Close Menu
AksisanatAksisanat
  • ANASAYFA
  • HABERLER
    • Edebiyat Haberleri
    • Sinema Haberleri
    • Tiyatro Haberleri
    • Müzik Haberleri
    • Güzel Sanatlar Haberleri
    • Televizyon Haberleri
  • YAZI
    • Edebiyat Yazıları
    • Kitap Yazıları
    • Sinema Yazıları
    • Tiyatro Yazıları
    • Müzik Yazıları
    • Güzel Sanatlar Yazıları
    • Televizyon Yazıları
  • SÖYLEŞİ
    • Edebiyat Söyleşi
    • Sinema Söyleşi
    • Tiyatro Söyleşi
    • Müzik Söyleşi
    • Güzel Sanatlar Söyleşi
    • Televizyon Söyleşi
  • ETKİNLİK
    • Edebiyat Etkinlikleri
    • Sinema Etkinlikleri
    • Tiyatro Etkinlikleri
    • Müzik Etkinlikleri
    • Güzel Sanatlar Etkinlikleri
    • Televizyon Etkinlikleri
  • ÖDÜLLER
    • Edebiyat Ödülleri
    • Sinema Ödülleri
    • Tiyatro Ödülleri
    • Müzik Ödülleri
    • Güzel Sanatlar Ödülleri
    • Televizyon Ödülleri
  • YAYINLAR
    • Kitap
    • Dergi
  • AKSİSANAT TV
  • BİLGİ BANKASI
  • SORUŞTURMA
    • Satır Başı
    • Öykü Zamanlığı
  • DOSYA
  • EDEBİYAT
    • Edebiyat Haberleri
    • Edebiyat Söyleşi
    • Edebiyat Yazıları
    • Edebiyat Etkinlikleri
    • Edebiyat Ödülleri
  • SİNEMA
    • Sinema Haberleri
    • Sinema Söyleşi
    • Sinema Yazıları
    • Sinema Etkinlikleri
    • Sinema Önerileri
    • Sinema Ödülleri
  • TİYATRO
    • Tiyatro Haberleri
    • Tiyatro Söyleşi
    • Tiyatro Yazıları
    • Tiyatro Etkinlikleri
    • Tiyatro Önerileri
    • Tiyatro Ödülleri
  • MÜZİK
    • Müzik Haberleri
    • Müzik Söyleşi
    • Müzik Yazıları
    • Müzik Etkinlikleri
    • Müzik Ödülleri
  • GÜZEL SANATLAR
    • Güzel Sanatlar Haberleri
    • Güzel Sanatlar Söyleşi
    • Güzel Sanatlar Yazıları
    • Güzel Sanatlar Etkinlikleri
    • Güzel Sanatlar Ödülleri
  • TELEVİZYON
    • Televizyon Haberleri
    • Televizyon Söyleşi
    • Televizyon Yazıları
    • Tv Önerileri
    • Televizyon Ödülleri
    • Televizyon Etkinlikleri
  • ÖNERİLER
    • Okuma Önerileri
    • Tv Önerileri
    • Sinema Önerileri
    • Tiyatro Önerileri
    • Sergi Önerileri
  • POPÜLER KÜLTÜR
  • ÇEVİRİ
    • Şiir Küre
  • YAZARLAR
  • PERFORMANS
    • Hanım-Efendiler
    • Matris Şiir
    • Dada Günlükleri
    • Şairler Sözlüğü
  • İLETİŞİM
  • KÜNYE
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube WhatsApp
Facebook X (Twitter) YouTube Instagram WhatsApp
AksisanatAksisanat
YAZARLAR Giriş
  • ANASAYFA
  • HABERLER
    1. Edebiyat Haberleri
    2. Sinema Haberleri
    3. Tiyatro Haberleri
    4. Müzik Haberleri
    5. Güzel Sanatlar Haberleri
    6. Televizyon Haberleri
    7. View All

    Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana – Bölüm 4 Yayında…

    8 Nisan 2026

    Maraşantiya Dergisinin 19. Sayısı Yayımlandı…

    28 Mart 2026

    ÇINGIRAKLI SOKAK’TA ŞİİRİN ÖYKÜSÜ, ÖYKÜNÜN ŞİİRİ

    28 Mart 2026

    Üçüncü Programda Bay Aksi Sordu: “Yakışıklılık Yasaklanmalı mı?”

    27 Mart 2026

    Antakya Film Festivali’nden Depremzedelere Moral: Yaz Sineması Etkinliği…

    31 Mayıs 2025

    Fotofilm 6. Uluslararası Kısa Film Festivali Ödülleri Sahiplerini Buldu

    19 Mayıs 2025

    Bergen En Çok İzlenen Film Oldu…

    9 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Saatleri Ayarlama Enstitüsü Tiyatro Sahnesinde

    19 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    BURAK ERTAN “ALABORA” İLE KALPLERE DOKUNACAK

    13 Temmuz 2025

    Özgür Akdemir, “Zalım Seni” adlı çalışmasını, sevenlerinin beğenisine sundu!

