Murat Esmer, Ahraz Alfabe kitabına ilişkin kısa kelam, kendi içine gömüldüğünü ne kadar tekrar etse de şiirlerini okudukça okuyanın içine gömüldüğünü görürüz. Soluğunun sadece Argıncık-Şarkışla arasında alıp verdiği görülse de her yerde her taşta, İstanbul’un her kaldırımında nefes alan bir şiiri vardır. Zar atmam tavlayı da sevmem. Zira attığınız zar tavlanın dışına düşebilir. Ama bu zarı atıyorum. Murat Esmer şiirdir ve şairdir. KAYIP İLANI babam mezarından çıkalı otuz bir geçmiş yıl duydun mu tenekeci kırçıl bıyıkları biraz daha seyrelmiş alnında tarifi mümkün taş yarası geceyi kiminle konuştuksa üstüme kustu hadi şahdamarıma bir öpücük at sınırsız neresi varsa beni oradan tut…
Yazar: admin
Mustafa SEZER Merhaba! Ben, Mustafa Sezer! Yani neredeyse 57 yıllık yaşamının özellikle son 42 yılını kitaplar arasında geçirmiş, edebiyata dair ne varsa ona bir biçimde ilgi duymuş, 18 yaşından beri şiire ve son 12 yıldır da öyküye kafa yormuş, müzik sayesinde edebiyatı ama özellikle şiiri sevmiş ve yine edebiyatla ilgili aslında daha söyleyecek çok şeyi olan Mustafa Sezer! Son beş yıldır şair ve yazar olarak bilfiil edebiyatın içindeyim. Şiir, öykü ve redaktörlük derken; tarafıma bir de edebiyat-sanat dergilerinin son halini araştırıp sizinle paylaşma görevi bahşedilince; doğrusu hem çok sevindim ama aynı zamanda neye, nereden ve nasıl başlayacağımı şaşırdım. İnsanların edebiyat ve sanat…
Levent Karataş’ın yönettiği Perfect Underground başlıklı soruşturma çalışmasının birinci sorusu şöyle: 2010’lu yıllardan sonra yazılan şiirde poetik olarak; tematik benzerlikler ve tematik özgünlükler gösteren şairler kimlerdir? Ve yine, 2010’lu yıllardan sonra yazılan şiirde -’80’-’90’-‘2000’ Kuşakları’na kıyasla- tematik benzerlikler-tematik özgünlükler gösteren güncel poetikalar nelerdir? Neslihan Yalman: 2010’lu yıllar itibarıyla (!), tematik benzerlikler gösteren -bunu olumsuz anlamda imliyorum- birçok şair var. Çünkü, Türk şiiri ne yazık ki, eski ve yeni düzlemde bir ivme sağlayamadı. Hemen hemen çoğu şairin (özellikle, merkeze geçme çabasında olanların) yeni kitapları eskilerini aratır derecede yavanlaşıyor. Bu yönde, Kırmızı Kedi Yayınları, Metis Yayınevi, Everest Yayınları vb. diye bilinen yayınevlerinden…
Amerikan Robert Lisesi, ardından Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü bitirdi. Yüksek lisansını CERN (Conseeil Europeen pour la Recherche Nucleaire)’de hazırladı. Rio de Janeiro’da başladığı fizik doktorasını yarıda bırakarak yazmayı seçti. 1994 ‘te ilk kitabı yayımlandı. Ulusal ve uluslararası basında kendinden övgüyle bahsedilen yazar, 1997’de Deutsche Welle’nin düzenlediği yarışmada Tahta Kuşlar adlı öyküsüyle birincilik ödülü aldı, bu öykü dokuz dile çevrildi. Kırmızı Pelerinli Kent romanı Gyldendal Yayınları’nın (Norveç) Marg –omirilik— serisine seçildi. Hayatın Sessizliğinde (2005) Dünya Yayınları tarafından yılın kitabı seçildi. Hayatın Sessizliğinde’den bir bölüm Piccola Tiyatrosu’nda (Milan) Serra Yılmaz tarafından seslendirildi, dans tiyatrosu ve baleye uyarlandı. Mahpus adlı öyküsü Fransa’da…
Türkiye’yi terk ederek Almanya’da yaşamaya başlayan gazeteci ve yazarlar, Frankfurt Kitap Fuarı’nda ülkeden uzakta yazmanın, çalışmanın anlamını anlattı.Dünyanın en büyük kitap fuarı olan, 104 ülkeden 7450 katılımcının yer aldığı Frankfurt Kitap Fuarı, Almanya’da yaşayan Türk yazar ve gazetecileri okurlarla buluşturdu. 16-20 Ekim tarihleri arasında düzenlenen fuarda, kültürlerarası diyaloğu destekleyen Türkiye Almanya Kültür Forumu’nun standı da yerini aldı. Standda birçok gazeteci ve yazar, Kültür Forumu tarafından desteklenen #FreeWordsTurkey inisiyatifi öncülüğünde Türkiye’de ifade özgürlüğü ve sansür gibi konuları ele alarak kendi deneyimlerini paylaştı. Burada sansürden uzak gazetecilik yapıyorsunuz Etkinliklerde öne çıkan konulardan biri olan diasporada gazetecilik üzerine konuşan diğer isimler Artı Gerçek…
