Veysel Çolak şiir yazma sürecinde mutlaka okunması gereken kitaplar serisi için önerilerine devam ediyor. Mart ayı için önerdiği kitaplar: 1- Şapkam Dolu Çiçekle, Cemal Süreya 2- Güvercin Curnatası, Cemal Süreya 3- Şiirin Ortak Paydası (Şiirbilime Giriş), Mehmet Yalçın 4- Şiirin İlk Atlası, Metin Altıok 5- Şiir Boşuna Yazılmış Olmayacak, Pablo Neruda (çev. : Nesrin Arman) …
Yazar: admin
Kadir İncesu “NAAŞ-I MUHTEREMLER” ATAŞEHİR BELEDİYESİ TİYATRO TOPLULUĞU 3 MART CUMARTESİ SAAT: 20.30 HALİT AKÇATEPE SAHNESİ Çalışmalarını tiyatro eğitmeni A. Ercan Tulunay yönetiminde sürdüren Ataşehir Belediyesi Tiyatro Topluluğu “Naaş-ı Muhteremler” adlı oyun ile Ataşehir Belediyesi Mustafa Saffet Kültür Merkezi’nde sahne aldı. Saadettin Gürşün, Melihat Gürşün, Sevde Koyuncu, Serdar Ertürk, Burcu Karayazgan, Arife Çelik, Murat Sarıyıldız, Armağan Cengiz, Bora Çiçek, Müge Mor Hercihan, Baran Kuzucu, Sinan Arda, Murat Başaran, Berk Gündüz, İlknur Kalay ve Serap Yiğit’in rol aldığı oyunun yönetmenliğini A. Ercan Tulunay yaptı. 333 sanatseverin izlediği oyun sonrası Ataşehir Belediyesi Genel Sanat Yönetmeni Oben Özkal tarafından oyunun yönetmeni A. Ercan Tulunay…
Yazar, tiyatro yönetmeni Özen Yula, Atölye Libro etkinliklerine başlıyor. Yula, düzenleyecek olduğu Yakın Okuma atölyesinde Tükiye’nin 50 Kuşağı öykücüleri arasında sayılan ve kendine has üslubuyla edebiyat tarihinde özel bir yer edinen yazar Vüs’at O. Bener’i mercek altına alacak. 14 Mart Çarşamba günü yapılacak olan etkinlik saat 11:30 – 13:30 arasında gerçekleşecek. (Gazete Duvar)
20 – 22 – 27 – 29 Mart tarihlerinde (19.00-22.00 saatleri arasında) gerçekleştirilecek atölye Kadıköy’de, Akademi Kitabevi Cafe’de yapılacak. Katılımın 10 kişiyle sınırlı olduğu atölyenin ücreti ise 400 TL. Katılmak için: Tel: 0541 667 23 27 E-Posta: kurmacaatölye@gmail.com Atölyenin içeriği kısaca şöyle: Ders: “Çocuk Edebiyatı” Edebiyattan Farklı Mıdır? Katılımcılar yazma deneyimlerini paylaşır. Tür olarak “çocuk edebiyatı” hakkında bilgi verilir. Çocuklar için karakter oluşturma ve geliştirme amaçlanır. Ders: Bir Hikâyenin Kurgusu Nasıl Yapılır? Hikâyenin kurulumu, olay örgüsü hakkında bilgi verilir. Kurgunun en heyecanlı anları, kurgu ile karakterler arası ilişki tartışılır. Bir yetişkin hikâyesinin bir çocuk hikâyesine dönüştürülmesi üzerine…
DOSYA Alice Harikalar Diyarında – Haz.: Muhammed Atalay ALBERTO MANGUEL – Harikalar Diyarı’na Dönüş ARMAĞAN EKİCİ – Alice ve Eğitim GILLIAN BEER – Tavşanın Saati ŞİİR TUĞRUL TANYOL GÜLTEKİN EMRE ALİ ASKER BARUT MEHMET CAN DOĞAN OSMAN ÇAKMAKÇI CEM UZUNGÜNEŞ NİLAY ÖZER ALPER BEŞE BENNY ANDERSeN
