Yazar: admin

TYS Genç Ölümlü Şairler Kitabını Yayımladı Türkiye Yazarlar Sendikası’nın hazırladığı “Genç Ölümlü Şairler / Dinmez Tarla Kuşunun Şarkısı” adlı çalışma, Bursa Nilüfer Belediyesi Şiir Kütüphanesi’nin iş birliğiyle okurla buluştu. Kitapta en küçüğü 21, en büyüğü 40 yaşında şiirden ve yeryüzünden ayrılan 66 şairin yaşamöyküleri, şiirleri ve şiirleri üzerine inceleme yazıları yer alıyor. “Erken ya da geç… Şairin aradığı ölümsüzlüktür. Ölümün zamanı değil, kendisidir şairi geleceğe taşıyan. Yazılan hiçbir şiir boşa gitmez. Şair bilir bunu. Ölümsüz olan şair değil, şiirdir. Onca sözcük,onca imge, onca düş, onca şiir bunun için. Biriken onca sözcüğü, imgeyi, düşü, şiiri unutuşun tozu örtmesin ve bellek unutmayla çürümesin diye bu dünyada kalanlara da“vefa” adlı bir “cevher” verir zaman. İşte bu kitap, unutulmaya yüz tutmuş bu som cevherin tatlı ışıltısıyla yaratıldı. Kalanların, erkencilere bir selamı da denebilir bu anı-armağan kitaba… Sıcacık ve küçücük bir selam… Bu selamı, şairler İstanbul’da ve İzmir’de, Bursa’da Sendikamızın “Kırkından Evvel Ölenlerin Türküsü” adıyla düzenlediği salon buluşmalarıyla verdiler önce. Sonra da bu birikimi bir kitapta toplamakistedik. Erkenci yolcular, kardeşlerinin sözlerini duydular, şiirlerini kardeşlerinden dinlediler. Onları duydular, onlar hâlâ duyuyorlar.” (Arka kapaktan)

Read More

Nisan sayımızın dosyasında iktidarın kapalı mekânlarından çıkıp, muhalif sokaklara açılacağımızı geçen ay haber vermiştik. Endüstriye dahil olmadan dinleyiciye, izleyiciye ulaşan müzik, heykel, grafiti gibi sokak sanatlarıyla sınırlı kalmadık, kent sakinlerinin evlerinden kustukları objelere ve açık alanlardan dışlanan kadınlara da kulak verdik. Sizleri de “Sokağın Tekinsiz Sesleri”ni dinlemeye çağırıyoruz. Bu ay “Sıkışmış Bir Dönemde Umutsuz Boşluğa Düşülen ve Umut Vaat Eden Bir-Not” başlıklı yazısıyla okurlarımıza merhaba diyen Rumeysa Kiger artık Varlık dergisi için güncel sanatın gündemini takip ediyor. Gelecek sayımızdan itibaren sanatçılarla yaptığı kısa söyleşilere de yer verecek yazılarında. Varlık, biliyorsunuz, ana damarı edebiyat olan ama çevremizde etkisini hissettiğimiz pek çok konuya sayfalarını…

Read More

Vedat Akdamar, Tekin Gönenç, Tarık Günersel, Ayten Mutlu ve Volkan Hacıoğlu’ndan oluşan seçici kurulun kararına göre; Serpil Devrim’in “YARISI YARIM” ve Şener Aksu’nun “EKSİK GÜN HESABI” kitapları oy çokluğuyla yayımlanmış kitap dalında birincilik ödülüne değer görülmüşlerdir. Lokman Kurucu “665 ÇOCUK VE ŞEYTAN” adlı dosyasıyla oy birliği ile jüri özel ödülüne değer görülmüştür. Ödül töreni 7 Nisan 2018 Cumartesi günü saat 14.00’de HATAY RESTAURANT’ta yapılacaktır.

