Tasarrufzade Ekrem Bey Kimdir?

Ahmet Zeki Yeşil

         Tarihte ‘Tasarrufzade Ekrem Bey’ olarak bilinen Ekrem Tasarruf,  kaynaklarımızda adına nadiren rastlanan Türk büyüklerinden biridir. Tasarrufzade Ekrem Bey, tassaruf konusuna haddinden fazla kafa yormuş ve bugün bilinmeyen pek çok tasarruf tekniğini bularak günümüze ışık tutmuştur. Anılarını kaleme aldığı “Tasarrufhanem” adlı eserinden elimize geçen birkaç sayfa hakkında bilgi vermek istiyorum. Sözlerime, “‘Porsiyonları küçültme’ nedir ve nasıl doğmuştur?” sorusunu yanıtlamakla başlayacağım.

          Tasarrufzade Ekrem Bey, bir  akşam yemeğinde takma dişini yemeğin içine düşürür. Doğal olarak sofrada bir telaş yaşanır. O telaşla ailecek, yemeği karıştırırlar. Hatta yemeğin altını üstüne getirirler ama dişi bulamazlar. Çünkü porsiyonlar haddinden fazla büyüktür. Tasarrufzade Ekrem Bey, “Porsiyon küçük olsaydı, dişimi bulurdum. Bundan böyle porsiyonları küçült Ekrem!” diye kendi kendine mırıldanır. Mırıldanmakla kalmaz ertesi gün dediğini yapar. Yemeklerini, kavanoz kapaklarında yemeğe başlar. Evdeki kavanozlar kapaksız kalsa da, bunun faydasını kısa sürede görür. Adeta, Minik Serçe Sezen Aksu’ya döner. Dön babam dön, iyice küçülür yani. Bünye bu duruma alışınca eskiden kiloyla aldıklarını taneyle alır. Markete gider, beş adet zeytin ile elli gram peyniri cebine koyup çıkar mesela. Böylece poşetten tasarruf eder. Üstten girmeyince alttan çıkar mı? Çıkmaz! Doğal olarak tuvalet kağıdında da tasarruf etmiş olur. Bu arada, kaç ağacın kesilmesine engel olduğunu kendisi de bilmez. Şimdi siz, Tasarrufzade Ekrem Bey’in kaybolan dişini merak ettiniz değil mi? Evet o diş, ertesi gün tuvalette ortaya çıkmıştır.

          “Tuvalet” deyince şu hususa değinmeden geçemeyeceğim. Tasarrufzade Ekrem Bey dışarıdayken, yani gezip tozarken asla su içmez. Nasıl içsin? O zamanın parasıyla su 100 kuruşsa, WC ücreti 200 kuruştur. Bu, bütçede 300 kuruşluk bir delik demektir. Peki, Tasarrufzade Ekrem Bey çok sıkıştığında ne yapmıştır? Tabii, çalı çırpı aramıştır. Şimdi siz, Tasarrufzade Ekrem Bey’in çalı çırpı altına su döktüğünü zannettiniz değil mi? Öyle değil işte… Tasarrufhanem’de yazılanlara göre Tasarrufzade Ekrem Bey, bu sıkıntısını yanında taşıdığı boş bir pet şişeyle halletmiştir.

          Tasarrufzade Ekrem Bey, İstanbul’un kara kışlarında uygulamaya koyduğu tasarruf teknikleriyle de dikkat çekmiştir. Özellikle, tezekle ısınanlara yönelik ikazları önemlidir. “Tasarrufhanem” adlı eserindeki sözleri, “Fakir tezek yaksa, ya moka zam yaparlar ya da ineğin şeyine sayaç takarlar” şeklinde günümüz Türkçesine çevrilmiştir. Bu ikazdan sonra kombi yakmaya yeltenenler, kabaran doğalgaz faturaları yüzünden ne yazık ki başarılı olamamışlardır. Tasarrufzade Ekrem Bey, yine boş durmamış ve ‘Hohlama Tekniği’ ile ısınmayı bulmuştur. Keşke, “Birbirinizin hassas yerlerine hohlamayın” deseydi… Demediği için ‘Hohlama Tekniği’ yarardan çok zarar vermiştir. Tasarrufzade Ekrem Bey’de çare tükenir mi? Yeni teknikler geliştirmiş olup, bir yatağa birden fazla kişinin yatmasını önermiştir. Peki, yalnız yaşayanlar n’apacak? Komşusunu mu çağıracak? Tasarrufhanem’de bu soruların yanıtı yoktur. Şimdi siz, Tasarrufzade Ekrem Bey’in birden fazla kişinin yattığı yatağa yattığını zannettiniz değil mi? Öyle değil işte…  Tasarrufzade Ekrem Bey çok soğuk gecelerde, ayrılmaya karar verdiği eşine gitmiş ve “Şu kış bir geçsin, ayrılmayı yaza düşünürüz sevgilim” demiştir. 

          Evet, Tasarrufzade Ekrem Bey hakkında yaptığım araştırma sonucunda elde ettiğim bilgiler bu kadar. Umarım günümüze ışık tutar ve faydalı olur. 

          Tasarrufzade Ekrem Bey’in anısına saygıyla…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