Close Menu
AksisanatAksisanat
  • ANASAYFA
  • HABERLER
    • Edebiyat Haberleri
    • Sinema Haberleri
    • Tiyatro Haberleri
    • Müzik Haberleri
    • Güzel Sanatlar Haberleri
    • Televizyon Haberleri
  • YAZI
    • Edebiyat Yazıları
    • Kitap Yazıları
    • Sinema Yazıları
    • Tiyatro Yazıları
    • Müzik Yazıları
    • Güzel Sanatlar Yazıları
    • Televizyon Yazıları
  • SÖYLEŞİ
    • Edebiyat Söyleşi
    • Sinema Söyleşi
    • Tiyatro Söyleşi
    • Müzik Söyleşi
    • Güzel Sanatlar Söyleşi
    • Televizyon Söyleşi
  • ETKİNLİK
    • Edebiyat Etkinlikleri
    • Sinema Etkinlikleri
    • Tiyatro Etkinlikleri
    • Müzik Etkinlikleri
    • Güzel Sanatlar Etkinlikleri
    • Televizyon Etkinlikleri
  • ÖDÜLLER
    • Edebiyat Ödülleri
    • Sinema Ödülleri
    • Tiyatro Ödülleri
    • Müzik Ödülleri
    • Güzel Sanatlar Ödülleri
    • Televizyon Ödülleri
  • YAYINLAR
    • Kitap
    • Dergi
  • AKSİSANAT TV
  • BİLGİ BANKASI
  • SORUŞTURMA
    • Satır Başı
    • Öykü Zamanlığı
  • DOSYA
  • EDEBİYAT
    • Edebiyat Haberleri
    • Edebiyat Söyleşi
    • Edebiyat Yazıları
    • Edebiyat Etkinlikleri
    • Edebiyat Ödülleri
  • SİNEMA
    • Sinema Haberleri
    • Sinema Söyleşi
    • Sinema Yazıları
    • Sinema Etkinlikleri
    • Sinema Önerileri
    • Sinema Ödülleri
  • TİYATRO
    • Tiyatro Haberleri
    • Tiyatro Söyleşi
    • Tiyatro Yazıları
    • Tiyatro Etkinlikleri
    • Tiyatro Önerileri
    • Tiyatro Ödülleri
  • MÜZİK
    • Müzik Haberleri
    • Müzik Söyleşi
    • Müzik Yazıları
    • Müzik Etkinlikleri
    • Müzik Ödülleri
  • GÜZEL SANATLAR
    • Güzel Sanatlar Haberleri
    • Güzel Sanatlar Söyleşi
    • Güzel Sanatlar Yazıları
    • Güzel Sanatlar Etkinlikleri
    • Güzel Sanatlar Ödülleri
  • TELEVİZYON
    • Televizyon Haberleri
    • Televizyon Söyleşi
    • Televizyon Yazıları
    • Tv Önerileri
    • Televizyon Ödülleri
    • Televizyon Etkinlikleri
  • ÖNERİLER
    • Okuma Önerileri
    • Tv Önerileri
    • Sinema Önerileri
    • Tiyatro Önerileri
    • Sergi Önerileri
  • POPÜLER KÜLTÜR
  • ÇEVİRİ
    • Şiir Küre
  • YAZARLAR
  • PERFORMANS
    • Hanım-Efendiler
    • Matris Şiir
    • Dada Günlükleri
    • Şairler Sözlüğü
  • İLETİŞİM
  • KÜNYE
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube WhatsApp
Facebook X (Twitter) YouTube Instagram WhatsApp
AksisanatAksisanat
YAZARLAR Giriş
  • ANASAYFA
  • HABERLER
    1. Edebiyat Haberleri
    2. Sinema Haberleri
    3. Tiyatro Haberleri
    4. Müzik Haberleri
    5. Güzel Sanatlar Haberleri
    6. Televizyon Haberleri
    7. View All

    Yusuf Ferhat’tan “Hayatın Taşlık Kıyısında” çıktı!

    3 Aralık 2025

    Can-ı Nefes Tasavvuf Korosu, Ahmet Mithat Efendi Kültür Merkezi’nde…

    1 Aralık 2025

    Çıngıraklı Sokak, üç yaşına doğduğu sokakta bastı…

    28 Ocak 2025

    “Sinema Endüstrisi ve Akademi” Başlıklı Çalıştay başlıyor…

    30 Kasım 2024

    Antakya Film Festivali’nden Depremzedelere Moral: Yaz Sineması Etkinliği…

    31 Mayıs 2025

    Fotofilm 6. Uluslararası Kısa Film Festivali Ödülleri Sahiplerini Buldu

    19 Mayıs 2025

    Bergen En Çok İzlenen Film Oldu…

    9 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Saatleri Ayarlama Enstitüsü Tiyatro Sahnesinde

    19 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    BURAK ERTAN “ALABORA” İLE KALPLERE DOKUNACAK

    13 Temmuz 2025

    Özgür Akdemir, “Zalım Seni” adlı çalışmasını, sevenlerinin beğenisine sundu!

