İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) büyük şair Nâzım Hikmet’i 120. doğum gününde özel bir etkinlikle andı. İBB Kültür Daire Başkanlığı’nın Nâzım Hikmet Sanat Vakfı işbirliği ile düzenlediği etkinlik 15 Ocak 2022 Cumartesi akşamı Cemal Reşit Rey (CRR)Konser Salonu’nda gerçekleştirildi. “İyi ki Doğdun Nâzım Hikmet” adıyla gerçekleşen etkinliğin; yapımcılığını Nâzım Hikmet Sanat Vakfı ve Bir Yudum İnsan Film’in, yönetmenliğini Nebil Özgentürk üstlendi. Etkinlikte ayrıca “Nâzım 120 Yaşında” belgeselinin ilk gösterimi yapıldı. Türk şiirini dünyaya tanıtan, şiirleri elliden fazla dile çevrilen; sevdayı, özlemi, direnci, özgürlüğü ve memleket sevgisini şiirleriyle buluşturan Nâzım’ın hayatından kesitlerin yer aldığı belgeselde şairi, Şahin Sancak canlandırdı. Belgesel gösterimin yanı…
Yazar: admin
Emel Koşar Türk müziğinin duayenlerinden Erol Sayan, güfte ve besteleriyle adını Türk sanat müziği tarihine altın harflerle yazdırdı. Bize ait sesi makamlarla/ilhamla şekillendiren Erol Sayan, ilmini yeteneğiyle harmanlayan bir tambur ustası ve bestekâr. Erol Sayan, şiirin “lisan bestesi” ve “dil musikisi”, mısraın da “bir mûsıkî cümlesi” (Yahya Kemal, “Şiir Okumaya Dâir”, Edebiyata Dair, İstanbul Fetih Cemiyeti, İstanbul 1997, s. 4-9.) olduğunu söyleyen Yahya Kemal’in görüşlerini destekleyerek “Geçsin Günler, Haftalar” (Enis Behiç Koryürek’in “Hâtıra” adlı şiirini Rast makamında bestelemiştir.) gibi bazı bestelerinde şiirle müziği buluşturdu. Türk musikisi devlet konservatuvarlarında ve özel kurumlarda verilen eğitim bu alanda ses/çalgı sanatçılarının, bestekârların yetişmesini ve…
Sözün Gölgesi Emel Koşar’ın 2010-2020 yılları arasında roman, senaryo ve deneme türleri üzerine kaleme aldığı yazılardan bir seçme niteliğindedir. Sözün Gölgesi’nde Emel Koşar’ın Hüseyin Rahmi Gürpınar, Nahit Sırrı Örik, Orhan Pamuk, Levent Mete, Mine Söğüt, Tuğrul Tanyol’un eserlerini çeşitli açılardan incelediği, Mavi Anadolucuk’a ve Sabahattin Eyüboğlu’na yönelik eleştirileri değerlendirdiği makalelerin yanı sıra edebiyat-medya ilişkisini ve edebiyatımızda kadının yerini sorguladığı deneme türündeki yazılar da yer almaktadır. Sözün Gölgesi’nde “Kıskançlık Rüzgârları”, “Ataerkillik Her Yerde”, “Tarihe Bir Dipnot” ve “Edebiyatımızda Kadının Yeri” adlı denemelerde kadının edebiyat dünyasındaki mücadelesi konu edilir. Emel Koşar, kitabın son yazısı “Tarihe Bir Dipnot”u güçlü ve mutsuz kadının trajedisini şiirleştirdiği “Kibele”yle bitirir.…
Türkiye’de ilk kez bir muhtarlık bünyesinde oluşturulmuş olan Kozyatağı Muhtarlığı Kültür komitesinin, Kadıköy Belediyesi ile işbirliği içinde her ay düzenlemekte olduğu “Sanat Söyleşileri” nin bu ay ki konuğu Halk Müziği sanatçısı Özgür Akdemir. İlk çıkışını ‘’RENGAHENK TÜRKÜLER’’ albümlerinde seslendirdiği türkülerle yapmış olan sanatçı, 2010 yılında ‘’LEYLE’’ isimli İLK solo albümünü gerçekleştirmiştir. Bu albümün video klipinde Volkan Konak ile düet yapan Özgür Akdemir, müziğin yanı sıra sinema ve tiyatro oyuncusudur. Aynı zamanda televizyon ve radyo için müzik programları yapmış, “AŞKIN SAZI” şiir ve türkü albümünü Venhar Sağıroğlu ile gerçekleştirmiştir. Son solo albümü “NERDESİN” ni 2018 yılında çıkaran sanatçı Oksimoron TV de…
