Polisiye edebiyat okurları için Verda Pars’tan nefes kesici yeni bir roman! Verda Pars’ın yeni romanı “Ölüm Fısıldar Geceye”, Yitik Ülke Yayınları’nca yayımlandı. Polisiye roman okurlarının yakından takip ettiği yazar Verda Pars, uzun bir aradan sonra “Ölüm Fısıldar Geceye” ile okurlarını selamlıyor. Kitabın konusu kısaca şöyle: Birbirleriyle alakasız hayatlara sahip insanlar art arda vahşice öldürülmekteydi. Cinayetlerin işleniş biçimleri arasındaki benzerlikler, onlara katilin bıraktığı işaretleri takip etmekten başka şans bırakmıyordu. İpuçlarının açtığı yoldan ilerlemek onları bir sonraki kurbana mı, yoksa katilin kendisine mi götürecekti? Ölü bedenlerin arasından açılan yollar, İstanbul’un arka sokaklarında dönen uyuşturucu ticaretinden, yakılan yıkılan doğu köylerine, dağılan ailelere ve…
Yazar: admin
ŞAİR OSMAN BOZKURT’A ROMANYA’DAN ÖDÜL Osman Bozkurt’un şiirleri Romanya’da Romence/Türkçe olarak yayımlandı. “Şoapta Viselor – Düşlerin Esintisi” adıyla Editura Betta tarafından yayımlanan 146 sayfalık kitapta 38 şiir yer alıyor. Kitabın sunusunda Romanya Yazarlar Birliğinden Emil Lungeanu’nun Osman Bozkurt’un şiiri üzerine kaleme aldığı “Çılgınlığa Karşı Manifesto” başlıklı bir sunu yazısı da bulunuyor. Çevirileri Nermin Yusuf ve Nevzat Yusuf Sarıgöl tarafından yapılan kitap “Olt Nehrinin Gökleri” ödülüne değer görüldü. “Şoapta Viselor – Düşlerin Esintisi” için dört şehirde gerçekleştirilen etkinliklerde Romanyalı eleştirmen ve yazarlardan; Nevzat Yusuf Sarıgöl, Marian Ilie, Eliza Roha, Emil Lungeanu, Ion Barbu Mona Valceanu, eleştirmen Aureliu Goci ve yazar Nelu…
Varlık’ta Mart sayısından bu yana kent konulu üç dosya yayımladık. İlkinde kentsel dönüşümü, ikincisi ve üçüncüsünde kent, sanat ve sokağı ele aldık. Kent dizisinin sonuncusu olan bu dosyadaysa, kent ve farklılık arasındaki bağa odaklandık. Küreselleşen dünyanın kalbi kentler sınıfsal, kültürel, dinî, etnik ve cinsel farklılıklarıyla birbirinden apayrı insanların mekânıdır. Kent üretim ve yeniden üretim mekânı olarak insanlık tarihi boyunca farklılıkların ve başkalıkların bir arada yaşamasına hem kucak açmış hem de onları dışlamıştır. Bu nedenle dosyada kentin farklılık, başkalık ve marjinallikle bağını ele almaya çalıştık. Nilgün Tutal, Sipoza’dan hareketle başkasını, ötekini sevme kapasitemizin olup olmadığını, olabilecekse neyle beslenebileceğini yazdı, “Spinoza: Amour…
Öbür taraf çoktan hazırmış merasime Birinci sınıf karşılama yaptı melaike Ciltler dolusu günah defterini serdiler önüme Tek fasikül çıktı karşıma sevaplar Fakat tek kelime itiraz etmedim Allah’a Tevekkül ettim bahtıma güvenerek Bütün silahlar ondaydı, gözlerimi kaçırdım topuzundan Razı oldum ağzından çıkacak tek söze Tam eğilip elini öpecektim ki utandırdı beni Ellerime sarılıp alnına götürdü, soğuk terlerimi sildi, avucuma binbir çiçek bıraktı Allahlığını unutup, aynı yöne savrulan birer ok gibi kucakladı vınlayan rüzgârın ıslığını O kullaştı, ben Allah oldum Aldırmadık el pençe divan duran mahşer meclisine (Tanıtım Bülteninden)
