Close Menu
AksisanatAksisanat
  • ANASAYFA
  • HABERLER
    • Edebiyat Haberleri
    • Sinema Haberleri
    • Tiyatro Haberleri
    • Müzik Haberleri
    • Güzel Sanatlar Haberleri
    • Televizyon Haberleri
  • YAZI
    • Edebiyat Yazıları
    • Kitap Yazıları
    • Sinema Yazıları
    • Tiyatro Yazıları
    • Müzik Yazıları
    • Güzel Sanatlar Yazıları
    • Televizyon Yazıları
  • SÖYLEŞİ
    • Edebiyat Söyleşi
    • Sinema Söyleşi
    • Tiyatro Söyleşi
    • Müzik Söyleşi
    • Güzel Sanatlar Söyleşi
    • Televizyon Söyleşi
  • ETKİNLİK
    • Edebiyat Etkinlikleri
    • Sinema Etkinlikleri
    • Tiyatro Etkinlikleri
    • Müzik Etkinlikleri
    • Güzel Sanatlar Etkinlikleri
    • Televizyon Etkinlikleri
  • ÖDÜLLER
    • Edebiyat Ödülleri
    • Sinema Ödülleri
    • Tiyatro Ödülleri
    • Müzik Ödülleri
    • Güzel Sanatlar Ödülleri
    • Televizyon Ödülleri
  • YAYINLAR
    • Kitap
    • Dergi
  • AKSİSANAT TV
  • BİLGİ BANKASI
  • SORUŞTURMA
    • Satır Başı
    • Öykü Zamanlığı
  • DOSYA
  • EDEBİYAT
    • Edebiyat Haberleri
    • Edebiyat Söyleşi
    • Edebiyat Yazıları
    • Edebiyat Etkinlikleri
    • Edebiyat Ödülleri
  • SİNEMA
    • Sinema Haberleri
    • Sinema Söyleşi
    • Sinema Yazıları
    • Sinema Etkinlikleri
    • Sinema Önerileri
    • Sinema Ödülleri
  • TİYATRO
    • Tiyatro Haberleri
    • Tiyatro Söyleşi
    • Tiyatro Yazıları
    • Tiyatro Etkinlikleri
    • Tiyatro Önerileri
    • Tiyatro Ödülleri
  • MÜZİK
    • Müzik Haberleri
    • Müzik Söyleşi
    • Müzik Yazıları
    • Müzik Etkinlikleri
    • Müzik Ödülleri
  • GÜZEL SANATLAR
    • Güzel Sanatlar Haberleri
    • Güzel Sanatlar Söyleşi
    • Güzel Sanatlar Yazıları
    • Güzel Sanatlar Etkinlikleri
    • Güzel Sanatlar Ödülleri
  • TELEVİZYON
    • Televizyon Haberleri
    • Televizyon Söyleşi
    • Televizyon Yazıları
    • Tv Önerileri
    • Televizyon Ödülleri
    • Televizyon Etkinlikleri
  • ÖNERİLER
    • Okuma Önerileri
    • Tv Önerileri
    • Sinema Önerileri
    • Tiyatro Önerileri
    • Sergi Önerileri
  • POPÜLER KÜLTÜR
  • ÇEVİRİ
    • Şiir Küre
  • YAZARLAR
  • PERFORMANS
    • Hanım-Efendiler
    • Matris Şiir
    • Dada Günlükleri
    • Şairler Sözlüğü
  • İLETİŞİM
  • KÜNYE
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube WhatsApp
Facebook X (Twitter) YouTube Instagram WhatsApp
AksisanatAksisanat
YAZARLAR Giriş
  • ANASAYFA
  • HABERLER
    1. Edebiyat Haberleri
    2. Sinema Haberleri
    3. Tiyatro Haberleri
    4. Müzik Haberleri
    5. Güzel Sanatlar Haberleri
    6. Televizyon Haberleri
    7. View All

    Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana – Bölüm 4 Yayında…

    8 Nisan 2026

    Maraşantiya Dergisinin 19. Sayısı Yayımlandı…

    28 Mart 2026

    ÇINGIRAKLI SOKAK’TA ŞİİRİN ÖYKÜSÜ, ÖYKÜNÜN ŞİİRİ

    28 Mart 2026

    Üçüncü Programda Bay Aksi Sordu: “Yakışıklılık Yasaklanmalı mı?”