Birinci önerim Emrullah Alp’in Yitikülke Yayınları’ndan çıkan Sanı adlı son şiir kitabı. Kekeme Kırıntı’dan Sanı’ya şiirini safra ile doldurmadan büyütmeyi başarmış. Şiir-şair-okur sacayağında mesafeleri açmadan, okurun içinde ferahlıkla nefes alabileceği bir art alan, hikayeyi kendince tamamlayabileceği bir boşluk yaratmış. Başka türlü de anlatırdım bunu sana Herkes olmaktan korktum, yapmadım Kuşlara yürümesini öğretmek ilk benim aklıma geldi Rüyamda Ali’yi ilk ben gördüm Senin yaşındaydım, Dizinde ağlıyordum Bana böyle şeyler de geldi, Yapmadım. Ben, sen de yapmazsın sandım. diyor Emrullah Alp.Ben okudum. çok sevdim. Siz de seversiniz sandım. İkinci önerim Nazan Alioğlu ile Bengisu Bayrak’ın Literatür yayınlarından çokan Çağdaş Sanatta Anlam…
Mustafa Saffet Kültür Merkezi’nde Edebiyat Akşamları… “MSKM’de Edebiyat Akşamları”nın 2. sezonunu, Çevirmen-Yazar Ferit Burak Aydar ile tartışacağı, Amerikan Edebiyatı’nın kült eserlerinden “Muhteşem Gatsby” romanını okuyarak açıyor. F. Scott Fitzgerald’ın 1925 yılında kaleme aldığı ve Amerikan Rüyası’nın simgesi haline gelen “Muhteşem Gatsby”, birçoklarınca Amerikan edebiyatının en önemli romanı kabul ediliyor. Fitzgerald’ın sinematografik dili, Amerikan Rüyası’nın çöküşü ile Amerikan emperyalizminin yükselişini romantik bir aşk ilişkisi üzerinden anlatıyor. Tarih : 25 Ekim Cuma Saat: 19.00 Yer : MSKM
Çağdaş edebiyatımızı zenginleştiren, eserleriyle sevilen, kısa öykünün büyük ustası Necati Tosuner, Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanan “Yaz Sevenler Kış Sevenler” adlı kitabıyla Ataşehir Belediyesi Ahmet Telli Çocuk ve Halk Kütüphanesi’ne konuk oldu. Tosuner yeni kitabının yanı sıra diğer kitaplarını da okuyan çocukların yazın yaşamı üzerine sorduğu soruları yanıtladı. Tosuner, bir okurunun yeni kitabının kahramanlarıyla ilgili sorduğu soruya, kitaptaki kişilerin bir kısmının gerçek, bir kısmının kurgu olduğuna vurgu yaparak şöyle yanıt verdi: “Kitaptaki olaylar tümüyle öyle oldu denemez. O kişilerin bir kısmını tanıyorum. Yazar bir şeylerden esinlenir, gerçek hayat hikâyesini anlatırken bile bazı şeyleri değiştirir. Bunların inandırıcılığı arttıracağını daha çok kişi tarafından…
Mustafa Kömür Türk şiirine ışık tutan Nazım Hikmet ve Ahmed Arif’in biyografik Romanlarını yazan Erhan Sunar ve Mazlum Alptekin’le konuştu… 1.Biyografik romandaki karakterinizin, roman kurgusu içerisinde yazgısını değiştirme arzusunda olmak isteseydiniz nerede müdahale etmek isterdiniz? E:Sanırım Nâzım’ın Piraye’ye ayrılık mektubunu ya yazdırmaz ya da, ileride belki kararından cayar diye, geciktirirdim. Bu haliyle, bıçağı sadece Piraye’ye değil kendine de saplamış olduğunu ileri süren Nâzım’ın, hatta ikisinin, yakın dostlarından biri olan, ayrılık mektubunu Piraye’ye taşıyan Rasih Güran’ın da en azından duygusal olarak sarsılmasının önüne geçilmiş olurdu. Tabii bu da romanın tarihi serüveninin bambaşka bir düzlemde seyretmesi anlamına gelirdi ki, sonrasında Nâzım Münevver…