    8 Nisan 2024

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana – Bölüm 4 Yayında…

    8 Nisan 2026

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Bay Aksi – Enzo’yla Kıran Kırana – Bölüm 4 Yayında…

    8 Nisan 2026

    Maraşantiya Dergisinin 19. Sayısı Yayımlandı…

    28 Mart 2026

    ÇINGIRAKLI SOKAK’TA ŞİİRİN ÖYKÜSÜ, ÖYKÜNÜN ŞİİRİ

    28 Mart 2026

    Üçüncü Programda Bay Aksi Sordu: “Yakışıklılık Yasaklanmalı mı?”

    27 Mart 2026
  • YAZI
    1. Edebiyat Yazıları
    2. Kitap Yazıları
    3. Sinema Yazıları
    4. Tiyatro Yazıları
    5. Müzik Yazıları
    6. Güzel Sanatlar Yazıları
    7. Televizyon Yazıları
    8. View All

    Hüseyin Kalyan Yazdı: Şerif Fatih, Hakikat Yolunda Bir Münzevi

    7 Ağustos 2022

    Gezi – Demet Kurt Güngör: Kurdun Kirpikleri

    29 Haziran 2020

    Şiir Taşı: Toprağın Bağrındaki Nişan

    22 Haziran 2020

    Ertan Mısırlı’dan Bir “Baba” Anı

    20 Haziran 2020

    İÇİ HİKÂYELERLE DOLU KISACIK BİR KİTAP: KALPTEN GELEN ARMAĞAN ve YENİ TOHUMLAR, YENİ HAYAT

    19 Mayıs 2025

    Hüseyin Kalyan Yazdı: Şerif Fatih, Hakikat Yolunda Bir Münzevi

    7 Ağustos 2022

    Erinç Büyükaşık Kitapları Liman Yayınevi’nde…

    3 Şubat 2022

    Burası Henüz Hiçbir Yer – Ferit Sürmeli

    19 Şubat 2021

    Mükemmel Günler / Perfect Days

    15 Şubat 2026

    Ev Köpekleri ve Çakallar

    12 Temmuz 2025

    FLEISHMEN IS IN TROUBLE

    13 Nisan 2023

    Malcolm & Marie

    20 Şubat 2021

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Makamların Efendisi…

    17 Ocak 2022

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    YERYÜZÜNÜN ÇİN SEDDİ ANNELER

    16 Mayıs 2026

    Hayatın İçinden Kanatlanan Bir Söz

    9 Mart 2026

    Mükemmel Günler / Perfect Days

    15 Şubat 2026

    Füruzan’ın İstanbul’u: Kentim İkinci Öğretmenim

    15 Şubat 2026
  • SÖYLEŞİ
    1. Edebiyat Söyleşi
    2. Sinema Söyleşi
    3. Tiyatro Söyleşi
    4. Müzik Söyleşi
    5. Güzel Sanatlar Söyleşi
    6. Televizyon Söyleşi
    7. View All

    FARUK BAL, MEHMET MUHTAR SALMANOĞLU İLE ZİNNENİ KİTABI HAKKINDA KONUŞTU…

    7 Şubat 2026

    BURÇİN LAÇİN ALTAY’DAN EMRE GÜRKAN KANMAZ SÖYLEŞİSİ…

    4 Ocak 2026

    Faruk Bal’dan Betül Tarıman Söyleşisi

    7 Eylül 2025

    BURÇİN LAÇİN ALTAY’DAN CEREN AVŞAR SÖYLEŞİSİ

    25 Haziran 2025

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ…

    3 Mayıs 2026

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    İsmet Yazıcı’dan Özcan Özcan Söyleşisi…

    1 Mayıs 2024

    Fotoğraf Sanatçısı Özlem Dikel Aksisanat’ın Sorularını Yanıtladı…

    1 Mayıs 2024

    Rabia Çelik Çadırcı Ressam Orçun Çadırcı İle Konuştu…

    31 Mart 2024

    İSMET YAZICI’DAN SETENAY ÖZBEK SÖYLEŞİSİ…

    5 Ağustos 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ…

    3 Mayıs 2026

    Burçin Maya Çankaya’nın Öykü Masası’nda İlk Konuğu “Derya Sönmez”

    28 Mart 2026

    SERKAN USLU İLE “GİDEMEYİŞ” ROMANI ÜZERİNE SÖYLEŞİ…

    28 Mart 2026

    İsmet Yazıcı’dan Demircan Demir Söyleşisi…

    5 Mart 2026
  • ETKİNLİK
    1. Edebiyat Etkinlikleri
    2. Sinema Etkinlikleri
    3. Tiyatro Etkinlikleri
    4. Müzik Etkinlikleri
    5. Güzel Sanatlar Etkinlikleri
    6. Televizyon Etkinlikleri
    7. View All

