Yazar: admin
Kusan değil susan, bağıran değil fısıldayan bir söyleyiş; yerine göre yapıbozuma ve/veya yapıçözüme yaslanan özgün dize kurulumu; içerikle biçemin birbirini var ettiği bütünlük… Çağdaş Türkçe şiirin yetkin ve ayrıksı şiir işçilerinden Cevahir Bedel, yeni şiir kitabıyla Manos’un ellerine ekliyor parmak izlerini. Aynı umutla adımlamak için insanlığın binlerce yıllık sızısını, aynı dirençle… Yola revan oluyor. Hem dışarı çıkmanın hem içe çekilmenin şiiri, Dünyanın Kısa Avlusu; bir başkası olup kendi varlığına dar gelmenin… Hep bir bahçe hali, hep bir avlu telaşı… ‘Başkaları cehennemdir’ diyor ya Sartre, ‘ya o başkaları bizsek?’ diye fısıldıyor Cevahir Bedel, ezberden menkul kendiliğimize. Yüzlerce kez doğup yüzlerce kez öldüğümüz bu dirimde, ötelere…
“Hiç unutmayın!” dedi Killıh. “Zaman çok hızlı akar ve geri alınamaz. Zamanını boşa geçirenler üstlerinde ejderha ateşi gibi yakıcı bir pişmanlık duyar.” Nilay Özer’in yazdığı, dinozorların soyu tükendikten, ejderhalar yeraltına çekildikten milyonlarca yıl sonra başlayan “Üç Ejder Masalı”nı Seçil Çokan resimledi. Çiğdem Odabaşı yönetimindeki “yaratıcı okuma atölyesi”ne 8-10 yaş aralığındaki tüm çocuklar davetlidir. Etkinliğimiz 8-10 yaş aralığındaki 20 çocuk ile sınırlıdır. Rezervasyon, etkinlik tarihinden önceki Pazartesi sabahı açılır. Tarih: 21.04.2018 Saat: 11:30 – 12:30 Yer: Yapı Kredi Kültür Sanat – Oda Katılımcılar: Çiğdem Odabaşı Yaş Grubu: 8 – 10 yaş
“Keyt’in Mücadelesi”, farklı duygu ve durumlara odaklanan “Gerçek Hayattan Hikâyeler” dizisinden yayımlandı. Keyt, fiziksel bir etkinlikte bulunduğunda nefes darlığı yaşayabiliyor ve durup dinlenmesi gerekiyor. Üstelik çok öksürüyor, özellikle de geceleri. Bu hikâye küçük okuyucuların, astım belirtilerini ve tedavisini daha iyi anlamalarını sağlayacak. Çiğdem Odabaşı yönetimindeki “yaratıcı okuma atölyesi”ne 6-7 yaş aralığındaki tüm çocuklar davetlidir. Etkinliğimiz 6-7 yaş aralığındaki 20 çocuk ile sınırlıdır. Rezervasyon, etkinlik tarihinden önceki Pazartesi sabahı açılır. Tarih: 21.04.2018 Saat: 10:30 – 11:15 Yer: Yapı Kredi Kültür Sanat – Oda Katılımcılar: Çiğdem Odabaşı Yaş Grubu: 6 – 7 yaş
Döneminin önemli edebiyatçılarından ve değerli bir kadın yazar olarak Suat Derviş’in anısını canlı tutmak, eserlerinin bugün de hak ettikleri yeri bulmasını sağlamak adına İthaki Akademi ile birlikte “Fosforlu Cevriye Üzerinden Suat Derviş’i Anlamak” isimli etkinliği organize ettik. Hayatı “unutulmuşluk” hissi ve “eserlerinin bir daha basılmayacağı” düşüncesi ile sona eren Suat Derviş’in edebiyatımızda ve kültür hayatımıza bıraktığı izi biraz daha derinleştirebilmek amacıyla yola çıktık. Etkinlik iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm Suat Derviş’in hayatı, eserlerinin Türk edebiyatındaki yeri, Fosforlu Cevriye’nin tüm eserleri arasındaki yerini aktarmaya çalışan bir söyleşi içeriyor. İkinci bölüm ise, Fosforlu Cevriye karakterinin analizi ile başlıyor ve Fosforlu Cevriye rolüne…