    27 Mart 2026

    Antakya Film Festivali’nden Depremzedelere Moral: Yaz Sineması Etkinliği…

    31 Mayıs 2025

    Fotofilm 6. Uluslararası Kısa Film Festivali Ödülleri Sahiplerini Buldu

    19 Mayıs 2025

    Bergen En Çok İzlenen Film Oldu…

    9 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Saatleri Ayarlama Enstitüsü Tiyatro Sahnesinde

    19 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    BURAK ERTAN “ALABORA” İLE KALPLERE DOKUNACAK

    13 Temmuz 2025

    Özgür Akdemir, “Zalım Seni” adlı çalışmasını, sevenlerinin beğenisine sundu!

    8 Nisan 2024

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana – Bölüm 4 Yayında…

    8 Nisan 2026

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana – Bölüm 4 Yayında…

    8 Nisan 2026

    Maraşantiya Dergisinin 19. Sayısı Yayımlandı…

    28 Mart 2026

    ÇINGIRAKLI SOKAK’TA ŞİİRİN ÖYKÜSÜ, ÖYKÜNÜN ŞİİRİ

    28 Mart 2026

    Üçüncü Programda Bay Aksi Sordu: “Yakışıklılık Yasaklanmalı mı?”

    27 Mart 2026
  • YAZI
    1. Edebiyat Yazıları
    2. Kitap Yazıları
    3. Sinema Yazıları
    4. Tiyatro Yazıları
    5. Müzik Yazıları
    6. Güzel Sanatlar Yazıları
    7. Televizyon Yazıları
    8. View All

    Hüseyin Kalyan Yazdı: Şerif Fatih, Hakikat Yolunda Bir Münzevi

    7 Ağustos 2022

    Gezi – Demet Kurt Güngör: Kurdun Kirpikleri

    29 Haziran 2020

    Şiir Taşı: Toprağın Bağrındaki Nişan

    22 Haziran 2020

    Ertan Mısırlı’dan Bir “Baba” Anı

    20 Haziran 2020

    İÇİ HİKÂYELERLE DOLU KISACIK BİR KİTAP: KALPTEN GELEN ARMAĞAN ve YENİ TOHUMLAR, YENİ HAYAT

    19 Mayıs 2025

    Hüseyin Kalyan Yazdı: Şerif Fatih, Hakikat Yolunda Bir Münzevi

    7 Ağustos 2022

    Erinç Büyükaşık Kitapları Liman Yayınevi’nde…

    3 Şubat 2022

    Burası Henüz Hiçbir Yer – Ferit Sürmeli

    19 Şubat 2021

    Mükemmel Günler / Perfect Days

    15 Şubat 2026

    Ev Köpekleri ve Çakallar

    12 Temmuz 2025

    FLEISHMEN IS IN TROUBLE

    13 Nisan 2023

    Malcolm & Marie

    20 Şubat 2021

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Makamların Efendisi…

    17 Ocak 2022

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    YERYÜZÜNÜN ÇİN SEDDİ ANNELER

    16 Mayıs 2026

    Hayatın İçinden Kanatlanan Bir Söz

    9 Mart 2026

    Mükemmel Günler / Perfect Days

    15 Şubat 2026

    Füruzan’ın İstanbul’u: Kentim İkinci Öğretmenim

    15 Şubat 2026
  • SÖYLEŞİ
    1. Edebiyat Söyleşi
    2. Sinema Söyleşi
    3. Tiyatro Söyleşi
    4. Müzik Söyleşi
    5. Güzel Sanatlar Söyleşi
    6. Televizyon Söyleşi
    7. View All

