SELDA AKTAŞ

Sait Faik, biçim ve öz açısından Türk öykücülüğüne farklı bir bakış açısı getirmiştir.

Anlatımındaki yalınlığın yanı sıra yapıtları güçlü bir gözlemciliğe dayanır. Kendini, içinden çıktığı halktan hiçbir zaman soyutlamamıştır. Onların acıları, özlemleri, sıradan yaşamları hikâyelerinin geneline yayılır.

Sait Faik hikâyeleri biçimsel açıdan farklı dönemlere ayrılır. İlk hikâyelerinde gözlenen geleneksel anlayış zamanla değişir, yerini psikolojik ve toplumsal eleştirilerin yapıldığı öykülere bırakır. Varoluşa ait sorunları, bunalımları, çelişkileri ele alır.

Havuz Başı, Sait Faik’in 1952’de yayımlanan hikâye kitabıdır. Yirmi üç hikâyenin bulunduğu kitabında, okuyucuyla dertleşir, kendini anlatır, içini döker gibidir. İç dünyasını açık yüreklilikle yansıtmaktan çekinmez.

Kitaba da adını veren ilk hikâye, insan ve doğa arasındaki ilişkiyi ele alır. Bir bankta oturmuş bekleyen kahramanın iç dünyasında, yaşadığı karşılıksız aşkın yansımalarıyla açılır anlatı. “Sizi bekliyorum, sizi göreceğim; içimde bir şey koşacak. Siz görmeden geçeceksiniz. Ben kederle sevinci duyup dalacağım istediğim âleme. Dünyayı yeniden kederlerle kuracağım. Sonra çarşılardan çarşılara, insan sesleri arasında, her şeyi sizinle kurulmuş bir şehirde dolaşacağım.” (1) Kahramanımız içinde yaşadığı bu aşkın acılarını ve umutlarını bir arada yaşar. Yaşını başını almış olmasına rağmen içinde duyumsadığı heyecanı ve sevinci, yirmi yaşındaki gencin heyecanı gibidir. Bütün duygularıyla yazı uzatmaya çalışsa da kışın geleceğinin farkındadır. “Herkesler geçti, siz geçmediniz. Yüzünüzü göremedim. Bayramım, çocukluk bayramım salıncaksız geçmiş gibi yüzüme yaş doldu.” (2) Umut yerini umutsuzluğa bırakır. Bu paragraf yalnızlığın, ölümün yaklaşmasının belki de pişmanlıkların anlatımıdır. “Soğuktan mı titriyordum yoksa heyecandan, üzüntüden mi bilmem. Havuzun suyu bulanık. Kapının saatleri on ikiyi geçmiş. Kanepelerde kimseler yok. Kimseler âşık olmaz mı bu şehirde? Kimseler, bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi, yüzünü bir dakika görmek için kimsenin.” (3) Kahramanımızın serzenişi hissedilir. Kimsenin kimseyi beklemediği, kimsenin birbirinin yüzüne bile bakmadığı, ilişkilerin uzaklaştığı bir toplumdan örnek verir bize. Modernleşme ve şehir yaşantısı insanları ve sıcak ilişkileri sekteye uğratmıştır.

Tramvayın gıcırtısı kahramanımızın ve okuyucunun dikkatini başka yöne çeker. Ses onu rahatsız eder, iç dünyasından uzaklaştırır. Yanına gelen kadınla adam ona selam verir. Modern yaşamın temsilcisi kahramanımızın davranışları ve bakışları donuktur. Taşradan gelen karı-kocaysa, içten davranışlarıyla geleneksel köy yaşamının birer temsilcisidir.

Hikâye, kahramanın iç dünyası ve yanına gelen insanlarla kurduğu diyalog üzerinden yol alır. Modern yaşamın curcunası içinde insanlar yalnızdır. Dertleşecek, halden anlayacak samimi insanları bulmak güçtür. Hikâyede, Murtaza Çavuş ve karısı Hacer Ana geleneksel yaşamın simgesi olarak öne çıkar. Doğallıkları ve samimiyetleri modern yaşama bir eleştiridir.

“Havuz Başı” iç konuşmalar, sevgiliyle ilgili varsayımlarla devam eder. Kahramanımız, içinde sonlandırdığı hayalle, gerçek hayata tekrar döner ve gecikmeli de olsa parktaki adamın selamını cevaplar. Karı-kocanın diyalogları, çocukça davranışları ve soruları onun dikkatini dağıtır. “Elli yaşında adam, ellisine yakın kadın, fıskiyeler, toplar… Onlar, benden de çocuk. Seni görememenin sıkıntısı dağılıyor, seviniyorum.” (4)

Öykü, genel olarak insanların birbirinin yüzüne bakmamasının, modern yaşamın iletişimi nasıl azalttığının, hayaldeki sevgilinin bile onu görmemek için nasıl yön değiştirdiğinin, ilişkilerin yapaylığının birer eleştirisidir.

“Havuz Başı” dışındaki diğer yirmi iki öykü de yazarın iç dünyasının ve insan ruhunun yansımalarıdır. İçinden hiçbir zaman kopmadığı toplumun bütün duygu ve davranışlarını gözler önüne serer. Yazarın, onu ölüme götüren hastalığını (siroz) ve duygusal iniş-çıkışlarını öykülerinde görmek mümkündür.

 

 

 

1 Sait Faik Abasıyanık, Havuz Başı, İş Bankası Kültür Yayınları, 2022.

2 Age.

3 Age.

4 Age.

Share.
Leave A Reply

Exit mobile version