Loca, bu ay çok önemli bir sempozyuma ev sahipliği yapıyor. YKY tarafından yirmi iki yıldır yayımlanan üç aylık düşünce dergisi “Cogito” ve Felsefeciler Derneği’nin işbirliğiyle düzenlenen “Etik, İnançlar ve Eğitim Sempozyumu” 20 ve 21 Nisan günlerinde gerçekleşecek. Sempozyum, bugün ülkemizde bir sorunsal olarak ortada duran ancak akademik düzeyde ve farklı perspektiflerden yeteri kadar tartışılmayan “seküler eğitim” kavramını ve olgusunu odağına alacak. İki güne yayılan ve toplam sekiz oturumda gerçekleşecek sempozyuma felsefe, psikoloji, psikanaliz, ilahiyat ve eğitim disiplinlerinden gelen otuza yakın isim bildiri sunacak. Sempozyumda tartışmaya açılacak belli başlı sorular şunlar: Ahlâki duyarlılık yalnızca din ve inanç bağlamında mı geliştirilebilir? Ahlâk…
“Kapadokya benim için ana dilidir, ruhumun ışığıdır, yaratma tutkumun beşiğidir. Bir yazarın coğrafyası varsa yazar onunla daha dolaysız görünür. Ben Kapadokya’yı yalnızca bir coğrafyaya yaslanmak amacı için değil, merkezin dışında duran bir edebi dünya kurmak için de seçtim,” diyor Gürsel Korat. Yazarın, Kapadokya’nın büyüleyici doğal manzaralarında, çokdilli ve çokkültürlü tarihinde geçen hikâyeler anlattığı Zaman Yeli, Güvercine Ağıt ve Kalenderiye romanlarında bu dünya güçlü biçimde seriliyor önümüze. Korat, şu anda yazmakta olduğu romanla birlikte Kapadokya Dörtlüsü’nü tamamlamış olacak. Ve bu ay Beyoğlu YKY Kitabevi’ndeki Oda’ya konuk gelerek okurlarıyla Kapadokya Dörtlüsü ve Kapadokya’nın kendi edebiyatıyla ilişkisi üzerine sohbet edecek, kitaplarını imzalayacak. Tarih: 20.04.2018 Saat:…
AYNA AYNA, SÖYLE BANA! BENDEN GÜZEL TAVUK VAR MI DÜNYADA? Gıdı, anne babasının güzelliğini övdüğü bir kızdı. Ama okula başladığında, güzel olmanın hayatta yeterli olmayacağını kavramaya başladı. Tavuk Güzeli, alçakgönüllülük, sevecenlik ve yardımseverlik üzerine eğlenceli bir öykü… NURGÜL ATEŞ – 1977, Edirne Edirne Anadolu Öğretmen Lisesi ve Trakya Üniversitesi Klasik Arkeoloji Bölümü mezunu… Amatör olarak tiyatroyla ilgilendi. Öyküleri çeşitli gazete ve dergilerde yayınlandı. Halen günlük bir gazetenin kitap ekinde “Sırça Köşk” adlı sayfayı hazırlıyor. Çizmeli Kedi’den çıkan kitapları: Damla Canlısı, Şıpıdıklar, Korkak Tavşan, Arkadaşım Hayalet, Gıcık Misafir, Hayalet Postacı, Ev Korsanı, Ömür Törpüsü, Bay Sinirli, Bay Sinirli – Okulda Curcuna,…
YAVRU ŞENBALİNALAR OKULDA! İkiz balina kardeşler İnci ile Birinci, ailelerinin gözbebekleri… Müthiş bir sevgi ve hoşgörüyle büyüyorlar. Ama okul vakti gelince, babada bir değişim başlıyor. Çocuklarının her alanda başarılı, çok başarılı olmasını istiyor. Bakalım anne babalar çocuklarının kaçıncı oldukları ile değil, nasıl bir eğitim aldıklarıyla ilgilenmeyi öğrenebilecekler mi? Şenbalina Ailesi, bir çocuğun yeteneklerini keşfetmenin ve becerileri doğrultusunda onu yönlendirmenin önemi üzerine eğlenceli bir öykü… NURGÜL ATEŞ – 1977, Edirne Edirne Anadolu Öğretmen Lisesi ve Trakya Üniversitesi Klasik Arkeoloji Bölümü mezunu… Amatör olarak tiyatroyla ilgilendi. Öyküleri çeşitli gazete ve dergilerde yayınlandı. Halen günlük bir gazetenin kitap ekinde “Sırça Köşk”…
