Özgür Sürek’ten Özlem Tezcan Dertsiz Söyleşisi…

Başka Umutlar‘ın fısıldadıklarına hepimizin ihtiyacı var

Yağmurlu bir Alsancak sabahında Yakın Kitabevi’nin samimi ve insanı zamanın dışına davet eden  kafe bölümünde buluşuyoruz yazar ve şair Özlem Tezcan Dertsiz ile. Kendisinin şair kimliği her zaman için bende başka bir yerde fakat Dertsiz’in  çocuk edebiyatına katkısı da asla gözden kaçırılmaması gereken bir zenginlik.  Başka Umutlar kendisinin son kitabı, Dertsiz bu romanda  yazın dünyamız için bence büyük bir gereklilik olan gençlik romanı üzerine yoğunlaşmış. Roman aynı zamanda sayfalarında gezinen gençleri Türk şiirinin çağdaş ve klasik şairleriyle didaktizme kaçmadan buluşturuyor. Postmodern zamanların bireyleri durup bakmayı unuttu nicedir , savrulduğumuz bu hay huy içinde en çok da gençlerin ihtiyacı yok mu şiirin şifasına?

Özlem hocam hoş geldiniz, gençlik edebiyatı bizim için çok yeni bir alan aslında, biz sizi başarılı  şair kimliğinizin yanında  Güzin Öztürk ile birlikte son yılların başarılı çocuk edebiyatı yazarları arasında görüyorduk fakat gençlik edebiyatına da  motive eden neydi ?

Çocuk edebiyatında güzel şeyler oluyor, onların kalplerine dokunmak beni ateşleyen bir şey. Şairler edebiyatla dinlenir. 27 yılık bir meslek hayatını geride bıraktım. Şiir okuyan ve öğreten biri olmam sanırım bu kitaba beni yönlendiren en önemli sebeplerden. şair paylaşımcılığı ve tabı ki 15 yaşında bir genç kız annesi olmamı da vurgulamak isterim tabi. Yıllarca sınıflarımda şiirler okudum, genç şairlere, şiirin taze seslerine özellikle yer verdim, bazen öğrencilerimin anlamadığı oldu fakat hissettiklerini her zaman sezdim. Şiir biraz da böyle bir şey değil mi ki?

Günümüz  hız çağında gençlik sadece şu anı yaşamak istiyor. Tüketim toplumuna inat şiire bir davet var sanki kitabınızda.

Yaşadıkları yüzyıl maalesef derinliği olmayan bir dönem. Karton aşklar, arkadaşlığın ve dostluğun eski anlamını yitirişi, şimdiki gençlerin yüzleştiği sorunlardan sadece birkaçı. Eskiden lise arkadaşlığı diye bir kavram vardı ve bir ömür sürerdi, şimdiki gençlerimiz sınıf arkadaşlarını bile maalesef tanımıyor. Burada o eski zamanlara bir hasret, imrendirici  bir dipnot  koymak istedim.

Kitapta İzmir var, hele hele şiir kadar sevdiğim Urla, bu güzel kenti özellikle mi seçtiniz?

14 yıldır İzmir’de yaşıyorum ve bu kenti yaşamayı seviyorum. Edirne, İstanbul ve İzmir çok önemli kentler benim için. Burada kendimi evimde hissediyorum. Edirne çocukluğum, İstanbul gençliğimdir. İzmir ile kurduğum aidiyeti ve kenti ”yaşamayı” seviyorum. Urla biraz da eski değerleri anımsatıyor, naif bir tarafı var Urla’nın.

Kitaptaki Serap Hanım karakteri sanırım ”eski aşkları” temsil ediyor. En çok dikkatimi çeken karakterlerden biri.

Kesinlikle, O temiz ve hesapsız aşkları temsil ediyor. Gençlerin tekrar birleşebilmeleri için elinden geleni de yapıyor.

Romanda bir orta sınıf vurgusu da var sanki. Genelde orta sınıf gençliği maddi olarak nispeten daha rahat olduğu için sorunsuz gibi düşünülür   oysa burada bambaşka bir durum var

Üniversite sınavı orta sınıf bir aileden gelen genç için çok önemli çünkü geleceğini şekillendirmenin başka bir yolu yok. Romandaki alt metinlerden biri de bu denebilir. teşekkürler iyi yakalamışsın (gülüyor).

Romanda didaktizm yok fakat  gençlere ”başka” bir yolun olabileceğini de fısıldıyorsunuz

Sanat parmak sallamadan bunu yapabilmeli. Benim doğrularım herkes için geçerli olmayabilir, bu dünyanın bir sınırı yok, böyle de olabilir demek istedim. bir örnek didaktizmini sevmiyorum, her zaman farklı bir estetik tarz katmaya çalışıyorum. Bir seçenek sunmaya çalıştım, defter tutmak bizim gençlerimize de iyi gelebilir, psikolojik olarak da rahatlatır, sadece test çöz cümlesinin yankılandığı bir gençlik olmamalı.

Başka Umutlar postmodernizmin çok önemli motiflerinden de istifade ediyor. Kitap metinlerarasılık bağlamında Ölü Ozanlar Derneği filmine de bir gönderme, Özlem hanım da bu saptamamı onaylıyor fakat metnin özgün yapısına ve karakterine en ufak bir zarar vermiyor bu durum, Dertsiz’in ustalığı burada tekrar meydana çıkıyor. İki bölümden oluşan kitaptaki birinci ve ikinci bölümlerin yapısal farklılıkları ve bu metinlerin başarılı bir şekilde buluşmaları postmodern bir metin olarak esere yaklaşımımı pekiştiriyor ve aldığım edebi hazzı ayrıca arttırıyor. Kahvelerimizi yudumlarken bu konuyu uzun uzun konuşuyoruz.

Metinlerinizdeki politik ve estetik sentezi nasıl başarıyorsunuz?

Politika yazmam konusunda beni teşvik ediyor,  nasıl farlı bir görüş üretirim üzerinde düşünmeye sevk ediyor, fakat her şey bittiğinde gerçekleşen sizin estetik ürününüz olmalı.

Çok ufuk açıcı bir söyleşi oldu, teşekkür ederim, peki bundan sonra edebiyat yolculuğunuz nasıl devam edecek?

Yeni bir şiir dosyam hazır, pandemi ve salgın mutlaka edebiyatı da etkileyecek, göreceğiz, belki de zamana bırakmak en güzeli.

Güzel bir sohbetin ardından kitabevinden ayrılıyorum. Alsancak’tan Pasaporta doğru yağmur altında adımlarım hızlanıyor. Sahi nasıl bir kent burası böyle? güzellik isteyen hiç kimseyi eli boş göndermiyor. Vapur uzaktan göz kırparken gevreğimi alıp güzelim kente karışıyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