MODERNİST LİRİK 1 Daha önce görülmüş bütün kültürel değişim süreçlerinden daha büyük ve hızlı bir kültürel değişim sürecinde olabiliriz – Antik Çağ ve Yakın Orta Çağ’da yaşananlardan daha büyük. Sözcüklerin egemen olduğu bir kültür sayıların egemen olduğu bir kültüre dönüşüyor ve hiç kimse şiir ve romanın filizlenmekte olan toplumda işgal edeceği yeri öngöremiyor. En erken medeniyetlerden beri şiir, insanlığın kolektif yaşamının bir parçası olageldi; ancak her zaman aynı işleve sahip değildi. Hukukun ve tarihin taşıyıcısı, toplumsal belleğin kaynağı, küçük bir azınlığın eğlencesi ve ezoterik faaliyet yöntemi oldu. Şiirin varlığını devam ettireceğini varsayabiliriz; ancak modern çağın başlangıcıyla birlikte konumundaki değişiklik giderek…
Yazar: admin
12-14 Mayıs 2017 tarihlerinde düzenlenen 6. Sarıyer Edebiyat Günleri kapsamında, geçtiğimiz yıllarda Yaşar Kemal, Zülfü Livaneli ve Vedat Türkali’ye verilen Beyaz Martı Edebiyat Onur Ödülü bu sene Murathan Mungan’a verildi. Mungan aldığı bu ödülle, haksız yere tutsak edilen gazeteciler, sanatçılar ve edebiyatçıları da hatırlatmak istediğini belirtti. Gazeteci – yazar Tuncay Dağlı’ya da Beyaz Martı Sarıyer Onur Ödülü’nün verildiği 6. Sarıyer Edebiyat Günleri, duayen tiyatro oyuncusu Genco Erkal’ın can verdiği şiirlerle son buldu. İş Sanat’ta Nazım Hikmet Rüzgarı İş Sanat sezonun son şiir dinletisinde, 16 Mayıs 2017 Salı günü, sevenlerini Nazım Hikmet’le buluşturuyor. Atilla Birkiye’nin hazırladığı “Denize Dönmek İstiyorum – Nazım…
Söyleşi… Veysel Çolak Aslıhan Tüylüoğlu Fatma Aras Mustafa Ergin Kılıç’ın yedinci kitabı “Yardan Adam”, Yasakmeyve Yayınları arasında çıktı. Kılıç, şiir kitapları kadar çıkarttığı dergiler ve şiir yıllıkları ile edebiyata müdahale eden bir şair. Veysel Çolak, Aslıhan Tüylüoğlu ve Fatma Aras, Yardan Adam üzerinden, Mustafa Ergin Kılıç’la bir söyleşi yaparak, Kılıç’ın şiirleri üzerine okurları için yeni ipuçları yakalamak ve poetikasını açımlamak için sorular sordular. Veysel Çolak: Sözcüklerle oynamak senin şiirlerinin karakteristik özelliklerinden birini oluşturuyor. Örneğin “yemyeşil terk edilmiş şiir / sarı bir mevsim / yarısı ekim / kasımla başlayıp yasımla biten” dizelerinde ‘kasım’ sözcüğünün başındaki ‘k’ ünsüzü yerine ‘y’ ünsüzü koyarak…
4 Haziran 2017 pazar günü Sarıyer Life Park’ta düzenlenecek Çocuk Festivali Haydar Ergülen, Yalvaç Ural, Yekta Kopan gibi usta kalemlere ev sahipliği yapacak. Festival, Onur Behramoğlu’yla Edebiyat atölyesinden Bilim ve teknoloji atölyesine, Ercüment Balakoğlu’yla Masal Dünyasından Uzay çadırına kadar geniş bir içerikle meraklı çocuklara ve içindeki çocuğu koruyan büyüklere dopdolu bir pazar günü imkanı sunuyor. Uluslararası Selanik Kitap Fuarı’nda Zülfü Livaneli Rüzgarı 12-14 Mayıs 2017 tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Selanik Kitap Fuarı’nda, Yunanca’ya çevrilen son kitabı Konstantiniyye Oteli ve “Doğu Akdeniz’de Politika ve Edebiyat” üzerine iki panelde konuşmacı olan Zülfü Livaneli’ye ilgi yoğundu. Salonda yer bulamayıp ayakta izleyen kitapseverler, sonrasındadüzenlenen imzada…
Konuşan: Edanur Kandil Lâle Müldür’leNisan 2016’da Almanya’da Elıf Verlag yayınevinde basılmış şiir seçkisi hakkında konuştuk. Kitap Alnımdan Fırlayan bir Kartal adıyla basılmış, Özlem Özgül Dündar tarafından Almancaya tercüme edilmiş. Seçkinin sonunda ise Nachwort (sonuç bölümü) başlığında Ali Al-Nasani bir sonsöz ile yer alıyor.Kitabın kapak illüstrasyon düzeni Ümit Kuzoluk’a ait. Kitap için sizin söylemek istedikleriniz… Şimdiye kadar hiçbir şiir kitabım tamamen benim seçtiğim şiirlerden oluşmadı. Hatta kitap yayımlandıktan sonra incelemem de. Ama bu kitaptaki şiirlerin tamamını ben seçtim, bu kitabın farkı bu. Bu kitap çok önemli olacak ve siz bunun üstünde olacaksınız. Takılın ona, takılın. Peki neden diğerleri değil…
Sabit Kemal’in;“Bâki Asiltürk’e Şerh” adlı yeni yazısını okumak için buraya tıklayınız.
