Yazar: admin

ANA

İ.C.D: Yine bir tatil döneminin sonuna geliyoruz. İyice dinlenmiş olmanı diliyorum. Oldukça hareketli bir döneme gireceğimiz kanısındayım. M.F: Tatil mi dedin? O senin için geçerli. Ben tüm yaz dönemini çalışarak geçirmek durumunda kaldım. Tatil derken kendini kastediyorsun sanırım. Haklısın. Havuz başındaki hunharca çalışmalarına şahsen tanıklık etmenin kederi bana tüm yaz yetti. Ben de tatil için soluğu şantiyelerde aldım. Orası, genellemelerin ve çözüm ummayan hezeyanların uzağında, mutlu anlar vaat ediyor. Çözümün bir parçası olmayanların sorun tarif etmelerine karşı yukarısı iyi geliyor. Yirminci kattan sonrası özellikle… Şöyle yirmiyedinci kat mesela. Sen de korunaklı buluyor musun? Biraz uzaktan baktığın zaman gördüklerini merak…

Read More
ANA

Mualla Katip: Bir şiiriniz yorumlanırken o şiire sizin yüklediğiniz anlamın ortaya çıkartılması mı yoksa aklınızdan geçmeyenlerin şiirde bulunması mı sizin hoşunuza gider?Neden? Veysel Çolak: Şiir de, elbette bir düşünme nesnesidir; ama bir iletişim kurmayı da içerir. Bireysel, toplumsal, ekonomik, politik bir derdi olan; bunu dile getirmek isteyen şair, oluşturduğu iletinin anlaşılmasını ister düşüncesindeyim. Elbette şiir sanatından ödün vermeden yapmalıdır bunu. Ben yazdığım bir şiire yüklediğim anlamların, içeriklerin kavranmasını, anlaşılmasını isterim. İkinciyeni şiirin çirkin olan ilk örneklerinden yola çıkarak, bir şiiri baştan sona, sondan başa okuduğunuzda değişen bir şey olmuyorsa o şiirin başarılı sayılabileceği görüşü ağırlık kazanmıştı. Uzunca bir süre benimsendi…

Read More

Müşerrih 4 AHMET TELLİ, mim’ler’ ŞERH Bir şairin bir şaire ayna tutması çooook zor; hele bir orta Asya Türk’ünün, bir Çerkes Türk’ünü anlatması daha da zor. Düşünün biri Hazar Denizinin kuzeyinden, biri Hazar’ın güneyinden geliyor; ikisi de asil kanlı olduğu için ‘barbar’ların soyuna mensubiyetle övünmektedirler. Aşka ve Barbarlara Dairadlı bir kitap yayımlamış (1995) olan Hüseyin Ferhat şöyle buyurmuş: “Niye saklayayım, Hikmet Kıvılcımlı’dan yüreğime musallat olan ‘barbar’ sözcüğünü Ahmet Telli’nin de kullanması, Şark’a, Asya’ya inancımı daha da pekiştirmiştir.” Usta yırlak Hüseyin Ferhad, yırlarıyla sadece Telli soydaşını etkilememiş, alçakgönüllülüğünden,Kavafoğlu’nu nasıl etkilediğini söylememiş!KavafoğluKostaninos, “Barbarları Beklerken” şiirini Hüseyin Ferhad’ın ufuk açıcı kitabına bakarak yazdığını…

Read More

Söyleşi: Leyla Karaca Sn. Memik Kibarkaya, Türkiye’nin Van Gough’u olarak biliniyorsunuz. Parmaklarıyla mucizeler yaratan ressam diyorlar size, resmederken fırça kullanmıyorsunuz ve farklı bir tekniğiniz var. Ama ben ressamlığınızın dışında bir soruyla başlamak istiyorum. Aynı zamanda veterinersiniz. Köpeğiniz Apal’ın ölümünden sonra veteriner olmaya karar verdiğinizi biliyorum. Bu hassas duyuş ve hissedişle, sanatçı oluş, o ince ruh arasında bir bağ olduğunu düşünüyorum, yanılıyor muyum? Bundan biraz bahseder misiniz, hayatınızda bir dönüm noktası sayılabilecek o olaydan… Muhammed İkbal der ki, kendi yolunu kendi kazmanla yap, başkalarının yolundan gitmek insanlara zul verir, der. Sanırım bu beni çok etkiledi. Rahmetli anam, halı, kilim dokurdu kendi kafasına…

