Onur Köybaşı Yeni Kitabı PUNK DNA Hakkında Konuştu…

  • 26 Kasım 2020
  • 528 kez görüntülendi.
  • Her kitabının kendini fark edilir kılan bir yanı oluyor. Yeni kitabın da adıyla ve tasarımıyla hem dikkat çekiyor hem de okura bir şeyler vaat ediyor. Bu tılsımın yörüngesini bulabildin mi?

Teşekkür ederim,  farklı olanı yakalamaya çalışıyorum hepsi bu. Gün içinde bir sürü kelime geliyor aklıma “beni şiirine alsana”  diyorlar, bense ezberi bozanlara açıyorum koynumu. Çünkü sayfa da sıkıldı aynı şeyi üzerinde taşımaktan. Çizgiden çıkmaya, haddimi aşmaya meyilim var

  • Underground Şiir hakkındaki görüşlerini dünyadaki ve Türk şiirindeki karşılıkları açısından değerlendirmeni istesek ve kendini bu yelpazede bir yere yerleştirmen gerekirse nasıl bir kurgu seni bulabilir

Underground terimine içerik babında  inanmıyorum, yani bu film, bu müzik, bu şiir… Underground demiyorum. Underground, daha çok nasıl yaptığınla alakalı ve daha çok teknikle ilgili. Türk şiirine bir karşılık arayanlardan değilim, sürekli karşılık arayanlar da bana çok sıkıcı geliyor. Bu benim şiirim hepsi bu.

  • Kitabın içerik tercihleri ve görsel seçimler açısından farklı yanları olduğunu düşünürsek ilginç bir öyküsü de olabilir. Bizimle paylaşmak ister misin?

PUNK DNA, içerik olarak daha çok formları yıkan, beden ve başkaldırı üzerine şölensel bir manifesto. Uzun süredir yapmak istediğim bir şeydi bu. Çünkü ölü sevici, garantici, ticari yayınevlerinin kalkık götlerinden sıkıldım. Onlar hâlâ bir kitap çok satsın diye bir yerlerin bakma durağında, onun bunun mektubunu basmakta ısrarlı. Özgür ve cesur arena tanıyacak birileri lazımdı; bu konuda Şenol (Sub Yayınları) imdadıma koştu.

Kapak görseli için çalışmalarına her zaman hayranlık duyduğum ünlü Fransız sanatçı Joel Person’la çalıştık ve ortaya hem ön hem arka kapak olarak harika görseller çıktı. Kitabın çizimlerini de yakın arkadaşım Sa yaptı. Telefonda ne yapmak istediğimden bahsettim ona bir gecede on tane çizimle karşı karşıya kaldım, harikaydı.  En uygunları kitabın içine aldık. Hem Joel, hem Sa ve SUB Factory’e ayrı ayrı teşekkürü borç bilirim.

  • Okurun giderek derinleşen bir bağ kurduğunu gözlemlemek pek de zor olmuyor. Bu anlamda geleceğe dair öngörülerin neler…

Şu şiirin yakasını bir rahat bırakıp önlerine baksalar, önündekilerin ne kadar işlevsel olduğunun farkında olacaklar. Geleceğe dair bir öngörüm yok, ben şimdiyle yaşıyorum.

  • Şiirinin savaş verdiği pek çok konu içinde önyargı konusu önemli bir yer tutuyor. Şiirinin savaşımlarına sahip çıktığını düşünüyor musun?

Şiirimin sahip çıktığı hiçbir şey yok. O karşı çıkmaları seviyor. Bu yüzden savaşmaktan ziyade sevişmekle ilgileniyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