YKY’den yayımlanan “Şu Mübarek Topraklar – Kırım ve Kırım Tatarları” kitabının yazarı tarih ve siyaset bilimi profesörü Paul Robert Magocsi, Loca’nın konuğu oluyor. Magocsi, bölgeyle ilgili şimdiye kadar yazılmış en temel ve güncel metin olan kitapta, üç bin yılı aşkın zamandır Kırım’ın bozkırlarına, dağlarına ve deniz kıyılarına akın ederek bu topraklarda yaşamış halkları ve yarattıkları medeniyetlerin hikâyesini görseller eşliğinde anlatıyordu. Yazar bu söyleşisinde, Kırım Tatarlarının, Kırım’ın Ukrayna’ya bağlı özerk bölge olduğu dönemdeki durumuyla 2014’te Rusya tarafından ilhak edildikten sonraki durumu arasında bir karşılaştırma yapacak. Kategori: Söyleşi Tarih: 30.05.2018 Saat: 18:30 Yer: Yapı Kredi Kültür Sanat – Loca Katılımcılar: Paul Robert Magocsi
Piyano: Hakan Ali Toker Keman: Olgu Kızılay Çello: Selin Nardemir Hakan Ali Toker, bu konserinde, hayatında iz bırakan aşklarından esinlendiği bestelerini ve bu aşkların öykülerini siz sanatseverler ile paylaşacak. Tarih: 30 Mayıs 2018 Saat: 20:00 Mekân: Yeldeğirmeni Sanat Üst Salon Bilet Fiyatları: Tam 20 TL, Öğrenci ve İndirimli 10 TL Temsil tarihinden bir ay önce satışa sunulan biletler, Yeldeğirmeni Sanat gişesinden temin edilebilir. Yeldeğirmeni Sanat gişesi, Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri 13.00-21.00, Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri ise 10.00-21.00 saatleri arasında hizmet vermektedir.
6 Ocak’ta yayına başlayan Radyo Günlerinde “Edebiyatın Yan Etkileri” programı dinleyici ile buluştu. Yazının ardındaki hayatlara ışık tutan program, tecrübeli radyocu Gönül Ak’ın sunumuyla, her ayın ilk cumartesi günü 15.00 /16.00 saatleri arasında Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesinde gerçekleştirildi. Edebiyatın kendi doğası içinde yapılacak olan bu yolculuğa sırasıyla Ahmet Hamdi Tanpınar, Sait Faik Abasıyanık, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Halid Ziya Uşaklıgil ve Tevfik Fikret misafir oldu. Son olarak 2 Haziran’da Orhan Veli Kanık misafir olacak. Yer: Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi Alemdar Mah., Alemdar Cad. Alay Köşkü, 34122 Fatih/İstanbul 0212 520 20 81
Beyoğlu Sahaflar Derneği ile Kadıköy Belediyesi’nin iş birliğiyle bu yıl ilk kez düzenlenecek ve dokuz gün sürecek olan Kadıköy Sahaf Günleri, 9 Haziran’da başlıyor. 9-17 Haziran tarihleri arasında Kadıköy başta olmak üzere İstanbul’un farklı semtlerinden 42 sahaf, Ali Suavi Sokak’ta bir araya gelecekler. Nadir bulunan kitap ve dergiler, imzalı kitaplar, birinci baskılar, ikinci el kitaplar, eski belge, evrak ve haritalar, Osmanlıca kitap ve mecmualar kitapseverlerle buluşacak. Ayrıca dokuz gün boyunca üç sürekli sergi olacak ve her gün edebiyat, tarih, kültür söyleşileri yapılacak. 9 Haziran 2018 Küçük Prens ile Felsefe ve Sanat Atölyesi 12:00 Kervan Cafe Küçük Prens’in Dil Serüveni 15:00 Demlik…