    Tanpınar, Vefatının 64. Yılında Seyirlik Radyo Programıyla Anılıyor…

    23 Ocak 2026

    KADIN OLMAYI KUTLAYAN TEK FESTİVAL “FEMİNİSTANBUL” 8 YAŞINDA

    18 Kasım 2025

    Şair Çağla Göksel Çakır ve “Ah Mabel” öğrencilerle buluştu

    8 Mayıs 2024

    Şiir Yolculuğu Etkinliği – Turgut Uyar Durağı

    22 Nisan 2024

    Camille Geri Sayıyor

    14 Mayıs 2018

    Ara Güler’in filmi !f İstanbul’da…

    6 Şubat 2018

    Çağrılmadan Gelen, Garibaldi Sahnesinde…

    19 Ocak 2024

    Saatleri Ayarlama Enstitüsü Tiyatro Sahnesinde

    19 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Tanpınar, Vefatının 64. Yılında Seyirlik Radyo Programıyla Anılıyor…

    23 Ocak 2026

    KADIN OLMAYI KUTLAYAN TEK FESTİVAL “FEMİNİSTANBUL” 8 YAŞINDA

    18 Kasım 2025

    Temiz Yürüyüş Etkinlikleri Devam Ediyor…

    31 Ekim 2025

    Şair Çağla Göksel Çakır ve “Ah Mabel” öğrencilerle buluştu

    8 Mayıs 2024
  • YAYINLAR
    1. Kitap
    2. Dergi
    3. View All

    Ruhun Derinliklerine Bir Yolculuk: Osman Erkan’ın “Şeylere Bulaşım”ı Okurla Buluştu…

    3 Mayıs 2026

    Mehmet İş’in Yeni Kitabı “Erguvanî” Raflarda

    3 Ocak 2026

    Yusuf Ferhat’tan “Hayatın Taşlık Kıyısında” çıktı!

    3 Aralık 2025

    AYDAN AY’DAN YENİ KİTAP: “HARFLERİN FISILTISI”

    2 Kasım 2025

    Barbarları Beklerken Yeni Sayısıyla Raflardaki Yerini Aldı…

    8 Nisan 2026

    Kirpi’nin’ Dosya Konusu: “Kemal Sunal”

    18 Kasım 2025

    “ŞİİR VE BARIŞ, KARTALIN KANADINDAKİ GÜNEŞ”

    12 Ekim 2025

    Varlık’ta Bu Ay

    12 Ekim 2025

    Burası Henüz Hiçbir Yer – Ferit Sürmeli

    19 Şubat 2021
  • AKSİSANAT TV
    1. Haberler
    2. Söyleşi
    3. Kitap
    4. Şiir
    5. Programlar
    6. Öneriler
    7. Öykü
    8. View All

    İki Taşın Arası, Duvar’da Yayında…

    6 Şubat 2024

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Anlatamıyorum…

    7 Nisan 2023

    Mavi Gözlü Dev

    7 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Saatleri Ayarlama Enstitüsü Tiyatro Sahnesinde

    19 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Murat Batmankaya’dan Okuma Önerileri…

    30 Ekim 2019

    Özgür Çırak’tan Okuma Önerileri…

    27 Ekim 2019

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    AYŞE MELTEM’DEN utanÇağı YAZARI BARIŞ ERDOĞAN’A ON SORU

    20 Mayıs 2026

    YERYÜZÜNÜN ÇİN SEDDİ ANNELER

    16 Mayıs 2026

    GELİNLİK GERÇEKTEN DE “HER GENÇ KIZIN RÜYASI” MI?

    16 Mayıs 2026

    AKSİSANAT YAZARLARINDAN NAZLI ERAY İNCELEMESİ…

    3 Mayıs 2026
  • BİLGİ BANKASI

    BURÇİN LAÇİN ALTAY

    25 Nisan 2026

    ENGİN KÜKRER

    28 Mart 2026

    Gülten Doğruyol İncesu

    11 Ekim 2023

    Burçin Maya Çankaya

    25 Mayıs 2023

    BİR ZAMAN YOLCUSU: AHMET HAMDİ TANPINAR

    14 Nisan 2023
AksisanatAksisanat
Home»ANA»‘‘KOMEDYEN’’DEN ‘‘DORA’’YA: SARISI GÜNCEL SANAT

‘‘KOMEDYEN’’DEN ‘‘DORA’’YA: SARISI GÜNCEL SANAT

Neslihan YalmanBy Neslihan Yalman12 Aralık 2019Yorum yapılmamış10 Mins Read5 Views
Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email
Share
Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

‘‘Sanat ve bilimin ortak noktası, tekniktir.’’

                              (Edward Bulwer-Lytton)

Güncel Sanatın Sınırlarını Zorlamak Ve Türkiye Gerçeği:

Rönesansın ve ‘‘commedia dell’Arte’’nin çıktığı İtalya’da, Maurizio Cattelan’ın ‘‘Komedyen’’ (‘‘Comedian’’) adlı çalışmasının Paris merkezli Art Basel Miami’de sanatseverlerin huzuruna çıkarılması, üstüne 120 bin dolara satışa sunulması gündemi fazlasıyla kapladı. Bir koli bandıyla duvara tutturulan bu muz, daha sonraki günlerde Amerikalı performans sanatçısı David Datuna tarafından herkesin gözleri önünde yenildi.