“Müziğe ve şiire batmış şehirler” Erkut Tokman’ın “Şehirlerle Yanar Dünya”sı (Yasak Meyve) özel bir çalışma. Adının da söylediği gibi. Tokman’ın şiirlerini okurken, İlhan Berk’in “Dünyada En Güzel Şehirler Uyanır” şiirini anımsadım. Şehir nedir, sesten, müzikten ve şiirden başka! Tokman da İstanbul’dan başlayarak müziğe ve şiire batmış şehirlerle nasıl yandığımızı yazıyor. Nasıl yana yana yaşadığımızı: “Şiirlerle yanar dünya, dünya kalır ben giderim”. Sanata, edebiyata, şiire bir saygı duruşu…” (Haydar Ergülen-Vatan Gazetesi-Kitap Eki-Aralık 2017) “… Esasen Erkut Tokman, bu son kitabıyla hem anlattıkları hem de anlatma hali bakımından yeni bir evreye geçti diyebiliriz. Bu son kitapta deneyim ve bilginin-…
SEBASTİANO GRASSO ‘NUN KİTABI İÇİN NE DEDİLER? “Neruda söylemişti: “Susunca hoşuma gidiyorsun çünkü yok gibisin” Giuliana,gerçek ya da hayali kadın, şiirin merkezi aynı zamanda.Sebastiano Grasso’nun bu olaganüstü kitabının obsessif kahramanı,başlangıçta hakiki ve eklemli, beyitler ya da ayrı ayrı cümlelerden oluşan bir şiir yazar, bu şiir yazara kendi eserlerini düzenlemesi için ihtiyaç duyduğu sözcükleri önerecektir. Sık sık kadına yaklaşır, geniş açıklamalarla da olsa, daima görgü kurallarına maruz kalmaktan kaçınarak yapar bunu ama yine de bir keresinde kurallara ters düşecektir. Bu aşk hikayesi herşeyden önce ilan edilen bir ayrılığın hikayesidir.Vücutlar her şeyi bilemezler, onlarsız hiçbir şey mümkün olmasa bile.” José Saramago (İspanyolca…
“Nehrin İki Yakası”, “Aghartalı” ve “Kader Bozucu” adlı yerli fantastik edebiyat eserlerinin yazarı Gündüz Öğüt’ün yazdığı benzersiz öyküler bir araya geldi. Yazarın “Masal Dağı’nın Sırrı” adlı öykü kitabı Yitik Ülke Yayınları’nca yayımlandı. Fantastik türdeki kült romanları Nehrin İki Yakası, Aghartalı ve Kader Bozucu adlı öykü kitabıyla tanınan Gündüz Öğüt, edebiyat yolculuğuna Masal Dağı’nın Sırrı’yla devam ediyor. Yazar, Masal Dağı’nın Sırrı’nda yer alan dokuz öyküsüyle okurlarını gerçeklerle hayallerin birbirine karıştığı bir dünyanın kapılarına davet ediyor. Yerli fantastik edebiyata büyük bir katkı bu kitap. Edebiyatı özleyen herkese iyi bir okuma önerisi. “Harfler, heceler, kelime ve cümleler… Onlar yaşanmışlıklar kervanının sessiz taşıyıcılarıdır. Aynı…
Pardon Neye Bakmıştınız? / Modern Sanatın 150 Yıllık Şaşırtıcı, Sarsıcı, Kimi Zaman da Tuhaf Hikâyesi kitabından tanıdığımız yazar, BBC sanat editörü Will Gompertz uzun yıllar sanatçılarla çalışmış ve onları incelemiş. Bu süreç zarfında, başarılı sanatçıların birtakım ortak özellikleri olduğunu fark etmiş. Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “Sanatçı Gibi Düşün” kitabında bu özellikleri, her zamanki akıcı, esprili üslubuyla ve örneklerle anlatıyor. Yeteneklerin gelişmesine yardımcı olan birtakım yaklaşımları benimseyen ve sanatçı gibi düşünen herkesin, işi ne olursa olsun, daha yaratıcı ve verimli bir hayat sürebileceğini, başarı kazanma ihtimalinin artacağını savunuyor.
