Yazar: admin

“Edebiyatımızda eşine benzerine rastlanmamış bir ‘kendini gözünün önünden ayırmama’ kalkışımı. Tanpınar, o ayna görür görmez yüzüyle gözüyle oynaşan adam, defterini açtığında beyaz duran zeminini mürekkep lekeleriyle karartıyor, bundan önemlisi bakışına yeretmiş, karamsar mercekle aynayı, Mallarmé’nin sözünü ettiği yansıtıcı siyah mermere dönüştürüyordu.”

Read More
ANA

Behramoğlu ‘Avrupa Bilim, Sanat ve Edebiyat Akademisi’nde  UNESCO’yla bağıntılı Avrupa Bilim, Sanat ve Edebiyat Akademisi (AcademiéEuropéennedesSciences, Arts&Lettres/AESAL) şair Ataol Behramoğlu’na ‘Avrupa şiirindeki seçkin yeri ve bu şiire yaptığı katkı’ nedeniyle akademi üyeliği verdi. Behramoğlu, Fransa’da düzenlenen törenle üyelik belgesini aldı. Fransa’daki akademinin kurucusu ve daimi genel sekreteri Nicole Lemaired’Agaggio tarafından takdim edilen ödülü alan şair Ataol Behramoğlu yaptığı konuşmada, “Kararınızdan onur duydum. Fakat ülkemde adaletsizlikler sona ermeden ve dünyaya barış gelmeden mutlu olmamı beklemeyin” dedi. (hürriyet)

Read More

Türkiye’de modern şiirin tarihini nasıl başlatabiliriz? Belirli şairlere kurucular demek ve ondan sonra gelen kuşakları birbirine bağlamak mümkün müdür? Edebiyatımızda kesintisiz bir şekilde kendisine yer açan bir şiir geleneğinden bahsedilebilir mi? Şair kuşakları arasında hem şiirin izlekleri hem de şairlerin takip ettikleri biçimlerin, imgelerin, “üslûbun” ya da en geniş mânâsında “şiir” türüne dair algının farklılaşması, nasıl bir edebi etki yaratmıştır? Murat Belge, Şairaneden Şiirsele’de bu soruların izini sürerek, ama sadece bu sorulara bağlı kalmadan, Türkçede modern şiirin değerlendirmesini yapıyor. Edebî dilde ortaya çıkan kesintiyle “yeni” biçimini alan şiirleri, bu “yeni”yi bozup kendi dilini üreten şairleri, onların dünya edebiyatıyla, öncelleriyle, çağdaşlarıyla…

Read More

Uzun bir mektup, merhamet istemeyen bir kadın, dalgalı deniz, içli bir itiraf ve “cici kızın” isyanı, derin ve tatlı hazlar, kırık ve tutkulu sevişmeler… Mehmet Eroğlu, tarzının çok ama çok dışında, başka türlü bir hikâye anlatıyor, yalana dolana, sürüsüyle yeknesaklığa, bulutlu hayata meydan okuyan bir kadını konuşturuyor. Kıyıdan Uzakta, çarpışmanın novellası, her şey soğuk ve solgunken, yaprak yaprak açılan bir bahar aşkıyla şaşırtıyor… (Tanıtım Bülteninden)

Read More

Hüzün Süpüren’de sıra dışı ve neşeli, rüzgârla savrulurcasına rahat; naifliklerini, karanlık yanlarını, soğukkanlılıklarını, kırılganlıklarını kimselerden gizlemeyen karakterlerin hikâyeleri var. Nilüfer Açıkalın bir kez daha hayatın sıradanlığı içindeki o sıra dışı anları ve duyguları başarıyla yakalıyor. Hüzün Süpüren, kendine has ritmi, dili ve içtenlikli anlatımıyla okuyucuyu kendine bağlayan bir kitap. Kediler dört ayak üstüne düşer derler. Külliyen yalan. O zaman altı katlı bir evin altıncı katında oturuyorduk. Düştü bu şırfıntı ve anında ölüverdi daha yeri öper öpmez; fırt dedi gitti. Ökkeş ne yaptı? “Üzülme” dedi, o kadar! “Üzülme!” Bir büyük acı saplandı ki kalbime, yağlı bir hançer gibi. O gece içtik,…

Read More

Şiir ve öyküleri ile tanıdığımız usta şair ve yazar FergunÖzelli’nin on bir yıl aradan sonra çıkardığı yeni şiir kitabı ‘Vahşi Veraset’ yirmi yedi yıllık bir yazım sürecini kapsıyor. Kitap kendine has yazım tekniğiyle şairin ustalık ve ince işçiliğini yansıtıyor.  Şair, alfabenin her bir harfini o şiirdeki sözcüklerin baş harflerine uygulayarak eşsiz bir deney ve şiir serüvenine imza atarken, otantikliğiyle Türkçe şiir tarihinde yerini alıyor. Kitaptaki şiirler yoğun kurgusallığına rağmen anlam eksenini de gözetmesiyle dikkat çekici.