    FARUK BAL, MEHMET MUHTAR SALMANOĞLU İLE ZİNNENİ KİTABI HAKKINDA KONUŞTU…

    7 Şubat 2026

    BURÇİN LAÇİN ALTAY’DAN EMRE GÜRKAN KANMAZ SÖYLEŞİSİ…

    4 Ocak 2026

    Faruk Bal’dan Betül Tarıman Söyleşisi

    7 Eylül 2025

    BURÇİN LAÇİN ALTAY’DAN CEREN AVŞAR SÖYLEŞİSİ

    25 Haziran 2025

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ…

    3 Mayıs 2026

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    İsmet Yazıcı’dan Özcan Özcan Söyleşisi…

    1 Mayıs 2024

    Fotoğraf Sanatçısı Özlem Dikel Aksisanat’ın Sorularını Yanıtladı…

    1 Mayıs 2024

    Rabia Çelik Çadırcı Ressam Orçun Çadırcı İle Konuştu…

    31 Mart 2024

    İSMET YAZICI’DAN SETENAY ÖZBEK SÖYLEŞİSİ…

    5 Ağustos 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ…

    3 Mayıs 2026

    Burçin Maya Çankaya’nın Öykü Masası’nda İlk Konuğu “Derya Sönmez”

    28 Mart 2026

    SERKAN USLU İLE “GİDEMEYİŞ” ROMANI ÜZERİNE SÖYLEŞİ…

    28 Mart 2026

    İsmet Yazıcı’dan Demircan Demir Söyleşisi…

    5 Mart 2026
  • ETKİNLİK
    1. Edebiyat Etkinlikleri
    2. Sinema Etkinlikleri
    3. Tiyatro Etkinlikleri
    4. Müzik Etkinlikleri
    5. Güzel Sanatlar Etkinlikleri
    6. Televizyon Etkinlikleri
    7. View All

    Tanpınar, Vefatının 64. Yılında Seyirlik Radyo Programıyla Anılıyor…

    23 Ocak 2026

    KADIN OLMAYI KUTLAYAN TEK FESTİVAL “FEMİNİSTANBUL” 8 YAŞINDA

    18 Kasım 2025

    Şair Çağla Göksel Çakır ve “Ah Mabel” öğrencilerle buluştu

    8 Mayıs 2024

    Şiir Yolculuğu Etkinliği – Turgut Uyar Durağı

    22 Nisan 2024

    Camille Geri Sayıyor

    14 Mayıs 2018

    Ara Güler’in filmi !f İstanbul’da…

    6 Şubat 2018

    Çağrılmadan Gelen, Garibaldi Sahnesinde…

    19 Ocak 2024

    Saatleri Ayarlama Enstitüsü Tiyatro Sahnesinde

    19 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Tanpınar, Vefatının 64. Yılında Seyirlik Radyo Programıyla Anılıyor…

    23 Ocak 2026

    KADIN OLMAYI KUTLAYAN TEK FESTİVAL “FEMİNİSTANBUL” 8 YAŞINDA

    18 Kasım 2025

    Temiz Yürüyüş Etkinlikleri Devam Ediyor…

    31 Ekim 2025

    Şair Çağla Göksel Çakır ve “Ah Mabel” öğrencilerle buluştu

    8 Mayıs 2024
  • YAYINLAR
    1. Kitap
    2. Dergi
    3. View All

    Ruhun Derinliklerine Bir Yolculuk: Osman Erkan’ın “Şeylere Bulaşım”ı Okurla Buluştu…

    3 Mayıs 2026

    Mehmet İş’in Yeni Kitabı “Erguvanî” Raflarda

    3 Ocak 2026

    Yusuf Ferhat’tan “Hayatın Taşlık Kıyısında” çıktı!