Aksisanat Edebiyat Dergisi’nin ilk sayısı yayımlandı. İsmail Cem Doğru tarafından hazırlanan derginin ilk sayısının giriş yazısında derginin yayın politikasına dair ipuçları veriliyor. Edebiyatın içsesi haline gelmiş bir sorunsalı ilk sayının dosya konusu yapıyor aksisanat. “Ego” kavramına Şairin Zihin Haritası üzerinden bakıyor. Ego kavramının üretim süreciyle ilişkisini değerlendiren Ali Hikmet Eren, Cahit Kaya, Emel İrtem, Neslihan Yalman, Hilmi Haşal, Yılmaz Arslan, Dilek Değerli ve İhsan Metinnam şairin tüm gelişim evrelerindeki ruh hallerini ve onu besleyen öğelerin neleri tükettiğini farklı açılardan ele alıyorlar. Beşenbirka bölümünde Şerif Fatih, şair Vural Bahadır Bayrıl’ı konuk ediyor. Murat Darılmaz, söyleşisinin yanı sıra öyküleriyle, Efe Elmastaş ve…
SERSERİ Yeryüzünde yalnız benim serseri, Yeryüzünde yalnız ben derbederim. Herkesin dünyada varsa bir yeri, Ben de bütün dünya benimdir derim. Yıllarca gezdirdim hoyrat başımı, Aradım bir ömür, arkadaşımı. Ölsem dikecek yok mezar taşımı; Halime ben bile hayret ederim. Gönlüm ne dertlidir, ne de bahtiyar; Ne kendisine yâr, ne kimseye yâr, Bir rüya uğrunda ben diyâr diyâr, Gölgemin peşinden yürür giderim… NECİP FAZIL KISAKÜREK KALDIRIMLARDAKİ YALNIZ ŞAİR ÇAĞLA GÖKSEL ÇAKIR Ruhlara beden giydirildiğinden bu yana yalnızdır insanoğlu. Her insan, fanî hayatta öncelikle kendinden mesuldür. Tüm yaşamı boyunca kendi varlığını anlamlandırmaya çalışır. Sevdikleri için büyük fedakârlıklar yapsa da nihai…
SABİT KEMAL Müşerrih 2 Bâki Asiltürk’e Şerh (…) “Şiir pastası” yendikçe kendini üreten, tüketildiği yerde yeniden bütünlenen, yazın olgun kiraz ve vişneyle, güzün buğulu üzüm taneleriyle, kışın nefis portakal dilimleriyle, baharda da gül yapraklarıyla tatlanan, süslenen bir pasta türüdür. Aprın Çor Tigin’den bugüne kadar yaşamış ve nitelikli şiir yazmış bütün şairlerin elbirliğiyle yapılmıştır. Kimsenin pastadan pay almak gibi bir kaygısı olmamalıdır; çünkü hak edene zaten kendiliğinden gelecek, verilecektir gereken dilim… Pastanın tamamını yiyip bitirmeye çalışanlara çok da kulak asılmamalıdır aslında. Onlar bir şeyin hiçbir zaman farkında olmayacaklardır: şiir pastasının tamamını yemek isterken şiir ellerine, yüzlerine bulaşmaktadır. Bırakın, öyle dolaşsınlar ortalıkta… Evet,…
Neslihan Yalman ‘KADINSANAT’, BİR DE SORUNSALLARI Kadın Dili Sorunsalı Edebiyatta kadın dili olması gerektiğine inanıyorum. Lakin, dilin evrimsel bir şey olduğunu, kimliklenme düzeyinde bilinçdışından da beslendiğini de belirtirsem, kadın dili denilen şeyin öyle bir anda oluşturulabileceğini düşünmüyorum. Ayrıca, hangi kadın dili? Madak’ın pasif düzeyde kadını aşka, eve, hüzne kapatan kadın dili mi, Ursula Le Guin’in ağırlıkla erkek karakterler üstünden giden kadın dili mi, yoksa erkek-egemen olana kendi içinden saldırarak, o dili sahipsiz bırakan, rahatsız eden ve yeniden dönüştüren benim dilim mi? Argo, küfür, başkaldırı mı; kadın kodlarının sadece kadın oluşluk düzeyinde (mutfak, çocuklar, aşk, mahalle vd.) kullanıldığı kadın dili mi?…