Read More

Fatma Yeşil Mustafa Özturanlı / Kerteriz Vbg. Vbg. Vbg., Dörtçeker, Kurşunkalem Nüsha Yasakmeye (2017 yılında Varlık dergisinin Mayıs sayısında yayımlanmıştır.) Mustafa Özturanlı’nın son kitabı Dalgın Çocuklar Aranıyor Aşka 1994 yılının Nisan ayında çıkmıştı. Yirmi iki yıl sonra, 2016’nın Şubat ayında Yasakmeyve’den üç kitabı birden çıktı: Dörtçeker, Kerteriz Vbg. Vbg. Vbg. , Kurşunkalem Nüsha. kerteriz vbg. vbg. vbg. Kerteriz, seyir yapılması gereken faaliyetlerde doğru rotada ilerlemek için kullanılır. Girişte anlıyoruz hemen Özturanlı’nın kitabına neden bu ismi verdiğini. Kitap ismi, kitabın kimliğini, neliğini anlamak için okurun dikkat ettiği ilk veridir. Şairin kitaba verdiği bu isim de, onun şiirlerinde seyir eden okuru…

Read More

YASAK SANAT, YASAK HAYAT Neslihan Yalman ‘‘Kadınlar erkeklerin kaburgalarından çıkmadılar, erkekler kadınların vajinalarından çıktılar.’’ (8 Mart 2018’de kadınların yürüyüşte tuttukları pankartlardan biri…)   Birçok parametrenin halka misali birbirini kestiği, her nedenin diğerini engellediği bir çağda yaşıyoruz. Kimi zaman iyi niyetlerimizle oluşturduğumuz bir fikir, yaptığımız bir hareket bile zincirleme kazalar arasında yitip gidebiliyor. Türkiye’de yaşayan bir sanatçı, bir entelektüel, bir kadın kendini sorgulamaya başladığında, işler daha da sarpa sarıyor. Kendimden örnek verecek olursam, birilerini olumsuz anlamda eleştirmeye davransam bile, onların evren üzerindeki yerlerini düşünüp, bundan vazgeçebiliyorum. Mevcut durum, güçsüzlüğümden değil, bir konuyu hangi açıdan değerlendireceğim konusunda, ‘‘bağlam’’ düzeyinde bir karışıklık yaşamamdan…

Read More

“Zerdüşt ve Kırlangıç” doğanın sesi ile bilgeliğin sesini diyalektik bir bütünlük içinde birleştiren ve şiir planında sentez oluşturan bir hikmet burcu kitabı. Doğanın sesi kırlangıç metaforu ile canlılık kazanırken bilgelik zerdüşt imgesinde dile geliyor. Her şiire bir resmin eşlik ettiği kitapta poetik tasvir görsellikle boyut kazanarak derinleşiyor. Temalarına göre gruplandırılan şiirler dört bölümde toplanmış. İlk bölüm “Tarihe Bakma Durağı,” bir Turgut Uyar şiirine yaptığı göndermenin yan ısıra Ece Ayhan’ın “Tarihe bakarsanız anlarsınız,” sözüne de anıştırmada bulunuyor. Kitaptaki diğer bölümler “Zaman Postanesi,” “En Uzun Geceye Tirat” ve “Einstein’ın Hatası” başlıklarını taşıyor. Kurgu, yapı, ses ve imge bakımından özgün nitelikteki şiirlerden oluşan…

Read More

“Mehmet Yaşın’ın önemli sorunları gündeme getirdiği kanısındayım… Değişik ülkelerde, değişik yazın ortamlarına girip çıkan bu genç şair, bizi daha önce sorun etmediğimiz konuları düşünmeye zorluyor.” – Memet Fuat “Mehmet Yaşın’ın denemeleri, şiirindeki orjinalliğin kaynağını gösteriyor. Şimdilerde herkesin kutladığı çokkültürlülük, ulusçuluk çağında gerçek bir ‘çokkültürlü’ olan şairin deneyimlerinden trajik yanlarıyla öne çıkıp sorgulanıyor.” – Gregory Jusdanis “Konu Mehmet Yaşın’ın şiiri olunca, düzyazılarıyla sürdürdüğü yan eyleminin etkisinde kalınmamış olmak ayıptır diye düşünüyorum… ‘Azınlık’tan olma. Derdinin başı bu. Ama (bunu) şiirler yazarak bir ayrıcalığa dönüştürdüğünü düşünüyorum. Ayrıksı duruşundan eliyle ördüğü duvara şöyle yaslanarak bir şiir çağırışı var, bir şiir çağırışı var, insan diyor ki bundan…

