Yazar: admin

Müşerrih 5 Gültekin Emre’ye Şerh Bir destan; aile soykütüğü. Albüm değil, varoluş epopesi. Su Yazısı’ndan (2007) sonraki uzun yolculuk. Merak edip duruyordum Bedirhan Toprak’ı, neden sustuğunu, bu suskunluktan doğacak yeni şiirlerini; elbette romanlarını da. Sonunda yekpare ‘gnossiennes’ şiiri uykuyla uyku arasında (YKY), 2017) çıkageldi. Özgün bir söyleyiş, çok anlamlı sözcük, hece bölmeli dize yapısıyla kendinden yola çıkıp yine kendine varışın serüveni bu yeni kitabı. Dünyaya gözlerini açtığı aile ortamının, akrabalardan oluşan o sıcak unutulmaz çember; yani ‘cennet’te, yani o “cennette/bir çocuk.” Doğmadan önce başlayan uzun mu uzun bir düşünme, oluşma, olgunlaşma serüveni: ‘gnosiennes’ Fransız piyanist, besteci, müzikte “mizahın babası” EricSatie’ninönemli…

Devamını Oku
ANA

Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi tarafından geleneksel olarak düzenlenen“Kültür Günleri”nde 25 Ekim Çarşamba günü, edebiyat oturumlarına ayrılmıştı.Bugünkü ilk oturumda Prof. Dr. Bâki Asiltürk, “Farklı Bir Portre: Ahmet Hamdi Tanpınar” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Bildirisinde öncelikle edebiyat çevrelerinde ve akademik çevrede yanlış algılarla şekillenen Tanpınar portresine dikkat çeken Asiltürk, daha sonra Tanpınar’ın günlük, mektup ve denemelerinden yola çıkarak farklı bir portre çizdi. İlginç noktalardan biri, şair Tanpınar’ın Yahya Kemal’le olan mesafesine vurgu yapmasıydı. Asiltürk’e göre Tanpınar şairlikte Yahya Kemal etkisinden ısrarla kaçmış, kendisini Ahmet Haşim’e yakın hissetmiş ve bunu da ölümünden kısa süre önce yazdığı “Antalya Mektubu”nda açıkça dile getirmiştir. Asiltürk’ün itiraz ettiği…

Devamını Oku
ANA

Beşiktaş Belediye Başkanlığı tarafından, PEN Yazarlar Derneği ve Türkiye Yazarlar Sendikası’nın desteği ile bu yıl 3.sü gerçekleştirilen Dağlarca Şiir Ödülü, Çiğdem Sezer ve Turgay Fişekçi’ye verildi.  Arife Kalender, Ataol Behramoğlu, Doğan Hızlan, Enver Ercan, Ertan Mısırlı, Haydar Ergülen ve Tarık Günersel’den oluşan Seçici Kurul oy çokluğuyla, 3. Dağlarca Şiir Ödülü’nün Çiğdem Sezer ile Turgay Fişekçi arasında paylaştırılmasına karar verdi.  Çiğdem Sezer “Küçük Şeyler Mevsimi”, Turgay Fişekçi ise “Nerdesin?” adlı kitaplarıyla ödüle değer görüldü. Seçici Kurul ayrıca 2018 yılının Dağlarca’nın ölümünün 10. yılı olması nedeniyle Beşiktaş Belediyesi’nin öncülüğünde ‘’Uluslararası Dağlarca Sempozyumu’’nun düzenlenmesine karar verdi. 3. Dağlarca Şiir Ödülü töreni 15 Ekim Pazar günü Saat 18:00’da Beşiktaş Belediyesi Akatlar Kültür Merkezi’nde…