Gizem Çiçek Acıyı kutsayan bir jenerasyondan geliyor Seyit Göktepe, ama acıyı kutsamıyor edebiyatı… Sevince, umuda hep söz veriyor, göz kırpıyor, acının başını okşuyor, ona sahip çıkıyor ama eninde sonunda sakinleştiriyor onu. Seyit Göktepe’yle kendi derdinden deva çıkarmaya söz vermiş cümlelerini ve kaynağını konuştuk, eşitlerarası bir ilişkide dünyanın kaygan zemininin çok ötesinde… 15 yaşında keşfedildin; Hulki Aktunç, Nezihe Meriç, Tarık Dursun, İbrahim Yıldız, Enis Batur… Bu kadar kıymetli ismi nasıl dahil edebildin hayatına? Hepsi bir telefon uzağında oldu en fazla. Hem de her birinin üçte biri yaşındayken… Aslında ben dâhil oldum hayatlarına. Ben yetişendim çünkü, yetişmekte olandım. Öyküler yazan bir…
SU GİBİ AKABİLECEKKEN YOLLARI TIKANAN BİR EVLİLİĞİN HİKÂYESİ: SU’YUN GÖLGESİ Yitik Ülke’den daha önceden “ Rehberine Kulak Ver ” adlı bir ebeveynlik kitabı yayımlanan Özgür Turan’ın ilk romanı “ Su’yun Gölgesi “ 2016 yılında okurlarına merhaba demişti. İlk romanında insan ilişkilerini, kişinin yalnızlığını, mutlu olduğunu sandığı evliliği içinde arzularına engel olamayan bir kadının başka sulara doğru aktığını, yolun sonuna doğru kendisiyle yüzleşmesini ustaca kaleme alan Turan, evlilik odağında bir kurguyla okuru selamlıyor. “ Su’yun Gölgesi”nde kendinizi Marmaris’in bir köyünde, Londra’da, İstanbul’da bulacaksınız. Su’ yun gölgesinde kalan bir adamın, anne ve kızlarının hikâyelerine tanık olacaksınız. 1) Öncelikle sizi tanımak isteriz. Özgür Turan, kim…
Çocuğun Cümlesi, Tabiatı(nı) Arıyor ÇAĞLA GÖKSEL ÇAKIR Zaman zaman geçmişin sularına kapılıp nostalji yaparız. “Nerede o eski günler, dostluklar, sohbetler, gezmeler…” derken günümüz şartlarından daha doğrusu olanaksızlıklarından dem vururuz. Özlemlerimizden belki de en unutulmayanı çocukluğumuz ve onun ayrılmaz parçası doğadır. Şimdilerde özellikle İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerdeki yaşam düşünüldüğünde tabiatın kapsama alanında olmak neredeyse imkansız. ‘Betonarme kent hayatı’nda bitki ve hayvanlarla eskisi kadar haşir neşir değiliz zira. Çocuklarımız -eğer bahçeli bir evde oturmuyorsak- ağaç ve çiçekleri ancak park alanlarında görebiliyor. Aile büyüklerini ziyaret edebileceğimiz yeşil bir köyümüz, yazlığımız yahut kiralık tatilköyümüz de yoksa doğal yaşam, hayalden öteye geçemiyor maalesef.…
