Lacivert Dergisi 96. Sayısıyla Raflardaki Yerini Aldı…

Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi’nin yeni sayısı okuruyla buluştu. Dergi editörünün sunu metni şöyle:

Merhaba,

İçinden geçtiğimiz zor günlerde, zaten var olan yaşamsal sorunlarımıza eklenen pandemi ve onunla birlikte artan ekonomik, sosyal, psikolojik güçlüklerle uğraşmaya devam etmekteyiz. Ama biliyoruz ki, insanlık bu salgının da üstesinden gelecek. Yüzyıllar boyunca acı çektiği veba, çiçek, verem, kolera gibi hastalıklarla sonunda baş edebildiği gibi, Covit-19’u da bir şekilde yenmeyi başaracak. Başaracak, ama gerekli dersleri çıkarabilecek mi? “Yaşam insan için değil, insan yaşam için” demeyi öğrenebilecek mi? Bu konuda umutlu olmayı arzu ediyoruz.

İçinde olduğumuz ve “post-truth çağı” olarak isimlendirilen zaman diliminde, dünyanın hemen her yerinde olağan görülen yeni davranış biçimleri, politikalar yaygınlaşmakta. Doğru olarak kabul edilenin gerçeklikle bağının kopartılması, anlama ve bilmenin yerini itaat etme ve kabullenmenin alması, sıradanın, vasatın, kötülüğün normalleşmesi, algı yönetimleri oluşturulması olarak özetleyeceğimiz bu davranış biçimleri, hakikatin kaybolması ve yok sayılmasına yol açıyor maalesef. 

 Gerçek ve doğruyla ilgili referans noktalarımızı kaybettiğimizde, bize yol gösterecek olan kutup yıldızının bilim olacağına inanıyoruz. Bizler günlük çekişmeler içinde izleyemesek de, bilimde matematiksel modellemelerle desteklenen yepyeni yöntemler, yaklaşımlar gelişmekte. Bilgi işleyen her şeyin sonunda zekâ üreteceğinin keşfiyle ilerleyen yapay zekâ çalışmaları, gen mühendisliğindeki devrimler, insana yeni ufuklar açmakta. Yüzyıllar öncesinden bugüne bilgi verilerini nesiller boyu aktararak ve işleyerek gelen bilim insanlarının günümüzde vardığı nokta, her şeyin yanındakiyle anlamlı olmasının da bir matematiğinin olması. Yan yana durmanın önemini vurguluyor; uygarlığın, zekâ ve çalışkanlık kadar iyilik ve yaratıcılıkla ilerleyebileceğini öne sürüyor bilim insanları. “Orman yaprak için değil, yaprak orman için” demek bir bakıma.

İyilikle donanmış, bilmekten ve anlamaktan mutluluk duyan insan ve toplum, uygarlığın geleceği için en büyük umut kaynağı olacak, buna inanıyoruz.

Bu sayımıza gelecek olursak… Pandemi şartlarından olağanüstü etkilenen dergimiz, bir sayı daha çıkartabilmiş olmanın buruk sevincini yaşıyor. Sürekli değişen ekonomik koşullar nedeniyle geleceği öngörememek, bunda en büyük etken. Yeni sayılarda okuyucularımızla buluşabilmek en büyük dileğimiz, gücümüz yettiğince…

Bu sayımızda, psikolog, çocuk ihmal ve istismarı, eleştirel düşünce, toplumsal cinsiyet eşitliği, ayrımcılık ve travma konularında çalışmaları olan, film okuma atölyeleri yöneten Sayın Şükran Çamaşırcı ile bir söyleşimiz var. Şükran Hanım’ın söyleşisini beğenerek okuyacağınızı düşünüyoruz.

Dosyamızda; uzun zamandır ele almayı düşündüğümüz Bildungsroman konusunu incelemeye çalıştık. Bildungsroman, dilimize Oluşum Romanı olarak çevrilen, Almanca olmasına karşın dünya edebiyatında yerleşmiş, evrensel bir kavram. Umarız beğenerek okursunuz.

Edebiyat Tarihimizden bölümümüzde, genç yaşta kaybettiğimiz şair Muzaffer Tayyip Uslu yer alıyor.  

Eskilerden bölümümüz için Mizyal Çakmak; Türk Dili Dergisi’nin 1972 yılı sonunda yaptığı bir soruşturmayı sayfalarımıza taşıdı.

Sizler için özenle seçtiğimiz öykü, şiir, deneme, inceleme ve tanıtı yazılarını beğeneceğinizi umuyoruz.

Keyifli okumalar.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