Close Menu
AksisanatAksisanat
  • ANASAYFA
  • HABERLER
    • Edebiyat Haberleri
    • Sinema Haberleri
    • Tiyatro Haberleri
    • Müzik Haberleri
    • Güzel Sanatlar Haberleri
    • Televizyon Haberleri
  • YAZI
    • Edebiyat Yazıları
    • Kitap Yazıları
    • Sinema Yazıları
    • Tiyatro Yazıları
    • Müzik Yazıları
    • Güzel Sanatlar Yazıları
    • Televizyon Yazıları
  • SÖYLEŞİ
    • Edebiyat Söyleşi
    • Sinema Söyleşi
    • Tiyatro Söyleşi
    • Müzik Söyleşi
    • Güzel Sanatlar Söyleşi
    • Televizyon Söyleşi
  • ETKİNLİK
    • Edebiyat Etkinlikleri
    • Sinema Etkinlikleri
    • Tiyatro Etkinlikleri
    • Müzik Etkinlikleri
    • Güzel Sanatlar Etkinlikleri
    • Televizyon Etkinlikleri
  • ÖDÜLLER
    • Edebiyat Ödülleri
    • Sinema Ödülleri
    • Tiyatro Ödülleri
    • Müzik Ödülleri
    • Güzel Sanatlar Ödülleri
    • Televizyon Ödülleri
  • YAYINLAR
    • Kitap
    • Dergi
  • AKSİSANAT TV
  • BİLGİ BANKASI
  • SORUŞTURMA
    • Satır Başı
    • Öykü Zamanlığı
  • DOSYA
  • EDEBİYAT
    • Edebiyat Haberleri
    • Edebiyat Söyleşi
    • Edebiyat Yazıları
    • Edebiyat Etkinlikleri
    • Edebiyat Ödülleri
  • SİNEMA
    • Sinema Haberleri
    • Sinema Söyleşi
    • Sinema Yazıları
    • Sinema Etkinlikleri
    • Sinema Önerileri
    • Sinema Ödülleri
  • TİYATRO
    • Tiyatro Haberleri
    • Tiyatro Söyleşi
    • Tiyatro Yazıları
    • Tiyatro Etkinlikleri
    • Tiyatro Önerileri
    • Tiyatro Ödülleri
  • MÜZİK
    • Müzik Haberleri
    • Müzik Söyleşi
    • Müzik Yazıları
    • Müzik Etkinlikleri
    • Müzik Ödülleri
  • GÜZEL SANATLAR
    • Güzel Sanatlar Haberleri
    • Güzel Sanatlar Söyleşi
    • Güzel Sanatlar Yazıları
    • Güzel Sanatlar Etkinlikleri
    • Güzel Sanatlar Ödülleri
  • TELEVİZYON
    • Televizyon Haberleri
    • Televizyon Söyleşi
    • Televizyon Yazıları
    • Tv Önerileri
    • Televizyon Ödülleri
    • Televizyon Etkinlikleri
  • ÖNERİLER
    • Okuma Önerileri
    • Tv Önerileri
    • Sinema Önerileri
    • Tiyatro Önerileri
    • Sergi Önerileri
  • POPÜLER KÜLTÜR
  • ÇEVİRİ
    • Şiir Küre
  • YAZARLAR
  • PERFORMANS
    • Hanım-Efendiler
    • Matris Şiir
    • Dada Günlükleri
    • Şairler Sözlüğü
  • İLETİŞİM
  • KÜNYE
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube WhatsApp
Facebook X (Twitter) YouTube Instagram WhatsApp
AksisanatAksisanat
YAZARLAR Giriş
  • ANASAYFA
  • HABERLER
    1. Edebiyat Haberleri
    2. Sinema Haberleri
    3. Tiyatro Haberleri
    4. Müzik Haberleri
    5. Güzel Sanatlar Haberleri
    6. Televizyon Haberleri
    7. View All

    Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana – Bölüm 4 Yayında…

    8 Nisan 2026

    Maraşantiya Dergisinin 19. Sayısı Yayımlandı…

    28 Mart 2026

    ÇINGIRAKLI SOKAK’TA ŞİİRİN ÖYKÜSÜ, ÖYKÜNÜN ŞİİRİ

    28 Mart 2026

    Üçüncü Programda Bay Aksi Sordu: “Yakışıklılık Yasaklanmalı mı?”