Devamını Oku
ANA

Çeviri Şiir Atölyeleri ATÖLYE PROGRAMI ve DETAYLAR İZMİR İngilizce şiir çeviri atölyesi Tarih: 7 Ekim-Cumartesi /8 Ekim Pazar Yer: Konak Belediyesi-Türkan Saylan Kültür Merkezi 3A Salonu-Alsancak Saat: 10.00-16.00 arası (toplam 5 saat) Katılımcı sayısı: 4-8 arası. Çevrilecek şiir sayısı: 8 Katılımcılar: Çağla Meknuze, Cem Uzungüneş, Altay Ömer Erdoğan, Tamer Gülbek, Baki Yiğit, Erkut Tokman Not: Bu atölye için iki kişilik kontenjan katılımcılara açıktır. Lütfen bilgi için akademiatolye@yahoo.com adresine yazınız. Program ve katılımcılarda aranan özellikler için lütfen tıklayınız. Fransızca şiir çeviri atölyesi 7 Ekim-Cumartesi /8 Ekim Pazar Yer: Konak Belediyesi-Türkan Saylan Kültür Merkezi 4B Salonu-Alsancak Saat: 10.00-16.00 arası toplam 5 saat Katılımcı sayısı: 4-8 arası. Çevrilecek şiir sayısı: 8…

Devamını Oku
ANA

Ödül; yayınlanmış ilk kitapta Seval Karadeniz/ Murat Saldıray, dosyada ise Merve Akbaydoğan/ İlkay Şahin arasında paylaştırıldı. Ayrıca Sabri Önenoğlu destek ödülü de yine Merve Akbaydoğan ile İlkay Şahin’e verildi. Ödül töreni ise İstanbul Kitap Fuarı sırasında yapılacak.

Devamını Oku
ANA

YUSUF BAL İLE SÖYLEŞİ Leyla Karaca, 8 Ağustos 2017 Ücra İşlem, Göz Kuşağı ve son olarak yeni çıkan Da adlı kitaplarınızla Türkiye’de deneysel-görsel şiirin önemli temsilcilerinden biri olarak anılıyorsunuz. Edebiyat dergileriyle başlayan bir süreç bu sanırım. Edebiyat ve daha da daraltırsak deneysel şiir hayatınıza nasıl girdi, yoksa hep orada var mıydı? Kalıpların dışına çıktığınız o ilk anı hatırlıyor musunuz? O anda ne oldu da deneysel şiir sizi kendine doğru çekti? Bir nehrin denize doğru çekilişi gibi bir şey miydi bu? Lise yıllarında ilgi alanım daha çok bilimsel içerikli ve tarih içerikli kitaplardı. Şiir sayıda şiir kitabı okumasam da, Necip Fazıl…

Devamını Oku
ANA

Edebiyatımızın usta kalemlerinden olan Muzaffer İzgü, kanser sebebiyle 84 yaşında hayata gözlerini yumdu. “Muzaffer İzgü doğdu, okudu, düşler kurdu, yazdı ve gitti.” Muzaffer İzgü, 29 Ekim 1933’te Adana’da doğdu. Yoksul bir çocukluk dönemi geçiren sanatçı, bir yandan çalışıp bir yandan da öğrenimini sürdürdü. İlkokulu çeşitli sebeplerle farklı okullarda okudu. Üç yıllık ortaokul eğitiminden sonra Diyarbakır İlköğretmen Okulu’nu bitirdi. Anadolu’nun çeşitli muhitlerinde ilkokul, ortaokul ve Türkçe öğretmenliği yaptı. Öğretmenlik mesleğinden kendi isteğiyle 1979 yılında emekliye ayrıldı. İlk yazılarını Hüraydın gazetesinde yayımladı. Akbaba dergisinde ve çeşitli gazetelerde öyküleri çıktı. Roman, röportaj, tiyatro oyunu,öykü gibitürlerde yapıtlar kaleme aldı. Gülmece öyküleri ve çocuk kitaplarıyla…