Sembolizmin en önemli temsilcilerinden biri olan aykırı şair Arthur Rimbaud Fransa’nın kuzeydoğusundaki Ardennes’de doğdu. Babası bir subay, annesi bir çiftçinin kızıydı. Babasıyla annesi 1860’ta ayrılınca, Rimbaud annesi tarafından büyütüldü. College de Charleville’in en parlak öğrencilerinden biri oldu. Yazmaya da çok genç yaşta başladı; özellikle Latin şiiri alanında yetenekliydi. 1870’te Latince bir şiiriyle okuldaki yarışmada birincilik ödülünü aldı ve ilk şiiri aynı yıl La Revue pour Tous dergisinde yayımlandı. Fransız-Alman Savaşı’nın patlak vermesi (Temmuz 1870) üzerine, öğrenimi yanda kaldı. Devrimci sosyalizme ilgi duyan Rimbaud. ağustosta Paris’e gitti. Kısa bir süre hapiste kaldıktan sonra birkaç ay boyunca Fransa’nın kuzeyini ve Belçika’yı dolaştı.…
Thomas Bernhard “Sarsıntı” Taşranın ikiyüzlü ilişkilerini, çirkinliklerini anlatan “Sarsıntı” romanı Thomas Bernhard’ın çok sevdiğim kitaplarından biridir. Yazarın erken dönem eserlerinden olan roman anlatı evrenine temellerini barındırır. Bu romanda iki farklı anlatım tarzını benimseyen yazar yenilikçi bir biçem yaratır. Kitap insanın taşrada varoluş serüvenine bir tanıklıktır. Yazarın yazın dünyasına dair söylemleri açısından da değerli bir kitap. Rainer Maria Rilke “Malte Laurids Brigge’nin Notları” Rilke, Malte Laurids Brigge’nin Notları’nı 1910 yılında yayımlar. Çağdaş edebiyatın öncü romanlarından biridir roman. Malte, 1902 ve 1903 yıllarında gittiği Paris’te gördüklerini, yaptığı gözlemleri anlatır roman boyunca. Savruk bir zihnin notları gibi görünse de roman aslında amacını en…
KADİR İNCESU 2019-2020 Kültür & Sanat sezonu boyunca devam etmesi planlanan “MSKM Çağdaş Sanat Buluşmaları”nın ilki gerçekleştirildi. İstanbul Art Show Sanat Direktörü Yalın Alpay ve İstanbul Art Show Seçici Kurul Üyesi Dr. Fırat Arapoğlu, Ataşehir Belediyesi Mustafa saffet Kültür Merkezi’ndeki etkinlikte Leonardo Da Vinci’nin 500. ölüm yıl dönümünde sanatçının yapıtlarını, dönemindeki farklılıklarını ve bugüne bıraktığı etkilerini tartıştılar. Sanatseverlerin de yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte Da Vinci’nin eserleri üzerinden bölüm bölüm değerlendirmeler yapıldı. Etkinliğin moderatörlüğünü yapan İstanbul Art Show Sanat Direktörü Yalın Alpay etkinlik sonrası yaptığı kısa değerlendirmede, her ay farklı konuklarla çağdaş sanatın farklı yönlerini ele alacaklarını belirterek, “İlk etkinliğimizin konuğu…
Unvanlara takılmadan söyleyeyim; ömrüm kitapların içinde geçti, geçiyor. Dokuz yaşında Türkçe öğretmenim sayesinde benim için gelmiş geçmiş en büyük hayalbaz ile tanıştım. Jules Verne. Ve o gün bugündür kitapların büyülü dünyasında nefes alıyorum. Ne mutlu! Belki bu sebepten olacak –illa bir unvan seçeceksem- kendime “kitap emekçisi” demeyi uygun görmekteyim. Bir zaman önce, bir süreliğine kitap tanıtımları yapmıştım edebiyat dergilerine. Aradan uzun zaman geçmiş, özlemişim. Bundan böyle aksisanat bünyesinde periyodik olarak kitap tanıtımları yapacağım. Peki, neden bu işe giriştim, anlatayım. Uzun yıllar çeşitli kitapevlerinde çalıştım, bir süre önce de bu işi bırakıp yayınevi bünyesinde çalışmaya karar verdim. Hep nitelikli kitapları doğru…
Son olarak Mühür Dergisinde gerçekleştirmiş olduğu ve Deneme Yayınları adıyla yayımladığı söyleşileri Aksisanat Portal’da yeniden okurun ilgisine sunan Levent Karataş yeni bir çalışmayla önemli tartışmaların kapısını aralama hazırlıkları yapıyor. Perfect Underground ile Aksisanat Portal’daki çalışmalarını sürdürecek olan Levent Karataş konuyla ilgili görüşlerini aktarırken ” Bâb-ı Âli’ye yeni bir ses olmaya, zihin açmaya geliyoruz.” diyerek çalışmanın önemine vurgu yapıyor.