    3 Aralık 2025

    AYDAN AY’DAN YENİ KİTAP: “HARFLERİN FISILTISI”

    2 Kasım 2025

    Barbarları Beklerken Yeni Sayısıyla Raflardaki Yerini Aldı…

    8 Nisan 2026

    Kirpi’nin’ Dosya Konusu: “Kemal Sunal”

    18 Kasım 2025

    “ŞİİR VE BARIŞ, KARTALIN KANADINDAKİ GÜNEŞ”

    12 Ekim 2025

    Varlık’ta Bu Ay

    12 Ekim 2025

    Burası Henüz Hiçbir Yer – Ferit Sürmeli

    19 Şubat 2021
  • AKSİSANAT TV
    1. Haberler
    2. Söyleşi
    3. Kitap
    4. Şiir
    5. Programlar
    6. Öneriler
    7. Öykü
    8. View All

    Nazım Hikmet Neden Önemlidir?

    2 Haziran 2026

    Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana 6. Bölüm

    2 Haziran 2026

    İki Taşın Arası, Duvar’da Yayında…

    6 Şubat 2024

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Nazım Hikmet Neden Önemlidir?

    2 Haziran 2026

    Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana 6. Bölüm

    2 Haziran 2026

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Nazım Hikmet Neden Önemlidir?

    2 Haziran 2026

    Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana 6. Bölüm

    2 Haziran 2026

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Nazım Hikmet Neden Önemlidir?

    2 Haziran 2026

    Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana 6. Bölüm

    2 Haziran 2026

    Anlatamıyorum…

    7 Nisan 2023

    Mavi Gözlü Dev

    7 Nisan 2023

    Nazım Hikmet Neden Önemlidir?

    2 Haziran 2026

    Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana 6. Bölüm

    2 Haziran 2026

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Saatleri Ayarlama Enstitüsü Tiyatro Sahnesinde

    19 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Murat Batmankaya’dan Okuma Önerileri…

    30 Ekim 2019

    Özgür Çırak’tan Okuma Önerileri…

    27 Ekim 2019

    Nazım Hikmet Neden Önemlidir?

    2 Haziran 2026

    Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana 6. Bölüm

    2 Haziran 2026

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Nazım Hikmet Neden Önemlidir?

    2 Haziran 2026

    Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana 6. Bölüm

    2 Haziran 2026

    AYŞE MELTEM’DEN utanÇağı YAZARI BARIŞ ERDOĞAN’A ON SORU

    20 Mayıs 2026

    YERYÜZÜNÜN ÇİN SEDDİ ANNELER

    16 Mayıs 2026
  • BİLGİ BANKASI

    BURÇİN LAÇİN ALTAY

    25 Nisan 2026

    ENGİN KÜKRER

    28 Mart 2026

    Gülten Doğruyol İncesu

    11 Ekim 2023

    Burçin Maya Çankaya

    25 Mayıs 2023

    BİR ZAMAN YOLCUSU: AHMET HAMDİ TANPINAR

    14 Nisan 2023
AksisanatAksisanat
Home»Köşe Yazıları»Selçuk Baran Romanlarında Parça-Bütün-Parça İlişkisinde Taşıyıcı Karakterler

Selçuk Baran Romanlarında Parça-Bütün-Parça İlişkisinde Taşıyıcı Karakterler

Derya Derya YılmazBy Derya Derya Yılmaz29 Nisan 2019Yorum yapılmamış7 Mins Read19 Views
Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email
Share
Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

Selçuk Baran bilinen öykü evrenlerinin bileşkesi gibi yoğurduğu romanlarında okuru, yarattığı kurmacasıyla farklı karşılıyor aslında. Bir yandan anlatı evrenleri, kişileriyle parçadan bütüne giderken diğer yandan bütünü de parçalarına ayırarak okurun dolantılarda girdaba kapılmasını, anlatıya koşut dramatik yapıya yuvarlanmasını istiyor.

Tümü Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Bir Solgun Adam (1975), Bozkır Çiçekleri (1987), Güz Gelmeden (2000) adlı üç roman nasıl kurulursa kurulsun, sonuçta kendisini yine parçalanışın öznesine dönüştüren yazınsal tutumuyla gösteriyor. Söz konusu yapıtlarda karakterlerin ağırlıklarına baktığımızda bunu somut görebiliyoruz.