Mitoloji tekinsiz gerçekliktir. Efsaneler bilimi tamlaması “Mitoloji” sözcüğünün ahenkli açıklamasıdır. Mitoloji bilinmeyen zamanı bilinen zamana aşıran derleyicilerin ürünüdür. Derleyiciler, dağa taşa saçılmış hayal tutamlarını söylence sözcüğünün simli iplikleriyle sarıp aşıra taşıra günümüze dek getirmişlerdir. Mythos, Epos ve Logos adlı üç kardeşin aynı gövdeden dal açmasıyla kendini gerçekleştiren mitoloji ağacı, dallarının ucunun kanat mesafesine varmasıyla mavileşmiştir. Kardeşlerden Mythos yalancılığı, Epos’un düzen ve ölçü takıntısıyla kalıba girmiş, en küçük kardeş Logos’un da insan sözü seviciliği ile yüzyılın sayfalarına dek yeşermiştir. Mitolojinin varlığı gerçekle rüya alt tabanı karmasından doğmuştur. Karakterlere de olaylara da bakarsanız insansı ile insan üstü karmaşasının uyumunu görürsünüz. Öykünün kutsallığı…
Şair Mehmet İş’in yeni kitabı “Kılıç Yansıması”, Öteki Yayınevi tarafından yayımlandı. Kitap, 61 şiir ve 88 sayfadan oluşuyor. “Şiir, şairin dertlerini dile getirir” diyen Mehmet İş, yeni kitabında okuru bu dertlere ve duygu dünyasına ortak ediyor. “Kılıç Yansıması”, çocuğunu kaybeden bir babadan babasını kaybeden bir oğula, ölümle burun buruna yaşayarak ölümle sınanmaya, kan davasından yetim yaşamlara, doğaya yapılan kıyıma, yanlış anlamalarla öldürülmüş sevgilere, ayrılıklara, kavuşmadaki sevinçlere, bilinçsiz yöneticilerin yol açtığı felaketlerden ülkesi için toprağa düşmüş şehitlere kadar değişik konuları barındırıyor. İnsan ve insan olmanın gereklerini sorguluyor… Edebiyat dergilerinde yalın ve içten şiirleriyle dikkat çeken Mehmet İş, diğer kitaplarında olduğu gibi…
“Hasret, hepinize çok tanıdık. Serilerimin, sergilerimin tamamı aslında büyük parantezde hasret. Her bir resim de aslında bir adım daha kendime yaklaşabilir miyim diye niyet mektuplarım…” İsmet Yazıcı: Seninle ve resimlerinle “Yüceler Kapısı” serginin açılışına geldiğimde tanıştım; yani çok yeni, ama aslında çok eski bir tanışıklık diye düşünüyorum… Sergiyi gezmeye başladığımda gözlerim doldu, öyle kaldım. Yıllardır belgesellerimde anlatmaya çalıştıklarımı, kendimde dokunup feth etmeye, açmaya çalıştıklarımı, sen resmetmiştin; bu nedenle anladım ki o gün biz aslında çok eskilerden tanışığız… Resimlerinle temas etmişler farklı bir kazı yaptığını hemen fark edebiliyorlar diye düşünüyorum. Sanıyorum bütün seriler, nihayetinde kurulacak büyük paragrafın cümleleri. Anadolu’nun ve insanın,…
Alphan Akgül Zebra, bengal kaplanı ve guguklu saat… “Romanlarınızda niçin kadın yok?” gibi gayet anlamlı bir soruya İhsan Oktay Anar’ın niçin böyle yanıt verdiğini epey düşündüm. Kadın hareketinin güçlü olduğu bir dönemde bir romancı neden hiç durup düşünme zahmetine katlanmadan ironiye sarılır? Evet, ironi Anar’ın belirleyici üslubu ama sorulan soru çok açıktı ve aynı açıklıkta bir yanıtı hak ediyordu – neden yanıt bu denli saçmaydı? Bana kalırsa, Anar’ın yazın evreni geçmişin fantastik bir şekilde ele alınmasından ibarettir ve onun anlam evreninde somut insanlık hâlleri bir anlam taşımıyor. Daha açık ifade etmem gerekirse, Anar, dış dünyanın yansıtılması anlamına gelen mimetik…