    8 Nisan 2024

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Yusuf Ferhat’tan “Hayatın Taşlık Kıyısında” çıktı!

    3 Aralık 2025

    Can-ı Nefes Tasavvuf Korosu, Ahmet Mithat Efendi Kültür Merkezi’nde…

    1 Aralık 2025

    “Sessiz Kalmıyoruz Dünya İçin Konuşuyoruz!”

    19 Ekim 2025

    Aylık Şiir Gazetesi Çıngıraklı Sokak Yeni Sayısıyla Okurunu Selamlıyor…

    10 Ağustos 2025
  • YAZI
    1. Edebiyat Yazıları
    2. Kitap Yazıları
    3. Sinema Yazıları
    4. Tiyatro Yazıları
    5. Müzik Yazıları
    6. Güzel Sanatlar Yazıları
    7. Televizyon Yazıları
    8. View All

    Hüseyin Kalyan Yazdı: Şerif Fatih, Hakikat Yolunda Bir Münzevi

    7 Ağustos 2022

    Gezi – Demet Kurt Güngör: Kurdun Kirpikleri

    29 Haziran 2020

    Şiir Taşı: Toprağın Bağrındaki Nişan

    22 Haziran 2020

    Ertan Mısırlı’dan Bir “Baba” Anı

    20 Haziran 2020

    İÇİ HİKÂYELERLE DOLU KISACIK BİR KİTAP: KALPTEN GELEN ARMAĞAN ve YENİ TOHUMLAR, YENİ HAYAT

    19 Mayıs 2025

    Hüseyin Kalyan Yazdı: Şerif Fatih, Hakikat Yolunda Bir Münzevi

    7 Ağustos 2022

    Erinç Büyükaşık Kitapları Liman Yayınevi’nde…

    3 Şubat 2022

    Burası Henüz Hiçbir Yer – Ferit Sürmeli

    19 Şubat 2021

    Ev Köpekleri ve Çakallar

    12 Temmuz 2025

    FLEISHMEN IS IN TROUBLE

    13 Nisan 2023

    Malcolm & Marie

    20 Şubat 2021

    İlknur Atalkın Yazdı: The Queen’s Gambit

    29 Aralık 2020

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Makamların Efendisi…

    17 Ocak 2022

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Gardiyan’ın Cebindeki Anahtar

    24 Ocak 2026

    BESTE NASIR: UMUDA DAİR: MUTLULUK UMUDUN NERESİNDE?

    3 Ocak 2026

    CEREN AVŞAR’IN ZİHİN İPLERİ’NE DOLANAN ŞİİRLERİ ÜZERİNE

    21 Ekim 2025

    KAYAYI DELEN İNCİR: TURGUT UYAR VE ŞİİRİ

    12 Ekim 2025
  • SÖYLEŞİ
    1. Edebiyat Söyleşi
    2. Sinema Söyleşi
    3. Tiyatro Söyleşi
    4. Müzik Söyleşi
    5. Güzel Sanatlar Söyleşi
    6. Televizyon Söyleşi
    7. View All

    BURÇİN LAÇİN ALTAY’DAN EMRE GÜRKAN KANMAZ SÖYLEŞİSİ…

    4 Ocak 2026

    Faruk Bal’dan Betül Tarıman Söyleşisi

    7 Eylül 2025

    BURÇİN LAÇİN ALTAY’DAN CEREN AVŞAR SÖYLEŞİSİ

    25 Haziran 2025

    Koray  Feyiz’den  Onur Köybaşı Söyleşisi…

    31 Mayıs 2025

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    İsmet Yazıcı’dan Özcan Özcan Söyleşisi…

    1 Mayıs 2024

    Fotoğraf Sanatçısı Özlem Dikel Aksisanat’ın Sorularını Yanıtladı…

    1 Mayıs 2024

    Rabia Çelik Çadırcı Ressam Orçun Çadırcı İle Konuştu…

    31 Mart 2024

    İSMET YAZICI’DAN SETENAY ÖZBEK SÖYLEŞİSİ…

    5 Ağustos 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Yeliz Şenyerli, Şair Hasan Ulaş’la Son Kitabı ‘Ağaçların Gidecek Yeri Yok’u Konuştu…