Bir Solgun Adam’ın başkarakteri Mehmet Taşçı okuyan, yabancı dil bilen, çalıştığı bankada iyi mevkie gelmek üzereyken emekliye ayrılmış bir entelektüel.  Halasından miras evin kira gelirini kızına ve karısına bırakıp ocağını terk etmiş, kendisi de kirayla çatı katına yerleşmiş yalnızlık düşkünü. Okur bütün bunları –zaman zaman anlatıcı değişse de- Taşçı’nın iki yıl önce tutmaya başladığı günlükten, ne ki roman zamanıyla on yıl sonra öğrenecektir. Temel anlatıcının karşı koyamadığı okumaktan yazmaya geçiş dürtüsü, kişisel değişiminde önemli rol oynar. Günlük yazımının devreye girmesiyle romanın örtük kişileri giderek ortadan çekilir, odak noktası, karakterin eylemlerine, gözlemlerine yönelir.

Anlatıcı, günlüğüne, “Durmadan yazmalıyım. Yoksa korkumu başkalarına anlatmaya kalkabilirim. O zaman belki onların da katılmalarıyla hepten büyür korkum,” (s.19) diye yazar. Ne var ki geçmişiyle olduğu kadar şimdiki duygularıyla da yüzleşmeye yanaşmaz. Buna terk ettiği kızıyla eski sevgilisi de dâhildir. Yapacağı bir dizi yolculuğun ilki sayılan eski sevgiliye ulaşma, onun kocasından ayrıldığını öğrenmesi ve değişmiş olduğu fikriyle nihayetlenir.  

Değişim, ana karakterin en büyük korkusudur. Dışarıdan gelip geçen yabancılardan, günlük aldığı gazetenin, biraevinin kapanmasına, kahvaltı fincanının değişmesine kadar pek çok ince ayar detay onu endişeye, karmaşaya sürükler. Günlüğündeki şu tümce anlatıcının karakteristik özelliğini gösterir, “Kendimle nasıl doğru dürüst anlaşmaya… yanaşmadımsa, dünyayla anlaşmaya da yanaşmadım.” (s.79)

Mehmet Taşçı birkaç kez değişik otellere gider, amaçsızca konaklar, dağ bayır dolaşmalara çıkar, kahvelerde, lokanta köşelerinde kamyon sürücüleriyle arkadaşlık eder. Sonra okuru öncekilerle benzeşen bir soruyla baş başa bırakır, “Her şeyi denedim.” “Deneyecek ne kaldı?” (s.175) Mehmet Taşçı’nın bu tutumu Samuel Beckett’ın ünlü Godot’ sunda geçen Vladimir’le Estragon arasındaki konuşmayı anımsatıyor, “…Vladimir, mantıklı ol henüz her şeyi denemedin…” (Samuel Beckett; Godot’yu Beklerken, Çeviren: Uğur Ün, MitosBOYUT, 1993, s.41)

Taşçı, antik çağ yolcusu Odysseus gibi dolaşır, kendi bütününe ulaşmaya çalışır. Sürekli zamanını böler, elde ettiklerinden tüme ulaşmayı amaçlar ama beceremez. Öyle ki hem geçmişi parçalanır hem de yaşadığı zaman. Uzun yürüyüşler, kasaba tanıklıkları, yeni tanışlar, farklı kesimlerden kişiler, günlük yazarının hiçbir zaman kendine kapanmasını engelleyemez. Döner dolaşır, yine de bir yere varamaz. Karakterde, kıyısında duran atalet söz konusu olsa da bilinmeze yolculuğundan vazgeçmez. Ama gerek Mehmet Taşçı gerekse öteki karakterler sanılanın aksine intihar düşüncesi taşımaz. Bunlar bize, parça bütünlenemezken bütünün parçalandığını, karakterlerin birer gösterene dönüştüğünü belirten örneklerdir.    

Çoğunluğu İstanbul’da geçen Bir Solgun Adam birkaç şehre sıçrar. Kentin dokusu pek verilmez. Ancak Bozkır Çiçekleri Ankara romanıdır. Bunun yanında Selçuk Baran, kurduğu roman evrenlerine, yarattığı roman kişilerine dönük tutumunu bu ikinci romanında da sürdürür.