Read More
ANA

 Röportaj: İsmail Biçer  Özkan Mert’le Günümüz Şiiri Ve Şiir Çevirisi Üzerine  Özkan Mert şiiri, 1968’in politik ortamında boy veren, aynı tazelik ve duruşla bugüne gelmeyi başaran bir şiir. 1969’da ANT dergisinde, kuşaktaşı bazı şairlerle birlikte gerçekleştirdikleri “Devrimci Şairler Savaş Açıyor” başlıklı oturumda, ‘İkinci Yeni’ düşüncesine karşıt, ‘Yeni Toplumcu Şiir’i dile getirmiş; ‘60 Şiir Kuşağı Manifestosu’na imza atmıştır. Mert’in “Diren! Ey Kalbim”, “Hayatımızdan”, “Asyalıyım Yarem Derindir”, “Kuracağız Her Şeyi Yeniden” adlı yapıtları, devrimci kitlelerin ve şiir severlerin nezdinde, ‘aşkın ve devrimin şairi’ olarak adlandırılmasını sağlamıştır. Özkan Mert’le, bugün şiir dünyasında çok tartışma yaratan konuları ve yeni yapıtı üzerine konuştuk.   Daha önce…

Read More
ANA

Emel Koşar: Sizi etkileyen, beğendiğiniz kitap isimleri hangileri? Ali Günvar: Les Fleurs du Mal, Yerma, Four Quartets, Jokond ile Siyau, Taranta Babu’ya Mektuplar, Tutunamayanlar, Murder in the Cathedral ve daha pek çok var. Alper Beşe: Kurtarılmış Haziran ve Güz Her Şeyi Bilir (Hulki Aktunç), Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı (Bilge Karasu), Ağırlaştırılmış Sebepler Divanı (Enis Batur) Fatma Yeşil: Deli Kızın Türküsü (Gülten Akın), Tehlikeli Oyunlar (Oğuz Atay), Sevgili Arsız Ölüm (Latife Tekin), Göçmüş Kediler Bahçesi (Bilge Karasu), Godot’yu Beklerken (Samuel Beckett) Hilâl Karahan: Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi (C. Süreya), Çocuk ve Allah (F. Hüsnü), Göğe Bakma Durağı (T. Uyar), Şeyler…

Read More
ANA

1– Öncelikle röportaj isteğimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Bize kendinizden bahseder misiniz lütfen. 1951 yılında  Trabzon’da doğdum. Liseye kadar Trabzon’da yaşadım. Liseyi Ankara’da Kurtuluş Lisesi’nde okudum. 1977’de Gazi Eğitim Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun olup 19 yıl Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ortaöğretim kurumlarında çalıştım. Bu güne kadar 50’nin üzerinde kişisel sergi açtım. Pek çok karma sergiye katıldım. Önemli birçok projede sanatsal faaliyetleri katıldım. Son yıllarda çok önem verdiğim UKKSA sanat akademisinde görev almaktayım. 2– Yurtiçi ve yurtdışında birçok önemli sergide yer aldınız. Bize yurtiçi ve yurtdışı sergilerinin ve izleyicilerinin farkını anlatır mısınız? Açmış olduğum sergilerde böyle bir ayrıştırmayı uygun…

Read More
ANA

DUVARDA 3 HAFTA Yazan: Füsun Çetinel Editör: Müren Beykan Çocuk ve gençler için düzenlediği hikâye atölyelerinden tanıdığımız Füsun Çetinel‘in kaleme aldığı, editörlüğünü Müren Beykan’ın üstlendiği Duvarda 3 Hafta  (7. ve 8. sınıf) bu yaz okumaya hevesli çocuklar için macera dolu bir büyüme hikâyesiyle karşımıza çıkıyor. Duvarda 3 Hafta’yı yaz tatilinde okuması için bir kız çocuğuna armağan ediyorum. Ardından da kitapların yazarı Füsun Çetinel ile yaptığımız söyleşiye geçmek istiyorum. Öncelikle sizi tanımak isteriz. Füsun Çetinel, kim değildir? Boş oturmam, durmam, hep yeni projeler, planlar, fikirler peşindeyim. İnsanları yargılamam, aksine onların hikâyelerini merak ederim. Önceden olacakları düşünüp kedere kapılmam. Felaket senaryolarıyla hayatımı…

