Bülent Tüsen’den Zeynep Gargi Söyleşisi…

1 –  Karikatürle ilk tanışman nasıl ve nerede gerçekleşti ?

Bülent Tüsen

Karikatürle tanışmam çok küçük yaşlarda oldu. Bunda rahmetli ağabeyimin rolü büyüktür. Kendisi benden 13 yaş büyüktü, ben 5-6 yaşlarında iken o genç bir yetişkin olarak okumayı çok severdi. Sürekli eve güncel gazete, kitap ve dergi alırdı. Zamanın mizah dergilerinden Gırgır, Çarşaf, Fırt ve çizgi roman dergileri de her hafta evimize girerdi. Bu dergilerdeki çizimler beni etkileyerek görsel hafızamda yer edinmişti. Yıllar sonra anneciğimin çok değer vererek sakladığı ilkokul yıllarından kalma resim defterlerime baktığımda resim yanı sıra balonlu karikatür örnekleri de çizdiğimi gördüm, hatta zamanın başbakanı Süleyman Demirel’in de bir karikatürünü yapmışım.

2 –  Karikatür sanatçısı kime denir ?

Karikatür sanatçısı ya da diğer bir deyişle “çizer”, temelde resim yeteneğine sahip bir kişidir. Resmin ana hattını oluşturan çizgiler karikatür olması için gülünç olma eğilimindedir. Karikatüre mizah sosu katılmış resim diyebiliriz. Bunun yanı sıra karikatürist iyi bir gözlemcidir. Olayları gözlemleyerek eleştirel bir gözle yorumlar, mizah duygusuyla harmanlar ve eseri ortaya çıkartır. Karikatürü resimden ayıran özelliği mizah olgusudur. Çizer bu yaratım sürecinde nesnel gerçekliği abartarak çarpıtır ki olayın özünü vurgulayabilsin. Bu çerçevede mizahı kullanır. İzleyiciyi olgu üzerinde düşünmeye yorum yapmaya yönlendirir. Karikatürist görsel sanat üreten mizahçıdır. Çizgi yoğunluklu olduğu için grafik mizah da denilebilir. Çizerlerin bir kısmı karikatürün mizahi yanını sözle destekler, konuşma balonu kullanır, kimi çizer de yazısız karikatürle sadece çizgisiyle eserini üretir ki bu da evrensel bir dile sahiptir. Onu anlamak için dil bilmeye gerek yoktur, hatta okur yazar olmaya bile…

3 – Karikatür sanatçılığı doğuştan mı gelir, sonradan eğitimle de karikatür sanatçısı olunabilir mi? 

Temelde sanat yeteneği doğuştan da gelebilir sonradan eğitimle de edinilebilir. Karikatür sanatının temeli resim sanatıdır ve resme yatkınlık bazen doğuştan gelir. Sonradan karikatür sanatçısı olunabilir. Buna yönelik kurslarda nice karikatüristler de yetişmiştir zaten. Bu kurslarda çizerin varolan resim yeteneği içinde çizgi üzerine yoğunlaşarak zihninde yarattığı tasarımını çizgiyle kağıt üzerine dökmesi çeşitli teknik bilgi destekleriyle sağlanır. Bunlar da anatomi, oran, hareket, perspektif, kompozisyon, vb. teknik konulardır. Espri bulma sürecinde de evrensel ve ulusal belli başlı problemlere parmak basarak, abartma, zıtlık, vb olgulardan yararlanılır. Zamanla çizer kendi estetik algısıyla kendine özgü çizgisini ve mizah anlayışını oluşturarak kendi yolunu bulur.

4 –  Bir çizime başlarken, harekete geçmeni sağlayan itici güç nedir ?

Beni etkileyen konu ya da problem her ne ise. Genellikle ülkemizdeki ve dünyamızdaki süregelen problemler. Bu bazen bir kadın cinayeti ya da küresel ısınma, bazen de bir orman yangını ya da virüs olabilir. Olumsuz bir olguya aniden gelişen şiddetli tepki beni harekete geçiren güçtür.

5 –  Neden karikatür çizmeye başladın ?

Haksızlık ve adaletsizliğin yaygın olduğu dünyamızın sorunlarıyla başa çıkabilmek, olumsuzluklara karşı tepkimi dile getirmek ve bir nebze rahatlayabilmek için. Beni rahatsız eden olgular hakkındaki düşüncelerimi görsel yolla diğer insanlarla paylaşabilmek için, ayrıca mizahı sevdiğim için…

Teşekkür ederim…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