Burhan GÜNEL; SONSUZ AŞKIM HATAY

  • 22 Kasım 2019

Yonca Yaşar

2006 yılında Heyyamola yayınlarından çıkan “SONSUZ AŞKIM HATAY”, doğup büyüdüğü topraklara aşık, Akdeniz sevdalısı  Burhan GÜNEL’in yaşam öyküsünün tarihle  harmanlandığı 301 sayfalık bir eser.

“Akdeniz”,”Sonsuz Aşkım  Hatay” , “Göbek Bağıyla Bağlandığım Topraklar”, “Kürkçü Dükanı”, “Doğa Harikası Tarih Zengini Bir Ülke”, “Barbarları Beklerken” başlıklarında yazılan kitap, Doç.Dr. İsmail Güzelmansur’un “Hatay Resimleri “ arşivini oluşturan fotoğrafları eşliğinde sizi Hatay özelinde  Akdeniz’de bir kültür gezisine çıkarıyor.

Günel’e göre;“Benden önce yaşayanlar ve etimle, kemiğimle, düşüncemle, duyarlılığımla beni var edenler tarafından bana aktarılmış, giderek bağışlanmış bir zenginliktir; kısacası uygar olma, insan olma, kendini, insanını ve yurdunu sevme bilincidir”, Akdenizlilik.

Öğrenim ve işi sebebiyle uzun yıllar boyunca çocukluğunun anavatanı Akdeniz’den ayrı kalan Burhan GÜNEL dağ, ova ve masmavi denizine yayılan  anılarını ziyaret ederken aile bireyleri ile yüzleşiyor, ilk gençlik aşkını arıyor bıraktığı yerde. Çocukluğunun sokaklarından, yüzlerce yıl önce yaşamış medeniyetler, efsaneler, tarihi bilgilerle  birlikte  geçiyor.

Kitaba ilişkin 2009 yılında Ezgi Umut’la yaptığı söyleşide, derin bir aşkla bağlandığı coğrafyanın kaderini anılarıyla özdeşleştirdiğine vurgu yapıyor. GÜNEL. “…. Diyorum ki çocukluğumda geçirdiğim o masum dönemdeki –çocukluk çok masum dönemdir- çirkin saldırılar, o örselenmeler,çocukluğum kadar masum olan bu bölgenin de başına gelmiş ve bin yıldır sürüyor. Yani benim çocukluğum nasıl örselenmişse Hatay ve çevresindeki topraklar da öyle örselenmiş. Kimler tarafından? Haçlılar tarafından, daha sonraki ve daha önceki saldırganlar tarafından. Kitapta diyorum ki; o Haçlılardan biri kaçmış, bizim eve gelmiş.  O da “dayın” dediler bana. Tabi burada, bir mecaz, bir benzetme, bir gönderme var. Ama metnin edebi tadı da buradan ve buna benzer yaklaşımlardan doğuyor. Yazarken düşünüyordum tabi ki. Din adına geldiklerini öne süren Haçlılar o barbarlıkları nasıl yapabildi?”

”… İskenderun kenti, çocukluğumdan başlayarak benimle büyüdü, gelişti, gelişirken bir yandan çarpık kentleşmenin sıkıntılarını yaşadı, geliştikçe çirkinleşmesinin yanında kimi zaman da güzelleşti. Bir kentin gelişmesi bir çocuğunun büyümesi birbirini andırıyordu anlaşılan….” “

Yazma sürecinde iki kez ziyaret ettiği Hatay’daki (İskenderun, Belen, Kırıkhan,  Antakya, Harbiye Samandağ, Yayladağı) durakları bir gezi kitabını aratmayacak özenle kaleme almış, kendisini karşılayan değerli yazı dostlarının adını anmayı ihmal etmemiş. Şiirlerle zenginleştirdiği kitabında, Akdeniz ve Hatay’ı konu eden kaynak kitaplardan alıntılara da yer veriyor, ardından gelecek araştırmacı, yazarlara ışık tutuyor Burhan GÜNEL.

Kitabın sayfaları arasında dolaşırken, yöreye yazılan şiir, öyküleri okuyor, müzesinde dolaşıyorsunuz. Güneyden kuzeye ters akan Asi Nehri ile Akdeniz’in sularına dökülüp,  torbasında tuzlu balıklarla Hızır’ın ülkesini arayan Musa’nın peşinden gidiyorsunuz.

