Yaba Daba Du!

Aylin Özer

Yazarın şu ana kadar yazılmış 6 makalesi bulunuyor.
  • 26 Nisan 2020
  • 304 kez görüntülendi.

Evet, hepiniz hatırladınız bu repliği. Taş Devri karakteri Fred Çakmaktaş’ın sevinç nidasıydı bu başlık. Çünkü eskiden çizgi filmlerde sevinilirdi. Çocuklar heyecanla çizgi film kuşağı saatini bekler, sokaklar boşalır, TV açılırdı. Ve gülerdi çocuklar bu çizgi filmleri izlerken. Dostluğu, sevgiyi, paylaşmayı, barışı, komşuluk ilişkilerini yani aslında kısaca vicdanı öğrenirlerdi.

Vicdan insanlarda doğuştan bulunmayan ve yaşadığı çevreden öğrenilen ve öğretilebilen bir duygudur. Mesela Fred ve Barnie sıkı dosttular ve iyi komşu, çocukları-eşleri iyi arkadaştı, sevimliydi Dino, Çakıltaş şeker kızdı. Kötü hiç bir şey yoktu Taş Devri’nde. Aslında gerçek anlamda da kötü hiç bir şey yoktu İlkçağda ya! Belki çocukların türlü türlü oyuncakları, oyun hamurları, çizgi filmleri yoktu ama kimsenin elinde ki kemikle birbirini kovaladığını da sanmıyorum. Şimdi ise çeşit çeşit üstelik paralı olan TV kanallarından anne-babalar farkına varmadan şiddet satın alıyorlar. Üstelik bazı ünlü masalların bile yasaklandığı şu günlerde hala SPİDERMAN, BEN10, TRANSFORMERS gibi adını bile telaffuz etmekte zorlandığım çizgi filmlerle dolu kanallar var. Hatta bu yaz Ben10 isimli bir çizgi filmin yarışmasına bile şahit oldum bir kanalda(!) Çocuklar çizgi filmi dikkatle izleyip, içinde ki soruları yanıtlayıp puan alıyorlardı. Sorulardan biri: “Ben10 şimdi hangi kötü savaşçıyla savaşsak?” Pes doğrusu! Çocuklarımıza barış öğreteceğimize savaş öğretmeye çalışıyor, üstelik bunu çizgi filmler aracılığıyla gerçekleştiriyoruz. Sonra da etrafımızda örümcek ağı fırlatan çocuklar, Pikaçular, BEN10’ler kol geziyor diye hayıflanıyoruz. Ben Taş Devri’ni izlerken içimde hiç yarışma duygusu olmamıştı, ama bu çocuklar sanki çizgi filmleri bilgisayar oyunlarında ellerinde bir koz olsun ya da televizyona çıkıp yarışalım diye izliyorlar. Yani niyet masumca bir çizgi film izlemek ya da vicdan öğrenmenin ötesinde maalesef.

Tom ve Jerry vardı bir zamanlar. Dokuz kereden fazla ölmüştü Tom ama öyle güzel bağlanırdı ki her bölümün sonu kedi, köpek, fare koyun koyuna uyurlardı. Sevgi buydu! Ya da RED KİT’in köpeği RİN TİN TİN’e, atı DÜLDÜL ve hatta kötü kardeşler DALTONLAR’a karşı gösterdiğiydi sevgi. Kötülüğe kötülük yerine iyilikle karşılık vermekti. Şimdi ise çok sayıda kanalda çok sayıda çizgi film bulunmakta. Ama bu çizgi filmler ne yazık ki bazı çocukların hayatlarında kara kalem çalışması gibi “siyah çocuklar” yaratıyor. Çizgiler çok keskin ve acımasız. Bunları yayınlayan ve hatta bu tür çizgi filmlerden rant elde eden TV kanalları çocuklarımıza vicdan öğreteceğine erken yaşta savaşı ve kötülüğü öğretiyor. Onların algı dünyaları bizim gibi değil ki! Biz bile çoğu zaman ne yararlı ne zararlı seçemezken onların soyut-somut, imge-gerçek gibi şeyleri karıştırmamasını nasıl bekleyebiliriz? Evet belki her şey gerçek hayatta CAİLOU’ da ki gibi toz pembe de değil ama, çocuklarımız en azından çocukken pembe dünyada kalmalılar diye düşünüyorum. Ve bilim de benimle aynı fikirde! ( Ya da ben onunla)

Amerika’da Ulusal Kablo Televizyon Derneği tarafından desteklenen 3 yıllık bir araştırma, TV şiddetiyle ilgili kaygıları doğrulamıştır. 3,5 milyon dolarlık araştırma, TV programlarının %61’inin değişik türlerde şiddet içerdiğini ortaya çıkarmıştır. Hatta bu oran gittikçe artmakta. ABD Sağlık Bakanlığı, şiddet içerikli TV programlarının çocuklarda saldırgan davranışın önemli bir nedeni olduğunu açıklayan bir rapor yayımlamıştır. Yapılan bir deneyde bir grup çocuğa şiddet içeren çizgi filmler izlettirilip, sonrasında çocukların odanın içinde ki davranışları gözlemlenmiştir. Çocukların aralarında ki problemleri aynı izledikleri çizgi filmde ki gibi şiddetle çözmeye çalıştığı görülmüştür. Diğer grup çocuğa şiddet içermeyen çizgi film izlettirilip davranışları gözlemlendiğinde onların davranışlarında bir anormalliğe rastlanmamıştır.* Tabi ki şiddet içerikli yayınlar sadece çocukları olumsuz anlamda etkilememektedir. Ama onların elinden bizler gereksiz çizgi filmleri alabiliriz. Ne yazık ki koca koca adamların elinden Kurtlar Vadisi’ni alamıyoruz(!) Etrafta Polat, Memati kol gezse de en azından Örümcek Adam’ların sayısını azaltabiliriz. Emin olun Örümcek Adam’lar bugün azalırsa ilerde hiç Polat Alemdar da kalmayacaktır. YABA YABA DU! İyi ki varsın Taş Devri bu çocukça neşeyi bana yaşattığın için.

*SOSYAL DAVRANIŞ KURAMI

YAZARIN SON YAZILARI
Yaba Daba Du! - 26 Nisan 2020
Ayşe, Fatma, Hayriye - 12 Nisan 2020
Ünzile - 5 Nisan 2020
Savaşta Çocuk Olmak - 15 Haziran 2019
Pencerenin Ölümü - 23 Mayıs 2019
Muc’un Ucuz Evinde - 14 Mayıs 2019
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