Tüm bu gelişmelerle birlikte, Marcel Duchamp’tan tutun da, Andy Warhol’a kadar yapılan atıflara kadar, birçok insan sanatın sınırlarını yahut ileriki noktada nereye gideceğini sorgulamaya başladı. Sanat eleştirmeni Avelina Lesper de, sergilenen eserlerin retoriğe boğularak etkisizleştirildiğini, konformist bir bakış açısıyla, artık ortada büyük bir sanat eseri olmasa bile, onun pazarlanabildiğine dikkat çekmişti. Lesper’in internette dolanan söyleşisi giderek her yere yayıldı.  O sırada, Cattelan’ın ‘‘Komedyen’’ çalışmasının, ‘‘instagram’’ mesajlarında hareketli emojisi yapılmıştı bile.

Kapitalizmin dünyada tozunu attırdığını; bilgiye ulaşılan noktada, ters korelasyonda kitlesel aptallık çağının da geldiğini söyleyebiliriz. Amerika ve Avrupa merkezli sanat alımlamasının ve sanat tarihi yazımının dışında, Türkiye’de durumun ne olduğu ise henüz tam çözülmüş değil. Öyle ki, hemen her gün birçok kadının vahşice öldürüldüğü, OHAL’in ilan edildiği, KHK’ların akademisyenleri dışladığı, özgür düşüncenin olmadığı bir ülkenin sanat ortamında hâlâ orta sınıf burjuva sanatının kırıntılarının yapılması, sanatın ağırlıkla sermaye, fon veya devlet destekli olması, İstanbul kapital başkentinin Türkiye’nin bütün şehirlerindeki yapıyı tüketim merkezinde-haksız sınıfsal rekabetlerle belirlemeye çalışması, çıplaklığın, şiddetin, dinin, kültürel olguların cesurca tartışılamaması ya da avangart yapılanmaların mayasının tutmaması kafaları daha derin düşüncelere gark ediyor.

Türkiye’de, merkezdeki sanatçılarla/sanat yapılanmalarıyla birlikte, onun devamlılığı yahut ayrı bir kolu bağlamında düşünülebilecek protest, eleştirel, iktidar karşıtı bağımsız bir sanat yapılanması oluşamıyor. Oluşturmaya çalışanların yer aldığı güruhtakilerin birçoğu da, Batı etkisinden-taklidinden öteye gidemiyorlar ki, minimal ya da maksimal anlamda, otantik bir çarpıcılık, sıkı bir özgünlük yaratılabilsin!.. Merkezdeki profesyonel sanatçılar, başkaldıran sanatçıların da yerlerini fazlaca işgal ettiklerinden dolayı, çok sesli ve genç bir nüfustan, tek sesli, ölü ve benzerliklerle dolu bir sanat çıkıyor. Sanatçının bireyselliğinin, aynı zamanda aidiyetselliğinin (örgütlülük, sınıfsallık, sanatseverlerle/insanlarla etkileşim vb.) sınırları da giderek muğlaklaşıyor. Bu noktada, sanat alımlayıcısının kim’liği (!) de tartışılmayı bekliyor. Çünkü, alımlayıcılık ülkemizde zaten zayıfken, bir de bu, algı operasyonlarıyla ayrıca şekillendiriliyor. Güçlü bir sanat ortamı olmadığı üzere, güçlü bir alımlayıcının varlığından da söz edemiyoruz.

Gelinen şu noktada İzmir’e baktığımızdaysa, ülkenin en çağdaş, en yaşanılası denilen bu şehrinin büyük bir modern sanat müzesinin bile olmaması, modern sanat müzesini geçelim, burada doğru dürüst galerilerin, sanat merkezi çeşitliliğinin bulunmaması da fotoğrafın acizliğini gözler önüne seriyor. O minvalde de, Arkas Sanat Merkezi’nin katkılarıyla oluşan Picasso merkezli sergiye razı olmak zorunda kalıyorsunuz ki; ufkunuz uzaya açılırken, gözünüz sergi çıkışında gökyüzünde (güya) nazlı nazlı süzülen martıların ötesinde bir tür çeşitliliğini algılayamıyor.

Şüphesiz, Picasso’nun en küçük eseri bile olsa, bir çalışmasını görmek önem teşkil ediyor; lakin, serginin düzenlenişinden Picasso’nun boy boy fotoğraflarına (sanatsal resimleri değil, dikkatinizi çekerim kişisel ve ağırlıkla, diğer sanatçı arkadaşlarıyla fotoğrafları) değin, düzenlenme anlamında bir eksiklik de hissediyor, sanata tam anlamıyla doymuyor, şimşek yutmuşçasına çarpılmıyorsunuz. Ayrıca, sergi konusunda, düzenlenmeyen katalog yazılarından olmayan kitapçıklara kadar büyük hatalar da görülüyor ki, sermayenin böylesi aktığı bir şirketin organizasyonuyla yapılan böylesi bir projede nasıl böylesi açıklar verilir diye de kendi kendinize düşünüyorsunuz.

