VOLKAN HACIOĞLU ŞİİR KİTAPLARINI DEĞERLENDİRİYOR! “ŞİİRİN DİP SULARINDA” Maksim Gorki’nin “Benim Üniversitelerim,” demesi gibi, okurlar da “Benim şairlerim,” “Benim kitaplarım,” diyebilmeli. Okumalarımdan bende kalanların yer aldığı kitaplar ve şairler arasında şiire ilişkin düşüncelerimi başka okurlarla paylaşıyorum. “Şiirin Dip Sularında,” değerli şair ve çevirmen Sait Maden’in “–Neydi bu sözcük? –Acı!” dizeleri ile biten bir şiirinin başlığı. Böylece kendisini de saygıyla anmış oluyoruz. İsimlerin sıralaması tamamen tesadüfî, bu nedenle numara vermedim. Kendi okumalarıma göre belirlediğim bu liste elbette “mümkün olan dünyalar” içinde ihtimallerden sadece biri. Öyleyse yeni okumalara başlamanın zamanı… 2017’de OKUDUĞUM ŞİİR KİTAPLARI ÜZERİNE KISA ŞİİRSEL DEĞERLENDİRMELER Polat Onat, 2017’nin…
Yazar: admin
Şiirde Kuşak Merakı Ve Auteur Sineması Abuzer GÜLPINAR 2000’lerde farklı bir şiirin yazıldığı doğrudur. Şiir, sürekli değişerek kendine yeni yollar bulur. Demem o ki bu yeni bir şey değil, zaten zamanın değişmesiyle kendiliğinden gerçekleşen bir şey.Mecelle’de yazılı ve çok bilinen bir söz vardır:”Ezmanın tagayyürüyle, ahkamın tebeddülü inkar olunamaz.” (İnkar edilemez ki, zamanın değişmesiyle hükümler de değişir.) Bu sözü rahatlıkla şu şekilde değiştirebiliriz: Zamanın değişmesiyle yazılan şiir de değişir. Bugünlerde “2000’ler kuşağı şairleri” ve “2000’ler şiiri” adlandırmalarını sık sık duyuyoruz. Bu konuya kısaca değinmek istiyorum. “2000’ler Kuşağı Şairleri” Üzerine Kuşak denilince yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı şartlarda yetişmiş insanlar…
Oscar Wilde Kimdir? Nilüfer Kaya 1854 yılında İrlanda’da doğan Oscar Wilde’ın babası, Sir William Wilde, çalışmalarından dolayı şövalye ünvanı alan tanınmış bir göz cerrahıydı. Annesi JaneFrancescaElgee ise İrlanda’nın bağımsızlığı için şiirler yazan devrimci bir kadındı. Bu seçkin ailede büyüyen Oscar için kendisinden üç yaş küçük kız kardeşi Emily’nin on yaşındayken ölümü çok sarsıcı oldu. Kardeşinin bir tutam saçını ömür boyu yanında taşıdığı zarfta sakladığı söylenir. Tam adı Oscar FingalO’FlaherieWillsWilde olan Wilde, kendi deyişiyle yükselmek için ağırlık bırakan pilotlar gibi bu uzun ismin fazlalıklarını atıp sonunda Oscar Wilde olur. Başarılarla geçen öğrenim hayatı boyunca sıradışılığı ile dikkat çeker. Güce dayalı eril…
RAMAZAN PARLADAR YAĞMURDAN SONRA YÜZLEŞME* On sekiz yıldır siyasi hükümlü olarak yaşamını sürdüren Yalçın Hafçı, daha önce yayımladığı şiir ve öykü türündeki kitaplarından sonra ilk romanıyla okur karşısına çıktı. Yağmurdan Sonra adlı roman otobiyografik özellikler taşıyor. Bunu dışarıdan bilgilere gereksinim duymaksızın romandaki birtakım ifadelerden rahatlıkla anlayabilir okur. Romanın başkişisi olan Tahir, şiirler, öyküler yazan, bunları çeşitli dergilerde yayımlayan, bir arkadaş grubuyla bir edebiyat dergisi çıkarmaya hazırlanan ve aynı zamanda otobiyografik nitelikli bir romanın yazımını sürdüren bir karakterdir. Başkişisi yazar olan birinin dilinden yazıldığını öğrendiğimiz bu roman, aynı zamanda elimizde tuttuğumuz romandır; yani anlatıcının, kitabın en sonunda bitirdiğini söylediği roman, bizim…
