Felsefe ve Mitoloji İlişkisi

Şerif Fatih

Yazarın şu ana kadar yazılmış 17 makalesi bulunuyor.

İlkçağ Felsefesiyle ilgili geniş bir külliyat var. Bu külliyatı yayımlanan kitapların yanı sıra akademik çalışma metinleri oluşturuyor. Elbette bunların hepsine hâkim olmak oldukça zordur.

            Guthrie Yunan Felsefe Tarihi 1 kitabında Hermann Frankel’den şu sözleri aktarıyor: “Konunun uzmanları tarafından yazılmış devasa külliyatın tamamını itinayla çalışmak elbette kendi başına çok arzu edilecek bir şeydir, ama ben ölmeden önce tamamlayabileceğim bir işe girişeyim istedim.”

Guthrie Sokrates Öncesi İlk Filozoflar ve Pythagorasçılar adlı kitabının Giriş ve Özet kısmında İlkçağ felsefesinin Helen, Helenistik ve Roma dönemlerine dair genel bir çerçeve çizer.

İlk filozofun Thales olduğu fikri ağırlık kazanıyor. Platon’un büyük bir polemikçi olması ilk filozoflar ile ilgili Aristoteles’in aktardıklarını daha çok ön plana çıkarmıştır. Genel kabule göre mitolojik unsurların tamamen yerini akılsal unsurlara bıraktığı ve bu noktada mitostan logosa keskin bir geçiş olduğunun söylenmesi tartışmaya açıktır. Zira ilk Yunan filozoflarında mitolojik unsurlar bazen doğrudan bazen de dolaylı olarak görülecektir. Platon’un şairi devletinden kovması Homeros ve Yunan mitolojisi olmadan gerçek anlamda eksik yorumlanacaktır. Platon devlet ideası uğruna şairi devletinden kovmuştur. Platon’un devletten asıl kovduğu düşüncenin, usun karşısına konumlandırdığı mitos ve inançlardı. Platon’un bu tavrının Homeros’tan bağımsız değerlendirilmesini eksik buluyorum. Yani Platon devlet, toplumun huzuru ve etik uğruna estetiği feda etmiştir. Platon şairin yaratıcılığından korktuğu için onu yok saymıştır.

19.yüzyıla ait olan Sokrates öncesi dönem ile Sokrates sonrası dönem ayrımıyla ilgili önemli gördüğüm bir nokta var. Bu dönemlendirmede gözden kaçan nokta Sokrates öncesi olarak anılan Demokritos ve Sofistlerin Sokrates’le aynı dönemde yaşadıkları ve aynı dönemde farklı felsefi düşünceler öne sürmüş olmalarıdır. Presokratik olarak adlandırılan dönem; Sokratikler öncesi yani Platon ve Aristoteles kastedilerek Presokratikler olarak anılmıştır. Yani buradaki dönemlendirme Sokrates öncesi ve sonrası şeklinde değil Presokratikler şeklinde olmalıdır diye düşünüyorum.

            Aristoteles’te felsefenin başlangıcı merak ve hayrettir. Buradan yola çıkarak mitolojide de insanın merakından ve hayretinden kaynaklanan bir sürü açıklamanın olduğu açıktır. Mısır ve Mezopotamya devletlerinde despotik, otoriter dini yönetim ve rahip sınıfı özgür düşüncenin gelişmesini olumsuz yönde etkiledi. Öte yandan Yunan’da ise merkezi bir devlet yoktur. Bu durum Yunanlı filozoflara ve yurttaşlara yaşadıkları kolonide halk ve yönetimle çatışmaya girdiğinde farklı bir koloniye gidip yaşama hakkı sağlıyordu.

Walter Kranz, Antik Felsefe Metinler ve Açıklamalar kitabının daha girişinde Homeros’u ilk filozof olarak ifade eder. Mitos, logos ve epos kavramları Homeros başta olmak üzere ilk metinlere gidildiğinde üç kavramında “söz, söz söylemek” anlamına geldiği görülür. Burada muthos kavramının daha çok hikâye ederek anlatmak, epos kavramının destansı ve sanatlı bir şekilde söylemek, logos ise daha çok ölçülü söz söylemek olarak yorumlanabilir.