Roman birbiri içinde kök salarak gelişen, sonra o yerlerde çürümeye koyulan üç kişi arasında geçer. Seyfi, Nurten, Müfit. Seyfi, tıp fakültesinde okumak için ailesiyle birlikte taşradan başkente taşınır. Babası ölür. Okulu bırakmak zorunda kalır. Sonradan karısı olacak, romanın kadın başkarakteriyle tanışacağı büyük bir şirkette işe girer. Taşradan gelmiş zeki, meraklı genci başkentte en çok ürküten, düş gücünü sarsan, şehrin bürokratik yüzüdür. “…tatmadığı güzellikleri muştulayan sonsuz basamaklı merdivenler, …birbirine çok benzeyen loş koridorlar ve hep kapalı duran, açmadan önce vurulması gereken kapılardı ( r ). (s.11)

Seyfi’nin kentle bütünleşmek için en önemli hamlesi, kendisinden beş yaş büyük, çeyizi kitapları olan, her bakımdan kendinden üstün Nurten’le evlenmesidir. Ancak bu onu, amacına ulaştıramaz. Çünkü kendi dolambacından çıkamaz. Ya Nurten? Seyfi tamamlanmaya, Nurten arınmaya çalışır, ama olmaz. Selçuk Baran’ın çoğunca diğer karakterlerinin de başına geldiği gibi yarım, eksiktir bazı şeyler.  Öte yandan ikilinin ilişkisi, kendilerine göre düzeyli tıp fakültesi öğrencisi entelektüel Müfit’in aralarına girmesiyle tümden değişecektir. Seyfi, pek çok yönden Müfit’e hayranlık duyar. Bu arada Nurten’le Müfit arasında yakınlaşma doğmuş, süreç içinde aşka dönüşmüştür. Nitekim daha sonra birlikte olurlar ve Müfit evlenmek ister. Ancak bu ilişki de parçalanmaya mahkûmdur.  

Nurten gittiği otelden hayatındaki iki erkeği terk ettiği öngörülü ucu açık mektuplar yazar. Kocasına, “Hep senin birtakım değişimlerin eşiğinde olduğunu, bunları nasıl karşılayacağını düşünürdük, hatırlayacaksın. Durup dururken, otuzumda değişebileceğim hiç aklıma gelmemişti,” der. (s. 204) Ve Müfit’e de aslında veda eder, “İstediğim yalnızca kendimi tanımak, yüzüme bir başkasının (bir erkeğin) tuttuğu ayna olmadan…” (s. 205)

Bozkır Çiçekleri, bir yanıyla âdeta “oda romanı” olarak Ankara’ya eklemlenirken, bütünlenmenin bozunumlara uğrayıp parçalandığı, bu parçaların sonuçta bütünü yaratamadan öylece kaldığı açıkça görülüyor.

Güz Gelmeden, Ankara bağlantısını sürdürmekle birlikte zeminini Yeşilçay kasabasına, adeta karaktere dönüşen Fener’e ve onun bilgesine temelliyor. Gerek kasabalılar gerek dışardan gelenler bu ikisini bir sığınak gibi alıp denge unsuru görürler.

Selçuk Baran, içine kapanık karakterlerini, ilk bakışta okuruna çözümleme kaygısı yokmuş gibi görünür ama sonra dikkatli okur için adeta lamel üzerine yatırır. Bunu ilk iki romanında bireyden aileye giderek, üçüncü romanındaysa net bir şekilde aileden bireye yol alarak yapar. Bunu parça-bütün-parça diyalektiği çerçevesine alıp çekirdek aile yapısında yaşanabilecek olaylarla destekler.

Güz Gelmeden’in daha başında ölü ama etkili­ anne karakteri -çocuklar hâlâ onun tutum, davranışlarının etkisindedir- İstanbul’dan çeyizinde piyano ile gelmiş, taşralı kasaba zengini Memedali’yle evlenmiştir. Ne var ki yalnız kalan adam, Nilgün’le Erol arasında eşitliksiz tutum sergiler. Kızına son derece sevgi, hayranlık duyarken, oğluna karşı katı, tahammülsüz bir babadır.