Read More

Christopher Marlowe (1564-1593): İngiliz oyun yazarı, şair ve çevirmen. Bir ayakkabıcının oğlu olarak Canterbury’de dünyaya geldi. Zekâsı ve yetenekleri, ona bursla iyi bir eğitim alma imkânı sağladı. Cambridge’te eğitimini tamamladıktan sonra Londra’ya gitti, kendisine Elizabeth döneminin en büyük tragedya yazarı unvanını kazandıran oyunlarını orada tamamladı, bunun yanına Latince şiirler yazdı, çeviriler yaptı. Yaşamı boyunca çeşitli gerekçelerle kovuşturuldu. Yirmi dokuz yıllık kısa yaşamında, serbest ölçüyü ve dilin bütün olanaklarını kullanarak ürettiği oyunlar, İngiliz tiyatrosunu kökünden değiştirdi. Çağdaşı William Shakespeare başta olmak üzere, kendisinden sonra gelen oyun yazarlarına ilham verdi. En dikkat çekici eserlerinden biri olan Büyük Timurlenk’te Marlowe dramayı aşar ve epiğin kapılarına dayanır. Okurları yazarın tarihî gerçekler ile hayalgücünü birleştirerek yarattığı, derinliğiyle baş döndüren Timur…

Read More

Orçun Türkay’dan bir baba anlatısı “Tunç Bey” sıkı örülmüş yalın bir anlatı. “Tunç güzel bir ad, öyle değil mi?” sorusuna verilmiş çıplak bir yanıt… Babayla düğümlü sessiz anları kalemin ucuna dolayıp geri getirme çabası yazınsal bir eyleme dönüşüyor. Daha önce “Peri Masalları” (2004), “Zavallı” (2008), “Belkıs, Cevat ve Ne İdüğü Belirsizler” (2011), “Dans Ediyor Bir Hane” (2016) gibi yükte hafif pahada ağır kitaplarıyla tanınan Orçun Türkay “Tunç Bey” adlı anlatısında yitirilen babanın geçmiş zamandaki izini sürüyor.

Read More
ANA

31 Mayıs 2018 tarihine kadar başvurulabilecek yarışma kapsamında 2017 yılında yayımlanmış bir şiir kitabı ve bir romana “Attilâ İlhan Edebiyat Ödülü” verilecek. Attilâ İlhan Bilim, Sanat ve Kültür Vakfı tarafından Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları desteğiyle düzenlenen Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri’nin bu yıl üçüncüsü gerçekleştiriliyor. “Attilâ İlhan Edebiyat Ödülü”nün yanında, ayrıca 30 yaş altı erkek ve yaş sınırlaması olmaksızın kadın yazarlara da ilk romanve ilk şiir kitabı için “Vakıf Özel Teşvik Ödülü”verilecek. Para Ödülü 2017 yılı içerisinde yayımlanmış eserlerin katılabileceği yarışmada, “Attilâ İlhan Edebiyat Ödülü”ne hak kazanan şiir kitabı ve roman sahibi ayrıca 7.500 TL; “Vakıf Özel Teşvik Ödülü”ne hak kazanan ilk şiir kitabı ve ilk roman…

Read More

Jung Psikolojisi’ne giriş niteliğinde olan bu atölye, sanatı ve edebiyatı Freudyen, Jungçu, Lacancı ve başka birçok teorinin perspektifinde ele alan farklı yaklaşımları tartışacak. İnsanları yorumlarken, aslında hep kendimizi anlatırız. Peki ya bir sanat eserini, bir edebiyat metnini yorumlarken? Yorumumuzun ne kadarı kendimizle, ne kadarı eserin kendisiyle ilgilidir? Eserin objektif bir değerlendirmesi mümkün olabilir mi? Bir metni okumanın daha “profesyonel” bir yolundan söz edilebilir mi? “Edebiyattan anlamak” nasıl bir anlama gelebilir? “Edebiyattan anlayan” kimse, “edebiyattan anlamayan” kimseye kıyasla neyi bilmekte, neyi daha farklı görmektedir? 5 Nisan Perşembe: 19:30-21:30 Jung Psikolojisi’nin temel ilkeleri nelerdir? Jung’un ve Freud’un sanata bakış açısındaki farklar nelerdir?…