Ferit Sürmeli: İlkler diyelim art arda; ilk şiir kitabı, ilk ödül, ilk söyleşi –seninle yapılan- ‘İzdiyar’la “2016 Altın Defne Genç Şiir Ödülü” İyi bir başlangıç oldu tabii. İçtenlikle kutluyorum Dolunay. Ödül sonrası ‘şiir’in özellikle de biçem olarak değişti mi? Dolunay Aker: Çok teşekkürler abi. İlk kitabın ardından uzun bir süre şiirle aramdaki yazma ilişkisini azalttım. Daha doğrusu artık ilk kitaptaki format ya da poetik damar söylemek istediklerimi karşılamıyordu. Elbette bunda okumaların etkisi büyük… Zaman çok hızlı ilerliyor. Bu hız mesafesini ayarlamak hem yoruyor hem de ayrı bir yere gitme ihtiyacı sağlıyor yaşamda. İlk kitabın bütün arayışlarında sezgi ön plandaydı. Sezgisel…
1930’ların Ankara’sı, Cumhuriyet’in modern yaşam ve modern insan tasarılarının gerçeğe dönüştüğü genç bir başkentti. Kentsel peyzajdan mimariye, eğitim kurumlarından sanat kurumlarına, eğlence hayatından fikri hayata her şey değişiyor, dönüşüyor, gelişiyordu. Devlet Konservatuarı’nın ve Tercüme Bürosu’nun kuruluşu; Jansen Planı’na göre yapılan 19 Mayıs Stadyumu, Hipodrom, Gençlik Parkı, Fakülteler ve III. TBMM; dans orkestralarının çaldığı Bomonti Bahçesi, gezintiye çıkılan Kızılay Parkı, mükellef sofralarda yemek yenilen Gazi Çiftliği, bu dönüştürücü rüzgârın dışavurumlarıydı. Sabahattin Ali, eşi Aliye Hanım ve Kızı Filiz’le birlikte Kızılay’daki Karanfil Sokağı’nda, Adalar Apartmanı’nda yaşıyordu. Art arda eserler verdiği, Ankara Devlet Konservatuarı’nın kuruluşuna katkıda bulunduğu en üretken yıllarıydı. O’nun Ankara’daki yaşamının…
2018 Necati Cumalı Edebiyat Ödülü şiir dalında “Müşterek Rüya” adlı yapıtıyla Seçil Avcı’nın… Cumalı-Seferis Gökyüzü Kültür Sanat Derneği tarafından düzenlenen Necati Cumalı Edebiyat Ödülü kapsamında ödülün bu yıl yayımlanmış kitap dalında verileceği duyurulmuştu. Necati Cumalı 2018 Şiir Ödülü, ödüle katılan kitaplar arasında değerlendirme sonucu “Müşterek Rüya” adlı kitabıyla Seçil Avcı’nın oldu. Erol Çankaya, Enver Ercan, Zeynep Uzunbay, Çiğdem Sezer ve Fergun Özelli’den oluşan seçici kurul, Enver Ercan’ın acı kaybıyla diğer üyelerinin değerlendirmesi sonucu Seçil Avcı’yı oy çokluğuyla birinci ilan etti. “Necati Cumalı’nın yalın, lirik şiirine yakınlığı, bir proje şiir toplamı bütünlüğünde şiirleştirdiği yapıtında kendinin kıldığı dil ile kavramlaştırdığı meseleye incelikli…
Önce söz vardı ile başlayan bir kitap… Yeryüzü Derdini Anlatmadan Önceydi, sözün yazıya dönüşme aşamalarını ve şiire içkin parametreleri örnekleme yolu ve şiirin beş hali ile tersten gösterirken, ortaya çıkan yeni şiirleri de evlat ediniyor sayfalarında. Kitap birkaç bölümden oluşuyor ve ilk bölümde yer alan şiirlerin, sonraki bölümlerde, yeryüzünün eğim ve şekillerine göre nasıl şekil değiştirdiğine, çeşitlendiğine ve şiirin üretim aşamasındaki o çokluğa tanık oluyoruz. Agnes Richter’in yaşamı ve onun şiir dolu ceketi’ne adanmış bir projenin ilk kitabı; Yeryüzü Derdini Anlatmadan Önceydi… Ali Hikmet Eren ve Serdar Aydın’ın ortak projesi olan, Vol.1 ve Vol.2 olarak yayımlanacak olan bu kitaplar, iki ayrı zamanda, aynı kapak ve aynı isimle, Agnes’in bize bıraktığı ceketindeki şiirin, …