Erol İstanbul’da öğrenciliği sırasında sol bir örgüte girmeye çalışmış, fakat dışında bırakılmış, öz güveni eksik, kendini ispatlamaya çalışan, “[k]ısacası devrimci olmayı bile becerememiş” (s. 76) bir üniversite öğrencisidir. Örgütü tarafından ülkücülerin gittiği kahveye casusluk amacıyla gönderilmiş, sonrasında kendi arkadaşlarının aynı kahveye attığı bombalı saldırıdan sağ kurtulup Yeşilçay’a, ailesinin yanına dönmüştür. İnsanların parçalanarak öldüğünü gördüğünden, sorunlar yaşamaktadır. Nilgün, iyi eğitim almış, iç denetimi son derece yüksek, erkenden ölen annelerinin rolüne bürünüp kendini Erol’a ve babasına adamış genç, ağırbaşlı, güzel bir kızdır.

Memedali’yle karşılıklı bakışımın, çatışmanın yaşandığı öteki mekân Zehra’nın evidir. Zehra, Erol’un âşık olduğu Filiz’in annesi, ülkücü Yusuf’un da halasıdır. Romanın kötü karakteri gibi görünen ama aslında ülkenin pek çok yitik evladından biri olan Yusuf, kendi inanç grubu ülkücüleri düşünürken, “…ülkücülerle dost oldum. (…) Onlarla yalnızlıktan kurtuldum. Bana verdikleri görevlerden ötürü kendimi önemsedim,” (s. 187) diyerek aidiyetlik duygusunu yaşar. Kasabaya, halası Zehra’nın yanına aslında saklanmak, örgütünün kendisini ıskartaya çıkartmasından dolayı gelmiştir. Romanın düğüm çözümü de buradadır zaten.

Yeşilçay’a Ankara’dan sandıklar dolusu kitaplarla yerleşmeye gelen avukat Suat, birkaç yönden yenilmişliğine karar verip kasabayı âdeta sığınak olarak düşünür. Ve yine Selçuk Baran’ın diğer karakterleri gibi bunu beceremez.  O, geldiği yerde tutuklanan solcu öğrencilerin rüzgâra karşı savaşan Don Quijote’udur.

 Bu örnekler çoğaltılabilir. Buna göre Yeşilçay kasabası, Ankara’nın yanında bütünlenmesi gereken parça-taşradır aslında. Adı geçen tüm ana karakterler, diğer iki romandaki gibi bütünlenmek arzusuna karşın parça-bütün ilişkisi içindeyken yine dağılırlar.

Baran, okurunun önüne belki pek çok yazarın roman evreninde yaptığı diyalektik bakış getiriyor ama aynı zamanda okurun da bunun üzerinde durması için hayli çabalıyor. Bütün bunların roman evrenine varoluşsal sorun olarak eklendiği göz önüne alınabilir. Çünkü karakterler, üç romanda da hep bu tür yönsemede görünüyor. Ama sonuç alabiliyorlar mı, tartışılır.

Nitekim bütün ipuçları bizi romanlarda bu yaklaşımın, felsefece varoluş temelleri üzerinde yapılandırıldığının işaretini veriyor. Yazarın romanlarında bütünlemeye bıraktığı karakterler bir bakıma bize şunu söylemiş olmuyor mu; “Varoluşumu bir amaçla ya da başka varlıkla bütünlemeye girişme çabam hep sürecek…”

Selçuk Baran bu haliyle romancılığımızın diyalektik yapıda karakterlerinin, entelektüel yalnızlarının, direkt paylaşılmayan ama alttan alta “bunlar da var, bilin” diyen derin gözlemlerinin, yarası hemen ilk bakışta anlaşılamayan toplum dikenlerinin, erdenliğini her durumda sürdüren kadınlarının farkındalığı yüksek, şairane, nahif kalemi sayılamaz mı?

