Şairin Uzun Saçlı Dizeleri: Repesa…

  • 08 Temmuz 2020
  • 688 kez görüntülendi.

Derya Akar Balcı

“ hep bir şiir sanmıştım seni

Oysa gecenin koynuna uzayan bir şarkıymışsın.”

Şiir; sevginin evrenselliğinde mısralara dökülen sözcüklerde yaşam sürmektir. Kafiye, ölçü, ses akışı, ritim, ahenk unsurları, asonans, aliterasyon, olmazsa olmazı değildir şiirin. Şiirin ruhuna can veren aşktır.

            Repesa’da şiirin ruhu, mısralara dökülen aşkın izleridir. 2. Baskısı Har Yayınları tarafından 2019 yılında yapılan Mazlum Çetinkaya’nın şiir kitabında bir aşkın öyküsüne, bu öykünün mısralarda bir kuşun kanadında ilerleyişine tanık oluyoruz.

            “bir sesin vardı eskiden

            konuşsan kuşları gökyüzüne toplardın

            şimdi bir hikayen varmış”

            Repesa’da, acılardan doğan insan, mısraların alt benliğinde yaşamı sorguluyor, aynı zamanda onunla adeta konuşuyor. Sosyolojik iletilerin yer aldığı mısralarda okur, belki de kendi yarasını görüyor.

            “İnsan, insanın yarasında da büyürmüş, unutma!”

            “ve kimi sevdimse yarasını bana emanet etti” insanı olgunlaştıran yaşadığı acılardır. Merhamet sahibi yüreklerde yeşeren mısralar sevginin çölünde sözcüklerle yaşar; yol alır okurun belleğine doğru. Repesa, sığınılan bir liman, sessizliğin sessizliğinde huzur bulmaktır.

“her şey küçücük parmaklarında

            Tutunduğum sessizliğimmiş”

            “çıkınımdaki acıları toplayıp geldim” acılarla yoğrulmuş bir sevgilinin yanında “ medeniyetin metal zehri namlular/ çocuklara kusacak/ namlular bedenimize” mısralarında günümüz medeniyetinin, insanlığın yaşamına olan etkisini, ruhumuzda açtığı yaraları görüyoruz.

            Aynı zamanda hüznün ve ümidin şiiri Repesa;

            “ateşten dudaklarımızla öpelim

            Ağıtsız bütün kuşları”

Kuşlar özgürlüğün sembolüdür. Gökyüzünde ağıtsız kuşlar, yeryüzünde ağlamayan anneler yaşasın. İnsanlar hayal kırıklıkları yaşamasın dileği içimizi acıtır; “ vardığım yerde/ ya bir hayat kırılmıştır ya da bir hayal kırık”.

            “dediler: yaşamak için bilet kalmamış” her insanın yaşama hakkının vardır fakat bir aşkın, platonik dünyasında yaşamak zordur. “ve neden severiz ki hep” sorgulamalar başlar bu dünyada. Sevgisiz yaşamanın mümkün olmadığı bir varoluşa sahip olan insan, birey acılarını bile teslim edeceği bir sevgili arar durur. Acılardan, hüzünden doğan bir şiirdir Repesa. Acıların, acılara emanet edildiği, yaraların yeni yaralar açtığı.

            “dudaklarımda tamamlanmamış bir yara

            Anne sütü ister şimdi

            Tüm acıların kenarı”

            Yerleşik hayatın temel yasasıdır kök salmak, bir yurt edinmek. Belki bir yürek, belki toprak parçası. Yaşamın amacı, bir yerlere ait olduğunu hissedebilmektir; ait olmaktır.

            “ahh Repesam uzun saçlı dizem

            …

            Dalsızlığım, köksüzlüğüm

            Tutamaz toprak, uzatır döşüne beni sonunda

            Bir boşluk gibi yalnızca uçurumlarda sallanan”

Varoluş mücadelesi her şeye rağmen devam ederken bu dünyada, yaşamda aşkın gücüne her daim inanılır. Ümit hep vardır. Çocuklar var oldukça, kuşlar özgürce gökyüzünde süzüldükçe güzellikler olmaya devam edecektir. İnsanın arayışı devam edecektir. Her terk ediş yeni bir başlangıçtır; ümittir; hüznü içinde barındıran yaşama sevincidir.

“kimse kimseyi terk etmedi

Benim kendimi terk ettiği kadar…”

Mazlum Çetinkaya, Repesa, Har yayınları, İstanbul, 2019 2. Baskı

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