Read More

ATİLLA BİRKİYE metni hazırlayan SERDAR YALÇIN müzik yönetmeni ve piyano MEHMET BİRKİYE sahneye uygulayan TİLBE SARAN, METİN BELGİN, BÜLENT EMİN YARAR, HAKAN GERÇEK hikâyeleri okuyanlar SEDA SUBAŞI keman ŞEMSA İDİL URAL çello TUĞRUL KARANFİL, YİĞİT ÇELİK, BURAK HAKTANIR efekt Daha çok İstanbul’u ve şehrin küçük insanını acısıyla-sevinciyle etkileyici bir biçimde kaleme alan Sait Faik Abasıyanık (1906 -1954), beş hikâyesiyle İş Sanat’ta bir kez daha seyirciyle buluşuyor. Şehir Amber Kokacak adlı dinletide yazarın bu kez “Müthiş Bir Tren”, “Havuz Başı”, “Balıkçısını Bulan Olta”, “Yüksekkaldırım”, “Serseri Çocuk ve Köpek” başlıklı hikâyeleri yer alıyor. Daha önceki hikâye dinletilerinde olduğu gibi hikâyeler, eski bir radyo kayıt stüdyosunun…

Read More

“Hani ya sen bir şarkı söylerdin. Onu bulamıyorum. Bana onu söyler misin? Amma pek yavaş, yalnız ben işiteyim…” Hasta yatağındaki annenin,  oğlundan  “sanki bir rüyanın arasından, örtülü, sisli bir sesle” istediği bu son arzuya,  Şevki Bey’in “Hal-i nez’imde acırsın sevgilim dinle beni” şarkısıyla cevap veren, Halit Ziya Uşaklıgil idi. “Aşk-ı Memnu”nun, “Mai ve Siyah”ın büyük yazarı tiyatro, opera- operet ve dansın yanı sıra klasik Türk müziğiyle de yakından ilgiliydi. Küçük yaşta eser meşk etmeye başlayan Uşaklıgil, İzmir ve İstanbul’da musıki meclislerinde bulundu. Yazarlığının yanı sıra bestekârlığıyla da bilinen Ahmet Rasim ve piyano çalmasıyla da ünlü yazar Recaizade Mahmud Ekrem yakın dostlarındandı. “Harf’ten…

Read More

Edebiyatımızın “en genç şairi” denirdi ona. Türk şiirinin en üretken isimlerinden biriydi. 1953 yılına kadar çıkardığı kitaplarla gerçekçi bir şair görüntüsü veriyordu. Giderek İkinci Yeni şiirinin öncüsü ve en güçlü savunucusu olarak anılmaya başladı. Şiirlerinde cinsellik ve tarih ana temalar olarak belirdi. Çeşitli nesneleri, kent, sokak gibi olguları ayrıntılı bir “kimlik kartı” somutluğu taşıyanbir biçimde şiirleştirdi. Düzyazı şiirlerden aforizmalara harfleri, nesneleri ve semtleri sevmeye dek genişleyen çok kollu bir şiir ırmağıdır İlhan Berk. Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Araştırmaları ve Uygulama Merkezi’nin Yapı Kredi Kültür Sanat’ın ev sahipliğinde düzenlediği bu toplantıda Berk’in her şeye hayret ve sevgi ile bakan dünyasında bir…