Fatma Yeşil Hiç Aklımda Yokken / Ayça Erkol Alakarga Yayıncılık, Öykü 2016’nın Mart ayında Alakarga Yayınları tarafından yayımlanmış “Hiç Aklımda Yokken”. 2017 yılında ise Ankara Üniversitesi Roman ve Öykü Ödülleri’nde ‘öykü’ kategorisinde ödül almış. Sanırım artık orada burada Ayça Erkol’un öyküsü var mı diye ararken bulacağım kendimi. O kadar çok ‘biz’ ki öyküleri… Her gün gördüğüm, konuştuğum, sinirlendiğim, sevdiğim insanlar var öykülerde. Üzerinde hiç oynanmamış, en saf halleriyle duruyorlar karşımda. Üstelik okurken ben birden öykünün başkişisi oluverip ‘o salıncak’ta sallanırken birden enseme ‘Orhan Abi’ şaplak atıveriyormuş gibi hissediyorum. Biz neden böyleyiz diye bunalıma girdiğimde yaz aylarında bir balkonda şeftali yerken…
Emre Zeytinoğlu, Can Aytekin’in 16 Mart-15 Temmuz 2018 tarihleri arasında Arter’de yer alan “Boş Ev” başlıklı sergisi kapsamında, sanatçının pratiği ve bu sergide yer alan “Boş Ev” serisine odaklanan bir konuşma yapacak. Emre Zeytinoğlu 1980 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Seramik Bölümü’nden mezun oldu. 1986 yılından itibaren sergi açıyor. 1988’den bu yana da farklı dergilerde ve çok yazarlı kitaplarda sanat konusunda makaleler yayımlıyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde “Sanat, Kuram ve Eleştiri”, “Sanat ve Tasarım Kültürü” ve “İdeolojik Metinler ve Sanat”, Marmara Üniversitesi’nde de “Sanat Kuramları Üzerine” adlı dersleri veriyor. Çeşitli televizyon kanalları için belgeseller yapıyor. Kitaplarından bazıları şunlardır: “Sanat, Bazı…
Yeldeğirmeni Sanat Klasik Müzik Seminerleri Konuşmacılar: Serhan Bali (Klasik Müzik Yazarı), Hakan Ali Toker (Piyanist-Besteci). Berlioz ve Fantastik Senfoni… Liszt ve senfonik şiirleri… Saint-Saens ve Hayvanlar Karnavalı… Stravinsky ve Bir Askerin Hikâyesi… Prokofiev ve Peter ile Kurt… Richard Strauss ve senfonik şiirleri… Tarih: 29 Mayıs 2018 Saat: 19:00 Mekân: Yeldeğirmeni Sanat Üst Salon Ücretsiz
Levent Karataş: Lale Müldür size ‘Kozmik Kraliçe’ demişti Radikal’deki köşesinde. Şimdiye değin boyalarınız ve renklerinizle mutfaktaydınız. Sanatçılar arasında saygın bir adınız var. Bir ilkle şiir kitabı çıkardınız (Okunmamış Kitabın Çözülmemiş Diliyle.) Neden şiiri seçtiğinizi yakın çevreniz potansiyel olarak biliyor da; uzak okur bilmiyor… Yüksel Aydın: Yakın Çevrem Biliyor Aslında Ben Çok Küçük Yaşlardan Beri Yazıyorum. Bunun içinde şiir, kısa öyküler, denemeler de var. Ama hayatımın bir döneminde resim öne geçtiği için ve bunlar da çok ses getirdiği için kendimi resimle ifade ettim ve etmeye devam ediyorum. Sanatın tüm kollarının aynı ana gövdeden beslendiğine inanıyorum. Bu kişinin bulunduğu şartlara göre kollardan…
Ne zaman saçlarını koklasam, Saçların Mersin kokuyor. Kazanlı sahillerinde okaliptüsler uzuyor, Hafızamda kıyıya saçların vuruyor. Balıkçılar ağlarını atıyorlar, Ben hala saçlarındayım. Saçların ağ gibi… Takılıyorum
