Şair Adil Başoğul bir ilki gerçekleştirdi. Akdoğan Yayınları’ndan aynı anda çıkan sekiz şiir kitabını okurlarıyla buluşturdu. Edebiyat dergilerinde yayımlanan şiirlerinden oluşan kitaplar, “Lirikler, Senfonikler, Yürektekiler, Gönüldekiler, Yunus Gönlüm, Masumlar, Sevdaluklar ve Ayruluklar” başlıklarını taşıyor. Kapak tasarımları Nehir Akdoğan, kapak resmi Sinan Yağmur’a ait olan ve tamamı 706 sayfayı bulan şiir setinde 364 şiir bulunuyor. Başoğul kitaplarında Mehmet Bardakçı, Bedriye Korkmaz, Mehmet İş, Şaban Akbaba, Volkan Hacıoğlu, Halit Payza, Yusuf Alper ve Hatice Eroğlu Akdoğan gibi şair ve yazarların görüşlerine de yer verdi. Öncelikle şiir olmak üzere, şiir makale, kitap değerlendirme, edebiyat yazıları ve aforizmalarıyla dikkat çeken Başoğul’un şiirlerini, kitapların arka…
Yazar: admin
Özgür Sürek Kuşkusuz İngiliz edebiyatı için roman çok temel edebi türlerden biri. İngiltere tarihinde romanın sosyolojik temelleri mevcut. Sanayi devrimi sonrasında boş zaman ve mesai olgusunun oluşmasıyla romanlar tefrika edilmeye başlar, İngiliz kültürü içinde ciddi bir yer edinir. 1975 doğumlu Zadie Smith’in ilk romanı İnci Gibi Dişler 2000 yılında yayımlandı ve kısa sürede birçok ödüle layık görüldü. Zadie Smith halen New York Üniversitesi öğretim üyesi, roman ve deneme yazmaya devam ediyor. Roman iki savaş dönemi arkadaş üzerine yoğunlaşmakta. Samad Iqbal Bangladeşli and Archie Jones ise İngiliz. Roman boyunca geri dönüşlerle kahramanlar ve olaylar derinleştirilmekte. İlk bölümden itibaren Bulgaristan’da ordu için…
VakıfBank Kültür Yayınları, iktisat profesörü William J. Barber’ın yazdığı “İktisadi Düşünce Tarihi” isimli eserini okurlarla buluşturuyor. Yazar, Batı’nın tanınmış iktisatçılarının fikirlerini kendi tarihsel bağlamında tahlil ettikten sonra, bu isimlerin günümüz meselelerine nasıl cevaplar verebileceklerini tartışıyor. VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), William J. Barber’ın “İktisadi Düşünce Tarihi” adlı eserini yayımlıyor. İhsan Durdu’nun çevirisiyle Türkçeye kazandırılan eser, Adam Smith, T. R. Malthus, David Ricardo, J. S. Mill, Karl Marx, Alfred Marshall ve J. M. Keynes gibi önemli isimlerin iktisadı anlama ve anlamlandırma yöntemlerini irdeliyor. Dört ana iktisadi düşünce ekolü üzerine Kalkınma iktisadı alanında uzmanlaşmış bir tarihçi olan Barber’ın kitabı, “Klasik İktisat”, “Marxgil İktisat”, “Neoklasik İktisat”,…
Dosya: “Bireyin yeni sahnesi: Sosyal Medya / Şiddet ve Huzur Endüstrileri” – Merve Zeynep Sarıbek, Erkan Saka, Burak Gökalp, Sami Öztürk, Fatma Berber Şairin Hikâyesi: “Kitaplarına girmeyen üç hikâyesiyle Ahmet Oktay” – Erol Gökşen Yazı: Dilde ve Söylemde Kadın (Gülüş Türkmen) – Türkçe Günlükleri (Feyza Hepçilingirler) – “Deniz Kenarında”n Postkolonyal Edebiyata Kısa Bir Yolculuk (Zehra Betül Yazıcı) – İlhan Berk ve ‘Güzel’ (Sina Akyol) – Evliyâ Çelebi’nin Logosferik Mekânları (Ozan Öztepe) – Kızıl ile Kara: Amerika’nın Doğu Sahillerine Bir Seyahat (Deniz Özbeyli) – Sessizlik Terbiyesi: “Sessizlik Biçimleri” Sergisi Hakkında Bir Deneme (Hıdır Eligüzel) – Ücra Bir Şiir İçin Anahtar Kelimeler…