Read More

Fotoğrafın bulunuşundan hemen sonra Batılı fotoğrafçılar, fotoğraf makinelerini sırtlandıkları gibi Doğu’daki ülkelerin yolunu tuttular. Bunlar arasındaki en cazip duraklardan biri elbette İstanbul’du. Doğal güzellikleri, kültürel ve tarihsel birikimi İstanbul’u dünyanın her yerinden gelen fotoğrafçılar açısından cazip bir durak yaptı. Günümüzde de İstanbul, yerli ve yabancı birçok fotoğrafçı tarafından -özellikle dijital teknoloji ve postmodernizm sonrasında- yeni bakış açıları ile farklı biçimlerde yorumlandı. Bu programda, geçmişten günümüze, fotoğrafçıların İstanbul’u nasıl gördükleri ve nasıl gösterdikleri fotoğraf okumaları eşliğinde ele alınacak. Tarih: 11.04.2018 Saat: 18:30 Yer: Yapı Kredi Kültür Sanat – Loca Katılımcılar: Merih Akoğul

Read More

Geçen Aralık ayında düzenlediğimiz Sazlı Cazlı Sohbet’te 50’li yılların Türkiye’sini konuşmuştuk. Bu akşamki sohbet de sazlı cazlı ama bu kez 60’lara uzanıyoruz: İki Yabancı, Anadolu Pop, Burçak Tarlası, Abidik Gubidik Twist, Ye-Ye, kırkbeşlikler, Deniz ve Mehtap, arabeskin ayak sesleri, hippiler, toplumcu halk ozanları, İspanyol Meyhanesi… Arka planda milli bakiye, çarpık sanayileşme ve gecekondulaşma, Almanya’ya işçi göçü, İnönü koalisyonları, Demirel-Ecevit-Erbakan’lı yılların başlangıcı, TİP’in yükselişi… Dünyanın batısından doğusuna kaynayan bir isyan kazanı haline geldiği 60’lar, Türkiye için iki askeri müdahale arasına sıkışmış bir rönesans denemesiydi. Derya Bengi, Naim Dilmener ve Murat Meriç, Bengi’nin YKY’den çıkan “60’lı Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük –…

Read More

İnsanın aynadaki yansıması en başından beri sanatçıların aklını başından almış, çok çeşitli uygulamalara konu olmuştur. Leonardo da Vinci aynayı “ayna ressamın ustasıdır” olarak tanımlar, İtalyanca çevirmenleri bunu zaman zaman “ayna ressamın hocasıdır” olarak yorumlamışlardır. Ayna bir yandan ressamın zihninin metaforik bir uzantısı, diğer yandan resme mekânsal olarak katkıda bulunan önemli bir öğedir. Resimdeki ayna, bilmediğimiz ve o ayna olmasa göremeyeceğimiz bir durumu, bir açıyı görebilmemizi sağlamakta, resimsel gerçeklik üzerinde ikinci bir yanılsama alanı daha yaratmaktadır. Örneğin René Magritte, Çoğaltılması Yasaktır tablosunda yansımanın kendisini yanılsamaya uğratır. Tarih: 02.04.2018 Saat: 18:00 Yer: Yapı Kredi Kültür Sanat – Loca Katılımcılar: Kemal İskender

Read More

Koza Düşünce dergisinin yeni sayısı çıktı. Mart – Nisan 2018 tarihli 23. sayının dosya konusu ise “Kadın Sorunu.” Kapak çizimi, her zaman olduğu gibi Elif Gökçe Tunçel imzalı. 23. sayıda, değerli akademisyen Prof. Dr. Tülay Özüerman, Semih Samyürek, Ahmet Koluçolak, Örsan Gürkan dosya konusu üzerine yazılarıyla yer aldı. Örsan Gürkan; Neslihan Yalman ve Aslıhan Tüylüoğlu ile kadın, edebiyat, edebiyat içindeki kadınların yaşadığı sorun, eril dil ve cinsiyetçilik mefhumları üzerine bir söyleşi yaptı. Derginin tek öyküsü ise Osman Aykan Uğurlu’dan. Hatice Tosun ise kitap incelemelerine Ayşe Akaltun’un öyküleriyle devam ediyor. 23. sayıda Bekir Dadır, Özgün Ergen, Fatih Akça, Hanifi Yiğittekin Eren…

Read More