Read More

Varlık Dergisi / Şubat 2018   Dosya: “Çocuklar için felsefe mi, felsefe için çocuk mu?” – Betül Dünder, Nuran Direk, Özlem Yarkın, Çiğdem Şimşek, Sevil Kuvan, Onur Bakır Yazı: EmilyBrontë ve Bilinçaltından Uğultular (Erendiz Atasü) − Aden’deki İki Rimbaud’dan Biri (Taner Ay) − İlhan Berk Şiirinin Temel Şifresi (Salih Bolat) − Aslı Erdoğan’ın “Kırmızı Pelerinli Kent”inde Kendini Aramak: Labirent, Yazmak ve Ölüm (Semiramis Yağcıoğlu) − “Saklı”: PsikanilizinDolayımında Tekinsiz ve Yaratma İlişkisi (Halûk Sunat) − Bir Anlatının İzinde: Dönüşen (Feridun Andaç) − 2017 Alfabesi – 2 (Haydar Ergülen) − Fahri Celâl ve Hikâyeciliği Üzerine (Bilgin Güngör) − Sanat, Hakikat ve Boşluk (Özkan Gözel)…

Read More

Devrek’te 14 yıldır yayın hayatını sürdüren aylık kültür ve edebiyat dergisi Şehir’in Şubat 2018 tarih ve 113.sayısı yine dopdolu. Devrekli şair Rüştü Onur, 12 Eylül 1940’ta Necati Cumalı’ya yazdığı mektubunda, “Ey benim mektuplariyle huzur bulduğum ve avunduğum kardeşim. Şehir’de buluşacağız. Her ne pahasına olursa olsun Şehir çıkacak… Şehir okuyucu kitlesinin karşısına yeni bir atmosferle çıkacak.” diyordu. Ancak Rüştü Onur, çıkarmayı çok istediği “Şehir” dergisini, ömrü yetmediği için çıkaramamıştı. O’nun bu isteğini kendimize bir vasiyet kabul ederek Şehir’i Aralık 2004 tarihinden itibaren yayınlıyoruz. Zonguldak’ın tek edebiyat dergisi olan Şehir, şiirin merkezde olduğu bir şiir dergisi anlayışıyla, bir derya olan Türk şiirine katkı…

Read More

Yönetmenlerle Buluşma 5: Ümit Ünal 1-11 Şubat 2018 İstanbul Modern Sinema, bu yıl beşincisini gerçekleştirdiği “Yönetmenlerle Buluşma” programında Türkiye’nin güncel sinema kültüründe sanatsal kimliği ve özgün yaklaşımlarıyla öne çıkan yönetmenleri konuk etmeye devam ediyor. Buluşma dizisinin bu yılki konuğu, yönetmenliğinden önce sinemaya Yeşilçam döneminde giren, 1980’lere damgasını vurmuş önemli filmlerin senaryosunu yazan Ümit Ünal. Ünal’ın bu dönem öne çıkan senaryoları arasında; ilki 1986 Milliyet Gazetesi Senaryo Yarışması’nda Birincilik Ödülü alan ve Halit Refiğ tarafından filme çekilen Teyzem (1986) olmak üzere, Atıf Yılmaz’ın Hayallerim, Aşkım ve Sen (1987) ve Tunç Başaran’ın PianoPianoBacaksız’ı (1989) gibi filmleri sayabiliriz. Ümit Ünal yönetmenliğini ve yapımcılığını üstlendiği ilk film 9’u (2001) dijital…

Read More

Murat Belge ve Yalçın Armağan Türkiye’de Modern Şiiri Konuşuyor 4 Şubat 2018 Pazar saat 14.30 “Murat Belge ve Yalçın Armağan Türkiye’de Modern Şiiri Konuşuyor” Etkinliklerimiz için rezervasyon yaptırmayı unutmayın. Not: Etkinlik Penguen Kültür’de gerçekleştirilecektir. Adres: Caferağa Mah. Neşe Sok. No:31 Kadıköy / İstanbul İletişim: 0216 348 64 55 Mail: bilgi@ithakiakademi.com