    16 Ocak 2026

    BURÇİN LAÇİN ALTAY’DAN EMRE GÜRKAN KANMAZ SÖYLEŞİSİ…

    4 Ocak 2026

    İsmet Yazıcı’dan Ergun Kocabıyık Söyleşisi…

    3 Ocak 2026

    Faruk Bal’dan Betül Tarıman Söyleşisi

    7 Eylül 2025
  • ETKİNLİK
    1. Edebiyat Etkinlikleri
    2. Sinema Etkinlikleri
    3. Tiyatro Etkinlikleri
    4. Müzik Etkinlikleri
    5. Güzel Sanatlar Etkinlikleri
    6. Televizyon Etkinlikleri
    7. View All

    Tanpınar, Vefatının 64. Yılında Seyirlik Radyo Programıyla Anılıyor…

    23 Ocak 2026

    KADIN OLMAYI KUTLAYAN TEK FESTİVAL “FEMİNİSTANBUL” 8 YAŞINDA

    18 Kasım 2025

    Şair Çağla Göksel Çakır ve “Ah Mabel” öğrencilerle buluştu

    8 Mayıs 2024

    Şiir Yolculuğu Etkinliği – Turgut Uyar Durağı

    22 Nisan 2024

    Camille Geri Sayıyor

    14 Mayıs 2018

    Ara Güler’in filmi !f İstanbul’da…

    6 Şubat 2018

    Çağrılmadan Gelen, Garibaldi Sahnesinde…

    19 Ocak 2024

    Saatleri Ayarlama Enstitüsü Tiyatro Sahnesinde

    19 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Tanpınar, Vefatının 64. Yılında Seyirlik Radyo Programıyla Anılıyor…

    23 Ocak 2026

    KADIN OLMAYI KUTLAYAN TEK FESTİVAL “FEMİNİSTANBUL” 8 YAŞINDA

    18 Kasım 2025

    Temiz Yürüyüş Etkinlikleri Devam Ediyor…

    31 Ekim 2025

    Şair Çağla Göksel Çakır ve “Ah Mabel” öğrencilerle buluştu

    8 Mayıs 2024
  • YAYINLAR
    1. Kitap
    2. Dergi
    3. View All

    Mehmet İş’in Yeni Kitabı “Erguvanî” Raflarda

    3 Ocak 2026

    Yusuf Ferhat’tan “Hayatın Taşlık Kıyısında” çıktı!

    3 Aralık 2025

    AYDAN AY’DAN YENİ KİTAP: “HARFLERİN FISILTISI”

    2 Kasım 2025

    “Boğaz’da Kara Gölgeler” Raflarda

    2 Kasım 2025

    Kirpi’nin’ Dosya Konusu: “Kemal Sunal”

    18 Kasım 2025

    “ŞİİR VE BARIŞ, KARTALIN KANADINDAKİ GÜNEŞ”

    12 Ekim 2025

    Varlık’ta Bu Ay

    12 Ekim 2025

    Varlık’ta Bu Ay

    10 Ağustos 2025

    Burası Henüz Hiçbir Yer – Ferit Sürmeli

    19 Şubat 2021
  • AKSİSANAT TV
    1. Haberler
    2. Söyleşi
    3. Kitap
    4. Şiir
    5. Programlar
    6. Öneriler
    7. Öykü
    8. View All

    İki Taşın Arası, Duvar’da Yayında…

    6 Şubat 2024

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Anlatamıyorum…

    7 Nisan 2023

    Mavi Gözlü Dev

    7 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Saatleri Ayarlama Enstitüsü Tiyatro Sahnesinde

    19 Nisan 2023

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Murat Batmankaya’dan Okuma Önerileri…

    30 Ekim 2019

    Özgür Çırak’tan Okuma Önerileri…

    27 Ekim 2019

    Aksisanat.com Yenileniyor!