Dünyanın en büyük, en önemli şairlerinden Wallace Stevens, Gökçenur Ç.’nin uzun yıllar süren emeği ve özenli çevirisiyle Türkçede hayat buldu. Wallace Stevens’ın seçme şiirleri “Bir Karakuşa Bakmanın On Üç Yolu” adlı kitapta bir araya geldi ve kitap Yitik Ülke Yayınları’nca yayımlandı. 1879’da doğan ve 1955’te aramızdan ayrılan şair, imgeci şiirin en başarılı temsilcilerinden biri. Stevens, yazdıkları pek çok dile çevrilen, geniş okur kesimlerine ulaşan önemli bir isim. Onun kendine has üslubu ve güçlü anlatımı şiirlerindeki özgünlükle buluşunca ortaya muhteşem bir şiir dünyası çıkıyor. Türk şiir okurunun beğenisine sunulan “Bir Karakuşa Bakmanın On Üç Yolu”, şairin tüm şiirlerinden özel bir seçkiyi…
“Tenedos Bozcaada”, Bülent Akgezer’den Bozcaada tarihi ve Bozcaada kültürü üzerine hazırlanan benzersiz bir kitap. “Rüzgârlı Söylencelerin Adası” alt başlığıyla yayımlanan eser, yolu adaya düşen, adayı özleyen, merak eden herkese şaşırtıcı bir yol haritası. Adanın bilinmeyenlerini keşfetmek için okunabilecek olan kitabın içeriği de oldukça geniş. Kılavuz kitap olmanın yanında, meraklısı için farklı bir harita görevi de görüyor “Tenedos Bozcaada”. Kitap Yitik Ülke Yayınları’nca yayımlandı. Bozcaada ya da en çok bilinen eski ismi ile Tenedos, Çanakkale Boğazı çıkışının güneydoğusunda, boğaza 22 kilometre uzaklıkta bir ada. Yüzölçümü 36,5 kilometrekare, yaklaşık bir kilometrekare hesaplanan çevredeki adacıkların da katılmasıyla 37,5 kilometrekare ediyor. Türkiye’nin Gökçeada (İmroz)…
Şair, yazar Kadir Aydemir’in yazdığı aşk şiirlerinden oluşan Rüzgârla Saklı adlı kitap Yitik Ülke Yayınları’nca yayımlandı. Şairin yazdığı 21 aşk şiirini bir araya getiren eserdeki tüm resimler, şiirler için özel olarak, ressam Nihat Kemankaşlı tarafından üretildi. Kadir Aydemir’in bu şiirlerinde bir aşkın izlerini süren okuru hüzünlü bir yolculuk da bekliyor. Aydemir, şiirleri ve öyküleri birçok dile çevrilen, dergilerde ve çeşitli edebiyat yapıtlarında ismine sıkça rastlanan üretken bir isim. Yitik Ülke’nin yaratıcısı ve Yitik Ülke Yayınları’nın kurucusu olan Kadir Aydemir’in dört şiir, üç de öykü kitabı bulunuyor. Rüzgârla Saklı, Kadir Aydemir’in 2002-2006 yılları arasında yazdığı aşk şiirlerini bir araya getiriyor.…
12.Ankara Kitap Fuarı başlıyor Eylül Fuarcılık tarafından 16-26 Şubat 2018 tarihleri arasında ATO Congresium’da düzenlenecek Ankara Kitap Fuarı, kapılarını on ikinci kez açmaya hazırlanıyor. 300’ü aşkın yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılacağı fuarda, on gün süresince söyleşi, panel, şiir dinletileri ve çocuk aktiviteleriyle birlikte 1000’den fazla etkinlik gerçekleştirilecek. Festivalin onur yazarı da T24 yazarı, sinema eleştirmeni Atilla Dorsay. Ankara Sahaf Festivali ile birlikte düzenlenecek olan fuar, kitapların gücünü keşfetmek üzere özenli bir etkinlik programı ve on binlerce kitap çeşidi ile okurları için hazırlanıyor. 22 sahafın da hazır bulunacağı Kitap Fuarında okurlar birbirinden ilginç sahaf stantlarıyla karşılaşacak. Dorsay daha önce de, 33. Uluslararası İstanbul…
