi’nin ve Şanghay’da Şanghay…

Read More
ANA

Nisan Serap: Siyaset hayatın her alanında varlığını sürdürürken, gazetecilerin bu anlamda yayımladıkları kitapların, edebiyatın önüne geçip çok satıyor olmalarını nasıl yorumluyorsunuz? Fergun Özelli: Bizim toplumumuzda (genel çoğunluk anlamında söylüyorum) edebiyat pek de önemsenmez. “Edebiyat yapma lan!”, “Hikâye anlatma bana şimdi!” gibi özdeyişlerimiz de oldukça yaygındır günlük konuşma pratiğinde. Ayrıca, ilk emri “Oku!” olan bir dinsel inanışa mensup olsalar da okumaktan çok, görüp duyma, gezip yaşama, dinleyip ezberleme, inanıp biçimlenme ile hayatlarına nasıl yön vereceklerine (daha doğrusu o nehirde nasıl tehlikesizce, az zararla akıp gideceklerine) karar verirler. Toplumsal hayatımıza da nitelikli ve popüler olmayan sanattan çok, eğitilip inandırılıp ezberletilmiş bir siyaset…

Read More
ANA

“Fakat kim öldürebilir ki şiiri! Şiir kedi gibi yedi canlıdır. İşkence ederler, sokaklarda sürüklerler, üstüne tükürürler, alay ederler, etrafını dört duvarla çevirirler, sürgüne yollarlar fakat o bütün bunları yaşar, sonunda tertemiz bir yüzle ve gülümseyerek yeniden ortaya çıkar.” diyor Neruda. Günümüzün şartlarını sosyal medya, şiir atölyeleri ya da postmodern eğilim gibi güncel yönelimleri göz önünde tutarak cevaplarsanız yaşadığımız çağda şiirin ölümüne sebep olabilecek gerekçeler hakkında neler söyleyebilirsiniz? Neruda’nın sözleri, bence çift başlılık içeriyor. Özünde redler içeren şiire yönelik hegemonik baskının sadece sınırlandırma, engelleme ile sınırlı kalmayıp, aynı zamanda ayağa düşürme ve itibarsızlaştırma yöntemlerini de kullandığını ima ediyor. Şiir günümüzde eskisi…

Read More