    27 Mart 2026

    Antakya Film Festivali’nden Depremzedelere Moral: Yaz Sineması Etkinliği…

    31 Mayıs 2025

    Fotofilm 6. Uluslararası Kısa Film Festivali Ödülleri Sahiplerini Buldu

    19 Mayıs 2025

    Bergen En Çok İzlenen Film Oldu…

    9 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Saatleri Ayarlama Enstitüsü Tiyatro Sahnesinde

    19 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    BURAK ERTAN “ALABORA” İLE KALPLERE DOKUNACAK

    13 Temmuz 2025

    Özgür Akdemir, “Zalım Seni” adlı çalışmasını, sevenlerinin beğenisine sundu!

    8 Nisan 2024

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana – Bölüm 4 Yayında…

    8 Nisan 2026

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana – Bölüm 4 Yayında…

    8 Nisan 2026

    Maraşantiya Dergisinin 19. Sayısı Yayımlandı…

    28 Mart 2026

    ÇINGIRAKLI SOKAK’TA ŞİİRİN ÖYKÜSÜ, ÖYKÜNÜN ŞİİRİ

    28 Mart 2026

    Üçüncü Programda Bay Aksi Sordu: “Yakışıklılık Yasaklanmalı mı?”

    27 Mart 2026
  • YAZI
    1. Edebiyat Yazıları
    2. Kitap Yazıları
    3. Sinema Yazıları
    4. Tiyatro Yazıları
    5. Müzik Yazıları
    6. Güzel Sanatlar Yazıları
    7. Televizyon Yazıları
    8. View All

    Hüseyin Kalyan Yazdı: Şerif Fatih, Hakikat Yolunda Bir Münzevi

    7 Ağustos 2022

    Gezi – Demet Kurt Güngör: Kurdun Kirpikleri

    29 Haziran 2020

    Şiir Taşı: Toprağın Bağrındaki Nişan

    22 Haziran 2020

    Ertan Mısırlı’dan Bir “Baba” Anı

    20 Haziran 2020

    İÇİ HİKÂYELERLE DOLU KISACIK BİR KİTAP: KALPTEN GELEN ARMAĞAN ve YENİ TOHUMLAR, YENİ HAYAT

    19 Mayıs 2025

    Hüseyin Kalyan Yazdı: Şerif Fatih, Hakikat Yolunda Bir Münzevi

    7 Ağustos 2022

    Erinç Büyükaşık Kitapları Liman Yayınevi’nde…

    3 Şubat 2022

    Burası Henüz Hiçbir Yer – Ferit Sürmeli

    19 Şubat 2021

    Mükemmel Günler / Perfect Days

    15 Şubat 2026

    Ev Köpekleri ve Çakallar

    12 Temmuz 2025

    FLEISHMEN IS IN TROUBLE

    13 Nisan 2023

    Malcolm & Marie

    20 Şubat 2021

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Makamların Efendisi…

    17 Ocak 2022

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Hayatın İçinden Kanatlanan Bir Söz

    9 Mart 2026

    Mükemmel Günler / Perfect Days

    15 Şubat 2026

    Füruzan’ın İstanbul’u: Kentim İkinci Öğretmenim

    15 Şubat 2026

    Gardiyan’ın Cebindeki Anahtar

    24 Ocak 2026
  • SÖYLEŞİ
    1. Edebiyat Söyleşi
    2. Sinema Söyleşi
    3. Tiyatro Söyleşi
    4. Müzik Söyleşi
    5. Güzel Sanatlar Söyleşi
    6. Televizyon Söyleşi
    7. View All