Arkas Sanat Merkezi’nde, sanatçının bilhassa gösteri sanatları üstünden gittiği eserlerinin bulunduğu mevcut sergisini gezdikten sonra, onun hemen karşısında yer alan Fransız Kültür Merkezi’ne girdiğinizde, aynı serginin boyutu başka bir noktaya sıçrıyor.

Fransız Kültür Merkezi’nde Bir Enstalasyon: Pras’nın ‘‘Dora’’sı…

Picasso’nun ‘‘Dora Maar’’ çalışmasından yola çıkan Bernard Pras adlı Fransız sanatçının ‘‘Dora’’ (2019) adlı enstalasyonu sizi alıp, değişik bir evrene götürüyor. İzmir’deki kültürel boşluğun bir tarafını doldurmaya çalışan Fransız Kültür Merkezi’nin kapısından içeri girdiğinizde, sol taraftaki odada, birtakım plastik malzemelerle yapılan devasa bir eserle karşılaşıyorsunuz. Lakin, güncel sanatın sorgulanabilirliği bağlamında, eser sizi bir anda çarpmıyor. Orada cılız bir yerleştirme gibi sadece size göz kırpıyor.

Fakat, daha önce Arkas’taki Picasso eksenli sergiye gittiyseniz, sanat hakkında az çok bir bilginiz/temeliniz varsa, sanat eserlerini değerlendirirken, onların etraflarına yerleştirilen materyalleri de belli bir bütünlükle takip ediyorsanız (broşür, ‘‘video’’ kaydı, kimlik bilgileri vd.), Pras’nın bu eseri Pablo Picasso’nun eserinden uyarlarken nelere dikkat çekmek istediğini görebiliyorsunuz. Söz konusu güncel sanat olunca yahut insanın aklı kavramsal sanat meselelerine falan da takılınca -hele de, çürümeye yüz tutmuş muzun büyük bir sanat eseri şeklinde sunulduğunu duyunca- reflekslerinizle yorumlarınız arasında gidip geliyor; kimi zaman yalan mı söyleyeyim, kıvırayım mı, açık mı konuşayım, biraz sakin mi olayım, zamanın ruhunu mu kabul edeyim ya da yalnız kalma pahasına, ona daha da yabancılaşayım mı diye düşünüyorsunuz. Aslında, ne düşünmeliyim diye ayrıca düşünüyorsunuz. Üstüne, bir de ülkenize -hatta, İzmir’e- daha güncel olan doğru dürüst girmemişse, iyice afallıyorsunuz. Neyi, neye göre, hangi bağlamda değerlendireceğiniz hususunda…

Pras’nın eseri bir bütünlük kapsamında okunduğunda ve dünya sanat tarihin bir parçası bağlamında değerlendirildiğinde, bizim için çok düşündürücü konulara vesile olabiliyor. Burada da devreye sanatın kendiliği/varoluşu kadar, taşıdığı kavramsal alt yapı, çağrışım zenginliği, işaret ettiği göstergeler giriyor. Oradan okunduğunda yapıtı bir zincirin devamlılığı ekseninde görebiliyorsunuz. Ama, oradan uzaklaştığınızda çalışmanın hiçbir parlaklığı, hiçbir çarpıcılığı kalmıyor.

Eğer, sanatçının yaşamını/sanat anlayışını, diğer yapıtlarıyla birlikte oluşturduğu üslubu, ‘‘Dora’’ eseri hakkındaki verileri/nüansları kaçırırsanız, sanki etkisiz bir eser yapılmış hissine kapılabiliyorsunuz yahut söz gelimi, feminist bir alımlayıcılığınız vb. varsa, zaten Picasso ‘‘Dora’’yı yapmış, Pras da erkek egemen okumalara hizmet ederek, bu sanat tarihi alımlamasını sürdürmüş diyebilirsiniz. Yahut, çeşitli okuma-değerlendirme-analiz kanalının olduğu 21. yüzyılda, bu esere de eleştirel yönden birçok noktadan yaklaşabilirsiniz. Kılıflar yığınla… Fakat, ‘‘Dora’’ya ‘‘anamorfoz’’ tekniği merkezinden baktığınızda, sergi salonunun duvarına asılanları incelediğinizde, sağ köşedeki masada yer alan ve sanatçı üstüne hazırlanan renkli baskı kalın kitaba göz attığınızda ilginç ayrıntılar yakalayabiliyorsunuz. Nitekim, sergi sizi aslında, kendini nasıl değerlendireceğiniz konusunda biçimlendiriyor. Bu biçimlendirme, çalışmanın etkisi anlamında hiçbir şey ifade etmezken -orada Lesper’in retoriğine de gönderme yaparsak- çalışmanın çağrışımları, içerdiği teknik alt yapı anlamında bizi farklı yerlere götürüyor.

