Önder Çolakoğlu, Erkan Karakiraz’a Sordu…

  • 27 Mart 2020
  • 347 kez görüntülendi.

Önder Çolakoğlu:

Metinlerarasılık… Çok moda (modası hiç geçmeyecek!) çok sık duyduğumuz bir kavram. Julia Kristeva “Metinlerarasılık’’ sonsuz bir süreçtir ve her metin bir alıntılar mozaiği gibi oluşur.” der. Modern ve hatta postmodern şiirin poetikasında metinlerarasılık; önceden yazılan şiirlerle, yeniden kurulacak olan ilişkiyi, geleneği dönüştürmeyi ve geleneğin yeniden üretilmesini öngörüyor. Tam da burada Harold Bloom ise, “Gelenek sadece nesilden nesle bir geçiş ya da yumuşak bir aktarım süreci değildir; aynı zamanda geçmişteki deha ile şimdiki yönelimler arasında bir çatışmadır.” diyor. Ama bu çoğu kez yeni yazılan şiirin ses, müzik, yapı ve biçimsel açıdan daha önceki herhangi bir şiiri anımsatma-hissettirmesinin  son zamanlarda arttığını görüyoruz. Aynı biçim, aynı yapı, aynı ritm hep. Esinlenme, çalıntı vs. kavramsallarla bunu açıklamak kolaycılık belki, bu açıklandığında bu durumu metinlerarasılık kavramına bağlayıp, işin içinden sıyrıldığını görüyoruz şairin. Yani bir anlamda “yeni şiir” oluşturabilme sürecinde metinlerarasılık bir can simidi. Ya da tuzak mı? Bunun için ne düşünüyorsun? Metinlerarasılık sonsuz bir süreç mi? Türk şiirinde yeni soluklanmalar ve yeni devinimler için ayağımıza vurulmuş bir pranga mı?

Erkan Karakİraz:

Metinlerarasılık uygulama çerçevesinde ele aldığımızda ilk örneklerden itibaren edebiyatın içinde; yeni bir unsur değil; sadece kuramlaşması -göreceli olarak- yeni. Şiir yapma/yazma edimi üzerinden konuşacaksak; metinlerarasılık, şiiri oluşturan unsurlardan, yoklanan olanaklardan yalnızca birisidir, diyebilirim. Yazılmakta/yapılmakta olan şiir, günümüzde, geçmişe oranla daha donanımlı okurları ve elbette şiir yazanları gereksiniyor ve bu da şiir yazanla okur ilişkisinde güçlü bir seçenek olarak vücut buluyor. Adı geçen unsurdan, şiirin hacmi, içeriği, izleği ölçüsünde, tamamen olanağın kendisine yaslanarak ya da ondan çok daha küçük oranlarda, sadece şiire sağlayacağı katkı ve yeni bir soluk/ses getirmesi bağlamında yararlanmak mümkün.

İlk seçenek, yani şiiri tamamen metinlerarasılığın olanaklarına yaslanarak çatmak, içerisindeki gönderme yapılan her bir metni bilen, tanıyan, üstüne üstlük göndermenin/anımsatmanın hangi amaçla yapıldığını anlayıp şiire katkısını çözümleyebilecek muhatap bulunabilmesi açısından zorlayıcı ve çoğu örnekte kuramın kullanım amacının belirsizliğinin getirdiği zaaflar düşünüldüğünde, belki de kolaycı bir seçenek olarak görünüyor. Gelenekle ve şiir yazanla aynı dönemde yazılan her türden metinle kurulan bağın bir sorunsala dönüşmesinin önünü açan, kuramın sözünü ettiğim nedenlerle zorlayıcı ve kolaycı hale gelmesi. Sözünü ettiğin çatışma ya da tuzak halini alma, bu ilk seçenekte çok daha belirgin ve görünür.

İkinci seçenek, yani şiirde kuramdan sadece sağlayacağı katkı ve yeni bir soluk/ses getirmesi bağlamında yararlanmak ise yazarın kendi metnini ilk yaklaşımdan çok daha fazla önemseyip kolladığı bir alana işaret ediyor ki metinlerarasılıktan yararlanmak istediğimde kendi adıma bu ikincisini benimsediğimi söylemeliyim. Bunun nedeninin, ilk seçenekteki yoğunluğun, tek başına canlı/etkin/devingen bir yapı sürdürmesi gerektiğini düşündüğüm şiirin, dikkat kesilinen metin içre metinlerle, belli belirsizce arzuladığım yapıdan ve sonuçtan uzağa düşebileceği endişesi olduğunu tahmin ediyorum.

Diğer yandan şiiri yazan tarafından herhangi başka bir metinle ilişkilendirilmemiş olsa bile yakın okumalara girişen tetikteki yaratıcı okurun şiirdeki herhangi bir unsuru metinlerarasılık bağlamında ele aldığını, kimi zaman da karşılaştırmalı okumalara giriştiğini gözlemleyebiliyoruz. Bu patolojik sonuç, yazanı, onun endişelerini, özeleştiri mekanizmalarını,  ve tabii okurun metinle kurduğu ilişkiyi de aşarak edebiyat eleştirisi alanına da sirayet edebiliyor.

Belki de kurama, yazanın geçmişten bugüne yazılagelen her türden metinden -günümüzde buna sosyal medya diliyle yapılandırılan metinler de eklenmiştir- kendini soyutlamasının imkânsızlığının, sınır olgularla yüz yüze gelmenin sonuçlarına bakarak şiir yazmanın önüne geçtiğini görmeye çalışarak yaklaşmakta fayda var. Ne ki ister kuramla ilişkilendirilmiş ister ilişkilendirilmemiş olsun şiirde yeni ve bakir alanlar hep vardır ve hep olacaktır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