Şair Şerif Fatih’in üçüncü şiir kitabı “Kahkaha Rengi” Hayal Yayınları’ndan çıktı. Kitap Ölüme Mektuplar, Zamana Mektuplar, Yarım Kalan Adressiz Mektuplar olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Şairin daha önceki kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da yoğun bir metinlerarasılık dikkat çekiyor. Mısır’ın Ölüler Kitabı, Gılgamış Destanı, Avesta, Upanişadlar gibi arkaik metinlere ve Kutsal Kitaplara yoğun göndermelerle ölüm ve zamana insanın verdiği anlamı sorguluyor. Ölüm ve zamana tek taraflı mektuplar gönderen şair, varlık ve hiçlik arasında tedirginlik içinde olan insanı yaşama anlam katmaya davet ediyor. Şerif Fatih 1986 yılında Elazığ’da doğdu. Fırat Üniversitesi Bilgisayar Öğretmenliği Bölümünde lisans ve yüksek lisans öğrenimini tamamladı. Daha…
Almanca şiir dalında bu yılki Peter Huchel Ödülü şair Dinçer Güçyeter’e gidiyor. Aşağı Ren’deki Nettetal’de yaşayan ve 1979 doğumlu şair, Alman kamu radyosu Südwestrundfunk’un (SWR) yaptığı duyuruya göre, “Prensim, Ben Getto’yum” adlı eseriyle ödüle layık görüldü. Türk asıllı Alman şair Dinçer Güçyeter ünlü Alman şairi Peter Huchel (1903-1981) anısına verilen şiir ödülünü almaya layık görüldü. Dinçer Güçyeter şair, yayıncı, oyuncu ve tiyatro yönetmenidir. Ödüllü şiir kitabı Prensim Ben Getto’yum şairin dördüncü şiir kitabı. Kitap şairin 2012 yılında kurduğu ve uluslararası şiire odaklanan Elif-Verlag tarafından yayınlandı. Dinçer Güçyeter şiirlerinde öncelikle Türkiye’den Almanya’ya gelen anne ve babasının göç sürecini anlatıyor. Bazen kısa…
Eğitimci şair-yazar Gülçin Sahilli’nin hazırlayıp sunduğu “Sanat Perisi” adlı edebiyat programı bu kez 14 Şubat Sevgililer Günü ve Dünya Öykü Günü’nde yayındaydı. Programın bu haftaki konuğu öykücü Mehmet Fırat Pürselim oldu. 14 Şubat’ın kırmızısının, öykülerin dört unsuruna karıştığı sıcak ve eğlenceli bir sohbet gerçekleştirildi. Aşk ve ilişkiler ekseninden, Türk öykücülüğü ve düz yazının kat ettiği yollara varan, içeriği yoğun ve izleyiciyi kendi iç haritasına sürükleyen program, her hafta farklı bir konukla yolunadevam edecek…
Pek çok mitolojide en güçlü tanrılar erkek siluetindedir. Mısır mitolojisinde Amun-ra, amen (amin) sözcüğünün yolculuk kökeni ve tanrının çağrı ve kabulünü de içerir anlam olarak. Önceden Amun ve Ra olan iki ayrı tanrı aynı gövde de erkleşmiştir. Yunan mitolojisinde çiftleşme kültünün ve insanlığın atası Zeus’u, Roma mitolojisinin gök gürültülerine ses veren Jüpiter’i (Zeus’la da ikizleştirilir.) ve Pers mitolojisinde var kaldığımız dünyayı sunan Ahura Mazda. Kelt kültürüne dayalı İsviçre mitolojisinde ise en güçlü Tanrı dişidir ve adı Beira’dır. Kelt İskoçlarından beri anlatıları var olan Beira, iyiyle kötüyü aynı gövdede, yaşlılık ve gençlik çeşmelerinin aynı anda açıldığı kadim havuzlarda hesaplar. İnsanlığın büyük…
Özgür Zeybek “Başımız dik yürüyoruz çünkü boğazımıza kadar boka battık.” Dario Fo, 1969 yılında yazdığı “Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü (Morte Accidentale di un Anarchico)” adlı oyununda böyle söylüyor. İtalya’da ve pek çok coğrafyada karşı reformasyon anlayışının ortaya koyduğu sanatta ve sanatçılara karşı gösterilen yanlı ve saldırgan tutumun ve onca zorluğun ve zorbalığın arasında ilk kez 1970 yılında Milano’da sahnelenen oyun adalet ve hukuk ile delilik ve zeka arasındaki ironik ilişkiyi ve zıtlığı ortaya koyuyor. Her ikisinin de kimin elinde nasıl bir şeye dönüşeceğini anlatıyor izleyiciye. 1969 yılında yazılan oyunda Pinelli’nin başına gelenler yakın tarihimizde ülkemizde yaşadığımız acımasız gerçeklikle ne…