İlker Ülgen’den bir öykü kitabı. İlker Ülgen yıllarca önce yazmaya başlamış genç bir öykü yazarı. Yazdıkları, kendi çabaları dışında kitaplaşmamış hiç; pek çok dosyası var. MedaKitap, yazarın Aynadaki Yatak dosyası ile başlıyor, bu genç öykücüyü okura tanıtmaya. Bazen geri planda kalmak da afili bir şey değil midir? Ömrünü yazmaya adamış kaç kişi var ki, bu cesareti gösterebilen? Sonra, hiçbir dergi ve toplantısında yer almamış, kitapları dışında hiçbir yazarla tanışmamış, bütün zamanını okumaya ve yazmaya ayırabilen kaç kişi var; yazdıklarının yayımlanması için teklif bekleyen, cesur bir yayınevinden? Ve o yazarı bulabilen, nitelikli olanın izini süren kaç yayınevi vardır, bu kadar çoklukta… O sessizliğe inebilen kaç okur,…
Özer Aykut, babasının aziz hatırasına ithaf ettiği şiirlerinde, önceki şiir izleğini devam ettirse de, kitabının son bölümünde düzyazı şiirlerine de yer veriyor. Aykut, yalın ve bir o kadar da derin bir şiir yazıyor. Özellikle bu kitapta uyguladığı ‘eksiltme’ tekniği, dizeleri nicel olarak azaltırken, imgeyi ve çağrışımı da olabildiğince yoğunlaştırıyor. Özer Aykut, önceki şiirlerine oranla, Beyhude’de daha bir dönmüş gibi görünüyor kendine ve içine. Şiirlerinde yoğun bir ben ve içedönüklük, kendisinden yola çıkarak hayata ve öteki olana dair dair soru ve sorgulamaları var. Şairin hayatı da şiire dahildir hem, öyle değil midir? Soru en güzel başlangıç değil midir?
Jaklin’in Elleri, Serdar Aydın’ın yayına hazırladığı, Nilgün Marmara ve Janis Joplin kitaplarından sonra üçlemenin Jacqueline du Pré temalı son kitabı. Aydın, keşfettiği ve temas eden sanatçılar üzerinden, onlarla bütünleşerek ve hayatı onlarla yorumlayıp, poetik-ontolojik bir bağlamda şiire ulaşıyor Jaklin’in Elleri’yle… Üstelik bu dosyasında zor bir teknikle, düzyazı şiirlerle yazıyor Jacqueline’i Serdar Aydın. Onun özelinde, Jacqueline’le konuşarak, anlamı bulmak yolunda kendini dinliyor, ritmin ulaklığında varlık hallerini dışa vuruyor. Jaklin’in Elleri, Serdar Aydın’ın, şiire içkin teknik ve diğer bileşenleri başarıyla kullandığı, düzyazıyla anlamı da çoğaltan, aslında, işe anlamdan başlayıp, yerini zaman zaman felsefi düşünce ve sorgulamalara da bırakan bir dille oluşturduğu, şiirin ve ritmik bir düzyazının iç içe geçtiği bir kitap.…
ANTALYA, Muratpaşa Belediyesinin düzenlediği 3. Antalya Edebiyat Günleri kapsamında öykü ve roman yazarı Faruk Duman tarafından gerçekleştirilecek ‘Öykü Atölyesi’ne başvuru süresi uzatıldı. Başvurular, 18 Nisan Çarşamba günü mesai bitimine kadar yapılabilecek. Muratpaşa Belediyesi’nin başlattığı Antalya Edebiyat Günleri, 3’üncü yılına girdi. Antalya’yı canlı bir edebiyat şehri yaparken onun edebiyatta daha çok yer almasını sağlamayı amaçlayan ve yazın dünyasının en canlı alanlarından öykü dalında verdiği ödüllerle saygın bir yere yükselen Antalya Edebiyat Günleri, bu yıl 26- 29 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek. Ahmet Telli, Adnan Özyalçıner ve İnci Aral’a ‘onur ödülleri’nin verileceği Edebiyat Günleri kapsamında ilk kez ‘Öykü Atölyesi’ çalışması da yapılacak. Atölye,…