Sigmund ilk uçuş denemesinde kafa üstü küt diye düşer. Zavallıcık artık diğer kuşlar gibi cikcikleyemez. Anne babası gece gündüz yavrularının başından ayrılmaz, onun için ellerinden gelen her şeyi yapar, ona uçmayı öğretirler. Ancak Sigmund ne zaman konuşmak istese sadece “HOP GÜM!” diye gaklar hüzünle. Yaşlı beyaz bir tavşan, Sigmund’un bu halinin farkına varır ve eski neşesini bulması için ona yardımcı olmayı teklif eder. Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Heinz Janisch ve Helga Bansch’ın yazdığı “Hop Güm”, minikleri gülümsetecek yeni bir hikâye…
Uğurböceği Sevecen ve Salyangoz Tomurcuk ile rengarenk bir macera! Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Erika Bartos’un yazdığı ve resimlediği “Dönmedolap”, çocukları boya kalemleriyle birlikte Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk’un renkli dünyasına çağırıyor.
Demet Taner’in eşi Haldun Taner’in 10. ölüm yıldönümünde yayımlanan kitabı “Canlar Ölesi Değil”, yirmi yıl aradan sonra Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı. “Canlar Ölesi Değil”, birçok bakımdan özel bir kitap: Öyküleri, tiyatro yapıtları, gazete yazıları, konferansları, üniversitedeki dersleri, uluslararası toplantılarda edebiyatımızı temsil edişi ve daha birçok yanıyla bilenen Haldun Taner’in yaşam öyküsünü, kendine özgü kişiliğini, insani değerlerini ve geniş bir fotoğraf albümünü içeriyor. Kuşkusuz edebiyatımızın bu büyük ustası hakkında pek çok bilimsel çalışma yapıldı, yazılar yazıldı, bildiriler sunuldu. Ayrıca edebiyat ve tiyatro insanlarının anılarında sıkça kendisinden bahsedildi. Ama “Canlar Ölesi Değil”de can yoldaşı Demet Taner’in kalemiyle onu kavrayacak, sımsıcak duygulara tanıklık…
Mardinli yazar Atilla Yaşrin’in yeni romanı “Morî”, Yitik Ülke Yayınları’nca yayımlandı. Güçlü anlatımı ve ustaca kullanılan sözcüklerin kültürel kodlarıyla derin göndermelere sahip olan eser, şiirsel yapısıyla da dikkat çekiyor. Morî, çocukluk kuyusunda biriktirdikleriyle çıktığı yolculuklarına, hışt hışt’lara duyarsız kalamaz. Onun bu yolculuklarına eşlik ederken bizler de kendimizi, çocukluk kuyumuzun başında buluveririz. Bir yangının külü olan Morî; bize, toprakta yaralarımızdan düşen kabukları aratırken kimimizi bir kuyunun dibine, kimimizi bir perdenin desenlerine düşürür, kimimizi de bir bulutun kuyruğuna takar. Her “ben”i çocukluk kuyusunda aratır. Çocukken renkli renkli bilyelerimiz arasından bazılarını renklerinden ve şekillerinden dolayı diğerlerinden ayırır, ayrı bir kavanoza veya torbaya koyardık,…
Gianni Rodari zengin halk masalları geleneğinden yararlanarak, kahramanı Düşüveren Alis aracılığıyla meraklar ülkesinin kapısını aralıyor. Ufak tefek Alis istiridyeden baloncuğa pek çok tuhaf şeyin içine düşer. Ailesi onun birdenbire ortadan yok olmasına pek şaşırmaz çünkü Alis’in her şeye ta içinden bakmak istediğini bilmektedirler. Rodari’nin zorlu konuları mizahın hafifletici diliyle anlattığı ve merakın çocuk dünyası için ne değerli bir nitelik olduğunu bir kez daha vurguladığı Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “Alis’in Hikâyeleri” kitabını Filiz Özdem çevirdi.