İzmir Öykü Günleri 16-17 şubat arasında Bu yıl on altıncısı düzenlenen İzmir Öykü Günleri’nin ana teması “Dünyada ve Edebiyatta Yersizlik Yurtsuzluk” olarak belirlendi. 16-17 Şubat günlerinde, Konak Belediyesi Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi Avni Anıl Sahnesi’nde çok sayıda etkinlikle gerçekleştirilecek öykü günlerinin onur konuğu Cemil Kavukçu. Program: 16 Şubat 2018 Cuma 13.00 Açılış ve Sunuş 13.10 Görsel Sunum “Öyle Bir Geçer Zaman ki”: Dünden Bugüne Öykü Günleri 13.30 2018 Dünya Öykü Günü Bildirisi Kaleme Alan ve Seslendiren: Feyza Hepçilingirler 13.45 I. Oturum “Ölümünün 40. Yılında Oğuz Atay’ın Issızlığı” Yönlendirici: Hülya Soyşekerci Konuşmacılar: Prof. Dr. Cafer Şen, Prof. Dr. İbrahim Şahin,…
Tesak Perşembe Edebiyat Konuşmaları Kasım 2017-Mayıs 2018 Her Perşembe 18:30 TESAK Perşembe Edebiyat Konuşmaları bu sezonun yeni söyleşi dizisi. Her biri alanında uzman akademisyen, yazar, şair, tiyatrocu, felsefeci, editör, çevirmen ve araştırmacıların katılımıyla gerçekleşecek olan söyleşilerde her hafta telif veya yabancı bir edebiyat eseri metin çözümlemesi, açıklama ve yorumlamalarla ele alınacak. Konuşmacıların seçtiği eserler arasında Fatma Aliye Hanım’dan Rimbaud’ya, Behçet Necatigil’denLucretius’a, BertoltBrecht’ten Oktay Rifat’a, Leyla Erbil’den John Berger’a kadar Türk ve dünya edebiyatının usta yazar/şairlerinin eserleri yer alıyor. 2017-18 etkinlik sezonunda, Kasım-Mayıs ayları boyunca, her Perşembe saat 18.30’da TESAK’ta edebiyatla buluşacağız. * Ücretsiz giriş kartlarını, etkinlik tarihinden bir hafta…
248 felsefeci ve yazar seçti… İlk sırada ‘Devlet’ var Notos dergisinin düzenlediği ‘En İyi 100 Felsefe Metni’ soruşturmasının sonuçları açıklandı. İlk sırada Platon’un ‘Devlet’i var. Edebiyat dergisi Notos, her yıl farklı bir konuda düzenlediği geleneksel yıllık soruşturmalarının on ikincisinin sonuçlarını şubat-mart, 68’inci sayısında açıkladı. Bu yılki soruşturmanın konusu ‘En Önemli 100 Felsefe Metni’ olarak belirlenmişti. Soruşturmaya katılan 248 kişi, en önemli gördükleri 10 felsefe metnini sıraladı. Önerilen kitaplar, en çok önerilenlerden başlanarak sıralandı. ‘En Önemli 100 Felsefe Metni’ soruşturmasında 248 seçicinin ilk üç sıralamasında ‘Devlet’, ‘Saf Aklın Eleştirisi’ ve ‘Böyle Buyurdu Zerdüşt’ çıktı. ‘Devlet’ soruşturmaya katılanların yüzde 32’si, ‘Saf Aklın…
Yeni e / Şubat 2018 “Bitcoin: Bugünün simyası mı finans kapitalin çöküşü mü?” Yeni e Şubat sayısında Bitcoin’i çözümlüyor! Konuya kendi cephesinden bakarak yeni bir yorum getiren dergi, bir süredir büyük ilgi gören ve merak uyandıran kripto paraları ele alıyor. “Bitcoin: Bugünün simyası mı finans kapitalin çöküşü mü?” başlıklı dosya, Bahadır Özgür’ün “Büyücünün çırağı iş başında: Simyanın altınından algoritmanın Bitcoin’ine” yazısı ile başlıyor. Konuyu Platon’dan başlatarak ‘değeri’ ve ‘dünyayı değer üzerinden kavramayı’ tartıştığı yazısında Özgür, Bitcoin’in ‘gerçek’ değerinin ne olduğuna dair açıklamalar getiriyor. Bu girişin ardından Anıl Aba’nın “Cinnet, panik ve çöküş”, Kasım Akbaş’ın “Diomedes’in silahları kaç Bitcoin eder?”, Serdar…
Lirik-olan, tin’i kötülüklerden arındırır. Ben, lirik-olan her ne ise, onunla yaşamayı yeğledim. Ve kötülüklerden arınmak için yazdım bu ‘Defterler’i. Bu nedenle de adı Lirik Defterler olsun istedim.