Read More
ANA

Leyla Karaca’nın Hatice Eğilmez Kaya’yla gerçekleştirdiği söyleşi Leyla Karaca: Değerli yazar Hatice Eğilmez Kaya, edebiyat öğretmenisiniz, alanınızda doktora yapıyorsunuz ve şimdiye dek yayınlanmış 7 kitabınız var. Roza Çocuk’ta editörsünüz.  Kuşbaz Tahir Efendi (öykü), Naneli Şeker (Deneme), İnceciktir Kırılmak (Şiir), Pervanenin Duası (Deneme), Gölgeye Sığınanlar (Öykü) ve iki de çocuk kitabınız var, Mira’nın Düşleri ve Kırlangıç Tata’nın Seyir Defteri… Bildiğim kadarıyla siz de Cemil Meriç’in deyimiyle, ‘tefekkürün hür kaleleri’ dergilerde başladınız yazmaya, yani mutfağa girdiniz. Nasıl oldu, bu süreçle birlikte biraz kendinizden bahseder misiniz? Hatice Eğilmez Kaya:Biri bana “kimsin” ya da “nesin” diye sorsa genellikle en eski filozoflara denk nutkum…

Read More

Çok sıcak günlerden geçiyoruz. Yapmak istediklerimizi dahi bu zamanda erteliyoruz. Esenliğimiz için şiir okuyoruz en serin yerlerde. Şiire daha çok tutunuyoruz. Şiiri seviyoruz. Aklımızda ve kalbimizde koru sönmemiş kayıplar var unutmadığımız. Aylardan Temmuz ise yanan bir ay oluveriyor. Nedenler, niçinler, nasıllar arka arkaya sıralanıyor. Bilmek istediğimiz onca şey boğazımızda yumruk oluveriyor. Pablo Neruda’nın Postacıya söyledikleri yeniden kulaklarımıza düşüyor. “İnsan olmaktan yoruldum!” Sevgili dostlar, sevgili arkadaşlar bu sayımızda bizi çok heyecanlandıran bir olaya da tanık olacağız hep birlikte. 1985 yılında Can Yücel’in bir akşam Tuğrul Tanyol’a yazdırdığı bilinmeyen iki şiirini sizlerle paylaşıyoruz. Ayrıca birlikte kaleme aldıkları ortak şiiri de sizlerin beğenisine…

Read More
ANA

Varlık Dergisinin yayına başladığı 1933 yılından bugüne kadar özenle sürdürdüğü ‘edebiyatımıza yeni değerler kazandırma’ çabası, derginin 84. yılında da edebiyatseverleri yeni imzalarla buluşturuyor. Bu yıl şiir dalında Devrim Horlu, öykü dalında ise Pelin Kıvrak ödüle değer görüldü. Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’ne katılım her yıl olduğu gibi yine yoğundu. Şiir dalında ön elemeden geçirilerek seçici kurula sunulan dosyalar Beyza Okumuş, Özcan Taluy Koç, Zeliha Cenkci, Bilal Çakıl, Yunus Karakoyun, Zülal Demir, Hakan Unutmaz, Öztekin Düzgün, Remzi Baysal, Roman Karavadi, İsmail Sertaç Yılmaz, Muhittin Çoğala, Yasemin Orhun, İrem Yıldırım, Hakan Yirik, Beytullah Kılıç, Devrim Horlu, Armağan Can, Cahit Ortanca, Can Acer,…

Read More
ANA

Birincilik Mor Çarşaflar Sanatı dosyasıyla İdris SEZGİN’in. Bu yıl 21’incisi düzenlenen Ali Rıza Ertan Şiir Yarışması sonuçlandı. Yarışma sonucunda Mor Çarşaflar Sanatı dosyasıyla İdris Sezgin birinci oldu. Türkiye’nin İzmir, Niğde, İstanbul, Afyonkarahisar, Mersin, Batman, Mardin, Eskişehir, Kastamonu, Ankara, Kırklareli gibi çeşitli illerinden şairlerin katılımıyla gerçekleşen yarışmada, Hüseyin YURTTAŞ, Hidayet KARAKUŞ, M. Kadri SÜMER, Ahmet GÜNBAŞ, Halim YAZICI’dan oluşan seçici kurul üyelerinin yaptığı değerlendirme sonucunda; Ali Rıza Ertan Şiir Ödülü BATMAN’dan  MOR ÇARŞAFLAR SANATI dosyasıyla  katılım sağlayan İDRİS SEZGİN’e verilirken Ali Rıza Ertan Başarı Ödülü İzmir’den DELİGAMLI dosyasıyla katılım sağlayan NEDA OLSOY’a verildi. -Ali Rıza Ertan Şiir Ödül Töreni, 9 Haziran…