Devamını Oku

Aslıhan Tüylüoğlu Fatma Aras on yıllık bir zaman zarfında, “Saklıyım”(2008), “Göğü Azalan Kuşlar”(2012), “Ağrılı Beklemeler”(2015) ve son olarak çıkarttığı “Söz ve Hançer”(2017) isimli şiir kitapları ile okurun karşısına çıktı. Bunun yanında “Hayata Mektuplar, Turna Ağıdı”(2015) isimli mektup-deneme ve “Dağ Su Korku”(2017) ismindeki hikâye kitapları ile okurla buluştu. Bu yazıda özellikle şiirlerinden yola çıkarak yazın deneyimini irdeleyeceğiz onun. İlk kitabı 2008 yılında çıkan “Saklıyım”, Iğdırlı bir şair olarak geleneksel şiirimize eklemlendiği hece şiirlerini kapsıyor. Daha sonra serbest şiirlerden oluşan kitaplar çıkartsa da hece şiiri yazmayı sürdürdüğünü son kitabı “Söz ve Hançer”’in bir bölümünü de hece şiirlerine ayırmasından anlıyoruz. Fatma Aras’ın bu…

Devamını Oku
ANA

“Şey” dendiğinde aklınıza neler gelir? Bence “şey” şiirin sözcük halidir. Çünkü “şey” hiçbir zaman benden bu kadar demez. Hepimiz konuşmaya başladığımız andan itibaren “şey” demişizdir. Ama bu sözcüğün binlerce anlama geldiğini bilmeden. İşte bu sözcüğün binlerce anlamına ulaşan bir şairden ve onun ilk kitabından söz edeceğim. Mutlucan Güvendir’in biyografisinde; “Az yazdı; çok kağıt ve kitap taşıdı. Sustu ve “şey” dedi yazıyor. Sanırım bu biyografi onu tanımlamak için yeterli. Kitabını okuduğumda söyleyecek sözleri olduğunu gördüm. Artık biraz da biyografisinin aksine susmaktan ziyade konuşma zamanının geldiğini özetler niteliktedir “şey”. Evet. Söyleyecek sözü olanlar için değil midir zaten şiir? “şey” varoluşsal bir sıralama…

Devamını Oku
ANA

Sait Faik Hikâye Armağanı ve Oğuz Atay Öykü Ödülü gibi ödüllerin sahibi Ahmet Büke, “Zeyno Kitapları Dizisi” ile okur karşısına çıkıyor. “Eyvah, Babam Şiir Yazıyor!” ve “Annemle Uzayda” isimli kitaplardan oluşan dizi çok yakında okurlarla buluşacak.

Devamını Oku
ANA

İ.C.D: Yine bir tatil döneminin sonuna geliyoruz. İyice dinlenmiş olmanı diliyorum. Oldukça hareketli bir döneme gireceğimiz kanısındayım. M.F: Tatil mi dedin? O senin için geçerli. Ben tüm yaz dönemini çalışarak geçirmek durumunda kaldım. Tatil derken kendini kastediyorsun sanırım. Haklısın. Havuz başındaki hunharca çalışmalarına şahsen tanıklık etmenin kederi bana tüm yaz yetti. Ben de tatil için soluğu şantiyelerde aldım. Orası, genellemelerin ve çözüm ummayan hezeyanların uzağında, mutlu anlar vaat ediyor. Çözümün bir parçası olmayanların sorun tarif etmelerine karşı yukarısı iyi geliyor. Yirminci kattan sonrası özellikle… Şöyle yirmiyedinci kat mesela. Sen de korunaklı buluyor musun? Biraz uzaktan baktığın zaman gördüklerini merak…

Devamını Oku
ANA

Mualla Katip: Bir şiiriniz yorumlanırken o şiire sizin yüklediğiniz anlamın ortaya çıkartılması mı yoksa aklınızdan geçmeyenlerin şiirde bulunması mı sizin hoşunuza gider?Neden? Veysel Çolak: Şiir de, elbette bir düşünme nesnesidir; ama bir iletişim kurmayı da içerir. Bireysel, toplumsal, ekonomik, politik bir derdi olan; bunu dile getirmek isteyen şair, oluşturduğu iletinin anlaşılmasını ister düşüncesindeyim. Elbette şiir sanatından ödün vermeden yapmalıdır bunu. Ben yazdığım bir şiire yüklediğim anlamların, içeriklerin kavranmasını, anlaşılmasını isterim. İkinciyeni şiirin çirkin olan ilk örneklerinden yola çıkarak, bir şiiri baştan sona, sondan başa okuduğunuzda değişen bir şey olmuyorsa o şiirin başarılı sayılabileceği görüşü ağırlık kazanmıştı. Uzunca bir süre benimsendi…