    FARUK BAL, MEHMET MUHTAR SALMANOĞLU İLE ZİNNENİ KİTABI HAKKINDA KONUŞTU…

    7 Şubat 2026

    BURÇİN LAÇİN ALTAY’DAN EMRE GÜRKAN KANMAZ SÖYLEŞİSİ…

    4 Ocak 2026

    Faruk Bal’dan Betül Tarıman Söyleşisi

    7 Eylül 2025

    BURÇİN LAÇİN ALTAY’DAN CEREN AVŞAR SÖYLEŞİSİ

    25 Haziran 2025

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ…

    3 Mayıs 2026

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    İsmet Yazıcı’dan Özcan Özcan Söyleşisi…

    1 Mayıs 2024

    Fotoğraf Sanatçısı Özlem Dikel Aksisanat’ın Sorularını Yanıtladı…

    1 Mayıs 2024

    Rabia Çelik Çadırcı Ressam Orçun Çadırcı İle Konuştu…

    31 Mart 2024

    İSMET YAZICI’DAN SETENAY ÖZBEK SÖYLEŞİSİ…

    5 Ağustos 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ…

    3 Mayıs 2026

    Burçin Maya Çankaya’nın Öykü Masası’nda İlk Konuğu “Derya Sönmez”

    28 Mart 2026

    SERKAN USLU İLE “GİDEMEYİŞ” ROMANI ÜZERİNE SÖYLEŞİ…

    28 Mart 2026

    İsmet Yazıcı’dan Demircan Demir Söyleşisi…

    5 Mart 2026
  • ETKİNLİK
    1. Edebiyat Etkinlikleri
    2. Sinema Etkinlikleri
    3. Tiyatro Etkinlikleri
    4. Müzik Etkinlikleri
    5. Güzel Sanatlar Etkinlikleri
    6. Televizyon Etkinlikleri
    7. View All

    Tanpınar, Vefatının 64. Yılında Seyirlik Radyo Programıyla Anılıyor…

    23 Ocak 2026

    KADIN OLMAYI KUTLAYAN TEK FESTİVAL “FEMİNİSTANBUL” 8 YAŞINDA

    18 Kasım 2025

    Şair Çağla Göksel Çakır ve “Ah Mabel” öğrencilerle buluştu

    8 Mayıs 2024

    Şiir Yolculuğu Etkinliği – Turgut Uyar Durağı

    22 Nisan 2024

    Camille Geri Sayıyor

    14 Mayıs 2018

    Ara Güler’in filmi !f İstanbul’da…

    6 Şubat 2018

    Çağrılmadan Gelen, Garibaldi Sahnesinde…

    19 Ocak 2024

    Saatleri Ayarlama Enstitüsü Tiyatro Sahnesinde

    19 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Tanpınar, Vefatının 64. Yılında Seyirlik Radyo Programıyla Anılıyor…

    23 Ocak 2026

    KADIN OLMAYI KUTLAYAN TEK FESTİVAL “FEMİNİSTANBUL” 8 YAŞINDA

    18 Kasım 2025

    Temiz Yürüyüş Etkinlikleri Devam Ediyor…

    31 Ekim 2025

    Şair Çağla Göksel Çakır ve “Ah Mabel” öğrencilerle buluştu

    8 Mayıs 2024
  • YAYINLAR
    1. Kitap
    2. Dergi
    3. View All

    Ruhun Derinliklerine Bir Yolculuk: Osman Erkan’ın “Şeylere Bulaşım”ı Okurla Buluştu…

    3 Mayıs 2026

    Mehmet İş’in Yeni Kitabı “Erguvanî” Raflarda

    3 Ocak 2026

    Yusuf Ferhat’tan “Hayatın Taşlık Kıyısında” çıktı!