    25 Mart 2023

    Aksisanat Yazarlarından Erendiz Atasü Çalışması…

    25 Ocak 2026

    BÜYÜK KURTULUŞ MÜCADELESİNİN SEMBOLÜ: BERRAK-SU

    24 Ocak 2026

    BİR YAŞDÖNÜMÜ RÜYASI

    24 Ocak 2026

    Gardiyan’ın Cebindeki Anahtar

    24 Ocak 2026
  • BİLGİ BANKASI

    Gülten Doğruyol İncesu

    11 Ekim 2023

    Burçin Maya Çankaya

    25 Mayıs 2023

    BİR ZAMAN YOLCUSU: AHMET HAMDİ TANPINAR

    14 Nisan 2023

    Derya Balcı

    4 Mart 2023

    Abdülkadir Budak

    29 Ocak 2023
AksisanatAksisanat
Home»ANA»BİR YAŞDÖNÜMÜ RÜYASI

BİR YAŞDÖNÜMÜ RÜYASI

adminBy admin24 Ocak 2026Yorum yapılmamış9 Mins Read77 Views
Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email
Share
Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

Demet TUĞRUL YÜCEİL

Kadın; tanrıçaları çileden çıkaran saf, duru güzelliği, tanrıların akıllarını başından alan kıvrımlı hatları, nazlı gülüşü, estetiğin vücut bulmuş yürüyüşü ve zarafetiyle nice destanlara, hikâyelere konu olmuş, uğruna savaşlar çıkarılan, peşinden diyar diyar gezilen, çöllere düşülen, ona kavuşabilmek umuduyla denizler aştıran, dağları deldiren bir hülya prensesi olarak dillerden dillere anlatılagelmiştir.

Evet, güzeldir kadın, özeldir kadın, güçlüdür kadın…

Dünyayı düzenleyen, insanlığı doğuran, donatan, besleyen, yaşamı yaşam hâline getirendir. Ama bir o kadar da çilelidir kadın. Görülmeyen emektir, dile gelmeyen fikirdir… Bitmeyen dertlerin ve acıların pençesinde yaşama tutunandır. Ömrü boyunca yaşamın ondan beklendiklerine yetişmeye çalışırken kendine yetişemeyendir. Kendini tanıyamadan, doğanın kendisine bahşettiği mucizelerin tadını çıkaramadan, kadınlığının keyfini süremeden göçüp gidendir.

Hâlbuki Simon De Beauvoir’in dediği ne kadar doğrudur.

“Kadın doğulmaz, kadın olunur.”

İşte, kadın olmanın bilinciyle kalemini konuşturan birbirinden değerli birkaç kadın yazardan biridir Erendiz Atasü…

Destanların, halk hikâyelerinin, şövalye romanlarının, klasik edebiyatın, erkek bakış açısıyla dile gelen metinlerin anlatamadığı, gerçek kadına dair yazar.

“Hayatın ikincil konuma ittiği cinsimi, kadınları anlamak ve anlatmak için yazıyorum, kadın olduğumu unutmadan yazıyorum. Bin yıllardır susturulmuş kadınların kendi seslerini bulmaya ihtiyaçları var; onlara öğretilenleri tekrarlamaya değil, gereksinimleri; bastırılmış duygularını, düşüncelerini, kıstırılmış yaşantılarını kendi sözcükleriyle, insanlığın ortak bilincine aktarabilmeleri gerek. Bence kadın edebiyatı denen tam budur. Dünyanın tüm kültürlerini etkilemiş ataerkilliğin ilk bakışta fark edilmeyen biçimlerini keşfedebilmek, kavrayabilmek ve metinlere ayan kılabilmek… Ataerkilliği sorgulamaya, dönüştürmeye çabalamak. Bunu edebiyatın zarafeti içinde yapabilmek…”[1]

İşte, Erendiz Atasü’nün sekiz romanından biri olan Bir Yaşdönümü Rüyası Böylesi de böylesi gerçekçi bir tavırla edebiyatımızda kadını ve kadın olma hâllerini tüm gerçekliğiyle ele alan romanlarımızdan biri olarak dikkatleri çekmelidir.

Diğer kadın yazarlarının romanlarından birçok yönüyle ayrılan roman; edebiyat öğretmeni Feride şahsında, kadının gençlik-yetişkinlik ve yaşlılık sürecindeki değişen, gelişen durumlarını, evliliği ve doğurganlık yetisini, çocuk ve anne ilişkisini, özellikle cinselliği yaşayışı ve sorgulayışı üzerinde cesurca durur.

Feride’nin kadın hastalığı nedeniyle rahminin ve yumurtalıklarının çıkarılmasının anlatıldığı, diyalogla iç konuşmanın birlikte verildiği bölüme dikkatinizi çekmek istiyorum:

 

“Endometrit adını verdiğimiz bünyevi bir hastalığınız var. Tedavisi operasyon.

Endo… ne?!

Peki ama, neden?…

Sorun etmeyin. Bu yaştan sonra doğurmayı düşünmüyorsunuz, herhalde. Kırk varsınız, değil mi? Bünyevi hastalıkların her zaman kesin nedenini bilemeyiz. Hor kullanmışsınızdır rahminizi.

