Engin Turgut’un Yeni Kitabı “Ardından” Okuruyla Buluştu…

Engin Turgut’un yeni kitabı “Ardından” raflardaki yerini aldı. Edebiyatist tarafından yayımlanan kitap hakkında Engin Turgut şunları söyledi:

“Yeni kitabım “Ardından” “Edebiyatist” yayınevinin özenli ve özverili çalışmasıyla görücüye çıktı. Sizi görünce pek sevinecek bunu biliyorum. Bir önceki kitabım “Tayf” göz kamaştıran soylu bir ruh için, kanat çırpan küçük kuşlarla bulutlara karışmış bir gökkuşağıydı, esmer bir kuğuydu, buğuydu, derin soldu.

Bu kitaptaysa sitem, sevgi, aşk ve ayrılık var. Bu kitapta sevginin, inceliğin, küsmenin ve incinmenin bütün asil tonları var. Bu şiirler ardına bakmayanların ardında sahici ne kalmışsa kelimelerin üstünü örtmeden mavi yağan yağmur aşkına hüznün dumanıyla yazıldı.

Ince sözlerden fışkıran sevecen bir bakışla, her zaman olduğu gibi yine aşkla yazıldı bu kırılgan şiirler. Bana da yer açar, beni de şairden sayar mısınız? Yeni bir kitabım çıktı.

“Ardından” adlı kitabımı okuyup, ‘ardımdan’ şifalı sözler söylemeseniz de olur.

Her zaman söylerim, öyleyse yeniden, yine söylemeli. Şiirin kardeşliğini hiçbir şeye değişmem. Oyun havaları, şair havaları benden uzak dursun. Şair şairin yurdu olmalıdır diye düşünmüşümdür hep. İyi şiir, az şair. Herkes ‘şiir’ yazabilir, yazsın. Şiirden anlayanlar azdır, olsun. Okumadan yazanlar var, bak işte bu çok fena. ‘Şiirin tanrısı’ ya da ‘tanrıçası benim’ diye ortalıkta dolaşıp, sağa sola üstten bakan, ahkâm kesenlerden hayat çıkmıyor. Şiir ne güzel bir ikram, ne güzel bir iyiliktir. Ne mutlu kendi sesini bulup, sessiz ve derinden gelen ışığın o çalışkan güzelliğine.

Efendim ben kimsesiz hüzünzadelerden Engin efendi. Zeytin ağacının dallarına sarılmış gariplerin rüyasıyım. Çok ayakta kaldım, sıramı bekledim. Bana da yer açar mısınız?

“Ardından” adlı kitabım “söyledim ve ruhumu kurtardım” esenliğiyle kalben yazıldı. “Tayf”ın “ardından” hiçliğin çiçeğine ‘hoşça kal’ demek istedim. Hasret caddesinden veda sokağına taşındım. Hepsi bu!

Not: Kitabımla ilgili şair dostum Haydar Ergülen o enfes kalemiyle evladiyelik bir önsöz yazarak gönlümü mest etti, yeşillendim. Emeğini ve sabrını esirgemeyen “Edebiyatist yayınevinin” genel yayın yönetmeni kardeşim Fatih Ayan’a, kitap kapağının tasarımını üstlenip, çalışmasına zarafetini de katan Gülşah ve sayfa tasarımında kahrımı çeken Ceyda hanım’a teşekkür ederim. Bu kitap bana tam doğum günüme yakın 64 yaş armağanı oldu ve 10 gün sonrası ciddi bir kulak ameliyatı öncesi de moral terapisi gibi geldi, muhteşem bir sevinç sıcaklığı yaşattı. Emeği geçen, kitabımı okuyan herkese minnettarım.

Kitabı edinmek isteyenler için:

Babil.com
Kitapyurdu.com
Edebiyatist.com
Ve birçok internet kitapçısında
satışa sunuldu.
İnternet satış trendine göre
bir hafta sonra kitapçılarda olur.

“Ardından” hakkında Engin Turgut’un da belirttiği Haydar Ergülen yazısı ise şöyle:

Engin Turgut İçin ‘Nefes’

Arkadaşım diye söylüyorum, arkadaşım diye övünüyorum. Çok arkadaşım var mı, yok. Yakın şair arkadaşlarım var mı, var. Bazıları uçtu gitti. Bir de nerde, ne zaman arkadaş olduk ve o aslında nereden gelmişti, görünüşte bazı yerler, tarihler, semtler bunun yanıtı olsa da… Değil! Niye değil, çünkü diyelim ki Engin Turgut, Yeldeğirmeni’nde oturdu uzun zaman, ama Kadıköylü değil! Şiir yazdı, yazıyor ama şair değil! Resim yaptı, yapıyor ama ressam değil! Rakı içti, içiyor ama sarhoş değil!

Vallahi ister klişe sayın, ister arkadaşını nasıl öveceğini bilemiyor deyin, ikisi de kabulüm, ikincisi daha çok kabulüm tabii, Engin Turgut bu dünyada yaşıyor ama bu dünyadan değil! Ezcümle Engin Turgut içimizden biri değil, ikimizden biri değil, bu dünyadan hiç değil!

İki olasılık var, sizinkiyle üç olacak. İlki hepimizin aklına gelen şey, başka bir dünyadan, başka bir gezegenden, öyleyse uzaylı. İkincisi de en az ilki kadar kıymetli, başka bir zamandan, başka bir çağdan, Dıranas’ın demesiyle “Rüzgâr gibi ta eski Anadolu’dan”, Cemal abinin sevmesiyle “Tanrım siz şu uzun Anadolu’yu/çocukluk günlerinizde mi yarattınız?” dizesinden günümüze kalmış olmalı.

Dervişin de mezhebi olmaz, kendisi zaten bir meşreptir diyerek, Engin Turgut’un uzaylı bir derviş olduğunu söylemekten nasıl sevinç duyduğumu da imkânı yok anlatamam! Çünkü dünya mı yenilendikçe eskiyor, eskidikçe mi açgözlü, obur, bencil oluyor ve bizi de kendine benzetiyor, belki de biz onu kendimize benzetiyoruz, o yüzden ‘dünya malı dünyada kalsın’, dervişimiz de uzaydan olsun artık diyoruz!

Engin Turgut, uzay dervişi, uzaylı derviş, dünyaya düşen adam, öyle olunca da bildiğimiz renklerle översek, mavi derviş bir abdal. Yeryüzünde bulunma sebebi de resim yapmak, rakı içmek, şiir yazmak filan değil! Şu kimsenin kimseye gönül indirmediği dünyada, bir nefes olmak.

İnsan, bu dünyada bu çağda, Engin Turgut’la nefes’ alır. Varlığının nedeni arkadaşlık, resminin nedeni göz aydınlığı vermek, şiirin nedeni “gönülden gönüle giden yol gizli gizli”ye yolcu olmak, yoldaşlık etmek, hepsi ve hiçbiri olarak Engin Turgut’un nedeni ise, nefes olmak, nefes almak, nefes vermektir. Bundan “nefes” ne olabilir ki başka?

Haydar Ergülen

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