Read More

Hüseyin Peker 1946 yılında İzmir’in İkiçeşmelik semtinde doğdu.İzmir Atatürk Lisesi’nden sonra Fen Fakültesi Kimya bölümünde iki yıl okudu. Sonra İstanbul Gazetecilik Yüksek Okulundan mezun oldu. İlk olarak Varlıkdergisinde desen çizmeye başladı. Yaşar Nabi Nayırbu genç ressamı birkaç kez kapak yaptı. İlk şiirleri ise Soyut ve Yordam (Hüseyin Cöntürk) dergilerinde yayınlandı. Daha sonra dönemin önemli dergileri Papirüs (Cemal Süreya), Şiir Sanatı (Kemal Özer), Dost, Somut, YeniEdebiyat (Doğan Hızlan), Sanat Olayı (Ülkü Tamer), Akatalpa, Şiiri Özlüyorum, E, Varlık, Yasakmeyve vb. dergilerinde şiir yayınladı. İzmir’de yaşıyor. Kitapları ve Ödülleri: “İnsan Arkadaşınındır” 1997 Arkadaş Z.Özger Şiir Ödülü “Yer Bezinden Bir Köle” 2000 Ceyhun Atuf…

Read More

64. Sait Faik Hikâye Armağanı sahibini arıyor Bu yıl 111 yaşına giren Sait Faik Abasıyanık anısına her yıl bir öykücüye verilen ve Darüşşafaka Cemiyeti ve İş Bankası Kültür Yayınları işbirliğiyle düzenlenen 64. Sait Faik Hikâye Armağanı’na başvurular başladı. Yarışmaya katılacak yazarların, başvuru yapacakları hikâye kitabından on (10) nüshayı başvuru dilekçesi ile birlikte, 9 Mart 2018 Cuma günü Saat 17.00’ye kadar Darüşşafaka Cemiyeti, Kurumsal İletişim Birimi, Darüşşafaka Cad. No:5/9 34457 Maslak / İstanbul adresine teslim etmesi gerekiyor. Darüşşafaka Cemiyeti tarafından yapılan açıklamada, yarışmaya katılacak hikâye kitaplarının 2017 yılında yayımlanmış olması, daha önce herhangi bir ödül almamış olması gerektiği ve daha önce aynı armağanı kazanmış yazarların yarışmaya katılamayacağı vurgulandı.…

Read More
ANA

2018 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’ne başvurular başladı Varlık dergisi ve yayınlarının kurucusu Yaşar Nabi Nayır adına her yıl kuruluş yıldönümümüz olan Temmuz ayında şiir ve öykü dallarında verdiğimiz Gençlik Ödülleri, edebiyatımıza yeni değerler kazandırma amacını taşıyor. Katılma Koşulları: • Ödüle 30 yaş ve altındakiler şiir ve öykü dallarında katılabilir. Her iki dalda da ödüle aday olunabilir. • Kitap olarak yayımlanmaya uygun şiir ve öykü dosyaları A4 kâğıda Times New Roman yazı karakteriyle 12 punto, çift satır aralıklı dizilmiş olmalıdır. • Her dosyada fotoğraf, özgeçmiş ve iletişim bilgileri ilk sayfada, dosya adının altında bulunmalıdır. • Dosyalar 6 kopya halinde en…

Read More

 Demir Özlü’nün “Güvercinler ve Matmazeller” kitabında 2012’de yazarın Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan “Sürgün Küçük Bulutlar” adlı bütün öyküler kitabının dışında kalanlar ve daha sonra yazdığı klasik öyküler bir araya geliyor. Demir Özlü,anı-deneme ekseninde yazdığı klasik öykülerini “Düş Öyküleri” adıyla dosyalamış, bunlardan kısmını 2011’de “Kendi Evine Varamamak”ta toplamıştı. “Güvercinler ve Matmazeller”deyse, son yıllarda dergilerde çıkan benzeri öykülerini ve 1950’lerin dergilerinde unutulmuş ilk öykülerini de bu kitaba ekledi. Düş, tutku ve bunaltıdan mürekkep kalem, okurunu Stockholm, Paris, Berlin, Beyoğlu, Fatih, Simav, Ödemiş gibi birbirine uzak yerlerde ve birbirine uzak zamanlarda gezdiriyor.