Read More
ANA

Sennur Sezer Emek-Direniş Öykü ve Şiir Ödülleri’nin ikincisi sonuçlandı. Gıda-İş Sendikası’nın Şair-Yazar Sennur Sezer’in anısını yaşatmayı hedefleyerek düzenlediği “Sennur Sezer Emek-Direniş Öykü ve Şiir Ödülleri”nin ikincisi de sonuçlandı. Yarışmaya Türkiye’nin her coğrafyasından geçici, taşerona bağlı olarak sendikasız, güvencesiz çalışanlar, sigortasız çalışmak zorunda bırakılan işçiler, ev işçisi kadınlar, yurt dışından emekçiler ve emekliler katıldı. Öykü dalındaki seçici kurulda; Adnan Özyalçıner, Ayşegül Tözeren, Aslı Erdoğan, Zeynep Uzunbay, Türker Ayyıldız yer aldı. Şiir dalında ise Orhan Alkaya, Gülce Başer, Nalan Çelik Çelik, Şükrü Erbaş ve C. Hakkı Zariç tarafından şiirler incelendi. EN İYİ ÖYKÜ: ‘ACI BİR SÖZCÜKTÜR’ Seçici Kurul “Sennur Sezer Emek -…

Read More
ANA

Bu yıl Bükreş’te 24-28 Mayıs 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen  ‘Bookfest Uluslararası Kitap Fuarı’nda ‘Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi’ tanıtım etkinliğiyle okurlara sunuldu. Bükreş’te yayınlanan “Arena literară-AnulII” edebiyat dergisinin Nr.5/Mai-İunie 2017 tarihli sayısında antolojide yer alan verilen şairler ve şiirlerinin tanıtımı yapıldı. Antoloji, Romanyalı akademisyen-Türkolog Neuzat İusup (Nevzat Yusuf Sarıgöl) ile Nermin İusup (Nermin Yusuf) tarafından ve Türkiye Yazarlar Sendikası Yönetim Kurulu eski üyesi Şair Osman Bozkurt’un da desteği ile hazırlandı.  Romanya’nın Bükreş şehrinde ikamet eden şair ve çevirmen, Neuzat İusup (Nevzat Yusuf Sarıgöl) ile Nermin İusup (Nermin Yusuf) tarafından çevirileri yapılarak yayıma hazırlanan Antologia Poeziei Turce Contemporane (Çağdaş Türk Şiirleri Antolojisi)…

Read More
ANA

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) eski Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan adına verilen, “Türkan Saylan Sanat ve Bilim Ödülleri” Levent’te bulunan İş Sanat, İş Kuleleri’nde  düzenlenen törenle sahiplerine verildi.Mehmet Fırat Pürselim, “Akılsız Sokrates” kitabı ile,Arife Kalender ise “Dört İsmail Bir Leyla” eseriyle ödüle layık görüldü. Akademisyen, yazar, eğitimci ve eski Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı olan Prof. Dr. Türkan Saylan ölümünün 8’inci yılında anıldı. Anma etkinlikleri kapsamında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği tarafından, 7. Türkan Saylan Sanat ve Bilim Ödülleri/8. Anma Töreni düzenlendi. Levent’te bulunan İş Sanat, İş Kuleleri’nde  düzenlenen gece saat 19.00’da başladı. Törene sanat ve bilim dünyasından…

Read More
ANA

Aksisanat Edebiyat dergisi ilk sayısının dosya konusu olarak Ego konusunu işledi. “Şairin Zihin Haritası: EGO” başlığıyla sunulan çalışmada Ali Hikmet Eren, Cahit Kaya, Emel İrtem, Neslihan Yalman, Hilmi Haşal, Yılmaz Arslan, Dilek Değerli ve İhsan Metinnam yer aldı. Yazarların farklı açılardan işledikleri Ego kavramında bencillikten yalnızlığa, kimsesizlikten kısır üretim sürecine kadar neredeyse şairin dünyasına hükmeden tüm ayrıntılara girildiği görülüyor. “Her şey yerli yerine oturuyor artık; talebe göre arz yapabilen, hatta ve hatta o talebi kendisi oluşturabilen, edebiyat değnekçileri var artık.” ALİ HİKMET EREN “Bu ülkede çocukları büyüten babalar yoktur. Anneler “anadır”, asla anne değil. Doğal görevlerinden öte bir şeyi karşılamazlar.…

Read More