Kaynak: Sam lllingworth Çeviren ve Derleyen: Eser Ceran Erdi Bilim ve şiirin her zaman iyi anlaşamadığı söylenmiş olsa da İngiliz şair John Keats (aynı zamanda tıp doktoru olarak da eğitim görmüştür) 1819’da yayımladığı şiiri “Lamia”da bu konu ile ilgili şu ünlü dizeleri yazmıştır: “Felsefe bir meleğin kanatlarını kırpar Tüm gizemleri kural ve dize ile fethedin” Keats burada doğa felsefesinin -19. yüzyılın ortalarından önceki doğa bilimlerinin adı -şiirde daha doğru bir şekilde yakalanan bir dünyadan, sihri nasıl ortadan kaldırdığını eleştirir. Keats haklı mıydı? Yeni kitabında şiirin öncü bilim adamlarının yaşamlarını ve eserlerini nasıl etkilediğini araştıran Sam lllingworh, Manchaster Metropolitan Universitesi öğretim…
VakıfBank Kültür Yayınları, modern Rus edebiyatının kurucularından Aleksandr Puşkin’in seyahat notları olarak anılan “Erzurum Yolculuğu” adlı eserini okurla buluşturuyor. Moskova’dan Kafkasya’ya ve devamında Erzurum’a uzanan yolculuğu süresince yaşadıklarını anlatan Puşkin, savaş ve insanlık konularını tarihsel ve kültürel açıdan çarpıcı bir anlatımla paylaşıyor. VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Rus şair ve yazar Aleksandr Puşkin’in ilk kez 1836’da okurla buluşan ve 1937’de Sovyet dönemi Rusyası’nda beyaz perdeye uyarlanan “Erzurum Yolculuğu” adlı eserini edebiyatseverlerle buluşturuyor. Eyüp Karakuş’un çevirisiyle Türkçeye kazandırılan eser, şairin 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Kafkasya üzerinden Osmanlı İmparatorluğu’na yaptığı yolculuğu konu alıyor. Kafkasya’daki Rus karargâh şehrine vardığında, sürgün döneminde tanıştığı asker arkadaşlarının Erzurum’u istila…
Şair, yazar ve akademisyen Salih Bolat hayatını kaybetti. Bir süredir koronavirüs rahatsızlığı sebebiyle hastanede tedavi altına alınan Salih Bolat 66 yaşında aramızdan ayrıldı… Salih Bolat: 3 Temmuz 1956’da Adana’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Adana’da tamamladı. Gazi Üniversitesi İktisadî ve Ticarî İlimler Fakültesi Sosyal Politika Bölümünden 1980’de mezun oldu. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nde “Yüksek öğretimde öğretim elamanı-öğrenci iletişimi” başlıklı teziyle yüksek lisans (1990), “Eğitim örgütlerinde işbirliği (Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi örneği)” başlıklı teziyle doktora (1995) derecesini aldı. 1997’de yardımcı doçentliğe atandı. Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi, Beykent Üniversitesi gibi üniversitelerde Senaryo, Sinema ve Edebiyat, Dramatik Yazarlık, Dramatik Yapı Çözümlemeleri,…
Esra Ünal Sağlık: Göz İzi’nde bu seferki konuğum değerli şair ve yazar Aydın Şimşek. Benimle paylaştığı anının kendisinde derin izler bıraktığını hissetmemek mümkün değil. 12 Eylül Askeri Darbesi’nin üzerinden yıllar geçmesine rağmen etkileri hala hissediliyor. Kendini yaşamın her alanında hissettiren bu baskıcı durum, elbette edebiyatta da arz-ı endam edecekti. Kelimelerden, dizelerden ve kitaplardan korkan bu anlayış; nice kalemin ucunu tıkamaya çalışmıştır. Adnan Yücel’in “bugünlerden geriye / bir yarına gidenler kalır / bir de yarınlar için direnenler” ya da Ahmet Erhan’nın ” kapalıydı kapılar, perdeler örtük/ silah sesleri uzakta boğuk boğuk / bir yüzüm ayrılığa, bir yüzüm hayata dönük / bugün…