    3 Aralık 2025

    AYDAN AY’DAN YENİ KİTAP: “HARFLERİN FISILTISI”

    2 Kasım 2025

    Barbarları Beklerken Yeni Sayısıyla Raflardaki Yerini Aldı…

    8 Nisan 2026

    Kirpi’nin’ Dosya Konusu: “Kemal Sunal”

    18 Kasım 2025

    “ŞİİR VE BARIŞ, KARTALIN KANADINDAKİ GÜNEŞ”

    12 Ekim 2025

    Varlık’ta Bu Ay

    12 Ekim 2025

    Burası Henüz Hiçbir Yer – Ferit Sürmeli

    19 Şubat 2021
  • AKSİSANAT TV
    1. Haberler
    2. Söyleşi
    3. Kitap
    4. Şiir
    5. Programlar
    6. Öneriler
    7. Öykü
    8. View All

    İki Taşın Arası, Duvar’da Yayında…

    6 Şubat 2024

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Anlatamıyorum…

    7 Nisan 2023

    Mavi Gözlü Dev

    7 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Saatleri Ayarlama Enstitüsü Tiyatro Sahnesinde

    19 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Murat Batmankaya’dan Okuma Önerileri…

    30 Ekim 2019

    Özgür Çırak’tan Okuma Önerileri…

    27 Ekim 2019

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    AKSİSANAT YAZARLARINDAN NAZLI ERAY İNCELEMESİ…

    3 Mayıs 2026

    İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ…

    3 Mayıs 2026

    NAZLI ERAY İLE BİR TANPINAR RÜYASI…

    3 Mayıs 2026

    NAZLI ERAY’IN AŞKI GİYİNEN ADAM ROMANI ÜZERİNE BİR İNCELEME

    3 Mayıs 2026
  • BİLGİ BANKASI

    BURÇİN LAÇİN ALTAY

    25 Nisan 2026

    ENGİN KÜKRER

    28 Mart 2026

    Gülten Doğruyol İncesu

    11 Ekim 2023

    Burçin Maya Çankaya

    25 Mayıs 2023

    BİR ZAMAN YOLCUSU: AHMET HAMDİ TANPINAR

    14 Nisan 2023
AksisanatAksisanat
Home»ANA»Örsan Gürkan yazdı: Bir Toplumun Otopsisi

Örsan Gürkan yazdı: Bir Toplumun Otopsisi

Örsan GürkanBy Örsan Gürkan1 Eylül 2020Yorum yapılmamış8 Mins Read3 Views
Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email
Share
Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

                Türk filmlerini toplum olarak ilgisizce izlediğimiz şu dönemde insanımızın Türk dizilerine yönelmesi ve onlara adeta bir sanat eseri gibi bağlılık göstermesi beni şaşırtmıyor. Kendimizden olabildiğine kaçmak için çaba gösterdiğimiz, ekranda bir benzerimizin canlandırıldığı belki de bu yüzden canımızı acıtan, bizi sarsan, sosyo-ekonomik, kültürel ve insani olanı işleyen filmlerden ziyade elbette izlenmesi görece daha kolay sadece insanlar arasındaki basit ilişki sorunlarını ele alan yapımların daha çok tutulmasını normal karşılıyoruz. Sanat ihtiyacımızın oradan geçtiğini bilen bir yandan da sanat ihtiyacımızı yönlendiren kanallarsa bu fırsatı tepmeyip bol duygulu, aşklı, paralı, şöhretli, hırslı aslında hiçbirimizi yaşamında önemli bir yer teşkil etmeyen ilişkisel yapımları bize sunup duruyorlar.

Yeni Türk sinemasının inşasında önemli rol alan Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, Reha Erdem… gibi yönetmenlerse sanatsal zevki bilen kendiyle ve toplumla yüzleşmekten çekinmeyen sanatsal bir azınlık tarafından gayretle ve özveriyle takip ediliyor. Türk sineması adına büyük bir filiz, umut taşınıyor.

