Dergiler Arasında Gezinirken…

  • 26 Ocak 2020
  • 177 kez görüntülendi.

Mustafa Sezer

Daha Orlando’nun adının nereden geldiğini, neden bir Türk edebiyat dergisine Orlando adının verildiğini sorup da cevabını alamadan; Orlando, Veronika’ya evrildi. Yine aşağı yukarı aynı kadro, yine aynı baskı düzeni ve yine aynı ebat söz konusu Veronika’da. Editörün notu olarak da; Veronika’nın birinci sayısının bize arz edilmesi ile duyulan heyecan ve gurura, her ne kadar yeni bir isim altında çalışılmış olunsa da billur bir pencerenin her daim Orlando’nun esrarengiz bahçesine açılacağına ve Veronika’nın sağlam temelli, modern yaklaşımlı ve samimi duygularla bezeli bir ev olduğuna dikkat çekilmiş! Orlando’nun sımsıcak edebi tutumundan yola çıkılarak; bu evin kapılarının her okura, şair/yazara, sanatseverle sanatkâra açık olduğu da ayrıca vurgulanmış… Ne diyelim; en azından Veronika’ya, edebiyat dünyasında, uzun soluklu bir ömür diliyoruz!

Gereksiz beklentilerin peşine düşerek kendimizi kandırmak yerine; 2020’nin bize daha çok edebiyatla sanat getirmesini ve/veya kendimizi gerçek dost olan sanatla edebiyatın tüm alanlarına kaptırmayı dileyelim. Böylesi daha kolay ve daha akılcı çünkü… Evet, Orlando’da olduğu gibi Veronika’da da onlarca şair ve yazarla bizi karşılayan ekipten; Sadece Şiir’in ikinci sayısına geçiyoruz. Bu kez mor olarak elimize alıyoruz dergiyi. Adına sadık kalarak Fazıl Hüsnü Dağlarca, Süreyya Berfe, Neşe Yaşın, Karin Karakaşlı ve Umay Umay; yani gerçekten de “Sadece Şiir” diyor dergi. Neredeyse Veronika kadar kalabalık kadrosuyla; Sadece Şiir, içimizi ısıtarak aydınlatan kimliğiyle ‘buradayım’ diyor bir kez daha!

Kıyı’da… (Keşke Kıyı da bizimle olsaydı şimdi?) Derginin, bu sekizinci sayısı ve kapakta Özdemir Asaf’ı görüyoruz. Özdemir Asaf; tam edebiyatı yeni yeni öğrenip sevmeye başladığım bir yaşta kaybettiğim, kaybettiğimiz ama hiç olmazsa İlhan İrem sayesinde ve bir nebze de olsa tanıyabildiğim bir isimdi başlarda. 

Derginin 32 ve 33. sayfalarında Cemre Kılıç, doyurucu bir biçimde ondan bahsediyor. Yine sayfa 36 ve 37’de Yağız Yılmaz da Özdemir Asaf’a dair düşüncelerini “Lavinia” üzerinden aktarırken bize; arka kapak da hem bu şiire, haliyle Özdemir Asaf’a ayrılmış yine… Bunun dışında Arif Nihat Asya ve Ataol Behramoğlu ile başlayan sayfalarda; birbirinden farklı ve güzel yazıyla şiir mevcut.

Bundan önceki yazım, aynı zaman da ilk yazımdı ve bu ilk yazıda, Edebiyat Nöbeti’nden uzun uzun bahsederek; Samsun/Bafra’dan edebiyat dünyasına katılan ve yeni bir soluk getiren derginin can damarı Celâl Karaca’ya, sağlık sorunları nedeniyle ‘geçmiş olsun’ demiştik!..Aradan aylar geçti ve bu ikinci yazı sırasında Celâl; yine sağlık sorunları yüzünden, bir ara bizden uzak kaldı. Haliyle tekrar ‘geçmiş olsun’ diyoruz kendisine ve bundan sonraki yazılarımızda en azından; sağlık değil de edebiyatla sanata dair şeyler için bizimle olmasını diliyoruz kendisinin!

Yine ilk yazıda; bizi kırmayarak çağrı/ricamıza anında dönüp Sözcükler’in 81. sayısını bülten olarak bizimle paylaşan Turgay Fişekçi/Turgay Ağabey’e teşekkür etmiştik! Bu teşekkürü yineleyip tazelemek isteriz zira; Turgay Ağabey, bu kez 83. sayısını paylaştı bizimle Sözcükler’in. Derginin sayfalarına şöyle bir göz gezdirdiğimizde; Şavkar Altınel, Oğuz Demiralp, Malcolm Bradbury, Joseph Heller, Eray Canberk, Turgay Fişekçi, Cevat Çapan, Süreyya Berfe, Ahmet Telli, Emel Kaya, Yang Lian, Fadime Uslu, Aynur Türk ve Gökçenur Ç.’nin adına da rastlıyoruz. Sadece Şiir gibi Sözcükler de moru tercih etmiş kapakta bu sayı…

Az önce de vurguladım; yeni bir yıla girdik. Yıllar peş peşe ama artık hızlı bir biçimde geçerken ( bana öyle geliyor ama sizi bilmem?); birçok sebepten dolayı daha gerçekçi oluyor insan. Olmak zorunda kalıyor ki; böyle gerçekçi yanımızı, biraz da bu doludizgin geçip giden yıllara borçluyuz? Bu akıp giden zaman içinde yapılabilecek en doğru davranışlardan biri de; edebiyatla sanatın ve kitapların güvenli limanına sığınmak, kısa bir süre de olsa oraya demir atmak değil mi? Geçmiş ve gelecek yılların olanca hızından doğabilecek zararları, böyle de atlatabileceğimizi görmeliyiz artık!

Edebiyat ve sanatla kalın…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