Ünlü bulmacacı, araştırmacı yazar ve öykücü İlker Mumcuoğlu’ndan İstanbul’un en popüler semti Kadıköy’e dair benzersiz bir kült eser Kadıköy Sözlüğü. Kadıköy’ün mimarisini, kültürünü, tarihini, sanatçılarını, ünlü ünsüz sakinlerini, yaşanmış garip ama gerçek olayları ve ayrıntıları merak eden herkes bu arşivlik çalışmayı mutlaka edinmeli. Mumcuoğlu’nun uzun yıllar üzerinde çalıştığı bu kitap; yazar-şair Turgay Kantürk editörlüğünde yayına hazırlandı. Kadıköylü sanatçı İsmail Taşbiçen de kitap için çektiği Kadıköy fotoğraflarıyla bu çalışmaya katkıda bulundu. İlker Mumcuoğlu’nun vefatının ardından bu vasiyet kitap yayına hazırlanırken İsmail Taşbiçen’i de sonsuzluğa uğurladık… Kadıköy Sözlüğü, bir “kent kültürü sözlüğü” olarak alanındaki ilk kitap olma özelliğini taşıyor. Kitap, yine Kadıköy’de…
Dosyaya Ahmet Özer, Hatem Türk, Dilek Özkan ve Celal Karaca katkı sağladı. M.Güner Demiray, Cihan Oğuz, Hüseyin Peker, Halil İbrahim Özbay, Nevruz Uğur, Yasin Uysal, Binnaz Deniz Yıldız, Arzu K. Ayçiçek, Suna Kızılırmak, Nilüfer Uçar, Aynur Dursun, Gülsüm Işıldar, Kenan Ercan, Fatoş Asya Akbay, Asım Gönen, Akın Güre, Ersin Engin, Savaş Karaduman, Abbas Karakaya, Atila Er, Nusret Gürgöz, Hamit Oral, Eray Korkmazer ve Heybet Akdoğan şiirleriyle yer alıyor. Mehmet Erkan, Akın Ersöz, Leyla Serpil, İbrahim Tığ, Meltem Kofoğlu, İclal Nur, Suzan Kuyumcu, İlker Mutlu, Eser Hakan Avcı ve Ertuğrul Erdoğan öykülerini bu sayıda okuyabilirsiniz. Dergide Özge Sönmez, Gülçin Sahilli ve…
Aslıhan Tüylüoğlu’nun yeni şiir kitabı Günlerle Bozmak, Yıldız Tozu markasıyla yayımlandı. Yıldız Tozu’nun ilk kitapları arasında yer alan Günlerle Bozmak şairin şiir çizgisini yansıtan izleklerle insanı, yaşamı ve doğanın birim unsurlarını yansıtan çizgiyi sürdürüyor. Akılda kalıcı bir görsel tasarımla okurunu selamlayan Günlerle Bozmak, şairin altıncı şiir kitabı…
Neslihan Yalman’ın yeni şiir kitabı Ölümsüzdür, Yıldız Tozu markasıyla yayımlandı. Yıldız Tozu’nun ilk kitapları arasında yer alan Ölümsüzdür’de şairin yaşama dair duyarlılıklarını yansıtan şiir çizgisinin sürdüğünü görüyoruz. Toplumda normların yönettiği algı tarafından dışlanan her ayrıntının Neslihan Yalman metinlerde savunulan ve sahip çıkılan bir yanını bulmak mümkünken bunu şiirlerinden de esirgemeyen şairin bu duyarlılığı Ölümsüzdür’de de devam ediyor. Yıldız Tozu’nun akıllarda yer eden tasarımını da atlamamak gerekiyor.
Yıldız Tozu Dergisinin 7. sayısı okurla buluştu. Derginin basın bülteni şöyle: Yıldız Tozu Dergisi 7. Sayısıyla okura ulaşıyor. Koşulların giderek zorlaştığı bir süreçte sürekli hale gelen gecikmelerin yayıncılık konusunda direnmek anlamına geldiğini söylemek ironik anlamlar içeriyor. Gecikmeli de olsa dergiyi yayımlayabildiğimiz için mutluyuz. Oysa önceleri dergi gecikince özür dilerdik. Biz yine de özrümüzü dileyelim ama dergilerin geciktiği zaman özür dilediği günlerin özlemiyle okura ulaşmanın sevincini yaşıyoruz. Dergilerin bugün okurundan başka bir dayanağı olmadığına göre bu sayının içeriğini paylaşarak söze devam etmeliyiz. Birbirinden değerli şair ve öykücüleri ağırladığımız 7. Sayı “Dünyada ve Türkiye’de Bilim Kurgu” dosyasını Neslihan Yalman sayfalarımıza taşıyor. Şerif…

