Menekşe Toprak’tan Kitap ve Film Önerisi

  • 20 Mayıs 2020
  • 136 kez görüntülendi.


Editör: Göksu N. Çakır

Son Adım, Ayhan Geçgin


Son Adım’da Alisan’ın hikâyesi eşliğinde, yabancılaşmayı ama bir yandan da Türkiye gibi bir toplumda yabancılaşmanın imkânsızlığını okudum ben. Yaşadığı yerde tam yerli olamamış; ailesinin kökenine ve terk ettiği coğrafyaya bağlanamamış, uyumsuz erkeği anlatır Son Adım. Romanın en önemli özelliği ise dili ve anlatının sahiciliği elbette.


 
Saygı Duruşu, Siegfried Lenz


Siegfried Lenz bana göre tadına vara vara yazan ve bunu okuruna da hissettiren bir yazar – ki ben de onun sakin ama derinlikli metinlerini seviyorum. Bu metinlerden biri de Saygı Duruşu adlı novellası. Bir öğrenciyle öğretmeninin arasındaki yasak aşk ilişkisinin anlatıldığı bu kısacık romanda, sevdiği kadının ölümüne tanık olan lise öğrencisi bir gencin yasak aşkını sessizce hatırlayışına, ağırlayışına ve uğurlayışına odaklanır.

Deniz, John Banville


Sakin bir anlatıma sahip olup derinlerde kaynayan diğer bir roman ise John Banville’in Deniz adlı romanı.  Eşinin ölümünün ardından, çocukken ailesiyle birlikte gelmiş olduğu bir koyda deniz kenarına çekilen Max Morden çocukluğun travmalı anılarıyla baş başa kalır. Romanda dil aracılığıyla yaratılan dünya, hele deniz atmosferi eşsizdir. 

Behçet Çelik, Dünyanın Uğultusu:


Behçet Çelik sadece iyi bir öykücü değil, yıllar önce okumuş olduğum Dünyanın Uğultusu romanından da yola çıkarak diyebilirim ki, iyi de bir romancıdır. İlk olarak Can yayınları tarafından piyasaya çıkarılan romanı İletişim yayınevi yeniden bastı. Dünyanın Uğultusu, işsizliği, aşkı, aşkta bir başkasına sığınma çabasını anlatır ki, bu romanda da benim için en önemli kıstas eserin dili.

Seray Şahiner, Antabus

                                                                
Toplumun, dönemin ve dertlerinin edebiyattaki yansısını önemsiyor ve çağdaşım yazarların toplumsal meseleleri roman kahramanları aracılığıyla kişiselleştirme yöntemlerini izlemeye çalışıyorum. Seray Şahiner’in Antabus adlı romanı, kadına yönelik şiddet bağlamında hem özgün dili hem de şiddete şiddet görenin gözüyle itiraz etmiş olması sebebiyle önemli bir eser. Romanı değerli kılan en önemli kıstas benim için yazarın dili, yarattığı atmosfer ve hikâyenin özgünlüğüdür elbette.

Beş Film:

Duvar (Die Wand), Julian Roman Pölsler


Kentli bir kadın bir dağ evinde, görülmeyen bir duvar tarafından dünyanın geri kalanından koparılır. Kadın bir kedi, bir köpek ve bir inekle birlikte baş başa kalır. Kadın doğanın kanunlarına baş eğerek, bazen de onunla mücadele ederek yaşamayı öğrenir ta ki, eli silahlı bir adam ortaya çıkana kadar. Avusturyalı yazar Marlene Haushofer’in aynı adlı romanından uyarlanan filmde doğadaki zamanın geçişi, ışık sesler birer sinematografik şölen niteliğindedir.


İşe Yarar Bir Şey, Pelin Esmer, 2017


Pelin Esmer’in senaryosunu yazar Barış Bıçakçı ile birlikte kaldığı ve aynı zamanda yönettiği  “İşe Yarar Bir Şey”, şair bir kadın, ölmek isteyen yatalak bir adam ve adama ölümcül iğneyi yapmayı üstlenmiş olan genç bir hemşire kadının etrafında örülü, bir çeşit yol hikâyesi.  Filmde tren, edebiyat, hayat, şiir, ölüm, sinema iç içe, yan yanadır.


    
Yaban Çilekleri, Ingmar Bergman, 1957


İsveçli yönetmen Ingmar Bergman’ın 1957 yapımı “Yaban Çilekleri” filmi, yetmiş sekiz yaşındaki bir adamın gözünden yalnızlığı, özlemi, gençliğe bakışı anlatır. Işığıyla, diliyle, her baktığımda bende yazma isteğini çoğaltan ender yapıtlardandır Yaban Çileği.

Ahlat Ağac,Nuri Bilge Ceylan, 2018


Nuri Bilge Ceylan’ın en sevdiğim filmidir Ahlat Ağacı. Yazdığı kitabı bastırmak için para biriktirmeye çalışırken, babasının borçları, sorunları ve utançlarıyla karşılaşan Sinan’ın hikâyesi eşliğinde taşra kültürünün özüne iner Ceylan. Film baba-oğul ilişkisine dair çarpıcı bir hikâyedir de aynı zamanda.


Başkalarının Hayatı, Florian Henckel von Donnersmarck, 2006


1980’lerin Doğu Almanya’sında, gizli servis örgütü Stasi’nin muhalif sanatçılar üzerinde kurduğu baskıyı anlatan Başkalarının Hayatı, türünün en iyi yapıtı bana göre. İstihbarat elemanı Yüzbaşı Wiesler gizlice dinlemeye aldığı sanatçıların hayatlarına dokundukça, müziklerini dinleyip şiir ve romanlarını okudukça saf değiştirir, onların koruyucusu haline gelir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