Emel İrtem’in Metnine Şerh Denemesi Sabit Kemal Son dönemlerde kimi kalemler –Allah ü Teâlâ onları sakınsın- şairler hakkında hermenüetik yazılar döktürmeğe başladılar. Kârîlerin çoğu bu metinlerden anlam çıkaramamakta, ye’ise kapılmakta. Bu fakir de muhterem kârîlere bir nebze katkıda bulunmak için muhterem şaire Emel İrtem’in dergide kıymetli şairlerimizden biri için yazdığı metni şerh etme cesaretine kapıldım. Emel Sultan buyuruyor ki, Kendisiyle okur aracılığı ile konuşurken yüreği elinde bütün o yangın yerlerinden derlediği şiirleri bir silah gibi kendi şakağına doğrultmuş. Muhteşem bir kendini imha planının bir parçasıyla bizi kuşatıyor ve sisteme ateş açıyor. Katili yakaladığınızda maktulü de bulacağınız umudunu taşıyorsanız yanılıyorsunuz. İrtem,…
Sabit Kemal’in;”Emel İrtem’e Şerh” adlı yeni yazısını okumak için buraya tıklayınız.
KİRPİNİN OKLARI-II ‘OKUDUKLARIMDAM ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR!” ya da “ZÂLİM BENİ SÖYLETME DERÛNUMDA NELER VAR” İCD: Bu aralar yine canın sıkkın görünüyor. Güncel tartışmalardan uzak durmaya çalıştığını biliyorum. Ama bir şekilde kendini içinde bulduğun şeyler de oluyor. Bazı ayrıntıları fazla önemsediğini düşündüğün oluyor mu? MF: Şimdi birileri kalkıp, bu konuşmamızı, bu sohbetimizi okuduktan sonra, bir aklı evvel gibi davranıp lafı bir ileri iki geri, ağzının içinde geveleyip, “demek ki bir şey öğrenememiş…” diyecektir. Böyleleri her zaman çıkar karşımıza. İCD: Bazı şeyleri öğrenmek de alışmak da büyük eziyet aslına bakarsan. Bir fuarda yaşadığımız olayı hatırlarsın. İmlâ bilmediğini ve kitaplarda imlânın, yazım kurallarının…
Artshop yayıncılık tarafından Muammer Hacıoğlu’nun 25. Ölüm yıldönümü anısına verilecek olan, bu yıl ilki düzenlenen ” ” sonuçları açıklandı. Ayten Mutlu, Oğuz Özdem, Turgut Toygar, Volkan Hacıoğlu ve Vedat Akdamar’den oluşan ödül komitesi birincilik ödülünü “Uçarak Uyur Ebabil” kitabıyla Mehmet Hameş’i uygun buldu. Jüri özel ödülü ise “Yer Dediğin Göğün İçinde” kitabıyla Salih Mercanoğlu’nun oldu. Jüri, dosya dalında ise ödül vermedi. Artshop’tan yapılan açıklamaya göre ödül ve anma töreni 8 nisan 2017 cumartesi günü saat 14.30’da Hatay Restaurant’da gerçekleşecek….
Tarih 12 Nisan 2017 Saat 18:30 Mekan Tarih, Edebiyat ve Sanat Kütüphanesi Konferans Salonu TESAK Çarşamba Akşamüstü Söyleşileri Konuşmacı: Prof. Dr. Örsan Öymen “2400. Yılında Aristoteles” temasıyla başlayan ve aylık temalarla kronolojik şekilde ilerleyen TESAK Çarşamba Akşamüstü Söyleşileri, Batı felsefesi ve düşünce tarihi alanında, değerli konuşmacıların katılımıyla devam ediyor. Nisan ayı programında dünya savaşları ve felsefe ilişkisi üzerinden 20’nci yüzyıla uzanıyoruz. Işık Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Örsan K. Öymen konuğumuz. Felsefe Sanat Bilim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve “Assos’ta Felsefe” söyleşilerinin de kurucusu olan Öymen, mantıkçı pozitivizmle varoluşçuluğun savaş karşısında aldıkları tavrı karşılaştırıyor. Ücretsiz TESAK…