Şiirin ilk çıkışından günümüze kadar her ne kadar zaman zaman kabul edilmese de bütün şairler elbette bireysel şiir yazmışlardır. Çünkü şiir zaten bireysellik gerektirir. Şiir yazılırken şairin ne demek istediğini çoğu kez okur yakalayamaz. Ama bu şiirin iyi olmadığını mı gösterir? Hayır. Şiiri kim okursa herkes haliyle farklı anlamlar çıkaracaktır. İşte imgenin gücü de buradadır. Şairin kurmuş olduğu imge dünyası okura her zaman aynı şekilde geçmez. Şair aşktan bahseder ama okur bunu bir çocuk ölümüne yorabilir. İşte tüm bunlar şiirin bireysel bir düzlemde olduğunu gösterir. 2010 şiirine baktığımızda ise bu neredeyse böyledir. Bireysel bir kaçışa saplanan şiir etrafında olan bitenden…
“Bayrıl’ın tek bir şiirini bile okumamış olsanız, adını bile duymamış olsanız Melek Geçti’yi okumaya başlayınca gerçek bir şairle karşı karşıya kaldığınızı anlıyorsunuz. O şiirlerin “Ha diyince” yazılamayacak olduğu Bayrıl’ın şiirle hasr ü neşr olmuş bir şair olduğu açıkça görülüyor” Fethi Naci “Bayrıl ilk şiir kitabı Melek Geçti’de hem geleneksel, hem de modern olan’ı göz alıcı bir duyarlılık söylemiyle şiirselleştiriyor. Bir “büyü üretimi” bir bu, Valery, Boudlaire’in şiiri bağlamında bunu söylüyordu. Evet, öyledir, bir “büyü üretimi” dir şiir ve Melek Geçti tastamam bunu yapıyor.” Hilmi Yavuz
Vokal: Su İdil Kontrbas: Ozan Musluoğlu Gitar: Onur Aymergen Caz ile ortaokul yıllarında ilgilenmeye başlayan Su İdil, Durul Gence ile birlikte çalıştı. Sibel Köse’nin vokal sınıfında yer aldı ve Dante Luciani, Bogdan Holownia gibi isimlerle çalıştı. 2010 yılında 6. Nardis Genç Caz Vokal Yarışması’nda Polonya Pulawy eğitim bursunu kazandı. Mart 2015’te yeniden katıldığı Nardis Genç Caz Vokal Yarışması’nda 4 özel ödüle layık görüldü. Çok değerli müzisyenlerle caz ağırlıklı olmak üzere R&B, funk, soul tarzlarda şarkı söylemeye devam Su İdil, caz standartlarından oluşan bir repertuvarla sahnede olacak. Tarih: 25 Mayıs 2018 Saat: 20:30 Mekân: Yeldeğirmeni Sanat Üst Salon Bilet Fiyatları: Tam 30 TL, Öğrenci 15 TL Temsil tarihinden bir ay…
Uykudan Önce Tiyatro! Büyük Salon Rüyalarımıza gitmeden önceki saatlerde, tiyatrocular olarak, sizlerle ve çocuklarınızla düşlerimizi paylaşmak istedik. Düşlerimizi çoğaltalım ve ilham dolarak uyanalım yeni sabahlara… Güzel oyunlar izleyip, güzel gerçekler hayal edelim çocuklar ve anne babalar olarak, tiyatrolarla birlikte! “Tebeşir Dairesi” Altkat Sanat Tiyatrosu Oynayanlar: Selver Çavuş, Sena Yapar, Beyza Candemir, Büşra Korkmaz, Öykü Orhan, Diren Durgun, Gizem Özgün, Vedat Sezer, Nevzat Süs. Ülkelerini terk etmek zorunda kalan prens ve prenses çocukları Michel’i sarayda unutup giderler. Sarayın hizmetçilerinden olan Gruşe bebek Michel’i bulup onu kendi çocuğu gibi büyütür. Artık Michel, Gruşe’yi anne olarak bilmektedir. Peki, bir gün prenses çıkıp gelirse ne…

