Zerrin Saral ile Öykü Zamanlığı‘na Ethem Baran Konuk Oluyor…

  • 06 Kasım 2020
  • 216 kez görüntülendi.

Zerrin Saral, Aksisanat Portal için yazarlarla Öykü Zamanlığı‘nda bir araya geliyor. Öykü Zamanlığı‘nda Zerrin Saral bu defa Ethem Baran’a soruyor: 

Dünya hızla değişirken, sanatın izdüşümü, sanatçının sanatını ortaya koyma şekli de aynı hızla, değişime/dönüşüme uğruyor. Böylesi bir çağda, veri tabanını koruyan, yaratım sürecinize katkı sağlamış, tüm zamanların öyküsü/öykücüsü dediğiniz öykü ve öykücü(-ler) kimler? Bu tercihi, yazınınızda neye/nereye dayandırıyorsunuz? 

Ethem Baran: Dünya hızla değişirken biz de ona yakın bir hızda değişiyoruz. Dünyanın, bilim ve teknolojinin, yeryüzü kültürünün bu denli değişimi sanırım insanlık tarihi boyunca görülmemiş bir şekilde bizim kuşağımıza denk geldi. Elektriği olmayan bir evden, teknolojik tek cihazın radyo olduğu bir ortamdan bugünlere gelen biri olarak yaşadığım değişimi anlamakta ve değerlendirmekte ben bile güçlük çekiyorum. Benim kuşağımın büyük çoğunluğu için geçerli bu. Bildiğimiz, tanığı olduğumuz, içinde yaşadığımız hayatlar günden güne ve akıl almaz bir hızla değişerek yok oldu; önümüze yeni, bambaşka hayat biçimleri kondu. Sanatın yapılış biçimi, ona yaklaşım, yaratım aşamaları; yapıt, alıcı, sanatçı bağlantıları ve bunlar arasındaki iletişim yolları da değişime, dönüşüme uğradı. Derinlik kaygısının, kendine özgü dil yaratma, kendi sesini bulma gibi dertlerin yerini sanat/edebiyat dairesinin dışında tutulması gereken, günümüzün geldiği hıza uygun başka konular aldı. Her gün okuyorum, yeni çıkan kitapları yetişebildiğimce (birçoğunu okumaya ömrümün yetmeyeceğini bilerek) takip ediyorum ve her gün yeni bir şeyler öğreniyorum. Tıpkı yazmaya başladığım çocukluk yıllarında olduğu gibi. Öykü denilince aklımda kalan en eski örnek Sait Faik ve onun “Son Kuşlar” öyküsüdür. Sonra lise yıllarımda Tarık Buğra’nın öyküleri benim öyküye bakışımı değiştirmiştir. Üslup konusunu, dil dediğimiz şeyi bana ilk düşündürten onun öyküleridir. Ardından Selim İleri’nin kitapları geldi. Özellikle Dostlukların Son Günü. Fürüzan, Nezihe Meriç, Tomris Uyar o yaşlardaki en büyük keşfimdi. Çehov, Mansfield, Woolf daha sonra geldi. İshak da öyle. Bir de Marquez. Onun yeri ayrı.

Ethem Baran:

 1962’de Yozgat’ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini Yozgat’ta tamamladı. 1983’te Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, Eğitim Yönetimi ve Planlaması Bölümü’nden mezun oldu. Çeşitli dergilerde öykü, deneme ve eleştiri yazıları yayımlandı.

İlk öykü kitabı Sonrası Ayrılık 1991’de yayımlandı. Onu 1994’te yayımlanan Kurutulmuş Gül Mevsimi izledi. Dönüşsüz Yolculuklar Kitabı (2005 Yunus Nadi Öykü Ödülü), Unuttuğum Bütün Akşamlar (2005), Bozkırın Uzak Bahçeleri (2006), Evlerimiz Poyraza Bakar (2009), Bulut Bulut Üstüne (2011), Zira (2015), Döngel Dünya (2019) adlı öykü kitapları ile Yarım (2008) ve Emanet Gölgeler Defteri (2013) adlı romanları vardır.

Kurutulmuş Gül Mevsimi kitabı ile Türkiye Yazarlar Birliği 1994 Hikâye Ödülü’nü, Dönüşsüz Yolculuklar kitabı ile 2005 Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü kazandı. Son olarak 2020 yılında, Döngel Dünya adlı kitabıyla 66. Sait Faik Hikâye Armağanı’nın sahibi oldu.

ESERLERİ:

  • Sonrası Ayrılık, MEB Yayınları, 1991
  • Kurutulmuş Gül Mevsimi,  MEB Yayınları, 1994
  • Dönüşsüz Yolculuklar Kitabı, İstanbul, Doğan Kitap, 2005
  • Unuttuğum Bütün Akşamlar,  İstanbul, Doğan Kitap, 2005
  • Yarım, roman, İstanbul, Doğan Kitap, 2008
  • Evlerimiz Poyraza Bakar, İstanbul, Doğan Kitap, 2009
  • Bulut Bulut Üstüne, İstanbul, Doğan Kitap, 2011
  • Emanet Gölgeler Defteri, roman, İstanbul, İletişim Yayınları, 2013
  • Bozkırın Uzak Bahçeleri, İstanbul, İletişim Yayınları, 2014
  • Zira, hikâye, İstanbul, İletişim Yayınları, 2015
  • Döngel Dünya, İstanbul, İletişim Yayınları, 2019
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