“Edebiyatımızda eşine benzerine rastlanmamış bir ‘kendini gözünün önünden ayırmama’ kalkışımı. Tanpınar, o ayna görür görmez yüzüyle gözüyle oynaşan adam, defterini açtığında beyaz duran zeminini mürekkep lekeleriyle karartıyor, bundan önemlisi bakışına yeretmiş, karamsar mercekle aynayı, Mallarmé’nin sözünü ettiği yansıtıcı siyah mermere dönüştürüyordu.”
Behramoğlu ‘Avrupa Bilim, Sanat ve Edebiyat Akademisi’nde UNESCO’yla bağıntılı Avrupa Bilim, Sanat ve Edebiyat Akademisi (AcademiéEuropéennedesSciences, Arts&Lettres/AESAL) şair Ataol Behramoğlu’na ‘Avrupa şiirindeki seçkin yeri ve bu şiire yaptığı katkı’ nedeniyle akademi üyeliği verdi. Behramoğlu, Fransa’da düzenlenen törenle üyelik belgesini aldı. Fransa’daki akademinin kurucusu ve daimi genel sekreteri Nicole Lemaired’Agaggio tarafından takdim edilen ödülü alan şair Ataol Behramoğlu yaptığı konuşmada, “Kararınızdan onur duydum. Fakat ülkemde adaletsizlikler sona ermeden ve dünyaya barış gelmeden mutlu olmamı beklemeyin” dedi. (hürriyet)
Türkiye’de modern şiirin tarihini nasıl başlatabiliriz? Belirli şairlere kurucular demek ve ondan sonra gelen kuşakları birbirine bağlamak mümkün müdür? Edebiyatımızda kesintisiz bir şekilde kendisine yer açan bir şiir geleneğinden bahsedilebilir mi? Şair kuşakları arasında hem şiirin izlekleri hem de şairlerin takip ettikleri biçimlerin, imgelerin, “üslûbun” ya da en geniş mânâsında “şiir” türüne dair algının farklılaşması, nasıl bir edebi etki yaratmıştır? Murat Belge, Şairaneden Şiirsele’de bu soruların izini sürerek, ama sadece bu sorulara bağlı kalmadan, Türkçede modern şiirin değerlendirmesini yapıyor. Edebî dilde ortaya çıkan kesintiyle “yeni” biçimini alan şiirleri, bu “yeni”yi bozup kendi dilini üreten şairleri, onların dünya edebiyatıyla, öncelleriyle, çağdaşlarıyla…
Uzun bir mektup, merhamet istemeyen bir kadın, dalgalı deniz, içli bir itiraf ve “cici kızın” isyanı, derin ve tatlı hazlar, kırık ve tutkulu sevişmeler… Mehmet Eroğlu, tarzının çok ama çok dışında, başka türlü bir hikâye anlatıyor, yalana dolana, sürüsüyle yeknesaklığa, bulutlu hayata meydan okuyan bir kadını konuşturuyor. Kıyıdan Uzakta, çarpışmanın novellası, her şey soğuk ve solgunken, yaprak yaprak açılan bir bahar aşkıyla şaşırtıyor… (Tanıtım Bülteninden)
Hüzün Süpüren’de sıra dışı ve neşeli, rüzgârla savrulurcasına rahat; naifliklerini, karanlık yanlarını, soğukkanlılıklarını, kırılganlıklarını kimselerden gizlemeyen karakterlerin hikâyeleri var. Nilüfer Açıkalın bir kez daha hayatın sıradanlığı içindeki o sıra dışı anları ve duyguları başarıyla yakalıyor. Hüzün Süpüren, kendine has ritmi, dili ve içtenlikli anlatımıyla okuyucuyu kendine bağlayan bir kitap. Kediler dört ayak üstüne düşer derler. Külliyen yalan. O zaman altı katlı bir evin altıncı katında oturuyorduk. Düştü bu şırfıntı ve anında ölüverdi daha yeri öper öpmez; fırt dedi gitti. Ökkeş ne yaptı? “Üzülme” dedi, o kadar! “Üzülme!” Bir büyük acı saplandı ki kalbime, yağlı bir hançer gibi. O gece içtik,…