*Çilli Kadraj adını verdiğiniz kitabınızla sorularıma başlamak istiyorum. Nasıl ki kaplumbağa, kabuğunun yük mü yoksa sığınak mı olduğunu bilmeden ağır ağır adımlıyorsa yolunu, bence şairler de şiirleriyle böyle yürüyor. Çilli Kadraj ’da kitabınızı bölümlere ayırıyorsunuz ve her bölümde farklı perspektiflerden boşaltıyorsunuz yükünüzü. Kitabın öyküsünü biraz sizden dinleyebilir miyiz? Şimdilik son kitabım, Çilli Kadraj içindeki şiirler, yaklaşık altı-yedi yıllık zaman penceresinden bakılınca görülmüş enstantane (anlık) izleridir. Öylesine yıkıcı-yakıcı zaman diliminin gölgesi… Ülkemiz ve tüm dünya adına kaydedilmeliydi görüntüler; kendimce, Türkçe şiirle… Evet, bencileyin geriye bırakılmış kareler, kişisel, yani özel olduğu kadar evrensel sızı tortularıdır. Yaşanmış, algılanıp yoğurulmuş / yorumlanmış ve de…
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Atatürk Konferans Salonunda gösterilen filmin ardından HMKÜ İletişim Fakültesi iş birliği ve katkılarıyla Prof. Dr. Ceyhan Kandemir, Doç. Dr. Onur Akyol, Dr. Hakan Dikmen ve Mehmet Ersöz’ün yer aldığı söyleşi gerçekleştirildi. “Kurmaca Bir Filmi, Belgesel Tatlarla Zenginleştirmeye Çalıştık” Prof. Dr. Ceyhan Kandemir söyleşide yaptığı konuşmasında “Karla benim kızımın adı. İlk oyunculuk deneyimini bu filmle yaşadı. Bunun için de ayrıca gururluyum. Kurmaca bir filmi belgesel tatlarla zenginleştirmeye gayret gösterdik. Filmin ismine ben değil ekibimiz karar verdi. Ciddi bir çalışma maratonunun sonunda böyle bir üretimi gerçekleştirdik. Filmde kullanılan müzik sadece bu filme özgü olarak tasarlandı. Bu müziği çok…
Bir röportajında sorulan ‘Romanlarınızda neden kadın karakter yok?’ sorusuna verdiği, ‘Pek çok romanda pek çok şey yoktur. Romanlarımda kadın yok ama zebra da, bengal kaplanı da, guguklu saat de yok’ cevabı nedeniyle tepki çeken yazar İhsan Oktay Anar’ın cevabıyla ilgili eleştiriler yeniden gündeme geldi. Konu hakkındaki görüşlerini sorduğumuz edebiyatçı Baki Ayhan T. konu hakkında şu yanıtı verdi: İhsan Oktay, ilginç bir aralıkta roman yayımlamaya başlamış, özgün üslubuyla dikkat çekmiş bir romancıdır. Üslubu, evet, ilginçtir… fakat onun romanlarında genel olarak “insan” yoktur ki kadının olup olmadığı sorgulansın! Sıkı bir roman okuru olarak ve biraz da akademik gerekçelerle romanlarının tamamına yakınını okudum;…
Varlık Dergisi’nin yeni sayısı okuruyla buluştu. Sayının içerik bilgileri şöyle: Dosya: “Modern Çağda Evin Değişen Anlamı” – Nilüfer Talu, Umut Şumnu, İlona Baytar, Murat Küçük, Ali Tansu Turhan, Erkan Tahhuşoğlu, Fatma Berber, Hikmet Temel Akarsu Sait Faik’in kayıp bir metni: “Aşka Dair” / Sunan: Bilgin Güngör Yazı: Çok Özel Eserler Sözlüğü: İlhan Fahri Demir’in “Konya Oturak Âlemleri” Romanı İçin Dört Derkenar (İbrahim Yıldırım) – Fuat Çağatay’ın Resmi: Klasiğin Soyuta Evrilişi (Gültekin Emre) – Cinsiyetsizlik ya da Fransızcaya Darbe Girişimi (Gülüş Türkmen) – Sinema ve Edebiyat: Fatma Girik ile Söyleşi (Burak Süme) – Kısa Filmin Uzun Sözü: Sezen Kayhan ile Söyleşi…