Hor. Kullanmak? Kullanmamıştı ki…

Demek çocuğunuz yok! Vah, vah! Peki niçin rahim içi araçla doğum kontrolü yapıyordunuz? Demek gebe kalıyorsunuz da, düşük yapmaya yatkınlığınız var. Peki, neden hamilelik sürelerinizi yatarak geçirmediniz? Yaaa… Demek doktorunuz bunu önermedi… Şaşacak şey… Yazık. Ha, işiniz çoktu… Vah, vah… İşiniz nedir? Demek öğretmensiniz. Öğretmenlerin işi bu kadar çok oluyor mu? (…)

Bilirsiniz, biz kadınları derdi hiç bitmez, hamilelikti, doğumdu, düşüktü, kürtajdı derken, orta yaşta histerektomiler gelir gündeme. Ardından menopoz. Hepimizin başında. Dokuz ay yatarak hamileliğinizi doğumla sonuçlandırabilir miydiniz? Denenebilirdi tabii. Hekiminiz uyarmadı. Keşke başka bir hekime de danışsaydınız. Sosyal sorumluluklarınız vardı. Anlıyorum. Kocanızın kızını evladınız gibi seviyorsanız, mesele yok. Valla, bizim toplumun geleneksel yapısı olduğu için tabii, korunma işini biz hekimler de kadının üstünden düşünüyoruz haliyle.(…)

Bir toz taneciği kadar küçük ve yalnızdı. Ferhat’ın cenazesinde bu kadar ufacık ve çaresiz duyumsamamıştı kendini. Evliliği, dost çevresi, umutlu ülküleri kerpiçtenmiş gibi dağılırken etrafında… Hayır  hayır, o zaman Şirin vardı. Sonra da Sedat. Şimdi, Şirin bile buzlu camın ardında kalmıştı. Dağılan bedeniydi. Kendine acıma huyu Feride de yoktu. Ama… Örselenmiş, aldatılmış, ciddiye alınmamış, kullanılmamıştı. Kimse onu yeterince önemsememişti, kendisi hariç değil…

            Hormon düzeylerinde ani ve büyük bir değişme azalma oldu. Vücut yeni duruma alışana kadar psikolojik sıkıntılar olabilir.

Tümceler bilmediği yabancı bir dilde mi söyleniyor? Kendi halleriyle -umutsuzluk, sevinçsizlik, boşunalık, gün ışığı bile parlaklığını yitirdi, bütün renkler karanlık- ne ilişkisi var bu sözlerin?.. Feride kendi hallerinde kaybolmuş… İçindeki çöküntüyü dışa vurmamak için kendince insanüstü bir çaba harcıyor.”[2]

 

Feride’nin operasyonu sırasında vajinasında fistül oluşur. Ve bu durum hem fiziksel hem de psikolojik açıdan daha büyük bir sorun yaratır.

Erendiz Atasü böylesi bir kadınsal sağlık sorununu romana yedirmeyi ustalıkla başarmıştır. Gelin, metinde bunun izini birlikte sürelim:

“Vücudumdan cansız bir şeymiş, sözgelimi bir binaymış gibi söz ediyorlar.

Bu işlem yapılırken, bazen, binde bir, üreter ya da anal duvara da bir dikiş geçebilir. Anal veya vajinal duvar, on gün sonra bu dikişi atar ve orada nekroz meydana gelir.

Nek… Ne?!.. Nekroze… Ne demek?!..

Vajinayla mesane arasında nekrose dokusunda, bölgenin büyüklüğüne göre bir fistül oluşur.

Yani şimdi, mesanemle vajinam arasında bir delik mi var?

(…)

Çare?”[3]

 

Doktorlar Feride’ye uzun bir tedavi ve istirahat süreci ile vücudun kendini onarabileceğini belirtseler de Feride korkmuştur ve oradaki tek kadının, hemşirenin, elini sımsıkı yakalayarak “Cinsel hayatım ne olacak? diye sorar:

“Sesi isyancıydı. Feride, sesin kendinden izinsiz giriştiği bu protestoya şaşırdı.

Heyetin başındaki kır saçlı adamın sinekkaydı tıraşlı yüzünden belli belirsiz bir hoşnutsuzluğun gölgesi geçti. ‘Canıyla uğraşacağına, neler de düşünüyor, budala! der gibi horgörüyle baktı hastaya. Ya da Feride’ye öyle geldi.

Histerektomiyi izleyen iki ayda ‘coitus’ yani münasebet kesinlikle yasaktır. Eşinize söylenmiştir.