Devamını Oku

Müşerrih 4 AHMET TELLİ, mim’ler’ ŞERH Bir şairin bir şaire ayna tutması çooook zor; hele bir orta Asya Türk’ünün, bir Çerkes Türk’ünü anlatması daha da zor. Düşünün biri Hazar Denizinin kuzeyinden, biri Hazar’ın güneyinden geliyor; ikisi de asil kanlı olduğu için ‘barbar’ların soyuna mensubiyetle övünmektedirler. Aşka ve Barbarlara Dairadlı bir kitap yayımlamış (1995) olan Hüseyin Ferhat şöyle buyurmuş: “Niye saklayayım, Hikmet Kıvılcımlı’dan yüreğime musallat olan ‘barbar’ sözcüğünü Ahmet Telli’nin de kullanması, Şark’a, Asya’ya inancımı daha da pekiştirmiştir.” Usta yırlak Hüseyin Ferhad, yırlarıyla sadece Telli soydaşını etkilememiş, alçakgönüllülüğünden,Kavafoğlu’nu nasıl etkilediğini söylememiş!KavafoğluKostaninos, “Barbarları Beklerken” şiirini Hüseyin Ferhad’ın ufuk açıcı kitabına bakarak yazdığını…

Devamını Oku

Söyleşi: Leyla Karaca Sn. Memik Kibarkaya, Türkiye’nin Van Gough’u olarak biliniyorsunuz. Parmaklarıyla mucizeler yaratan ressam diyorlar size, resmederken fırça kullanmıyorsunuz ve farklı bir tekniğiniz var. Ama ben ressamlığınızın dışında bir soruyla başlamak istiyorum. Aynı zamanda veterinersiniz. Köpeğiniz Apal’ın ölümünden sonra veteriner olmaya karar verdiğinizi biliyorum. Bu hassas duyuş ve hissedişle, sanatçı oluş, o ince ruh arasında bir bağ olduğunu düşünüyorum, yanılıyor muyum? Bundan biraz bahseder misiniz, hayatınızda bir dönüm noktası sayılabilecek o olaydan… Muhammed İkbal der ki, kendi yolunu kendi kazmanla yap, başkalarının yolundan gitmek insanlara zul verir, der. Sanırım bu beni çok etkiledi. Rahmetli anam, halı, kilim dokurdu kendi kafasına…

Devamını Oku
ANA

 Röportaj: İsmail Biçer  Özkan Mert’le Günümüz Şiiri Ve Şiir Çevirisi Üzerine  Özkan Mert şiiri, 1968’in politik ortamında boy veren, aynı tazelik ve duruşla bugüne gelmeyi başaran bir şiir. 1969’da ANT dergisinde, kuşaktaşı bazı şairlerle birlikte gerçekleştirdikleri “Devrimci Şairler Savaş Açıyor” başlıklı oturumda, ‘İkinci Yeni’ düşüncesine karşıt, ‘Yeni Toplumcu Şiir’i dile getirmiş; ‘60 Şiir Kuşağı Manifestosu’na imza atmıştır. Mert’in “Diren! Ey Kalbim”, “Hayatımızdan”, “Asyalıyım Yarem Derindir”, “Kuracağız Her Şeyi Yeniden” adlı yapıtları, devrimci kitlelerin ve şiir severlerin nezdinde, ‘aşkın ve devrimin şairi’ olarak adlandırılmasını sağlamıştır. Özkan Mert’le, bugün şiir dünyasında çok tartışma yaratan konuları ve yeni yapıtı üzerine konuştuk.   Daha önce…

Devamını Oku