Marksist eleştirmen Fredric Jameson, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “Antikler Ve Postmodernler”de modern sanat eserlerini geç-modern ve postmodern eserlerle karşı karşıya getiriyor. Rönesans’tan Neuromancer’a, Rubens ve Mahler’den The Wire’a, anlatı formlarının geçirdiği değişiklikler üzerinden toplumsal bütünlükteki dönüşümlerin izini süren bu makaleler, incelemede teferruatlara odaklanmanın verimini gözler önüne seriyor. Jameson’ın sık sık atıf yaptığı Thomas Mann’ın deyişiyle, “Yalnızca inceden inceye anlatım gerçekten ilginçtir.” Fredric Jameson Duke University’de Karşılaştırmalı Edebiyat Profesörü ve Duke Center for Critical Theory adlı kuruma bağlı Edebiyat Yüksek Lisans programının başkanıdır. Jameson’ın, Marksizm, yazın-kuramı, post-yapısalcılık ve postmodernizm üzerine çok sayıda çalışması bulunmaktadır. Eserleri arasında, Marxism and Form (Marksizm ve…
“Üzerimde hakkı olan şair: Enver Ercan” demiş Karin Karakaşlı. O kadar çok Enver Ercan tanıyoruz ki. Bazen yayıncı, bazen şair, bazen öğretmen, bazen dost, bazen patron. Siz hangi Enver Ercan’ı tanıyorsunuz? Meslektaşları ve çalışma arkadaşları Enver Ercan’ın vefatından sonra duygularını dile getirdi. METİN CENGİZ Enver ile bir yerlere birlikte gitmekten hoşlanırdık. Aynı işe baş koymanın getirdiği dostluk ister istemez yolu da belirliyor. Birimize bir davetiye geldiğinde, diğerini de davet ettirirdik. Birlikte başta Mersin, Çanakkale ve İzmir olmak üzere birçok yurtiçi etkinlik, sempozyum, festival dışında yurt dışında da çeşitli festivallere katıldık. Kıbrıs’a iki defa birlikte gitmiştik örneğin. Şu son yıllar hastalığından dolayı…
BAŞ EĞMEYEN BİR DEVRİMCİ / Joseph Berger KOPMA / Claude Roy METİN DENİZ’LE SÖYLEŞİ / Turgut Çeviker METİN DENİZ’E BİR KUTLAMA ÇİÇEĞİ / Cevat Çapan KENDİ KALEMİNDEN SOHRAB SEPEHRİ ÜÇ YAZI / Akgün Akova ENDÜLÜS, LORCA VE BUNUEL/ Hakan Savaş “CEVİZ AĞACI” ŞİİRİ / M. Melih Güneş NURULLAH ATAÇ / Mehmet Serdar ARZUNUN YURTSUZU / Taner Gülen AYDIN BOYSAN / Besim Dalgıç Şiirleriyle, Cevat Çapan, Özdemir İnce, Refik Durbaş, Şavkar Altınel, İsimsiz, Salih Bolat, Âba Müslüm Çelik, Ferruh Tunç, k. İskender, Hakan Savlı, Gökçenur Ç., Nurduran Duman, Zarife Biliz, Emel Kaya, Kutay Onaylı, Ali Koçak, Cao Shui, Emin Kaya, Fatoş…
Şair ve şiir’in iktidar’la hiç de örtüşmeyen tarafından bakarsak; gelenekte edebiyat otoriteleri arasında sivrilen bazı iktidar şairleriyle, kısır döngü içine sürüklenen şiir, şiire dayatılan bir zül olmaktan başka bir şey olmamıştır. Hiç de modernist olmayan bu anlayışın nihai eğilimi etik olamayan bir tercihi yansıtır. Şiir unutulup, bireysel hırsların anlamsız bir iktidara talip olması kadar, yöneten ve yönetilenlerin; “yersiz, yararsız işlerle vakit öldürmek: “Yazarlarımızın çoğu yalnızca kendi ürünlerinin ne amaçla üretildiğini sayıp dökerek bir anlamda abesle iştigal ediyorlar.” demiştir, T. Uyar. Cemal Süreya ise, “Şair ancak şairlerce şair sayıldığı, şairler loncasına kabul edildiği zaman şair olur.”[1] demesi, iyi şiiri bulan şairin, illâ…