Bana kimse bir şey söylemedi.

Eşinize söylenmiştir.

Heyet şefinin sesindeki yetki tonu iki misli güçlenmişti.

İki aya kadar durumunuz düzelmezse, yeniden görüşülür.”[4]

 

Hastanedeki tedavi süresince ve sonrasında başta hastalığı üzerine düşünmeye başlayan Feride, gün geçtikçe kendisi üzerine ‘Erkeklerden ve çocuktan önceki hayatına dair ‘derin sorgulamalar yapar. Gençliğine ve ailesine dair anıları anımsıyor. Annesinin ömrünce yasını tuttuğu genç yaşta karşılıksız bir sevda yüzünden vereme yakalanıp ölen teyzesini düşünür. Annesinin “Bizi sevdiğimiz erkekler mahvetti. ” cümlesinin peşinden şimdiye kadar hiç aklına gelmeyen anne ve babasının gayet düzgün görülen ilişkisindeki gizemlere düşünsel yolculuklara çıkar.

İlk eşi Ferhat’la, onun genç yaşta vefat eden kendisinden önceki karısıyla hayali hesaplaşmalara girişiyor. İkinci eşi Sedat da dâhil olmak üzere hayatına giren erkeklerle- babası hariç- sevgisiz ilişkiler yaşadığını, yeterince anlaşılıp, önemsenmediğini fark eder:

 

“İnsan bedeni oksijensizliğe 3 dakika, susuzluğa 3 gün, sevgisizliği bir ömür boyu dayanır, gittikçe niteliksizleşen ömürler boyu…”

“Talihsiz bir huyu vardı kadının. Beğenmese de başladığı kitabı yarıda bırakamıyor, sıkıldığı filmden çıkamıyor, bir erkeği terk edemiyordu.”[5]

           

Ve nihayetinde vücudu yıpranmış, yaralanmış hatta eksilmiş bir hâlde olsa da kendi kendini tanımaya, ihmal ettiği kendiyle barışmaya ve ilk gördüğünden beri, mini minnacık ayaklarıyla yüreğinde sevgi tohumları açtıran, onu, sımsıcak sokuluşları ile yaşama bağlayan biricik, öksüz Şirin ile yeni bir hayat kurma yolunda harekete geçmeye karar verir.

Zaman akıp gittikçe Şirin büyür ama doğurmadığı kızını herkesten ve her şeyden büyük çok seven Feride ile birliktelikleri ve sevgi bağları hiç bitmez.

Ve günlerden bir gün Kamuran, yaşdönümü rüyası olarak giriverir Feride’nin hayatına. Çoraklaşmış tarlalarına ansızın incecik bir neşe ve heyecan pınarı gibi süzülür Kamuran’a duyduğu aşk. Genç, taze ve duygu yüklü bir esinti gibi… Ama tüm rüyalar gibi bir gün, bu rüyada hayatın acımasız hakikatine yenilerek gerçekleşmeden sona erer.

Siz Feride ile Kamuran’ın aralarında yaşananları merak edip dururken kadınlığına dair durumlarının öne çıkarıldığı bu kıymetli romanın bir başka yönüne de değinmek istiyorum.

Roman, Feride-Ferhat- Şirin- Sedat ve Kamuran’ın ve onların ailelerinin etrafında gelişse de 70’li yılların sonundan 2025’e dek ülkemizin toplumsal ve siyasal panoramasını arka planda çarpıcı bir biçimde yansıtıyor.

Bir başka deyişle Bir Yaşdönümü Rüyası’nı dönem romanı olarak da okumak mümkün.

Roman, 70’li yılların sonlarında başlasa da Feride, onun ilk eşi Ferhat ve ikinci eşi Sedat’ın geçmişlerine gidişlerin, onların anne ve babalarının hayatlarına ayna tutuşların yaşanmasıyla 1950’lere de yer veriyor.

Roman boyunca Cumhuriyet’in ilk kuşağından, onların çocuklarının (Feride-Ferhat-Sedat’ın) gençlik ve orta yaşlarını içeren 70’ler,80’ler ile Şirin’in ve Kamuran’ın gençlik ve yetişkinliğine denk gelen 90’lar ve 2000’lere kadar geniş bir zaman diliminde yol alıyoruz. Bu yolculuk genelde kronolojik ilerlese de yer yer geriye dönüşlerle ve ileriye sıçrayışlarla destekleniyor. Bu da bizde bir film sahnesi etkisi yaratıyor.

Bu geniş zaman döngüsü, kimi kez anlatıcının kimi kez Feride’nin kimi kez de bu kuşağı temsil eden diğer kahramanların sesinden yankılanıyor.