Nuri Bilge Ceylan’ı tam da kendi sanatının inşası noktasında “Bir Zamanlar Anadolu’da” yapımıyla bilirim. Sanatının özelliklerinin birçoğunu taşımakla birlikte Türk Sineması’nın da yapı taşlarından biri olan yapıt hakkında dile getirilecek birçok düşünce var. Bu düşüncelerden en dişe dokunur olanı insani ve mesleki yozlaşmadır. Nedense bu filmi izlediğim sırada bir yerlerde bu olayın yaşandığına hatta “bir zamanlar” kendimin de buna benzer olaylar yaşadığıma eminim. Bu eminliğin ya da tahminin kaynağı ise sinemanın olanaklarını çok iyi kullanan bizim yürüdüğümüz yolu iyi bilen kendi de o yoldan “bir zamanlar” geçmiş ya da tanık olmuş olan birinin kamerasıdır.

Mezarlığı ile ünlü köylerimiz vardır bizim. Ölümü çok önemseriz güya bir an olsun aklımızdan çıkmadan beynimizin bir köşesinde durur. Her köyün mutlaka tertemiz bir mezarlığı, lüks camisi vardır ama her nedense her köyün aynı güzellik ve özenle yaptığı bir okulu, bir parkı, bir spor merkezi yoktur. Bu yaşamdan kopuk acınası durumu gururla kabul etmemizin ne dinle ne de kültürle alakası vardır. İnsanımız ne şartlarda yaşadığını iyi bildiği için ölümü özenle karşılamak ister. Bu dünya yaşanacak dünya değildir, bu dünyaya ölmek için geliriz ve acı çekilecek yerdir burası. O yüzden yaşamak yerine ölmek daha iyidir ve insanların ağzından diret olarak bu cümleyi duymak da bizi şaşırtmaz. Ne yaşanmıştır ki ölünce ne kaybedilecek! Kaldı ki ölüme en odaklı yaşamı benimsediğini ifade edenler diğerlerini kandırmakta en birinci safı çeker. Dünya yaşamını bunca arzulamasına rağmen bunu inkâr ederek hem soygunculuğa hem de fitneye yönelmesi kolaylaşır. Dini açıdan bunu tartışmaya bilgim yetmez ancak hem İslamiyet hem de diğer dinler en az ahiret yaşamı kadar dünya yaşamını önceler en az ahiret kadar dünyanın güzelliğine hizmet etmeye odaklıdır diye düşünüyorum.

Filme bir uzun bir giriş yapmış gibi oldum. Öncelikle bir toplumu masa olarak düşünürsek masanın dayandığı dört ayağı; adalet, sağlık, eğitim, güvenlik olarak sıralayabiliriz. Bunlardan birisi eksik ya da zayıf olduğu zaman masanın ne kadar ve nasıl dengede kaldığını biliriz. Sağlığın toplumdaki temsilcileri doktor ve sağlık çalışanları, adaletin hakim ve savcılar, eğitimin öğretmenler, güvenliğin ise kolluk kuvvetleri olduğunu biliriz. Bu temsilcilerin hangisini güçlü tutarsanız toplumu oraya yönlendirirsiniz. Her biri son derce önemlidir ancak her birinin filizlendiği alan ise eğitimdir. Eğer ki eğitimin aksaklığından söz edeceksek toplumun her bir alanı ve temsilcisi ana temsilciler de dahil olmak üzere yozlaşacaktır. Filmin konusunun ağırlığını ise toplumsal yozlaşma çekmektedir.