Pras’yla birlikte anamorfoz tekniği anlatılırken, salondaki duvara asılan kaidede 16. yüzyılda yaşayan Hans Holbein’’ adlı Alman sanatçının ‘‘Elçiler’’ (1533) tablosuna da değiniliyor. O tablodaki kuru kafa figürünün anamorfoz tekniğiyle yapıldığı belirtiliyor. Bu önemli bilgiyi heybenize koyuyorsunuz; fakat, oradaki bilgiler ve duvara asılan kaide de biraz amatörce hazırlanmış hissi veriyor. Velhasıl, sergi bizi, görülen enstalasyonu öncelikle bu teknik bağlamında irdeleyin diye yönlendiriyor. Bu yönlendirme, başka bir yönlendirme belirtisi olan Picasso’nun ‘‘Dora Maar’’ (1937) tablosuyla bütünleştiğinde, dünya düzleminde kültürel bir süreklilik taşıyor. Picasso’nun bahsedilen tablosu, zihnimizi aynı zamanda Leonardo da Vinci’nin yaptığı ‘‘Mona Lisa’’ (1503) tablosuna değin sürüklüyor. İlk kez figürün o denli boyutlandırılarak öne çıkarıldığı, bugün türlü türlü ‘‘caps’’leri yapılarak internete yayılan ve neredeyse ‘‘selfie’’nin de önceli (‘‘pre’’) olan ‘‘Mona Lisa’’nın bir başka perspektiften kırılan algısını ‘‘Dora Maar’’ merkezinde değerlendirebiliyorsunuz. Bu da sergi ekseninde, sizde ayrı bir heyecan yaratıyor. Nitekim, ‘‘Dora Maar’’ ve benzerlerine değin kültürel-düz bir süreklilik görülürken; atomun parçalandığı, kuarklara geçiş yapılacağının sinyallerinin verildiği, bir dünya savaşı ekseninde çıkan kübizm akımını da düşünüyor; bu sarmal düşünce anaforunda Pras’nın eseriyle karşılaştığınızda, üstüne bir de Andy Warhol’un ‘‘Marilyn Monroe’’ (1967) çalışmasına göz kırpıldığını hissediyorsunuz. ‘‘Dora’’ adlı enstalasyonu tüm bu çağrışım zenginliklerinin yerleştiği zeminden yükselerek değerlendirdiğinizde, aslında bir sanat yapıtından çok, sanat tarihinin devamlılığını sağlayan araç vesileli bir çalışma görüyorsunuz. Her ne kadar bu eser, Cattelan’ın ‘‘Komedyen’’ muzu kadar basit değilse de; yine de, güncel sanatın gücünü sorgulatmak anlamında, zihinlerde çok da derin açılımlar yaratmıyor. Yani, 21. yüzyılda, İzmir’e has şekilde tasarlanan bu eser, ancak böylesi bir süreklilikle beraber değerlendirildiğinde, teknik ve içerik düzleminde yüzeyde bir anlam kazanabiliyor.

Eser, yukarıda değindiğimiz birçok aşamanın da sonuç kısmını oluşturan bir gösterge, bir levha halini alıyor; zira -Picasso’nun sergisine nazire biçiminde- sadece ‘‘Dora Maar’’ eserine gönderme yapılmıyor; aynı zamanda özellikle yine Rönesans döneminde önem kazanan ve mimariyle de taçlandırılan ‘‘perspektif’’, modern optik algısına da dikkat çekiliyor.

Pras, eserini İzmir’deki bit pazarından topladığı renkli objelerden meydana getiriyor. Parmak arası yeşil bir terlikten tahta bir kuruyemiş kabına, yamulmuş bir çamaşır suyu kutusundan sarı işçi baretine kadar, hayatın içinde olan birçok nesneyi orada karmakarışık bir ahenkle görebiliyorsunuz. Picasso’nun tablosunun da etkisiyle olacak ki, enstalasyonda parlak sarı renkli eşyaların bulunuşu hemen göze çarpıyor. O da yetmiyor, Bernard Pras, eserinin önüne göz hizasında kare şeklinde bir mercek yerleştiriyor. Çalışmaya o mercekten bakıldığında da, Picasso’nun ‘‘Dora Maar’’nın bir benzeri orada tablo şeklinde yansıyor. Dolayısıyla, bugün cep telefonu da kullanan alımlayıcının gözü bir ‘‘camera obscura’’ şeklinde biçimlendirilerek, tek bir görüntüye odaklandırılıyor. Bir zamanlar dört tarafı kapalı bir mekânda, karanlık bir ortamda odağın sağlanmasına yol açan, ileriki süreçlerde fotoğraftaki karanlık odaya dönüşen o klasik algının bir karşılığını görüyorsunuz. Diğer taraftan, bu meselenin, bugün her yeri açık, ışıklandırılan bir odada modern anlamda bir enstalasyonla canlandırılması da düşündürüyor.