Kitap tavsiye etmek zor bir iş. Benim beğendiğim kendi birikim ve meraklarımla ilişkili kitaplardır, bir başkasının beğenmesi için ayni alanlara ilgi duyuyor olması gerek. Parapsikoloji, teozofi, ezoterizm, antroposofi, hislerin psikolojik oluşumları gibi konular ilgi alanında olanlar bu kitaplardan beslenebilirler diye düşünüyorum. Değilse çöpe giden bir tavsiye olacaktır.Evren kavrayışının, bilgeliğin kişinin içinde bulunduğunu düşünenlerin; kimim, nereden geldim, neden buradayım sorularının içinde sıkça dolananlara ve nereden başlayacağını bilemeyenlerin ilk merdiven basamağı olacak kitaplardır bunlar. Ölümden Sonra Neler Oluyor? – Ergun Candan Yok olmak, dönüşmek üzerine kafasında sorular olanlara ve öte alemle ilgili temel anlatım arayanlara başlangıç kitabı olarak tavsiye olabilir. 1987 Yılında…
5. Uluslararası Ankara Kukla Festivali 19 Ekim’de perdelerini açıyor. Kukla Karagöz Gösteri ve Sahne Sanatları Derneği’nin Ankara Üniversitesi iş birliğinde her yıl düzenlediği Uluslararası Ankara Kukla Festivali, 9 ülkenin katılımı, 2 sergi, 9 atölye, 19 farklı oyunla Ankaralılar ile bir araya geliyor. Bu sene Ankara Üniversitesi’nin yanı sıra Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nün destek verdiği festivalde mekânlar arasına Bilkent Center, Ankara Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu, Beypazarı Belediyesi ve Erimtan Müzesi de eklendi. ‘Kukla sanatı sadece çocuklar için değildir’ mottosuyla yetişkinler için kukla oyunlarına da yer veren Uluslararası Ankara Kukla Festivali’nde bu yıl 4 farklı yetişkin kukla oyunu sahneleniyor. Kazakistan’dan gelen Almaty…
TURGAY KANTÜRK: 1961’de İstanbul’da doğdu. 1980’den itibaren şiirleri ve yazılarıyla önemli dergilerde yer aldı. 1991’de ilk kitabı İlk Gibi Son (Korsan Yayıncılık) yayımlandı. Aynı yıl ilk kitabıyla Behçet Necatigil Şiir Ödülü’ne değer görüldü. 1994’te ikinci kitabı Siyah Eşya (Telos Yayıncılık) yayımlandı. 1996’da iki kitap birden yayımladı; Şenol Yorozlu’nun desenleriyle Ay için Küçük Şeyler (Sel Yayıncılık) ve Öteki Sahne (BDS Yayıncılık). 1997’de İlk Gibi Son’un ikinci baskısı (Sel Yayıncılık) ve Göl Felaketleri (Noyirmiyedi Yayıncılık) adlı şiir kitapları yayımlandı. Aynı yıl ressam İbrahim Çiftçioğlu ve tasarımcı Savaş Çekiç’le ortak Alfabe Meleği (Atölye Yayınları) adlı çalışmayı gerçekleştirdi. 1999’da Seçme Şiirler’i (Akdeniz Kitabevi) yayımlandı.…
Dünyanın ilk romanı olarak kabul edilen kitabın kayıp bir bölümü bulundu. El yazması kitap, eski bir derebeyin soyundan gelen bir kişinin Tokyo’daki evinde bulundu. Independent Türkçe’de yayımlanan habere göre; Genji’nin Hikayesi’ni (The Tale of Genji) 11. yüzyılda kaleme alan yazar Murasaki Shikibu, romanı yazdığı dönemde Japon sarayında nedimeydi. Kitap, Genji adında bir prensin hikayesini anlatıyor. Genji, yazarla aynı isme sahip Murasaki adlı bir kadınla tanışıyor ve sonunda evleniyor. Japon medyasına göre uzmanlar yeni bulunan el yazmasının gerçekliğini onayladı. El yazmasının 21,9 cm uzunluğunda ve 14,3 cm genişliğinde olduğu belirtiliyor. Genji’nin Hikayesi’nin orijinal versiyonunun yok olduğu düşünülüyor ama başka yazarlar hikayenin kopyasını çıkarmış.…