                Gecenin karanlığında sürüklenen toplumun biricik temsilcileri zanlıyla birlikte cinayetin işlendiği yeri aramaktadır. Cinayet aslında bir namus cinayetidir. Cinayetin basit bir cinayet değil de namus cinayeti olarak seçilmiş olması ise çok manidardır. Zanlı öldürdüğü şahsın karısı ile ilişkide olduğunu hatta olan çocuğun kendinden olduğunu söyleyecektir daha sonra. Adamı da bu yüzden öldürmüştür. Öncelikle toplumun namusu da yozlaşmıştır. Namus kavramına en çok değer verildiği iddia edilen, herkesin bir aile yaşamının olduğu, her şeyin örtülü ve ölçülü yaşandığı söylenen kırsal bir kesimde olmuştur bu. Her ne kadar büyük şehirleri yaşam kaynağı kabul etsek de yaşamın özellikle doğu toplumlarında kaynağı köylerdir. Köylerde ortaya çıkan dini, insani bozulma kısa sürede büyük şehirlerde de görülecektir. Bu bozulma yani filmdeki cinayet öncelikle bir namus yozlaşmasına götürür bizi. Mutsuz evlilikler, çarpık ilişkiler yumağına…  Yönetmenimiz bizim gözümüze sokmadan çok ince bir anlatımla gerçekleştiriyor bunu. Bu namus yozlaşması bir cinayete sebebiyet vermiş ve gecenin karanlığında toplumun tüm organları yollara düşmüştür cesedi aramak için. Aslında o ceset sadece zanlının cesedi değildir. Hepsinin eseridir. Toplumun yozlaşmasından kaynaklanan bir ölümün cesedi.

                Zanlı cinayeti işlerken alkollü olduğunu söylemektedir ve gösterdiği bütün alanlar yanlış çıkmaktadır. Herkes gecenin karanlığında bir oraya bir buraya sürüklenirken kafalarındaki tek problem aslında işlenen cinayet falan değildir, kendileri ve kendi yaşamlarıdır. Bir an önce eve dönmek, işlerini halletmek, ihtiyaçlarını karşılamaktır. Cinayet işlenen ve her zaman olan bir şeydir onlar için bu da böyle geçip gidecektir. Cinayetler ve dahası kötülükler toplumun biricik temsilcileri tarafından kanıksanmıştır artık onlar da o cinayeti işleyenlerden farksızdırlar çünkü. Birçoğunun ailesinde sorunlar, karısıyla ilişkisel problemler, sağlık problemleri, ekonomik zorlukları vardır. Bu gece vakti karmaşası için fazla mesai ücreti alıp almayacaklarını düşünürler hatta. Savcı sürekli küçük abdestine çıkmak için araçları durdurmakta, doktor eski karısını hatırlamakta, arap kendinden yüksek mevkideki kadrolu şoföre verip veriştirmekte komiser ise telefonda karısından azar işitmektedir. Bu da bize toplumun bütün ilişkisel bağlamını sunar. Toplumun her organı, aile, sağlık, güvenlik… durdurulamaz biçimde kan ağlamaktadır. Anadolu’nun ücra bir kösesinde unutulmuş binlerce yıllık kadın yüzlerinden kabartma taşlar da dikkatimizden kaçmaz. Kadın Anadolu’dur, kadın namustur. Kadın bir toplumda güçlü olmaz ve binlerce yıllık kabartmalardaki kadın silüetleri gibi unutulursa namus bozulur Anadolu yozlaşır. Kaldı ki işlenen cinayette ve savcının daha önceden yaşanan ve çözmeye çalıştığı bir ölümde kadınların parmağı vardır. Doktor savcıya bir insanın durduk yere ölmeyeceğini ve o güzel kadının öldükten sonra neden otopsisinin yapılmadığını sorduğunda savcı afallar. Savcı kadının kalp krizinden öldüğünü otopsiye gerek olmadığını söylediğinde devreye otopsilerin düzgün yapılmadığını, ölüm nedenlerinin gerçekten tıbbi olarak araştırılmadığını bilen doktor girer ve birçok ilacın kalp krizine yol açabileceğini ve kadının intihar etmiş olabileceğini söylediğinde savcı beceriksizliğini yozlaşmışlığını ve kendi aile yaşantısındaki güvensizliği kabul ederek “kadınlar ne kadar acımasız olabiliyor” der. Savcının kadınlara aşırıya kaçan bir ilgisi vardır, köye gittiklerinde bütün erkekler muhtarın çok da önemsemediği kızını çok beğenmişledir. Herkes bu konu hakkında bir şey söyleme ihtiyacı duymuş kızın güzelliğine hayranlıkla bakmıştır. Muhtarsa köye morg yaptırmak istediğini söylediği sırada elektrikler gider ve bir daha gelmez. Gece vakti gelen davetsiz misafirlere sofra donatmıştır ve bundan büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederken diğer bütün muhtarlar gibi birçok gereksiz yaşamsal olmayan konudan, istekten bahseder. Burada yönetimlerin de yozlaştığını çok net biçimde anlarız. Muhtar artık muhtarlığa aday olmayacağını söylediği halde aday olmuştur ve ne hikmetse seçilmiştir. Toplumun yönetici seçmekteki anlayışı da yozlaşmadan nasibini almıştır. Elektrik sorununu çözmektense kendilerine morg yapan, mezarlığı güzelleştiren ve artık aday olmak istemeyen birini kendilerine yönetici bellemişlerdir. Toplumun herhangi bir alanındaki yozlaşma önü alınamaz bir biçimde diğer alanlara sirayet etmektedir. Sağlık siteminin çözemediği sağlık problemleri olan bir savcı ne kadar yararlı olabilir? Okul olanakları kısıtlı bir öğretmen bankalara kredi borcu boyuna aşmış bir komiser neyi düşünebilir? Aracını tamire götüren ama tamirciye güvenemeyen ve aracını hiçbir zaman istediği gibi tamir ettiremeyen bir çiftçi nasıl işine odaklanabilir? Her şey toplumun tabiriyle “ takas tukas” gitmektedir , “böyle gelir böyle gider”.