Hatay sınırında gezerken bölgenin son dönemlerde karşı karşıya puslu ortamını Kontstantinos Kavafis’in “Barbarları Beklerken isimli şiiri ile ürpererek yaşıyor, yazar. Aydın olmanın sorumluluğu ve ait olduğu topraklara beslediği derin aşkı ile sızlayan kalbindeki telaşı derinden hissettiriyor.

Ortadoğu yangının yalımlarıyla ısınan sınır bölgesinde, Yayladağı’nda dolaşırken külleri üzerinde hissedercesine içi daralır. Asfaltın sağına çeker arabayı. İçinde büyüyen öfkeyi, cebinden çıkardığı dizelerle yatıştırmayı dener. 

“Sular bizden akıllıdır,

Daha evvel görür akşamı,

İner havadan önce, karanlığa..”

Burhan Günel, 2012 yılında  gözlerini yumduğu dünyadan, yüreğinde “Asi’nin akışı, temiz ve aydınlık sularını” götürecektir, ardında şiir, roman, öykü, deneme ve çocuk kitaplarına özenle yerleştirdiği sözcüklerini bırakarak.

Eğer kendinizi Akdeniz’li olarak tanıtanlardansanız ya da yolunuz, fikriniz bir yerlerde Akdeniz’le kesişirse yolculuğunuza  Burhan GÜNEL’in penceresinden bakmadan geçmeyin. Uygar ve adil bir dünya özlemi ile Akdeniz’in dağlarından, ovalarından ve sonsuz mavisinden yakalayacağınız manzaralar,  hayatın ta kendisi olabilir!

 Burhan GÜNEL


1947’de Antakya’da doğdu.Konya Erkek Lisesini ve Hava Harp Okulunu bitirdi (1967). 1989’da binbaşı rütbesindeyken kendi isteğiyle emekli oldu.  1980’de Kerem Yayınları’nı kurdu. 1986-1997 arasında Karşı Edebiyat dergisini çıkardı (113 sayı). İlk hikâyesi Cumhuriyet gazetesinin sanat ekinde çıktı (1971). Yazı ve hikâyeleriyle Güney, Yansıma, Türk Dili, Varlık, Oluşum gibi dergilerde yer aldı.

Eserleri

Roman:
Ökse / Umut Zamanı / Yağmurla Giden / Aksayan / Acının Askerleri / Kalanlar ve Gidenler / Ve O Güzel Kadının Çocukları / Eski Desenler / Yasak Odası / Baraka / Ateş Uykusu / Bütün Zamanlar / Ateş ve Kuğu / Güz de Geçer / Ahtapot / Çakalkaplan

 Öykü:
Sevgi Bağı / Başka Bir Yaz / Dünyanın En Güzel Kadını / Yine Bir Gülnihal / Nergis / Bisiklet Günleri / Evet Aşk / Ateşi Seçtim / Karanfil ve Hançer / Çiçekler Korunağı / Kar Düşleri / Uzun Yol Sürücüsü / Taraça / Bülbülü Öldürelim / Aşka Yorgun
Şiir:
Sonsuz ve Gizli / Adınla

Deneme-eleştiri-inceleme:
Benzer Romanlar / Karşı Yazılar

Tarih-Yaşantı/Sonsuz Aşkım Hatay
Çocuk kitapları:
Evcilik Oyunu (Roman) /Ağlama Bebeğim (Roman) / Dost Eller (Roman) / Sevinç Dolu Bir Akşam (Öykü) / Kiralık Ağaçlar (Öykü) / Penceredeki Çocuk (Roman) / Yalnız Değilsin Artık (Roman) / Doğa Ana’ya Yolculuk (Roman) / Doğa Ana ile Tarih Baba
Ödülleri:
Kültür Bakanlığı Çocuk Öyküleri Başarı Ödülü (1979)
Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü (1981)
Mehmet Ali Yalçın Roman Ödülü (1981 )
Mehmet Ali Yalçın Roman Ödülü (1982 )
Nevzat Üstün Öykü Birinci Başarı Ödülü (1983)
Ömer Seyfettin Öykü Ödülü (1994 Birincilik)
Yunus Nadi Roman Ödülü (1997)
Yunus Nadi Öykü Ödülü (2000)
Yunus Nadi Roman Ödülü (2005)
Truva Kültür Sanat Ödülleri / Yılın Edebiyatçısı Ödülü (2005)

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