Pras, kübizmin gerçekliği kıran perspektif düzeneğini de teknik anlamda mercekle kırarak, hem fotoğraf sanatına hem de resim sanatına güncel bir gönderme yapıyor. Çalışmayla birlikte, odada, sol köşede bir de, küçük bir dijital ekran gözüküyor. O ekrandaki hızlandırılmış görüntülerde de, ‘‘Dora’’ eserinin nasıl meydana getirildiği kısaca gösteriliyor. İzmir’deki bir güzel sanatlar fakültesinin öğrencileriyle de çalışan Pras, zaman-zemin ekseninde, bire bir İzmir’e ait bir yapıt oluşturuyor.

Eser konusunda -güncel sanata da istinaden- Türkiye/özellikle İzmir düzleminde iki konu insanı düşündürüyor: Birincisi, Pras yaptığı gibi yıktığı-söktüğü kimi eserler de meydana getirdiği içindir ki, bu eserin akıbetinin kültür endüstrisi çerçevesinde ne olacağını, ona ne kadar fiyat biçildiğini, alıcısının çıkıp çıkmayacağını, çıkmazsa, sergi sonunda esere tam olarak ne yapılacağını merak ediyorsunuz? Mevcut konu da, yüzyılımızda sanat yapıtının, kalıcılığı (bilhassa, enstalasyon) ekseninde çeşitli sorulara yol açıyor. Hatta, onun varlığının başka bir sanatsal ortama kaydırılması (fotoğraf) üstüne de kafa yorabiliyoruz.

İkincisi, Pras’nın, eserinin etrafına hiçbir bariyer-şerit vb. çekmediğini, uyarıcı herhangi bir tabela (‘‘lütfen dokunmayınız’’ vb.) koymadığını fark ediyorsunuz. Acaba, sanat yapıtının yanına yaklaşılıp (fark etmeden, gizlice ya da alenen) ona bire bir dokunulabiliyor mu ya da onunla, ona bakan arasındaki mesafe (çocuklar, gençler, genel sanat alımlayıcıları, bir enstalasyonla ilk kez karşılaşanlar vd.) nasıl olacak gibi sorular da zihninizde dolanıyor.

Velhasıl, söz konusu güncel sanat olunca ve artık internet çağında da yaşanılınca, sanatın sınırları, sanatçı olmaklığın içselliği, sanat yapıtının canlılığı/kalıcılığı konusunda da düşüncelere dalıyorsunuz. Hatta, kafanızda, kurulduğu gibi, yıkıldığına da şahit olacağınız bir sanat eseriyle karşılaşmanın nasıl bir etkiye yol açacağını bile (önden) kurguluyorsunuz. Ardından, bu anın/bu etkinin de sanat tarihinin neresinden okunacağını düşünüyorsunuz.

Sarı Ve Sanat Üstünden: Sanatın Geleceği Maymuna mı Dönecek?

Şüphesiz, 2019 dünyasında, sıradan-bereli bir muzun bir sanat yapıtı şeklinde sunulmasının da dünya sanat tarihi içinde (kapitalizmin tüketim değerleri, çürüme, evrim, aptallaşma, zombileşme, muz cumhuriyeti, erkeklik organı/cinsellik vd.) sebepleri, belki de bir yeri vardır diye içinizden geçiriyorsunuz; lakin, bir tarafınız da, sanat o aşamaya geçti mi, hemen/hızla geçmeli mi, henüz geçmeye hazır mı diye başka bir düşünceye doğru çatallanıyor. Yahut, sanat her yerde aynı şekilde mi evrimleşiyor?

Bu çatallı yapı ne şekilde tartışılmalı, ileride sanat nere(ler)de konumlanacak; neyi, hangi bağlamda değerlendireceğiz net bilmiyorum. İnternette herkes yaratıcı düşüncesini çalıştırıyor. Mesela, türlü kopyalama ve dönüştürme yöntemi var. Herkes sanatçı olabilir mi, bu husus da tartışılıyor. Aklın çöküşü, kimi zaman aklı geri de çağırırken, aynı anda başka bir gerçeklik/gerçeküstülük veya tepkisellik o aklın kapsamına da pek sığamıyor. ‘‘İnsanın bilgisi deneyimin ötesine geçmez’’ diyen John Locke’tan ‘‘… çağdaş olmak, asla bulunmadığımız bir şimdiye geri dönmek demektir.’’ diyen  Giorgio Agamben’e kadar algı parçalanıyor. Bir tarafta muzun sarısını, diğer tarafta Pras’nın sarısını düşünüyor, kimi yerde ikisini bir arada değerlendiriyor; ama, yine de, Pras’nın eserinin az-çok bir uzamda daha fazla anlamının olduğuna kanaat getiriyorsunuz.