                Doktor ara ara öne çıksa da filmin tam anlamıyla bir ana karakteri yoktur. Her bir karakter gerçekten önemli bir şekilde işlenmiş ve kendi gerçekliği içinde değerlendirilmiştir. Bütün bu olaylardan sonra komiser yazdıracağı bir ilaç için doktora gelmiş işini halletmeye çalışmaktadır. Orada doktora “senin yerinde olsam burada bir dakika bile durmam hemen pılımı pırtımı toplayıp tayin isteyip giderim” der. Ancak Doktorun cevabı “nereye” olur. “Nereye olursa” der komiser. İnsanlar için artık her yer aynıdır. Toplum yozlaşmış bütün kurumlar, toplumun organları çökmüştür artık neresi olsa yaşanmazdır. Bunu diyen komiser de yıllarca orada çalışmaktadır da neden oradan gitmez? Hiç kimse düzeltmeye kalkışamaz bu düzeni. İnsan bir şekilde araya kaynayıp gider.

Filmin en acınası bölümü olan son sahnesinde bir toplumun otopsisi yapılmaktadır ve bir umut ışığı yakılmaktadır. Doktor otopsiye devam ettiği sırada yardımcısı onu uyararak soluk borusundan ve akciğerlere varana kadar toprak dolduğunu cinayetin maktulün diri diri gömülmek suretiyle işlenmiş olabileceğini söyler. Doktorsa tıpkı eleştirdiği savcının yanlışına düşer, tutanağa göğüs kafesindeki organların tam ve sorunsuz olduğu notunu düştükten sonra yüzüne kan sıçrar. Ne kadar eliyle temizlemeye çalışsa da yüzünün bir yanında kan izi kalır. Bu kan toplumun kanıdır, namusun, ailenin, inancın, sağlığın, adaletin, güvenliğin, ölmüş olan insanlığın cesedinden sıçrayan kan geri döndürülemez bir biçimde akmaktadır. Otopsi odasında bunu şelale gibi duyarız. Neyin aktığını biliriz ama oralı olmak istemeyiz seyirci olarak, bilirsek içimiz bulanır. Doktor yüzündeki kan lekesiyle camdan dışarı bakar dışarıda okulda çocuklar oyun oynuyorlardır. Bu cinayeti sadece çocuklar ve çocukları yetiştiren onları topluma kazandıran eğitim temizleyebilir. Çocukluk o bitmez umut, eğitimle yeşerecek ve bize bir umut ışığı olsun bırakacaktır.

Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email
Örsan Gürkan
Örsan Gürkan
  • Website

Related Posts

İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ…

3 Mayıs 2026231 Views

NAZLI ERAY İLE BİR TANPINAR RÜYASI…

3 Mayıs 202697 Views

NAZLI ERAY’IN AŞKI GİYİNEN ADAM ROMANI ÜZERİNE BİR İNCELEME

3 Mayıs 202620 Views

Comments are closed.

Aksisanat Reklam
SOSYAL MEDYADA BİZ
  • Twitter
  • YouTube
EN ÇOK OKUNANLAR
Genel

AKSİSANAT YAZARLARINDAN NAZLI ERAY İNCELEMESİ…

By admin3 Mayıs 2026

Aksisanat yazarları, Türk edebiyatının değerli yazarı Nazlı Eray’ın eserlerini derinlemesine ele alan iki önemli inceleme…

İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ…

3 Mayıs 2026

NAZLI ERAY İLE BİR TANPINAR RÜYASI…

3 Mayıs 2026

NAZLI ERAY’IN AŞKI GİYİNEN ADAM ROMANI ÜZERİNE BİR İNCELEME

3 Mayıs 2026

Güncellemelere Abone Ol

Sanat, haber, söyleşi, tv ve edebiyat dünyası hakkında en son yaratıcı haberleri alın.

Blog Authors
avatar for
Aydın Şimşek
Ayşe Özgür Aydoğan
Berna Olgaç
Burak Tokcan
Çağla Göksel Çakır
Derya Balcı
Engin Turgut
Esra Sağlık
Gönül Ak
Hasan Öztürk
İbrahim Ekrem Keleşoğlu
İsmail Cem Doğru
Koray Feyiz
Mahir Karayazı
Mustafa Ergin Kılıç
Neslihan Yalman
Nil Dilan Karaca
Özge Doğar
Özlem Tezcan Dertsiz
Şerif Fatih
Vildan Çetin
Zerrin Saral
EN SON HABERLER

AKSİSANAT YAZARLARINDAN NAZLI ERAY İNCELEMESİ…

3 Mayıs 2026

İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ…

3 Mayıs 2026

NAZLI ERAY İLE BİR TANPINAR RÜYASI…

3 Mayıs 2026
AKSİSANAT
AKSİSANAT

Kültür, Sanat, Edebiyat, Sinema, Şiir, Müzik ve Daha Fazlası Aksisanat.com 'da...

İletişim:
Email: info@aksisanat.com
WhatsApp: +90 545 545 84 00

Son Yazılar
  • AKSİSANAT YAZARLARINDAN NAZLI ERAY İNCELEMESİ…
  • İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ…
  • NAZLI ERAY İLE BİR TANPINAR RÜYASI…
  • NAZLI ERAY’IN AŞKI GİYİNEN ADAM ROMANI ÜZERİNE BİR İNCELEME
  • Ruhun Derinliklerine Bir Yolculuk: Osman Erkan’ın “Şeylere Bulaşım”ı Okurla Buluştu…
  • BURÇİN LAÇİN ALTAY
SON YORUMLAR
  • İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ… için Canan Bindoğan
  • İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ… için Yasemin Temizel
  • İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ… için Elif Yıldız
  • İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ… için Necla Yazır
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube WhatsApp
  • HABERLER
  • AKSİSANAT TV
  • GÜZEL SANATLAR
  • EDEBİYAT
  • SİNEMA
  • MÜZİK
  • ÖDÜLLER
  • ÖNERİLER
  • ETKİNLİK
  • PERFORMANS
  • POPÜLER KÜLTÜR
  • DOSYA
  • ÇEVİRİ
  • SORUŞTURMA
  • SÖYLEŞİ
  • TELEVİZYON
  • TİYATRO
  • YAYINLAR
  • YAZI
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
© 2026 aksisanat.com. Designed by GF MEDYA

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

Sign In or Register

Welcome Back!

Login to your account below.

Robot olmadığınızı kanıtlayın


Lost password?