Zerrin Saral ile Öykü Zamanlığı‘na Feryal Tilmaç Konuk Oluyor…

  • 14 Aralık 2019

Zerrin Saral, Aksisanat Portal için yazarlarla Öykü Zamanlığı‘nda Bir araya geliyor. Öykü Zamanlığı‘nda Zerrin Saral bu defa Feryal Tilmaç’a soruyor: 

Dünya hızla değişirken, sanatın izdüşümü, sanatçının sanatını ortaya koyma şekli de aynı hızla, değişime/dönüşüme uğruyor. Böylesi bir çağda, veri tabanını koruyan, yaratım sürecinize katkı sağlamış, tüm zamanların öyküsü/öykücüsü dediğiniz öykü ve öykücü(-ler) kimler? Bu tercihi, yazınınızda neye/nereye dayandırıyorsunuz? 

Feryal Tilmaç: Bizler yaşadığımız yıllarda dünya üzerinde gerçekleşmiş önemli değişikliklere tanık olmuş bir nesildeniz. Keşifler, icatlar, teknolojinin ilerlemesi, dünya dışıyla temas edilmesi, savaşlar, değişen sınırlar, parçalanan ve yeni kurulan devletler, değişen, yok olan ya da yeniden yorumlanan ideolojiler, yükselen ya da gücünü kaybeden olgular, değişen bir değerler hiyerarşisi tanık olduklarımızdan ilk sıralayacaklarım olur sadece. Ayrıntılarıyla kategorize etmeye çalışırsak yaşadığımız değişiklikler derli toplu aktarılamayacak denli fazladır belki de.

Sözkonusu gelişmelerin dünyayı kendi özgün bakışıyla yorumlayan tüm sanatçıları, özelde edebiyatçıları derinden etkilememesi olanaksız bakınca. Üzerimize sürekli yeni hikâyelerin, trajedilerin, heyecanların boca edildiği bir çağdayız. Öykücüler özelinde bakarsak, aslında doğrusu ben bunu tüm kurmaca yazarları ve şairleri içine alacak şekilde edebiyatçılar diye genellemeyi daha doğru buluyorum, tarihin akışını yansıttıkları, bir anlamda kaydını tuttukları için, yazarların ve şairlerin olan biteni kendi sanatına en fazla yansıtan grup olduğunu düşünüyorum.

Hızlı değişimin olumlu ve olumsuz yanları var elbette. Gümbür gümbür akan zaman bunca ilginç olguyu önümüze sererken, hikâyelerimiz, söylediklerimiz ne ölçüde ilgi çekmeye devam eder, kim durur da dikkatini verir anlattıklarımıza bilemiyorum. Çağın karmaşıklığı bir yalnızlık sanatı olan okumaya ne kadar fırsat tanıyor, alan açıyor bunu da bilemiyorum. Bana kalırsa zamanın ruhu gereği kurmaca yazarının ilgiyi anlattıklarında toplayabilmesi git git daha güç olacaktır.

Olumlu yanına gelirsek -bunda hepimiz hemfikirizdir sanırım- bilgiye çok kolay ulaşılabilmesi, dünyanın geri kalanıyla sürekli iletişimin mümkün olması, beraberinde olağanüstü bir malzeme bolluğunu da getiriyor. Bu çağda ne anlatsam, neden söz etsem diye konu sıkıntısı çeken kurmaca yazarları pek olmuyordur sanırım. Hatta bu çeşitliliğin, dolu dolu akışın içinden ciddi ve kararlı bir ayıklama işlemiyle çıkılabilir ancak gibi geliyor bana.

Tüm bu öne sürdüklerimin ışığında elbette özgün yazarlar daima cazip olma durumlarını koruyorlar. Çünkü edebiyatta anlatılan hikâye kadar onun nasıl anlatıldığı da önemlidir. Yazmak zihinsel iradenin önemli olduğu bir edimdir, fakat ruhsal yanı da en az o kadar, belki daha da fazla önemlidir. İnsanı insan yapan en önce duygu ve düşünceyse, çağ ne kadar değişirse değişsin anlattıkları içimizde karşılığını bulan tüm yazarları vazgeçilmez buluruz. Yapıtlarını yüzlerce yıl önce kaleme getirmiş olmaları dahi bu gerçeği değiştirmez.

Geniş yelpazede okuma yapan bir okurum. Ülke edebiyatları, türler, içerikler açısından oldukça çeşitli, sistematik olmaktan çok zevkim doğrultusunda izlediğim bir okuma rotam vardır. Soruşturmanızın Türkçe edebiyatta öykü konusuna yakından bakmak istediğini düşündüğümden, özellikle o konudaki değişmeyen tercihlerimden söz etmeliyim diye düşündüm. Benim de zaman, çağ, dünya yani dışsal etmenler ne kadar değişirse değişsin, zevklerim, düşüncelerim, duygularım, yaşım yani ben, yani içsel etmenler ne kadar değişirse değişsin vazgeçemeyeceğim yazarlarım var herkes gibi. İsimler vermekten imtina ederim çünkü dediğim gibi bu yazarlarım da her anlamda çok çeşitlidir. Birini söylesem diğerinin hatırı kalacakmış gibi hissederim. Yine de söylemek gerekirse her okuduğumda aynı tazeliği hissettiğim, tüm değişkenlerden bağımsız sevdiğim, seçtiğim yazarlarım Sait Faik, Leylâ Erbil, Yaşar Kemal ve Selim İleri’dir.

Feryal Tilmaç:

Adana’da doğdu. Adana Anadolu Lisesi’ni ve Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümünü bitirdi. Öyküleri, denemeleri, çevirileri çeşitli dergi, gazete ve dijital platformlarda yayınlandı. Trilobis adlı öyküsü 2006 Altkitap Öykü Ödülü’ne değer görüldü. Mevt Tek Hecelik Uyku yazarın 2007’de Okuyan Us Yayınevi tarafından yayınlanan ilk öykü kitabıdır. Öyküleri yurtiçi ve yurtdışında çeşitli antolojilerde yer aldı. İkinci öykü kitabı Aradım Yaz Dediniz 2009 Sait Faik Hikâye Armağanı’na değer görüldü. Esneyen Adam adlı öykü kitabı 2013 yılında YKY tarafından yayınlandı. Sen Yabancı Değilsin yazarın dördüncü öykü kitabıdır. 2008 yılından bu yana çeşitli kurum ve kuruluşlarda yazı ve okuma atölyeleri yürüten yazarın tüm kitapları İthaki Yayınları tarafından yayınlanmaktadır.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