Bir de bu konuların ileriki boyutlarda, bilgisayar işlemcileriyle, kuark üstünlükleriyle, yapay zekâlarla çizilen ayakları ne şekilde olacak; iş o aşamalara geldiğinde, İzmir hangi noktada bulunacak, onu da merak ediyorsunuz. Cattelan’ın ‘‘Komedyen’’ çalışmasından Bernard Pras’nın ‘‘Dora’’ çalışmasına değin uzayan süreç de, bu düşüncelere vesile olan zihinsel kaosun zincirlerinden birini oluşturuyor. Sanatın alanı giderek genişlerken, bir yandan da genel anlamda sanki çarpıcılığıyla birlikte derinliği de azalıyor.

Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email
Neslihan Yalman
Neslihan Yalman

Related Posts

YERYÜZÜNÜN ÇİN SEDDİ ANNELER

16 Mayıs 202638 Views

GELİNLİK GERÇEKTEN DE “HER GENÇ KIZIN RÜYASI” MI?

16 Mayıs 202625 Views

İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ…

3 Mayıs 2026326 Views

Comments are closed.

Aksisanat Reklam
SOSYAL MEDYADA BİZ
  • Twitter
  • YouTube
EN ÇOK OKUNANLAR
Genel

AYŞE MELTEM’DEN utanÇağı YAZARI BARIŞ ERDOĞAN’A ON SORU

By admin20 Mayıs 2026

“Biz Birbirimizi Yazarak Bulabilir (miy)iz?” Kulağımda “Gracias a la vida”, gözümün bir ucu…

YERYÜZÜNÜN ÇİN SEDDİ ANNELER

16 Mayıs 2026

GELİNLİK GERÇEKTEN DE “HER GENÇ KIZIN RÜYASI” MI?

16 Mayıs 2026

AKSİSANAT YAZARLARINDAN NAZLI ERAY İNCELEMESİ…

3 Mayıs 2026

Güncellemelere Abone Ol

Sanat, haber, söyleşi, tv ve edebiyat dünyası hakkında en son yaratıcı haberleri alın.

Blog Authors
avatar for
Aydın Şimşek
Ayşe Özgür Aydoğan
Berna Olgaç
Burak Tokcan
Çağla Göksel Çakır
Derya Balcı
Engin Turgut
Esra Sağlık
Gönül Ak
Hasan Öztürk
İbrahim Ekrem Keleşoğlu
İsmail Cem Doğru
Koray Feyiz
Mahir Karayazı
Mustafa Ergin Kılıç
Neslihan Yalman
Nil Dilan Karaca
Özge Doğar
Özlem Tezcan Dertsiz
Şerif Fatih
Vildan Çetin
Zerrin Saral
EN SON HABERLER

AYŞE MELTEM’DEN utanÇağı YAZARI BARIŞ ERDOĞAN’A ON SORU

20 Mayıs 2026

YERYÜZÜNÜN ÇİN SEDDİ ANNELER

16 Mayıs 2026

GELİNLİK GERÇEKTEN DE “HER GENÇ KIZIN RÜYASI” MI?

16 Mayıs 2026
AKSİSANAT
AKSİSANAT

Kültür, Sanat, Edebiyat, Sinema, Şiir, Müzik ve Daha Fazlası Aksisanat.com 'da...

İletişim:
Email: info@aksisanat.com
WhatsApp: +90 545 545 84 00

Son Yazılar
  • AYŞE MELTEM’DEN utanÇağı YAZARI BARIŞ ERDOĞAN’A ON SORU
  • YERYÜZÜNÜN ÇİN SEDDİ ANNELER
  • GELİNLİK GERÇEKTEN DE “HER GENÇ KIZIN RÜYASI” MI?
  • AKSİSANAT YAZARLARINDAN NAZLI ERAY İNCELEMESİ…
  • İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ…
  • NAZLI ERAY İLE BİR TANPINAR RÜYASI…
SON YORUMLAR
  • EGE’NİN  DİBİ – HALİKARNAS BALIKÇISI için cjworld
  • Füruzan’ın İstanbul’u: Kentim İkinci Öğretmenim için Anonim
  • İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ… için Canan Bindoğan
  • İSMET YAZICI’DAN ALİ NAKİ GÜNDOĞDU SÖYLEŞİSİ… için Yasemin Temizel
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube WhatsApp
  • HABERLER
  • AKSİSANAT TV
  • GÜZEL SANATLAR
  • EDEBİYAT
  • SİNEMA
  • MÜZİK
  • ÖDÜLLER
  • ÖNERİLER
  • ETKİNLİK
  • PERFORMANS
  • POPÜLER KÜLTÜR
  • DOSYA
  • ÇEVİRİ
  • SORUŞTURMA
  • SÖYLEŞİ
  • TELEVİZYON
  • TİYATRO
  • YAYINLAR
  • YAZI
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
© 2026 aksisanat.com. Designed by GF MEDYA

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

Sign In or Register

Welcome Back!

Login to your account below.

Robot olmadığınızı kanıtlayın


Lost password?