Read More

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “Dışsal Günlük”, 2017 yılında hayata gözlerini yuman Michel Tournier’nin bakışını dışarıya çevirerek mahrem ve içsel olan günlük yazımına karşı geliştirdiği alternatif bir günlük denemesi  Bahçenin geçirdiği dönüşümlerden hava olaylarına, tuhaf karşılaşmalardan aforizma niteliğindeki düşüncelere ve yeni öykü fikirlerine varıncaya dek olguları, insanları, durumları barındıran, Tournier’ye özgü yazınsal çeşitlemeler. Yeni, ilginç bir kavram: ışık kirliliği. Geceleyin Choisel’in göğüne bakınca Doğuda belli belirsiz bir ışıltıyla parladığı görülüyor. Paris’ın ışıkları. Doğal karanlığın yapay ışıklarla bozuluşu. Kirliliği maddesellikten çıkarmaya yönelik bir şey icat edilmişti zaten daha önce: termik kirlilik. Örneğin bir nehir, atom santralinin temiz ama sıcak su atıklarıyla ısınıyor.…

Read More

Türk romanının klasik eserlerinden “Aşk-ı Memnu”, Yapı Kredi Yayınları’nda. Halit Ziya’nın bu şaheseri, yazarın kaleminden çıktığı şekliyle, dili ve imlası korunarak, Handan İnci tarafından yayına hazırlandı. Halit Ziya  Uşaklıgil’in Mai ve Siyah’la birlikte ikinci önemli romanı “Aşk- ı Memnu”, görünüşte ölçüsüz ve biraz da maddi çıkara dayalı bir evliliğin ortaya çıkardığı “yasak aşk”ın felaketle sona eren acıklı öyküsüdür. Boğaziçi ’nde Melih Bey takımı diye tanınmış aileden Firdevs Hanım ’ın genç ve güzel kızı Bihter biraz müreffeh bir hayat sürmek, biraz da hafifmeşrep bir kadın olan annesinin kötü şöhretinden kurtulmak ve ona asla benzememek için iki çocuk sahibi, kırklı yaşlardaki Adnan Bey ’le evlenir. Bihter,…

Read More

SamuelBeckett biyografi türüne hep kuşkuyla yaklaşmış bir yazardı. Peki dünyayı yadsımış, bir oyununda yazdığı gibi “hayata lanet” etmiş böyle bir yazarın hayatı nasıl anlatılır? James Joyce biyografisiyle tanıdığımız Andrew Gibson,Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “SamuelBeckett”kitabında bu zorlu işi üstleniyor ve yazarın yaşamını “tarihsel koşullarla sanat arasındaki ince bir akıntıya indirgeyen minimalist bir Beckett biyografisi” sunuyor. Dahası, Beckett’in, temel unsurlarına indirgenmiş, ilk bakışta dış dünyaya ve tarihsel olgulara hiç gönderme yapmayan oyun, öykü ve romanlarında yazarın kendini içinde bulduğu tarihsel bağlamların izlerini saptamak gibi, başta pek çok okurun kaşlarını şüpheyle kaldırmasına neden olabilecek bir işe girişiyor. Gibson, Beckett’in İrlanda’daki sınıfsal-kültürel arka planını,…

Read More

Thomas Bernhard külliyatı içinde özel bir yeri olan, yazarın erken dönem eserlerinden “Sarsıntı”, yapısal anlamda heterojen sayılabilecek iki farklı tonda yazılmış düzyazıyı birleştiren, dönemi içinde yenilikçi biçemiyle dikkat çeken, insan doğasına ilişkin karanlık, kuraldışı bir anlatı. Anlatının ilk bölümünde; bir sabah bir doktor ile oğlu nemrut, dağlık Avusturya kırsalında, günlük gezintilerinden birine çıkarlar. Rastladıkları sefalet, delilik ve çetin doğanın vahşiliği ile boğuşan birtakım renkli şahsiyetleri gözlemlerler. İkinci bölümdeyse farklı özgül ağırlıklara sahip meseleleri kendi bakış açısıyla öğüten, delibozuk, paranoyak Prens’in acımasızca akıp giden uzun monoloğuna tanık oluruz. Thomas Bernhard, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “Sarsıntı” ile, varoluşun gizemine, insanın cinnet eşliğinde…

Read More