Tevazu mu, Alçak Gönüllülük mü? Bay Aksi’den “Kendi Ayakkabısını Yapamayan Şairler” Çıkışı!
AksiSanat TV ekranlarında yayınlanan “Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana” serisinin 4. bölümünde İsmail Cem Doğru, kavram karmaşasından edebiyat dünyasının “sırlarına”, Mimar Sinan’dan modern çağın ego savaşına kadar pek çok konuyu masaya yatırdı.
İSTANBUL – AksiSanat TV’nin sevilen programı “Bay Aksi”, dördüncü bölümünde izleyicilerini yine derinlikli ve bir o kadar da iğneleyici bir yolculuğuna çıkardı. Programın bu haftaki odak noktası; tevazu, alçak gönüllülük ve günümüz dünyasının “görünme” çabasıydı.
“Futbol Deyince Ödüm Kopuyor”
Programın açılışında spor dünyasındaki sertleşen üsluba dikkat çeken Bay Aksi, spor yöneticilerinin konuşmalarını “Baba” filmindeki sahnelere benzetti. “Artık bir spor yöneticisi konuşurken arkada sanki Al Pacino’nun kapısını Yamaç Koçovalı açacakmış gibi bir hava esiyor,” diyen Doğru, bu gergin ortamın spordan soğuttuğunu dile getirdi.
Tevazu ve Alçak Gönüllülük Arasındaki İnce Çizgi
Kavramların doğru kullanımına dair hassasiyetini vurgulayan Bay Aksi, Sunay Akın’dan referansla tevazu ve alçak gönüllülük arasındaki farkı anlattı. Tevazunun yetersizliği veya eksiltmeyi temsil ettiğini, alçak gönüllülüğün ise olanı küçük gösterme eylemi olduğunu belirten Doğru, günümüzde bu iki kavramın sadece bir pazarlama stratejisine dönüşüp dönüşmediğini sorguladı. Özellikle Keanu Reeves örneği üzerinden “olmak mı, yoksa görünmek mi?” sorusunu Enzo’ya yöneltti.
Edebiyat Dünyasını Sarsacak “İtiraf”: Ayakkabı Yapamayan Şairler!
Videonun en dikkat çekici kısımlarından biri ise Tolstoy’un kendi ayakkabısını dikmesi üzerinden kurulan analoji oldu. Bay Aksi, çok sevdiği iki şair; Vural bahadır Bayrıl ve Murat Batmankaya hakkında şaşırtıcı bir “eleştiri” sundu. Şairlerin felsefi derinliklerine ve ahenklerine övgüler yağdırırken, “Kendi ayakkabılarını kendileri yapamıyorlar,” diyerek kitapları eğlenceli bir dille tanıtmayı sürdürüyor.
Programda Vural Bahadır Bayrıl’ın “Şer Cisimler” kitabından “Sahil” şiiri ve Murat Batmankaya’nın “Şenayi” kitabından aynı adlı şiiri paylaşılarak, şiirin estetik mimarisi ile hayatın gerçekliği arasındaki bağ sorgulandı.
“Boyum Aslında 2.20 Ama İçime Doğru Uzuyorum”
Her programda “acı yüklü anı” göndermesiyle mesajı olan bir anekdot paylaşan Bay Aksi, boyunun aslında 2.10-2.20 civarında olduğunu ancak toplumsal baskılar ve “mütevazı ol” uyarıları nedeniyle 1.79’dan sonra “içine doğru” uzamaya başladığını iddia etti. “Gösteriş ayıptır, dediler, ben de içime uzadım” diyerek modern insanın egosunu ehlileştirme çabasını hicvetti.
Mimar Sinan ve Modern “Like” Kültürü
Programın sonunda Mimar Sinan’ın eserlerini “çıraklık, kalfalık, ustalık” olarak sınıflandırmasındaki tevazuya değinen Doğru, “Sinan bugün yaşasaydı, muhtemelen etrafındakiler ‘Hünkarım Sinan PR yapmamıza engel oluyor, bir selfie çekinelim’ diyeceklerdi,” diyerek günümüz sosyal medya kültürüne sert bir eleştiri getirdi.
Bay Aksi, hatayı kabul etmenin bir “erdem” olarak görülmesinin aslında toplumsal normların ne kadar bozulduğunu gösterdiğini belirterek programı noktaladı.
Videonun Tamamı İçin: İsmail Cem Doğru – Bay Aksi – Bölüm 4


