Zerrin Saral ile Öykü Zamanlığı‘na Semrin Şahin Konuk Oluyor…

  • 13 Temmuz 2020
  • 361 kez görüntülendi.

Zerrin Saral, Aksisanat Portal için yazlarlara Öykü Zamanlığı‘nda Bir araya geliyor. Öykü Zamanlığı‘nda Zerrin Saral bu defa Semrin Şahin’e soruyor: 

Dünya hızla değişirken, sanatın izdüşümü, sanatçının sanatını ortaya koyma şekli de aynı hızla, değişime/dönüşüme uğruyor. Böylesi bir çağda, veri tabanını koruyan, yaratım sürecinize katkı sağlamış, tüm zamanların öyküsü/öykücüsü dediğiniz öykü ve öykücü(-ler) kimler? Bu tercihi, yazınınızda neye/nereye dayandırıyorsunuz? 

Semrin Şahin: Sanatın evrenselliği, bahsettiğin değişimin en önemli yansımalarından biri bana göre. Hız çağında yaşayan yazarlar olarak bu dönüşümü eserlerimizle ortaya koymaya çalışıyoruz, diye düşünüyorum. İkinci Dünya Savaşının ardından hümanist varoluşçuluğun yükselmesi, Sartre’ın, Camus’nün sanat anlayışlarını bu yönde dünyaya yaymaya başlamaları gibi salgın sürecinden sonra da sanatsal düzlemin değişeceğine, bütün sanat dallarında büyük bir atılım olacağına inanıyorum. Dünya hızlı bir dönüşüm geçirirken yazarında sanat anlayışı gelişmekte ve kendine yeni kapılar açıp, yan yollar inşa etmekte. Değişen dünyanın dinamiklerini önceden algılayıp özümseyen bir yazar imgesini hedeflediğimi de belirtmem gerek bu noktada. Toplumsal olayların analizini yapabilmek sadece sosyologlara özgü olmamalı bana kalırsa. Yazar kuşbakışı bakıp algıladıklarını yeni bir forma kazandırabilme becerisine sahip bu anlamda. Sokaktaki insanın dönüşümünü algılayan yazar bireye dair bir şeyler yazabiliyor, özünde bunu yakalayıp sanatına aksettirebiliyor.

Virginia Woolf ve Bilinç akışı tekniğini kendi sanatım adına başköşeye koymam gerektiğini belirtmeliyim. Onun kadın yazar olarak verdiği mücadele de benim mücadelemle aynı. Feminist litaratürde önemli bir yeri olması, kadınlara yazma konusunda teşvik etmesi ve “Kendine Ait Bir Oda” adlı denemesindeki o unutulmaz cümleler: “Para kazanın, kendinize ait bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın.”

Ben de bu şevkle başladım yazmaya. Kim ne der diye umursamadan. Ardından varoluş mücadelesine girdiğimi fark ettim. Sorgulamalarım değişti. Okuduğum kitaplar yön değiştirmeye başladı. Yaşar Kemal, Oğuz Atay, Yusuf Atılgan, Leyla Erbil, Adalet Ağaoğlu okumaları yaptım. Ardından Batı’ya çevirdim ibremi: Albert Camus “Düşüş”,  Samuel Beckett “Godot’yu Beklerken”, Kafka “Dönüşüm”, Andre Gide “Kalpazanlar”, Sartre “Akıl Çağı”. Okumalar çeşitlendikçe ilgi alanlarım da değişmeye başladı. Latin Amerika Edebiyatı okumalarım arttı ve büyülü gerçekçiliğe doğru yazdıklarımda değişim oldu.

Her okumaya başladığım yazarın bütün kitaplarını okumaya özen gösterdiğimi ve göstermeye devam ettiğimi belirtmeliyim. Kimileri için çok gereksiz bir çaba olabilir belki ama bana göre bir yazarın sanat anlayışını tam olarak anlayabilmek için en iyi yöntem gibi geliyor. Başucu yazarlarım Marquez, Ursula Le Guin, Salinger, Oğuz Atay, Tanpınar, Thomas Bernhard ve Cortazar.

Şu sıralar mitoloji, mitler, efsaneler ve halk hikâyeleri üzerine okumalar yapıyorum. Yazar okuduklarıyla ve yazdıklarıyla sürekli bir gelişim halinde. Bugün öykülerimi yazarken arkamda biriken bu okumalar ve çalışmalar olduğunu biliyorum. Alt yapı doluysa insanın yazdıklarının niteliği de o kadar artıyor. Bu nedenle okuma seçeneklerinin artması, diğer disiplinlerden yararlanma da sanatı besleyen en önemli şey. Bu açıdan bakınca yazar olarak sonsuz bir devinimin içinde üretmeye çalıştığımı söyleyebilirim.

Öneri olarak bir liste yapmam gerekirse eğer:

1. Cortazar Bütün Öyküleri,

2. Leyla Erbil özellikle Cüce

3. Jose Saramago “Ölümlü Nesneler”

4. Adalet Ağaoğlu “Dar Zaman Üçlemesi”

5. Tomris Uyar Bütün Öyküleri,

6. Thomas Bernhard

7. Marquez Bütün eserleri

8. Salinger “Dokuz Öykü”

9. Ferit Edgü “Leş”

10. Oğuz Atay Bütün eserleri

Semrin Şahin:

Uluslararası PEN Yazarlar Derneği üyesi, öğretmen ve iki çocuk annesidir.

Öyküleri;  Sözcükler, Trendeki Yabancı, Öykü Gazetesi, Sarnıç Öykü, 14 Şubat Dünyanın Öyküsü, Oggito, Askıda Öykü, Kafka Okur, İzafi, Çağdaş Yaşam, F dergisi, Lacivert, Patika, Hayal, Kalem, Koridor, Hece öykü, , Öykülem, Deli Kadın ve Edebiyat Nöbeti dergilerinde yayımlandı.

Yazıları Notos, Varlık, Radikal Kitap, BirGün Gazetesi, BirGün Kitap ekinde, Arka Kapak,  Lacivert, Edebiyatist, Roman Kahramanları dergilerinde, edebiyathaber, mevzuedebiyat, edebiyatburada sitesinde ve çeşitli dergilerde yayımlanmaktadır.

Edebiyat Nöbeti adlı edebiyat dergisinin Genel Yayın Yönetmeni olan Semrin Şahin;

 “Öyküden Çıktım Yola” “Ölüm Vardiyası”, “Bir Kadın Varmış, Bir Kadın Yokmuş”, “Kağıt Kaleme Düşünce”, “Mutsuz Aşk Yoktur” ve “Kaynana Şekeri” adlı kitaplarda öyküleriyle yer aldı.

2012 Öğretmen Anıları yarışmasında 1.lik ödülü,

2013  Kaygusuz Abdal Öykü yarışmasında Jüri özel ödülü,

2013 Nihat Akkaraca öykü yarışmasında “Gece Bekçisi” öyküsüyle dikkate değer öykücü ödüllerini almıştır.

Kitapları: Güvercinler Zamanı ( 2013), Kadın Olsanız Anlar mıydınız? (2014), Gece, Kediler ve Sessizlik ( 2017), Vatan Sevdalısı Ömer Seyfettin ( 2017), Yarından da Yakın Mehmet Akif Ersoy ( 2017)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