Kaynak: 07/12/2016 tarihinde Oggito’da yayımlanmıştır.

Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email
Derya Derya Yılmaz
Derya Derya Yılmaz

Related Posts

GELİNLİK GERÇEKTEN DE “HER GENÇ KIZIN RÜYASI” MI?

16 Mayıs 202627 Views

Kız Heves Etmiş Yazıyor…

17 Nisan 202637 Views

Vardır Bir Bildiği…

17 Nisan 202611 Views

Comments are closed.

Aksisanat Reklam
SOSYAL MEDYADA BİZ
  • Twitter
  • YouTube
EN ÇOK OKUNANLAR
Aksisanat TV

Nazım Hikmet Neden Önemlidir?

By admin2 Haziran 2026

https://www.youtube.com/watch?v=cmqh4-DWK_w&t=6s

Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana 6. Bölüm

2 Haziran 2026

AYŞE MELTEM’DEN utanÇağı YAZARI BARIŞ ERDOĞAN’A ON SORU

20 Mayıs 2026

YERYÜZÜNÜN ÇİN SEDDİ ANNELER

16 Mayıs 2026

Güncellemelere Abone Ol

Sanat, haber, söyleşi, tv ve edebiyat dünyası hakkında en son yaratıcı haberleri alın.

Blog Authors
avatar for
Aydın Şimşek
Ayşe Özgür Aydoğan
Berna Olgaç
Burak Tokcan
Çağla Göksel Çakır
Derya Balcı
Engin Turgut
Esra Sağlık
Gönül Ak
Hasan Öztürk
İbrahim Ekrem Keleşoğlu
İsmail Cem Doğru
Koray Feyiz
Mahir Karayazı
Mustafa Ergin Kılıç
Neslihan Yalman
Nil Dilan Karaca
Özge Doğar
Özlem Tezcan Dertsiz
Şerif Fatih
Vildan Çetin
Zerrin Saral
EN SON HABERLER

Nazım Hikmet Neden Önemlidir?

2 Haziran 2026

Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana 6. Bölüm

2 Haziran 2026

AYŞE MELTEM’DEN utanÇağı YAZARI BARIŞ ERDOĞAN’A ON SORU

20 Mayıs 2026
AKSİSANAT
AKSİSANAT

Kültür, Sanat, Edebiyat, Sinema, Şiir, Müzik ve Daha Fazlası Aksisanat.com 'da...

İletişim:
Email: info@aksisanat.com
WhatsApp: +90 545 545 84 00

Son Yazılar
  • Nazım Hikmet Neden Önemlidir?
  • Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana 6. Bölüm
  • AYŞE MELTEM’DEN utanÇağı YAZARI BARIŞ ERDOĞAN’A ON SORU
  • YERYÜZÜNÜN ÇİN SEDDİ ANNELER
  • GELİNLİK GERÇEKTEN DE “HER GENÇ KIZIN RÜYASI” MI?
  • AKSİSANAT YAZARLARINDAN NAZLI ERAY İNCELEMESİ…
SON YORUMLAR
  • EGE’NİN  DİBİ – HALİKARNAS BALIKÇISI için cjworld
  • Füruzan’ın İstanbul’u: Kentim İkinci Öğretmenim için Anonim
  • İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ… için Canan Bindoğan
  • İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ… için Yasemin Temizel
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube WhatsApp
  • HABERLER
  • AKSİSANAT TV
  • GÜZEL SANATLAR
  • EDEBİYAT
  • SİNEMA
  • MÜZİK
  • ÖDÜLLER
  • ÖNERİLER
  • ETKİNLİK
  • PERFORMANS
  • POPÜLER KÜLTÜR
  • DOSYA
  • ÇEVİRİ
  • SORUŞTURMA
  • SÖYLEŞİ
  • TELEVİZYON
  • TİYATRO
  • YAYINLAR
  • YAZI
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
© 2026 aksisanat.com. Designed by GF MEDYA

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

Sign In or Register

Welcome Back!

Login to your account below.

Robot olmadığınızı kanıtlayın


Lost password?