İki aylık edebiyat dergisi Mavi Yeşil, yirmi iki yılını tamamlayıp 23. yılına başladı. Ocak-Şubat 2022 tarihli 133. sayı, dergimiz için yeni bir yılın başlangıcı ve aynı zamanda yeni bir umut demek. 22 yıldır aralıksız yayımlanan dergimizi edebiyat ortamında canlı tutan okur ve yazarlarımıza içtenlikle teşekkür ederiz. Bu ülkede kültür-sanat ortamının er geçen gün güçleşen koşullarına bakıldığında Mavi Yeşil, okurunda karşılık bulmuş direnmenin adıdır dense yeridir. Yeni yılda zengin bir içerikle okur karşısına çıktığımızı düşünüyoruz. Bu yeni sayımız Veysel Çolak’ın bir şiiriyle açılıyor. Ersin Engin, Ahmet Rıfat İlhan, Ünal Şarman, Hasan Ildız, Mustafa Işık ve Yusuf Çınar, bu sayımızın diğer şairleri.…
Sağ tarafıma, kolumun üzerine uzanmıştım. Batan güneşin ışığını yansıttığı yumurta sarısı renkli kumların üzerinde sarıldığım küt saçlı kadının, çarşafı ve ihramı andıran (ve Tanrıça kıyafetine de benzeyen) beyaz renkli elbise vardı. Kadın, kim olduğunu tam olarak hatırlayamadığım arkadaşlarımdan birisiydi. Gözleri görmeyen Moğol (falcı) bir kadın, sol omzuna taraf yığılı beyaz rengin daha çok olduğu at kuyruğu şeklinde örgülü saçlarıyla önümüzde oturuyordu. Falımıza bakıyordu. Sarıldığım kadın ayaklarına kadar uzanan elbisenin ucunu, sol ayağından yüksekte olacak şekilde, bir perde gibi havaya kaldırdı. O sırada, sürekli olarak başını öne ve geriye doğru sallayan falcı (Moğol) kadın; “İnsanı insana kırdırdılar!” dedi ve gümüş rengindeki…
Kaktüs dikenlerini batıran bir ilk kitap: Esra Özdağ, ilk öykü kitabı ‘Kaktüs’ün kurgusuyla deneyimli bir yazar izlenimi verirken “Edimlerimizin bizi götürdüğü yolculuklara kısa tanıklıklar gibi düşündüm öykülerimi” diyor. Söyleşi ve fotoğraflar: Neslihan Perşembe Kulakoğlu Esra Özdağ, Pikaresk Yayınevi tarafından yayınlanan ilk öykü kitabı ‘Kaktüs’ ile okurlarla buluştu. Bu buluşma üzerine konuşmalarımızı sizlerle paylaşmadan önce Esra Özdağ’ı kısaca tanıtmak isterim. Esra Özdağ bir İzmirli. Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun. 30 yıla yakın zamandır eczacı olarak çalışıyor. Hacettepe Üniversitesi Klinik Eczacılık Anabilim Dalı’nda da yüksek lisans eğitimini tamamladı. Akılcı İlaç Polikliniği Projesi ile Sağlık Bakanlığı tarafından 2015 yılında ‘Yılın Hastane Eczacısı’’ seçildi.…
Erkut Tokman, Ekim 2020 de Londra’daki Poetry Cafe’de hapisteki kürt şair İlhan Sami Çomak dayanışma gecesinde sunduğu performansı ilk kez Türkiye’de Türkçe olarak sergiledi. 23 Aralık tarihinde sergilenen etkinlik saat 21:00’da İzmir Alsancak’daki BiNevi sahnede seyircilerle buluştu.
Bi’ Nevi Sahne’de Açık Şiir üyelerince gerçekleştirilecek Performans Disiplinlerarası Sergi, Cuma günü ilgilileriyle buluşuyor. Açık Şiir üyelerince gerçekleştirilecek sergi, açık şiir performansı ve enstalasyonda “merkeze yerleşmiş şiir anlayışı” ironik bir şekilde eleştirilecek. Açık şiir performansı ve enstalasyon 24 Aralık Cuma günü saat 21:00’da izleyicinin karşısına çıkıyor. Gösterinin performans kısmında; Erkut Tokman, Neslihan Yalman, Duru Sakinç, videoda; Alper Ağdaşan ve Nur Pamukçu, enstalasyonda ise Açık Şiir Kollektif bulunuyor Ek olarak Sabine Schiffner, Nurie Emrullai, Ramazan Parladar, Ayşegül Kaycı, Alper Ağdaşan, Ruhsan İskifoğlu, Erkut Torman, Neslihan Yalman ve Özgür Zeybek katılımcı olarak etkinlikte yer alıyor. 1457 Sok. No 8A Alsancakİzmir adresinde gerçekleşecek etkinliğe…