50 ile 80 arası kuşağı temsil eden Feride, Ferhat ve Sedat; Cumhuriyet’in ilk kuşağı olan ailelerinin ağır, kuralcı ve tüm bunlara tezat olarak romantik idealizmleriyle şekillenen kimliklerinden sosyalist/ devrimci ideolojinin gücüyle sıyrılmaya çalışan kişiler olarak kurgulanıyor. İçlerinde bulundukları ideolojik fikirlerin ve ortamların onların bireyselleşmelerine imkân tanımadığına şahit oluyoruz.

Özellikle tüm yaşamını devrimci fikirlerine adamaktan çekinmeyen, sol ideoloji için canla başla çalışan, hatta bunun uğruna önce tıp fakültesi öğrenciliğinden sonra da biyoloji öğretmenliğinden menedilen Feride’nin ikinci eşi Sedat’ın, güçlü, heybetli kollarıyla simgeleşen koruyup kollamaya hazır babacan erkek tavırlarının altında aslında babasından korkan, anne sevgisinden mahrum kalan ve teselliyi anneannesinin şefkatli kollarında arayan bir oğlan çocuğu yattığını hissedebiliyoruz.

Seksen ile iki bin arasındaki kuşağı temsil eden Şirin ve Kamuran ise ne idealist ne de ideolojik kaygılar taşımayan kişiler olarak önümüze çıkıyor. Onlar için önemli olan tek şeyin bireysellik olduğunu görüyoruz.  Yaşamsal önceliklerinin de özgürlük tutkusu olduğunu anlıyoruz. Onlar için özgürlük, her alanda olmazsa olmazları… Özellikle de cinselliği yaşama özgürlüğü…

Bir zamanlar Feride-Ferhat ve Sedat’ın anne ve babalarının üzerine konuşulması bile ayıp sayılan, utanılan, bastırılan cinsellikle imtihanları henüz bitmemişken Şirin, Kamuran ve arkadaşlarının cinsel tercihlerini özgürce yaşamaları ve bunu çekinmeden ifade edişleri üzerinde duruluyor.

Bu konunun nesiller arası bir çatışma yaşatılmadan kurgulanmasının oldukça dikkatimi çektiğini söylemek istiyorum.

Değerli yazarımız Erendiz Atasü gençleri yargılamak yerine her şey gibi bu konunun da değişmesinin gayet doğal olduğunu düşündüğünü ve zamanın ruhunu yakaladığını hissediyorum.

Yazımı nihayete erdirmeden önce romanla ilgili önemli bir konudan daha bahsetmek istiyorum çünkü dikkatli okurların, yazının başından beri Feride ve Kamuran ismini duyunca Reşat Nuri’nin eşsiz romanı Çalıkuşu’nu anımsadıklarına eminim.

Erendiz Atasü,  edebi yeteneğini kullanarak müthiş bir metinlerarasılığa imza atarak Çalıkuşu Feride’yi modern ve bambaşka bir Feride olarak yeniden kurguladığını söylemeden geçmek bu özel romana haksızlık olur diye düşünüyorum.

Ve yazımı Erendiz Atasü’nün bu konudaki sözleri ile bitirmek istiyorum:

“Çalıkuşu Feride Osmanlı’nın son günlerinde yaşar. Bu kitabın Feride’si ise günümüzde. Aslında yakın toplumsal kesitlerin çocukları ikisi de. Aradan geçen zamanda bu sınıfın kadını, Çalıkuşu Feride’nin çağı için olağanüstü olan kimi göreli özgürlükleri özümsemiş; gene de pek çok kırıklığı var, gene de hayli bastırılmış. Çalıkuşu Feride onca yolculuklara çıkar da iç yolculuklara hiç kalkışmaz. Kendini sorgulamaya yabancı toplumumuzun tipik bir üyesidir. Benim kitabımın çekirdek konusu ise bir kadının iç yolculuğudur.”[6]

 

[1]Erendiz Atasü, Kadınlığım,Yazarlığım, Yurdum 2001

[2]Erendiz Atasü, Bir Yaşdönümü Rüyası, Can Yayınları, 3.Basım S.105-106-107

[3]Erendiz Atasü, Bir Yaşdönümü Rüyası,Can Yayınları, 3.Basım S.108-109

[4]Erendiz Atasü, Bir Yaşdönümü Rüyası,Can Yayınları, 3.Basım s. 110

[5]Erendiz Atasü, Bir Yaşdönümü Rüyası,Can Yayınları, 3.Basım s. 133

[6]BARBAROSOĞLU, Nalan; “Erendiz Atasü ile Söyleşi”, Varlık, 1142, s. 46-49, Kasım 2002: Romanla ilgili söyleşi

Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email
admin
admin

Related Posts

Aksisanat Yazarlarından Erendiz Atasü Çalışması…

25 Ocak 202682 Views

BÜYÜK KURTULUŞ MÜCADELESİNİN SEMBOLÜ: BERRAK-SU

24 Ocak 202667 Views

Gardiyan’ın Cebindeki Anahtar

24 Ocak 2026138 Views
Leave A Reply

Aksisanat Reklam
SOSYAL MEDYADA BİZ
  • Twitter
  • YouTube
EN ÇOK OKUNANLAR
ANA

Aksisanat Yazarlarından Erendiz Atasü Çalışması…

By admin25 Ocak 2026

Aksisanat yazarlarıçağdaş edebiyatımızın önemli isimlerinden Erendiz Atasü’yü odağına alan özel bir çalışmaya imza attı. Platformun…

BÜYÜK KURTULUŞ MÜCADELESİNİN SEMBOLÜ: BERRAK-SU

24 Ocak 2026

BİR YAŞDÖNÜMÜ RÜYASI

24 Ocak 2026

Gardiyan’ın Cebindeki Anahtar

24 Ocak 2026

Güncellemelere Abone Ol

Sanat, haber, söyleşi, tv ve edebiyat dünyası hakkında en son yaratıcı haberleri alın.

Blog Authors
avatar for
Aydın Şimşek
Ayşe Özgür Aydoğan
Berna Olgaç
Burak Tokcan
Çağla Göksel Çakır
Derya Balcı
Engin Turgut
Esra Sağlık
Gönül Ak
Hasan Öztürk
İbrahim Ekrem Keleşoğlu
İsmail Cem Doğru
Koray Feyiz
Mahir Karayazı
Mustafa Ergin Kılıç
Neslihan Yalman
Nil Dilan Karaca
Özge Doğar
Özlem Tezcan Dertsiz
Şerif Fatih
Vildan Çetin
Zerrin Saral
EN SON HABERLER

Aksisanat Yazarlarından Erendiz Atasü Çalışması…

25 Ocak 2026

BÜYÜK KURTULUŞ MÜCADELESİNİN SEMBOLÜ: BERRAK-SU

24 Ocak 2026

BİR YAŞDÖNÜMÜ RÜYASI

24 Ocak 2026
AKSİSANAT
AKSİSANAT

Kültür, Sanat, Edebiyat, Sinema, Şiir, Müzik ve Daha Fazlası Aksisanat.com 'da...

İletişim:
Email: info@aksisanat.com
WhatsApp: +90 545 545 84 00

Son Yazılar
  • Aksisanat Yazarlarından Erendiz Atasü Çalışması…
  • BÜYÜK KURTULUŞ MÜCADELESİNİN SEMBOLÜ: BERRAK-SU
  • BİR YAŞDÖNÜMÜ RÜYASI
  • Gardiyan’ın Cebindeki Anahtar
  • Tanpınar, Vefatının 64. Yılında Seyirlik Radyo Programıyla Anılıyor…
  • Yeliz Şenyerli, Şair Hasan Ulaş’la Son Kitabı ‘Ağaçların Gidecek Yeri Yok’u Konuştu…
SON YORUMLAR
  • Ödül ve Trajedi… için Şiir Rafım
  • BEN’İN EŞSİZ ANLATICISI: CAHİT ZARİFOĞLU için Yılmaz Taşoğlu
  • BEN’İN EŞSİZ ANLATICISI: CAHİT ZARİFOĞLU için Sadık Doğan
  • Tuğçe Yerdelen’den Onurhan Çallar Söyleşisi… için Akun Binance
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube WhatsApp
  • HABERLER
  • AKSİSANAT TV
  • GÜZEL SANATLAR
  • EDEBİYAT
  • SİNEMA
  • MÜZİK
  • ÖDÜLLER
  • ÖNERİLER
  • ETKİNLİK
  • PERFORMANS
  • POPÜLER KÜLTÜR
  • DOSYA
  • ÇEVİRİ
  • SORUŞTURMA
  • SÖYLEŞİ
  • TELEVİZYON
  • TİYATRO
  • YAYINLAR
  • YAZI
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
© 2026 aksisanat.com. Designed by GF MEDYA

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

Sign In or Register

Welcome Back!

Login to your account below.

Robot olmadığınızı kanıtlayın


Lost password?