Mitos-logos ayrımı yapıldığında felsefe tarihinde genel olarak şiir ve felsefe ayrımı yapılmış ve net bir şekilde mitostan logosa geçildiği iddia edilmiştir. Fakat felsefenin, şiir zemininde başladığını biliyoruz. Filozof ve şairler retorik bir üslup kullanmıştır. Bu anlamda felsefenin sadece logosa indirgenmesi ve mitosun felsefeden dışlanması; mitostan logosa çok keskin ve birdenbire geçişin öngörülmesi tarihsel ve kültürel değişimlerin belli bir zamana yayıldığı dikkate alındığında, mitostan logosa geçişin iddia edildiği gibi net bir geçişten değil daha makul bir dönüşümden bahsedilebilir. İlk filozoflardan elimizde kalan metinler çoğunlukla şiir şeklinde ve mitolojik unsurlar içermektedir. Homeros her şeyin Okeanos’tan meydana geldiğini söylerken Thales’in arkhe’nin su olduğunu ileri sürmesi birbirinden tamamen bağımsız yorumlanamaz. (Felsefe teriminin ilk kez Thales’ten yüz yıl kadar sonra ortaya çıkan Pythagorasçılar tarafından kullanıldığı söylenir. Thales ve ilk filozof olarak anılan isimler henüz felsefe yaptıklarını bilmemektedir). Ayrıca Platon Theaitetos diyalogunda her şeyin hareket halinde olan şeyler olduğunu söyleyen filozofları sayarken Herakleitos, Empedokles’le beraber Homeros’u da sayar. Yine Platon Protagoras diyalogunda “Sofistlik zanaatı çok eskidir. Fakat eski zamanlarda düşmanlığa sebep olmamak için kimliğini gizlemiş ve saklamıştır. Kimi zaman şair görüntüsüne girmiş Homeros, Hesiodos gibi kimi zaman dini ritüel sahibi karakterlere bürünmüştür.” der. Buradan Homeros’un filozof olduğuna gönderme yapılmıştır. Platon’un başta İon ve Devlet olmak üzere birçok diyalogunda Homeros’a atıf yapılmıştır.

            Homeros’un Odysseia eserinde baş kahraman Odysseus başına gelenlerden aklını kullanarak kurtulmuştur. Yani Homeros’ta sadece mitsel bir yorumlama değil aynı zamanda akla da atıf yapılmıştır.

Alman filozof Schelling üzerine Ömer Naci Soykan’ın bir yapıtı var(Schelling- Yaşamı Felsefesi Yapıtları: MVT Yayıncılık). Soykan kitapta Schelling’in bazı yazılarına da yer vermiş. Mitoloji Felsefesi bölümünde Schelling; mitolojinin felsefenin kökeni ve yaratıcısı olduğunu ileri sürüyor. Mitoloji bütün kültürlerde ilk başta gelir ve kendine has bir gerçeklik içerir. İşte felsefe mitolojiden çıkmıştır. Mitolojinin dili şiirdir ve felsefenin de başlangıcında şiir vardır. Bu noktada mitostan logosa bir geçiş söz konusu değildir, mitolojisin çerçevesinde mitosun logosa dönüşümü söz konusudur. Yani logos kavramının çıkış noktası mitostur. Burada aklın kullanımı bir yöntem değişikliği olarak yorumlanabilir.

Jeager ve Burnet Okumalarından Kısa notlar:

Burnet genel olarak ilk Yunan filozoflarının pozitivist ve bilimsel olarak davrandıkları ve ilk doğa bilginleri olduklarını  ileri sürer. İlk filozofların doğa bilginleri olduğu fikri (physikoi yani doğacılar, doğa araştırmacıları, doğa filozofları) Aristoteles’e aittir. 19.yüzyılın pozitivist ve bilimsel anlayışı metafiziği dışlamış ve ilk filozofları doğa bilimcileri olarak adlandırmıştır.

Jeager’e göre ise ilk filozofların doğa açıklamaları aslında Tanrı açıklamasıdır ve felsefe tarihindeki ilk Tanrı savunmasıdır. Thales’in suyu, Anaksimandros’un apeiron’u ve Anaksimenes’in hava’sı Tanrısal özellik taşır. Bu görüşler Tanrı ile doğayı özdeş ve bir kabul eder. Jeager ayrıca ilk Yunan filozoflarının aynı zamanda teolog olduğunu söyler.

Jeager ilk filozoflar ile Homeros ve Hesiodos arasında benzerlik kurar. Aradaki farkın problemi ele alış yöntemi olduğunu söyler.

            Son kertede Yunan felsefesinin başlangıcında dinsel ve mitolojik unsurların etkisi görülür. İlk filozofların mitolojik problemleri önemli ölçüde tekrar ele aldıkları fakat yöntem olarak düşünsel ve mantıksal akıl yürütmeleri de kullandıkları görülür. Thales’in Dünya’nın sularla çevrili olduğu fikri Homeros’tan beslenmiştir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